Çukurova Press Twitter
Bu bölgedeki nakliyat konusunda uzmanlaşmış firmalara ulaşabilirsiniz.artvin evden eve nakliyatardahan evden eve nakliyataydın evden eve nakliyat

Adana Demirspor 2017/18 dosyası

Lagos Balık
10 Mayıs 2018 30 views 0

2017 Mayıs ayı…Eski başkan Sedat Sözlü istifasını ve bir daha aday olmayacağını açıkladıktan sonra camiada kongre rüzgarları esmeye başladı ve alışılmışın dışında bir bayan aday Nilay Ateşoğulları aday olduğunu açıkladı. Hatta projelerini açıkladığı bir basın toplantısında ben de bulunmuştum. Genelde projelerini afaki bulanların sayısı fazla olsa bile, başkan adayının ‘’Benim param yok, ancak sponsorlarımın vereceği ve geri almayacağı paralarla Demirspor yönetimine talibim’’ demesi, takımımızın borçlarının azalması anlamı taşıdığı için hoşuma gitmişti. Yapabilir miydi, becerebilir miydi, bilemem ama hafızamda hoş bir sada olarak kaldı bu cümle…Daha sonra kentin bürokratları, kanaat önderleri, Mehmet Gökoğlu başkanlığında bir listenin takımımızı yönetmesine karar verdiler ve yeniden ‘’denenmişi deneme’’ devri başladı. Yeni yönetim ve kongre üyeleri ilk iş olarak, Sedat Sözlü yönetimini ibra etti ve halkın kafasında ki bir sürü soru işaretleri de cevaplanmadan tarihe gömülmüş oldu…

30 Mayıs 2017 de Başkan seçilen Mehmet Gökoğlu kolları sıvadı ve uzun yıllar görev yapmamış Giray Bulak hocayı göreve getirdi. Giray hocanın göreve gelmesine burun kıvıranlar olduysa da, yardımcılığına Adana’lı Orhan Kaynak’ın, Sportif Direktörlüğe eski kaptanımız Gürcan Aday’ın gelmesi yüreklere su serpti. Hızlı hareket etmek gerekiyordu, zaman azdı ve Başkan Mehmet Gökoğlu, bir geleneği devam ettirerek, geçen sene ki kadronun tamamını gönderdi ve yepyeni bir kadro kurmaya karar verdi. Transfer komitesi olmasına karşın, Başkan Mehmet Gökoğlu’nun daha önce ki yönetimlerinden bildiğimiz üzere ‘’tek karar mercii’’ konusu gündeme geldi ve bütün oyuncular başkanın isteği doğrultusunda alındı. Transfer komitesi üyesi Şerif Güler ‘’Madem ki yetkim yok’’ diyerek transfer komitesinden istifa etti. Daha sonra takımımızdan ayrılan Orhan Kaynak, Trt’ye verdiği ropörtajda ‘’transferde etkilerinin olmadığını, bütün takımın başkanın istediği oyunculardan kurulduğunu’’ ifade etti. Keza Giray Bulak hoca da Balıkesir Teknik Direktörü olarak, Adana’ya geldiği maç sonrası yapılan basın toplantısında, benim ‘’sizin kurduğunuz takım’’ cümlesine itiraz etmiş, transfer döneminde istediği oyuncuların alınmadığından yakınmıştı… Bu koşullarda takımımızın 2017/ 18 kadrosu, İsmail Şahmalı- Kurtuluş Yurt- Erhan Kartal- Yiğitcan Erdoğan- Sezer Özmen- Batuhan İşçiler- Adil Demirbağ- Tolgahan Mulla Çiçek- Yiğit İncedemir- Savaş Yılmaz- Umut Sönmez- Abdülkadir Parmak- Atabey Çiçek- Can Demir gibi transferlerle, Mustafa Yılmaz- Erkam Develi- Ahmet Can- Nusret Can- Uğurcan- Özgür gibi gençlerin katılımıyla ve bunlara Lalawela- Yannic- Joseph- Tambe- Mendy- Lingane gibi lejyonerlerin ilavesiyle oluştu…Sevgili Başkan Mehmet Gökoğlu’nun ilk ifadesi ‘’ kulübün borç yükünün azalması düşüncesiyle mütevazi rakamlarla bir kadro kurduk’’ oldu ve takım kampa gitti…

Ancak transferle herşey hallolmuyordu, daha önce ki borçlar nedeniyle yaklaşık 5.5 milyon TL nin federasyona yatırılması, kapalı olan tahtanın açılması ve geçen sezon başında olduğu gibi puan silme cezasına çarptırılmamamız gerekiyordu. Camia, iki şeyi çok merak ediyordu. Para yatırılacak mı? Takım nasıl çıkacak? Para, yönetimin çabasıyla ve Belediye katkılarıyla yatırıldı ve herkes rahat bir nefes aldı. ‘’Takım nasıl çıkacak?’’ sorusunun cevabı zaman gerektiriyordu…

Derken lig, Balıkesir deplasmanından 2-2 lik skorla çıkarılan puanla başladı. Evimizde 1-3 lük Rize yenilgisi, Rize’nin gücü nedeniyle fazla umursanmadı ama Giray hocanın solbek Adil ve genç Mustafa tercihleri oldukça eleştirildi. Samsun’dan getirilen 3 puan, bir nevi evimizde ki kayıbın telafisi oldu. Gaziantepspor gençleri karşısında alınan 3-1 lik galibiyet ve ardından Bolu’dan aynı skorla getirilen mağlubiyet, takımımızın ‘’iki ileri, bir geri’’ gideceğinin sinyallerini veriyordu. 6. hafta gelip çatmıştı ve Adana önemli derbiye sahne olacaktı. Yeni kurulan takıma karşısında, kadrosunu büyük ölçü de koruyan Adanaspor favori gösteriliyordu. Ama adı üzerinde derbi, sonucu belli olmazdı. Nitekim öyle oldu ve Adana Demirspor rakibini kendi silahıyla, yani oyunu kendi sahasında kabul ederek, kontratak oynayarak Yiğit İncedemir’in golüyle 1-0 mağlup etti. Bu galibiyet hem takımın güvenini arttırmış, hem de takımın artık ne oynayacağı belli olmuştu. Gerçekten Giray hocanın eli artık takıma değmeye başlamış ve takımımızın elde ki mevcut oyunculara göre oynayacağı en uygun şablon ‘’haddini bilerek oynama’’ ortaya çıkmıştı. İstanbulspor deplasmanından 2-2 lik skorla getirilen 1 puan ve ardında 5 Ocak stadında Eskişehir gibi güçlü bir takım karşısında kazanılan 3-1 lik galibiyet, işlerin yolunda gittiğini gösteriyordu. 8 maçta kazanılan 14 puan, zirve mücadelesi için yeterliydi. Ancak 1-0 lık Denizli deplasman ve iç saha da 1-2 lik Giresun yenilgileri, bardağı taşıran son damla oldu ve Mehmet Gökoğlu başkan, Giray hocanın biletini kesti. Halbuki, Denizli ve Giresun maçları, skor olarak kaybedilmesine karşın, takımın oyun şablonunun oturduğu maçlardı. Sanal aleme fazla kulak veren Mehmet Başkan, belki de Giray hocayı göndermekle bu sezonun en önemli yanlışına imza atıyor ve Sportif direktör Gürcan Aday’ı, boşalan teknik Direktörlük koltuğuna oturtturuyordu. Yönetim olarak çözmesi gereken ekonomik sorunlar varken, Sevgili Başkanın sahanın çimiyle, brandasıyla, taktikle, hocanın çalıştıracağı toplarla ilgilenmesi, işin tuzu biberi oluyordu. Gürcan hoca ile 3 maçlık serüven 1-0 lık Ümraniye mağlubiyeti, 2-2 lik Gazişehir beraberliği, 2-1 lik Manisa mağlubiyeti ile sonuçlanınca, Mehmet Başkan hatasından dönüyor, Gürcan hocayı eski görevine iade ediyordu. Ligin ilk yarısının son maçları yaklaşırken Mehmet Başkan yeni bir sürprize imza atıyor ve eski futbolcumuz, teknik direktör yardımcımız Timuçin Beyazıt’ı ‘’ya tutarsa’’ misali, göreve getiriyordu. İçeride 2-2 lik Elazığ beraberliği ve Erzurum deplasmanından getirilen 2-0 lık mağlubiyet ve Altınordu beraberliği, derken evimizde lider Ankaragücü’ne karşı alınan 2-1 lik galibiyet…Devre, 17 maçta toplanan 20 puanla tehlike çemberinin hemen üzerinde kapanıyordu…

Gelelim ilk yarı sonunda oyuncu performanslarına…

Kalemiz ilk yarı boyunca Adana’lı İsmail Şahmalı’na teslim edilmişti. Zaman zaman önemli kurtarışlara imza atan tecrübeli İsmail, zaman zaman öylesine hatalar yaptı ki, yerini Kurtuluş’a vermek durumunda kaldı. Kurtuluş ‘ta, ihtiyaç duyulduğunda ‘’burdayım’’mesajı verdi…

Defansın sağ kanadı Erhan Kartal’a teslim edilmişti ve fizik kondüsyonuyla, sağ kanadı iyi kullanmasıyla, takımımızın en başarılı oyuncularından biri olmuştu…

Defansın göbeğinde problem vardı…Sezona Yiğitcan- Sezer ilikisi ile başlandı. Tecrübeleriyle bu bölgeyi savunsalar bile, ağırlıkları, manevra kabiliyetlerinin azlığı nedeniyle, arkalarında geniş boşluklar bıraktıklarında foyaları ortaya çıkıyordu. İşte Giray hoca bu durumu farketmiş ve defansı gömülü oynatarak kontratak sistemini benimsemiş ve uygun şablonu bulmuştu. Daha çabuk Adil, solbekten göbeğe çekilerek, Sezer ile yer değiştirmişti. Bu bölgeye Lalawela’nın tavsiyesiyle transfer edilen Joseph, hiç te verimli bir transfer olamadı. Defansın göbeğinde oynayan bu isimlerin kesicilikleri fena sayılmasa bile en büyük sorun topu oyuna olumlu sokma özürleri idi. Uzun oynamaları, topu rakibe teslim etmek anlamına geliyordu. Solbekte Adil- Sezer- Tolgahan- Batuhan rekabeti, Batuhan’ın formayı kapmasıyla sonuçlandı…

Gelelim orta alana…Takımımızın kanayan yarasına…Bu bölge ilk yarı boyunca Yiğit İncedemir- Lingane- Savaş Yılmaz’a teslim edildi. Edin Rüstemoviç- Umut Sönmez az da olsa, forma şansı buldu. Fakat bu isimlerin hiç birisi, aranan kan değildi. Organize olamayan, rakibe dokunmayan, rahatsız etmeyen, hücumu düşünmeyen, oyunun iki yönünü oynamayan bu orta alan oyuncularıyla nereye varılabilirdi? Tribünler de bu oyunculara tepki gösterirken, bir an önce ‘’Ocak transferi takviyesini’’ bekliyorlardı.

Forvetin kanatlarında Lalawela- Mendy- Yannic- Abdülkadir şans buldu. Lalawela’nın istikrarsızlığı, Yannic’in verimsizliği, Abdülkadir’in gençliği ve deneyimsizliği, Mendy’nin vasat oyunu ilk yarı boyunca sırıttı, durdu…

Santrfor bölgesini Atabey ve Tambe paylaştılar. Büyük umutlarla ve yüksek bedelle alınan Tambe hayal kırıklığı yarattı. Kimse attığı gollere aldanmasın. Adam geçemeyen, defans arkasına koşu yapamayan bu oyuncu Giray hocanın şablonuna uymadı ve yedek kaldı. Rakibi sahasına hapseden oyun sisteminde iş yapabilir ama nerede o oyun Demirspor’da…Atabey kontratak sisteminde iyi işler yaptı ve hava hakimiyetiyle takımımıza yararlı oldu.

Özetle…Başarılı olmayan yabancı transferleri, sezonun ilk yarısına damgasını vurdu. Edin Rüstemoviç ve Yannic devre arası ayrıldılar, Lingane sezon sonunu bekleyemedi. Ben oldu olalı yabancı transferinin Türkiye’de daha önce oynamış, denenmiş oyunculardan olmasından yanayım. Oyununu, karekterini bilmediğin yabancılarla yola çıkmak zor…

Bu koşullarda Ocak transferinde orta alana yapılacak takviyeler, birinci sıraya oturmuştu. Üstelik Edin ve Yannic’den boşalan yabancı kontenjanı doğru kullanılmalıydı…

Transfer deyince yine Mehmet Başkan ön plana çıktı, yine transfer hatalarına imza attı…Hatta o dönemde yaptığı basın toplantısında gazetecilerin ‘’bu takım iyi takviye edilmezse, küme düşme hattında olur’’ sözlerini, müstehzi bir tavırla karşıladı…

Sorun sadece transfer değildi. Sezon başında olduğu gibi yine tahta kapalı ve yine yaklaşık 5 milyon para gerekiyordu. Taraftarlar ‘’yönetimin para sorununu çözemiyorlarsa, niçin hala o koltukta oturuyorlar?’’sorusunu her platformda dile getiriyorlardı. Neticede yine Belediyenin yardımı ve yöneticilerin ellerini cebe atması sonucu sorun transferin son günü çözüldü ve takımımız ilk maçı Balıkesir karşısına yeni transferlerden yoksun kadrosuyla çıkınca 0-2 mağlup olmaktan kurtulamadı…

Erzurum’dan Kubilay Sönmez, Brezilya’dan Gege, Ukrayna’dan Sergiy, Kayseri’den Ömer Kandemir ve 2,5 senedir piyasalarda olmayan Aydın Yılmaz, takımımıza ara transferde dahil oldular. Ne vereceklerini yine zaman gösterecekti…

Rizespor karşısında yeni transferlerin takviyesi ile çıktık. Takımımızın kanayan yarasının orta alan olduğundan bahsetmiştim, Rize karşısında Kubilay- Gege- Sergiy orta alan üçlüsüyle çıktık. Çıktık ta…Orta alanı geçemedik, rakip kaleye gidemedik…Kalede Kurtuluş’un mükemmel oyunu olmasaydı, fark fazla olurdu. Yeni transferler için fikir yürütmenin doğru olmadığını bildiğim halde, Gege ve Sergiy’in aranan kan olmadığını ilk maçta gözlemleyebilmiştim. Aslında olaya bir başka pencereden bakarsak, hedefe giden Rizespor güçlü kadrosunu Vedat Muriç ve Galip Güzel gibi kalitelerle takviye ederken, biz çareyi ne idüğü belirsiz, Türkiye’yi tanımayan, ucuz Brezilyalı ve Ukraynalı da aramıştık…İşin kötüsü Gaziantepspor ve Manisa’dan sonra düşer dediğimiz Denizlispor, ara transferde önemli rakamlarla önemli isimlere imza attırmış ve alttan tam gaz yükselmeye başlamıştı. 3. Hafta kritik bir Samsunspor maçımız vardı. Kritik diyorum, zira yendiğimiz takdirde transfer tahtası kapalı, elinde ki oyuncularu tutamamış rakibimizi ligin dibine gömecektik. Yenemedik…1-1 sonuçlanan maçta yeni transferlerden oluşan orta alan, yine bekleneni verememişti…

Ligin 2. yarısında 3 maçta alınan 1 puan ve kötü oyun, Timuçin Beyazıt hocanın görevden ayrılmasına neden oldu ve Bandırmaspor’dan istifa eden, takımımızı daha önce 2 defa çalıştırmış olan Mustafa Uğur göreve geldi. Ayağının tozuyla çıkılan maçta, küme düşmüş Gaziantepspor’u deplasmanda 3-0 mağlup ettik. Adana’da 1-3 lük Bolu mağlubiyeti, orta alan transferlerinin isabetli olmadığını gözler önüne seriyordu. Kubilay ön liberoda Yiğit İncedemir’den görevi alırken daha fazlasını yapmıyordu. Botafogo’dan alınan Gege zarif bilekli, ancak fizik gücü ve mücadele yapısı asla bu ligi kaldıramayacak düzeydeydi. Bir defa yönetim ‘’transferde orta alana çok koşan, rakibi rahatsız eden oyuncu mu almalıydı, yoksa çok koşmayan, dirençsiz ama teknik bir 10 numara mı almalıydı?’’ sorusunu kendine sormalıydı. Gege ikinci gruba dahil bir oyuncuydu. Sergiy, orta alanda koşan, ancak üretmeyen görünümdeydi. Aydın Yılmaz hazır gelmemişti ve oyuna sonradan giren oyuncu pozisyonundaydı. Ömer Kandemir sakatlığı nedeniyle forma giyemiyordu…Nitekim Mustafa hoca, Gege ve Sergiy’den vazgeçip eski düzene dönerek çıktığı Adana derbisi son dakika golüyle kaybedilince, çanlar Demirspor için çalmaya başladı. Adana’da iki günde 2-1 lik İstanbulspor galibiyeti takımımız için adeta bir nefesti. Eskişehir’den getirilen 1 puan bile takımımızı tehlike çemberinden uzaklaştıramamıştı. Biz 28 puandayken, 27 puanlı Denizli’nin nefesini ensemizde hissediyorduk, üstelik haftaya maçımız Denizlispor ile idi…’’Olmazsa olmaz’’ maçı 3-1 aldık ve bu maçta ara transferde gelen yabancıların oynamaması, ‘’yapmış olmak için yapılan transferler’’ şeklinde nitelendirildi…Giresun deplasmanı ‘’bir iyi, bir kötü’’ haberi beraberinde getiriyordu. 0-2 lik galibiyet kan yaparken, özverili oyuncumuz Sezer Özmen ayağını kırarak sezonu kapatıyordu. Evimizde Ümraniye, deplasmanda Gazişehir karşısında alınan 1-0 lık yenilgiler, bir türlü rahatlamamıza izin vermiyordu…Durum sadece saha çizgileri içinde kalmıyor, maç başlarını ve primlerini alamayan futbolcular bildiriler dağıtıyor, tribünlere yönetimi zorda bırakacak mesajlar veriyorlardı. Bu durumda futbolcu grubu ön plana çıkmış, yönetim arka planda kalmıştı. Futbolcuların haklarını savunan Sportif Direktör Gürcan Aday’ın takımla ilişkisi kesilmişti. Küme düşmüş Manisa karşısında zorlanarak, son dakika golü ile alınan galibiyet ve ardından Elazığ mağlubiyeti takımımızı 37 puana demirlemişti. Bir galibiyete ihtiyacımız vardı ve sıkıntılı son 3 haftaya giriyorduk. Evimizde kaybedilen 2-3 lük Erzurum mağlubiyeti ‘’eyvah’’ dedirtti ama ardından alınan Altınordu galibiyeti ligde kaldığımızın müjdesiydi. Son maçımız Ankaragücü’nün şampiyonluk seremonileri ile geçti…Kurtulduk…Bu sene zar zor lig de kaldık…Eğer aynı yönetim anlayışı devam ederse, ‘’düşmemizi bir yıl erteledik’’ tabirini kullanabilirim…

Bireysel analiz performansları…

Kalede İsmail ve Kurtuluş’un önüne mutlaka birinci kaleci alınmalı…

Sağbek Erhan tutulmalı idi ama yönetimin basiretsiz tutumundan uçtu, gitti…

Kaptan Yiğitcan’a hizmetlerinden dolayı teşekkür edilmeli…

Sezer Özmen’e vefa örneği gösterilmeli…

Adil takımda tutulmalı, kaptan yapılmalı…

Batuhan zaten kiralık, gönderilmeli…

Kubilay alternatif oyuncu, kalabilir…

Yiğit İncedemir gönderilmeli…

Savaş Yılmaz gönderilmeli…

Atabey kalmalı, alınabilirse bonservisi alınmalı…

Yabancılardan Tambe- Lalawela- Joseph- Gege- Sergiy gitmeli…Mendy kalmalı

Mustafa Yılmaz sezona sıkı hazırlanmalı…Gençlere önem verilmeli…

Abdülkadir Parmak kalmalı, gerekirse bonservisi alınmalı…

Futbolcu transferinde karektere de önem verilmeli, 5 dakikalık videoları seyredilerek yabancı oyuncu alınmamalı…

Peki…Neden her sene bu sıkıntıları yaşıyoruz? Neden borç yükünden kurtulamıyoruz? Neden işin kolayını seçip Belediyeden yardım bekliyoruz? Neden istikrarlı olamıyoruz? Neden…Neden…Neden?

Kulübümüz bu günlere sadece bu sene ki yönetimin hatalarından gelmedi…Son 5 senenin içinde size 5 ayrı Başkan ve yönetim, 25 ayrı teknik kadro, 125 ayrı futbolcu adı sayabilirim…Sadece günü kurtaran yönetimlerle ancak bu kadar olur…Ama bu böyle devam etmez…Etmemeli

Eğer takımımız bu sene lig de kaldıysa, aslan payını muhteşem taraftara vermek lazım…İç saha, deplasman demeden bütün yıl boyunca takımını destekleyen, zor anlarında yanında olan Şimşeklerin hakkı ödenmez. Ancak her şey saha da bitmiyor, kongre üyelerinin seçimlerde de görevi var…

Burada görev takımımızın ligde kalmasında en büyük faktör olan taraftara düşüyor, genel kurul da oy kullanacak üyelere düşüyor…Genel kurul üyeleri önce şunu düşünmeliler. Son 5 yılda göreve gelen başkanlar, hangi vaatlerini yerine getirdiler? Hangi başkan kalıcı gelir, takımı ayakları üzerinde tutma konusunda çaba harcadılar? Hangi yönetim kulübün borcunu azaltma, kapatma konusunda olumlu adım atabildi?Hangi yönetim har vurup, harman savurmadı? Hangi yönetim personeline 5 aydır maaş vermiyor?

Şimdi yeni başkan saptanırken, seçilirken bu konular mutlaka gündeme gelmeli ve genel kurul üyeleri seçtikleri başkanın vaatlerinin yerine getirilip,getirilmediğini sonuna kadar takip etmeli…

Özetle…Haziran başında ki genel kurula kadar boşa geçen bir zaman var…Hem de o kadar kıymetli zaman ki…Transfer mayıs ayında yapılır, iyi futbolcuları bekletemezsin…Hani bir özdeyiş vardır, ‘’demir tavında dövülür’’. Liglerin bitmesi tam transfer zamanı…Sevgili Mehmet Başkana ‘’Nisanda kongre kararı al, ligler bittiğinde transfer için zaman kaybetmeyelim’’ dediğimde, önerimi kabul etmemişti…Adana Demirspor’un sağlıklı yönetime, karekterli futbolculara ve istikrara ihtiyacı var…

Lagos Balık
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
ümraniye escort ümraniye escort göztepe escort kadıköy escort kadıköy escort ataşehir escort antalya escort

escort bodrumbodrum escort bayan

antalya escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort beylikdüzü escort escort istanbul ataşehir escort şişli escort ataşehir escortkadıköy escortescort beylikdüzü escort kadıköy