Çukurova Press Twitter

ADANA’YA LİMAN İSTERİZ….

15 Nisan 2018 76 views 0

İki denizi bir kanal ile birleştiren anlayışı;

Seyhan ve Ceyhan nehirlerini birleştirmeye davet ediyorum

İstanbul’u karnıyarık gibi ikiye yaran; Karadeniz ve Marmara sularını birleştirmek için bir boğazla yetinmeyip, ikinci boğazı da hayat geçiren AK Parti iktidarının insafı Adana’ya da yönelir sanıyorum (!)

Ne var yani, İstanbul için iki denizi birleştiren AK Parti, iki nehri birleştirmekten aciz mi kalacak? Zinhar! Sanmıyorum.

*

Bu isteğimi Kayseri veya Konya’ya liman isteğimle karşılaştırmayın.  Adana’ya liman yapılması için çalışmanın yapıldığını ve hatta fizibilite raporlarının hazırlandığını bilmeyeniz vardır sanırım.

Bilenlerin bilgisini tazelemek, bilmeyenlere de bildirmek için “Adana’ya Liman Projesini” ana hatları ile paylaşalım.

*

MERSİN LİMANI YOK İKEN

Bir varmış bir yokmuş, meydanda daha Mersin Limanı da yokmuş. Cümleye öyle başlarsa konunun M.Ö geçtiğini zannedersiniz. Hayır! Konu 1935’li yıllarda geçiyor. Türkiye’nin bir enkazın içinden kuruluşu ve imar edildiği dönemden söz ediyoruz.

Hane Kurtuluş Savaşı’nın  savaşın dumanları bile tüterken, Osmanlı’nın borçlarını ödeyip, fabrika bacalarından dumanların tüttüğü yıllardı. Yokluktan yapılan başta şeker fabrikaları olmak üzere yüzlerce binlerce imalathanenin devreye sokulduğu o kalkınma yılları. Bir liraya sahip olmak için 2 doların verildiği dönemler.

İşte o dönemlerde Akdeniz’de bir liman yapma ihtiyacı ortaya çıkmış. Ama bir sorun var.

Limanı nereye yapalım? Adana’ya mı Mersine mi?

Değerli arkadaşlar bu konu birkaç yıl tartışılmış.

Etütler yapılmış, bilenler konuşmuş – O zamanlar sadece bilenler konuşurdu, dalkavukluk mesleği para etmezdi – Sonra bazı sonuçlar ortaya çıkmış.

Elimde 22 Ocak 1935 tarihli ve Sait Aydoslu imzalı iki rapor var.

Birincisi limanın Mersin’e yapılmasının maliyeti ve getirisi ile ikincisi de Adana’ya yapılması halinde oluşan avantajlar.

HANGİSİ AVANTAJLI ADANA MI MERSİN Mİ?

Bakalım:

“Mersin’e aşağı yukarı 30 Milyon TL harcayarak liman yaptırmak umulduğu kadar verimli bir iş değildir. Bu para ile Yumurtalığa bir liman yaptırmak; Ceyhan ile Seyhan Irmaklarını bir kanalla birleştirmek ve Ceyhan’ın Yumurtalığa döküldüğü yerden  ta Seyhan’ın Şimendifer Köprüsü’ne (Demir Köprü) kadar olan arayı gemilerin işleyebileceği bir biçime sokmak her iki uçta bir rıhtım ve depolar kurmak ve sonra Yüreğir Ovası’nın en uygun yerinden geçecek kanaldan bütün ovayı sulayabilecek bir tesisat yapmak, daha verimli bir iş olacaktır.

Mersin’in açık limanı ile Yumurtalık ve Adana’nın kapalı ve her yönden güvenilebilir durumunu da karşılaştırırsak bu düşüncenin üzerinde işlenebilecek bir düşünce olduğu görülür.

BELKİ İLGİLENEN ÇIKAR…

İstanbul’u karnıyarık gibi ikiye yaran; Karadeniz ve Marmara sularını birleştirmek için bir boğazla yetinmeyip, ikinci boğazı da hayat geçiren AK Parti iktidarının insafı Adana’ya da yönelir sanıyorum (!)

Ne var yani, İstanbul için iki denizi birleştiren AK Parti, iki nehri birleştirmekten aciz mi kalacak? Zinhar! Sanmıyorum.

O zaman, insaflı icraatçılara bildiklerimizi aktarmaya devam edelim:

NASIL YAPILACAK?

Raporu tamamen atlayıp, sonuç kısmından paragrafları yazalım:

“Düşündüğümüz Adana Limanı iki şekilde yapılabilir:

1 – Adana’da Demiryolu’nun Seyhan’ın üstünden geçtiği noktada (Demir Köprü) ırmak, 200 – 300 metre kadar genişletilerek yapılacak bir limanda, eşyanın vagonlardan doğrudan doğruya iyi vinçlerle güçlendirilmiş küçük vapurlara ve bu vagonlardan gene doğrudan doğruya verileceği iskeleler yapılabilir. Bu şekilde ırmak ırmak üzerinde küçük vapurlar dolaşır bu vapurlar Yumurtalığa kadar gider ve yüklerin büyük gemilere boşaltılmasını sağlarlar. Bu işlemin tersi de olur; Yumurtalık Limanına gelen mallar, küçük vapurlarla Demir Köprüye getirilirvd oradan vagonlara yüklenir.

2 – Eğer ırmakve kanal derinliği 7 8 metreye kadar indirilirse küçük yahut orta büyüklükteki açık deniz vapurları da doğrudan doğruya Adana’ya gelip indirme ve bindirme işlerini vasıtasızca yaparlar. Bu şekilde zamandan ve emekten kazanılmış olur.

Adana Limanı’ndan yumurtalığa kadar vapurlar yolu, inişte 2 ilâ 3, çıkışta da 4 ilâ 5 saatte alabilirler. Fakat bu zaman dahi hesaba konsa gene Modern bir Adana Limanının  (Gerek derin ve gerekse az derin şekilde) isteyecepi zaman her halde bu gün Mersin Limanı’na kadar trenle gidiş ve geliş Mersin’de indirme ve bindirme için geçmekte olan zaman nispetle pek kısa olacaktır.

Bundan başka Adana başlı başına bir yatırım mıntıkası olan Adana Ovası ve Çukurova’nın ortasındadır. Mersin ise bunlardan birisine uzak ötekisinin ise ucundadır.

Adana’ya bu ovanın ürünleri, yetiştiricileriyle kendi taşıma vasıtaları ile getirtilebilir. Mersin’e ise demiryolu ile taşımak mecburiyeti vardır. (Değerli okuyucu burada araya girmek istiyorum. Aslında Mersin’e yapılan liman, demiryolu ile desteklenmeyince, kazancın büyük bir bölümü petrol şirketlerine gitmektedir. Mersin’e bir yük gemisi geldiği zaman, sıraya giren TIR’ların uzunluğu 3-5 kilometreyi buluyor. Trafik aksıyor. Mersin Limanı’ndan Karaduvara kadar TIR kuyruğu olduğuna tanık oldum. Her TIR, bir konteynır yüklemektedir. Oysa bir yük treni 40 -50 konteynır taşıyabilir. Çok ilginç Türkiye’nin en büyük petrol rafinelerinden biri de bu limanın yanındadır. Türkiye’nin kazancı döşenen akaryakıt hortumu ile yurt dışın akmaktadır.)

Konumuza devam edelim:

Bütün bu faydalar, Adana Limanı’nın aynı zamanda büyük bir ticaret ve sanayi merkezi olmasına yardım edici bir durum yaratmaktadır.

Halbu ki Mersin’de bu imkanlar pek dar ölçüde vardır.  Adana – Yumurtalık Limanı’nın; Erzin, Dörtyol ve Payas ürünlerini de kayıklarla vapura götürmek ve bindirmek kolaylığı daha faydalıdır.

Kısaca, hem genel hinterlandı teşkil eden vilayetlerin ürünleri, hem de Adana Ovası ile Çukurova’dan ve İskenderun Körfezi kıyılarından mürekkep özel hinterlendın ürünleri için Adana – Yumurtalık Limanı’nın, Mersin’e nispetle:

1 – Demiryolu zaman ve masraflarından

2 – İndirme ve bindirme zaman ve masraflarından büyük kazanç ve faydaları vardır.

SİYASAL FAYFDALAR

Adana – Yumurtalık Limanı’nın temin edeceği siyasal faydalar ayrıca bir özene değerler. Bir çok fedakarlıklarla yapılacak bir liman tesisatı, nakil vasıtaları va yanı başında doğuracağı ticaret ve sanayi müesseseleri ile, açık bir deniz kıyısında bulunmaktansa, biraz çeride bulunmasının  siyasi faydaları meydandadır. İstenirse Yumutalık’ta deniz istihkamları yapılabilir.

Raporun bundan sonraki bölümü, yapılması öngörülen Adana – Yumurytalık Limanının Finansal yönünü açıklamaktadır.

Biz bunları da geçip, sonuç paragrafına dönelim:

“Sulanmış, limanı ortaya alınmış bu güzel ovalarda yalnız pamuk mahsulü – şimdi en müsait yıllarda ancak 150.000 balyayı bulduğu halde – 350 ilâ 4000 bin balyaya çıkacak, şıl ve mamur köyler meydana gelecek, insan artacak ve dolacaktır.

Modern Liman yanında modernleşecek Adana; rıhtımları, köprüleri, otel ve köşkleri, portakal, okaliptüs ve hurma ormanları ile kış için en güzel bir turist şarı olmaya namzettir.”

Rapor böyle bitiyor. Hayal mi? Bence kesinlikle değil.

Bu evrende tarihi, hayal kuranlar yapar. Hayal kuramayanlar, tarihin figüranları olmaya mahkumdur.

Gemilerin Taş Köprü’ye kadar geldiğini, yük aldığını, dünyanın en gelişmiş hastanasinin ilk çağda Yumurtalık’ta kurulduğunu hatta burada organ nakillerinin yapıldığını bilmesem ben de bu düşünceye hayal derim.

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
besiktastayim.net/sislikent.comumraniyekombiservis.orgbeylikduzubizimkent.comatasehirmeb.com