Çukurova Press Twitter
Bu bölgedeki nakliyat konusunda uzmanlaşmış firmalara ulaşabilirsiniz.artvin evden eve nakliyatardahan evden eve nakliyataydın evden eve nakliyat

ADANA: TAŞI TOPRAĞI SANAT (1)

Lagos Balık
13 Mayıs 2018 175 views 0

Bir şehri taş binalardan çok, taş plaklar ölümsüzlüğe taşır…

Radyoları bir evlat gibi bağrımıza basmıştık. Onda ses vardı. O ses, şarkılar söylüyor… O ses, türkülerle, her insanın yüreğini titretiyordu. “Acans” haberleri ile dünyada olup bitenleri anlatıyordu.

RADYOLARA EVLAT ŞEFKATİ

Radyoda anlayamadığımız mistik bir güç vardı.

Benim yaşımda birçok insanın anısında vardır; babaannem, sabah erken kalkınca, ekmekleri küçük küçük yuvarlar, radyonun arkasına koyardı.

Bu anneler günü’nde mekânı cennet olsun Babaannem: “Bütün gece radyoda kalan küçük insanların, karınlarını doyurmadan kendisi kahvaltı yapamazdı…”

Annem de öyleydi. Senin, benim, bütün annelerimiz gibi… Bu vesileyle, her karışı “Ana ile dolu” olan toprağımdaki bütün anaların ellerinden ibadet derecesinde bir saygıyla öpüyorum.

O gün, İsmail Görkem’den bir davet aldım. Sayın Görkem, Adana’da müzik tarihinin canlı tanığıdır. Davetinden tarihi Şakirpaşa Konağı’nda gramofondan müzik dinletisi olarak algıladım. Ben bir dinletiye gideceğimi sanıyordum, hiç de öyle değilmiş; Sayın Görkem yine o her zaman takdir ettiğim mütevazılığı ile beni yanıltmış oldu.

Ayrı bir evrene davet edildiğimi oraya gidince anladım.

Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Şube Müdürü Yusuf Delikoca – ki ben kendisini bu kadar uzun sıfatından değil, Adana, adana tarihi, Adana’nın kültür ve sanata olan katkıları ve çalışmalarından dolayı tanıyorum – konu hakkında kısa bir açıklama yaptı.

DELİKOCA’NIN AÇIKLAMASI

“Tarihe, Sanata ve Sanatçıya Saygı Projesi kapsamında, Arşivinizde Bulunan Plak, Gramafon Ve Radyoları Burada Sergileyebilirsiniz… Bu tarihi konakta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Sanata ve Sanatçıya verdiği değeri göstermek ve gelecek nesillere Adanalı Sanatçılar, Müzisyenler ve Bestekârların anısını yaşatmak adına Taş plak, Gramafon ve Sanatevi’ne dönüşüyor. Her perşembe akşamı bekliyoruz…”

Sayın Delikoca’nın şahsında bu oluşuma emeği geçen herkesi kutluyorum. Bir Adanalı olarak yürekten teşekkür ediyorum.

Bir şehrin ölümsüzlüğüne taş binadan çok taş plaklar katkı yapar.

Bir şehrin soğuk taş binaları, taş plakların sıcaklığı ile ısınmadıkça hiçbir anlam ifade etmez.

Çünkü taş plaklar, o soğuk taş binalarda yaşamak zorunda kalan insanların yüreğini sanatın sıcaklığı ile ısıtır.

TAŞI TOPRAĞI SANAT

İsmail Görkem’i tanıdığım zaman karanlık ve gölgelere karşı savaşan bir “Don Kişot” gibi göründü bana. Ben de aynı saflardaydım. Benim silahım sözcükler, onun silahı ise, Adana’nın yakın tarihinin müzik tanıklığı, sazlar konusunda bilgisi ve hiç kirlenmemiş tertemiz yüreği idi. Tabi ki bu silahlarını, Adana Sevgisi ile sürekli hazır tutuyordu.

Çok değerli konuklar vardı. Her zaman tanışmak istediğim Mansur Ekmekçi, muhterem eşi ile birlikte oradaydı. (Geçiştirilemeyecek bu insan için ayrıca bir bölüm açacağımı söyleyebilirim) Adana’yı inşa eden bir ailenin hala inşaya devam eden üyesi Sabri Gül, Adana’da olmasını büyük kazanç, gitme düşüncesini de büyük bir kayıp (ve biz Adanalılar için bir ayıp) olarak gördüğüm Hüseyin Batar…

Sayın Görkem, Adana Valisi Şakir Paşa hakkında kısa bir açıklama yaptı.

İstanbul’un   “Taşı Toprağı Altın” ise, Adana’nın da “Taşı Toprağı Sanat”tır.

Gördüğünüz her insanı kazıyın, altından bir deha çıkabilir.

Adana’da birlikte yaşadığımız inanlara o denli alışkınız ki, kendilerinde var olan sanatsal gücün farkında değiliz. Tıpkı, Küçük Saat’ten geçerken onun farkında olmayışımız gibi… Tıpkı, Büyük Saat’in, bedestenin, Ulu Cami’nin, hanların, hamamların, mescit ve diğer doğal güzelliklerinin farkında olmadığımız gibi, sanatçıların da farkında değiliz.

Öylesine gür bir çağlayanın içerisindeyiz ki, ne suları fark ediyoruz, ne de verdiği serinliği…

Bütün dalları bir kenara bırakalım sadece müzik konusunda coşkunca akan çağlayanı oluşturan ve hepsi ayrı bir çağlayan olan insanlarla beraber yaşadık.

Cahit Seyhanlı, Ali Limoncu, Selahattin Sarıkaya, Halit Araboğlu, Hakkı Baş, Ramazan şenyaylar, Necdet Çokbilen, Mustafa Canan, Yahya Beyoğlu, Muzaffer Şenbol, Canan Işık, Necla Dönmez, Zihni Yalçın, Kazım Karaörs, Ali Paköz, Vehbi Salman, Ayten Maracı, Sameddin Demli, Kazım Sanrı, Soner Baykara, Şaban Gen, Abdurrahman Yağdıran, Fahri Işık, Kenan Şele, Faruk Işık, Kazım Sanrı, Mehmet Özbek, Ali Bozer, Galip Zeriner, Müslüm Gürses, Muhterem Nur, Necati Gürses, B. Tayfun… Bu sanatçıların hepsi bir derya…

Bir Hlil Atılgan’ı nasıl ir kaç cümlede anlatabilirim. O gün aramızda bulunan Cahit Seyhanlı…

Bu çağlayanı dikkatimize sunan İsmail Görkem, Adana için tarihi bir görev üstlenmiştir. Ve sayın Görkem daha sağlığında benim nazarımda bir Vefa Abidesi” onuruna erişmiştir. Çünkü, hepsi başlı başına bir deha olan bu insanların unutulmasını önlemiştir. (Tabi emeği geçen Yusuf Delikoca ve Büyükşehir Belediyesi’ni de imkânlarını sunduğu için tebrik ederim)

“Bugünkü konu başlığımız Film Müzikleri” dedi İsmail Görkem ve ekledi: “Burada resmini gördüğünüz Ali Limoncu hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Oğlu’da aramızda olacak” dedi.

ÇATAL SAPLI SAZIN MUCİDİ: ALİ LİMONCU

“Ali Limoncu Adana’mızın gizli değerlerinden biridir. Bağlama sanatçısıdır. Adana’da bağlama çalan en eski usta İboş Ali Ağa’dır. Ali Limoncu ondan sonra gelir. Sonra Selahattin Sarıkaya… Bu şekilde devam ediyor. 1940’lı, 1950’li yıllarda Adana’da saz çalan fazla kimse yoktu. Saz milli kültürümüz olmasına karşın, gençlerimiz eline sazı alıp dolaşamıyordu. Bu milli kültürümüzden böyle kaçışımız vardı. İboş Ali, ilk defa bu tabuyu yıkanlardır.

Ali Limoncu, tarihimizde ilk kez Çatal Saplı Bağlama’yı yaptırıp kullanan kişidir…”

Bunu duyunca çok şaşırdım. Oysa biz bu tür sazın Özay Gönlüm tarafından çalındığını ve onunla bütünleştiğini zannediyorduk. Nitekim bunu Sayın Görkem’e hatırlattım:

“O konuya da geleceğim” diyerek anlatmasına devam etti: “Özay Gönlüm 70’li yıllarda Adana’ya gelir, Ali Limoncu’nun dükkanına gider, Zaten Adana’da hemen hemen tek saz evidir. Adana’ya gelen bütün sanatçılar, Aşık Veysel, Aşık Mahzuni Şerif, Neşet Ertaş bu dükkanda Ali Limoncu ile yarenlik etmişlerdir. O saz evi, bir okuldu, konservatuardı. Özay Gönlüm’de Adana’ya geldiğinde o saz evine gelir. Özay Gönlüm, duvarda asılı olan Çatal Saplı Bağlamayı görür. O zaman Ali Limoncu’nun oğlu var Halim. Hani Limoncu’nun uğruna türkü yaktığı:

Mektup yazdım köşeli / İçinde gül döşeli / Hesap ettim üç aydır / Yârdan ayrı düşeli.

Halim oğlan gel oğlan / Boynuma sarıl oğlan/ Aşkın beni yakıyor / Gir kalbime, gör oğlan’

-İşte o Halim’de şimdi bizim aramızda.- Halim, babasına haber verir. Özay Gönlüm bu sazı görünce çok şaşırır. Kendisi de saz ustasıdır ama hiç öyle bir şey görmemiştir. İzin ister sazın fotoğraflarını çeker ve Denizli’ye gidince bunun üç kollusunu yapar adına yaren der. (*) O sazın ilham kaynağı, Adana’dır, Ali Limoncu’dur ve Çatal Saplı Sazdır…”

Sayın Görkem bunları anlatırken, az önce Yusuf Delikoca’nın anllatığı bir paragraf geçti aklımdan:

“Mustafa Kemal, o dünyaca ünlü ‘Ben de bu vakayiin ilk hissi teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur’ demesine neden olan toplantı bu binada bu konakta yapılmıştır” demesi geçti.

Adana, topraklarından bereket, havasından ilham fışkıran bir memlekettir.

Adana tarih boyu, statükoya başkaldırının merkezi olmuştur. (Hititlerden günümüze kadar)

İsmail Görkem, “Ali Limoncu gibi insanlar, Adana kültür ve sanat yaşamının temel taşlarıdır. Bu insanların, yaptığı değişimler ve sanatsal ilişkileri kesinlikle parayla, pulla ölçmek mümkün değildir.

Eski Adana dediğimiz zaman, sanat faaliyetleri, dostlukları, ilişkileri, ter kokan türküleri ile birlikte değerlendirmek gerekmektedir.

Şu an içten konuşuyorum, bizim insan olarak kendimizde hissettiğimiz sorumluluklardan biri de bu insanları yaşatmak, yaptıklarının ne olduğunu anlatmaktır.

Onlar, gündelik hayatımıza çok şey kattılar; onları unutmamak ve hatıralarımızda yaşatmak gibi bir görevimiz olduğunu düşünüyorum.

(*) http://www.yeniadana.net/haber/bir-turku-ustasi-ali-limoncu-9950.html, Değerli dost Cumali Karataş, Ali Limoncu ile bir söyleşi yapmıştır. İlgilenenler için…

 

 

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
ümraniye escort ümraniye escort göztepe escort kadıköy escort kadıköy escort ataşehir escort antalya escort

escort bodrumbodrum escort bayan

antalya escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort beylikdüzü escort escort istanbul ataşehir escort şişli escort ataşehir escortkadıköy escortescort beylikdüzü escort kadıköy