Çukurova Press Twitter
denizli escortizmir escortizmir escortizmir escortkuşadası escort

“Bağımsız birey olmanın    ilk adımı okuldur”

Lagos Balık
12 Eylül 2019 4 views 0

Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça yaptığı açıklamayla 2019- 2020 eğitim-öğretim yılını kutlarken, anne babaları uyardı. Akça, “Çocuklarımıza yaklaşımımız nasıl olmalıdır, konusu çok önemlidir. Onun başarılı da başarısızda olması bizim elimizde” dedi.

Çocuk için okulun, bağımsız bir birey olmanın ilk adımı olduğunu ifade eden Başkan Akça, “Çocuklarımız ilk defa ailesinden ayrı, bilmediği bir ortamda tanımadığı insanlarla bir araya gelir ve ilk defa kendisinden başarması beklenen ciddi sorumlulukları vardır. Bu nedenle, çocuğun bir miktar kaygı yaşaması normal bir durumdur. Anne babanın bu kaygısını hisseden çocuk bu durumun kaygılanılacak bir durum olduğunu düşünecektir. Bu açıdan sakin ve soğukkanlı davranmalıyız” diye konuştu.

ÇKHD Başkanı Çiğdem Akça, daha sonra şöyle devam etti:

“Okuldan döndükten sonra okulda yaptıkları hakkında çocukla konuşulmalıdır, eğer anlatmak istemezse ısrar edilmemelidir. Çocuğun bu yeni aşamasında ebeveynleri olarak onları desteklemeli ve rehberleri olunmalıdır. Arkadaşları ile birlikte olması için imkânlar verip, diğer yaşam streslerini azaltmaya çalışmalıyız.Ayrıca bu süreçte konuşmalarımıza dikkat etmeliyiz. Örneğin komşu ile sohbetinizde “okul başlarsa ben de biraz rahat ederim” gibi bir cümle çocuğun kendisi istenmediği için okula gönderildiği düşüncesi yaratabilir.

Bununla birlikte okul ve öğretmenleri ile iş birliği içerisinde bulunulur ve çocuğun genel kişilik özellikleri hakkında bilgi verilirse öğretmen çocuğu daha hızlı bir şekilde tanır ve gereksinimleri konusunda ona yardımcı olur. Bunun yanında çocukta var olan değişimleri daha çabuk fark edebilir. Unutmayalım ki her çocuk özeldir ve onu en iyi tanıyan ailesidir.

NELERİN YAPILMAMASI ÇOK ÖNEMLİ:

Çocuğunuzu başka çocuklar ile karşılaştırmayın!
Çocuğunuzu başkası ile karşılaştırırsanız, çocuk kendi değerini başkasına göre belirler. Kendi seviyesine göre çok gelişim gösterse de, başkasından daha kötü sonuç aldıysa, mutsuz olacaktır. Her çocuk sadece kendisi olduğu için değerlidir. Çocuğu kendisi ile karşılaştırın. Çocuk başkası ile değil, kendisi ile yarışsın.

Beklentilerinize dikkat edin!
Çocuğunuzdan yüksek not, başarı, birincilik gibi şeyler beklemeyin. Bunlar çocuğun kontrolü dışındadır. Çok çalışsa bile, birinci olamayabilir. Çocuğunuzun mutsuzluğunu kendi ellerinizle tasarlamış olursunuz. Ama çocuğun kontrolü altında olan şeyleri bekleyin. Örneğin, çok çalışmasını, planlı olmasını, dürüst olmasını bekleyin.

Okulu değil, öğrenmeyi ön plana çıkartın!
Çocuklar okulu bir süre sonra bir iş olarak görmeye başlar. Neden okula gittiğini unutur. Ama okulun asıl amacı öğrenmeyi sağlamaktır. Çocuğunuz ile sohbet ederken, öğrenmeyi hep ön planda tutun. Örneğin, “Dersler nasıldı? Okul nasıldı?” diye sormayın, “Bugün neler öğrendiniz?” ya da “Bugün öğretmene ne sordun?” diye sorun.

Çocukların sorunlarını sahiplenmeyin!
Çocukların problemlerini çözerek onların elinden başarı hissini ele almayın. Onların problemlerini sahiplenmeyin ya da onlar adına sorunlarını çözmeyin. Onun problem etraflıca düşünmesine yardımcı olun ve gereken kaynakları sağlayın.

Asıl sebebi keşfedin!
Çocuk ödevini yapmıyorsa ya da okulu sevmiyorsa, zorla yaptırmaya çalışmayın. Nedenini keşfedin. Ödev mi ilgisini çekmiyor, seviyesinin üstünde mi yoksa eksiği mi var, keşfedin. Belirtileri değil, asıl sebebi çözün.

Bu noktalara dikkat ederseniz hem çocuğun okul başarısını hem hayat başarısını hem de mutluluğunu sağlamış olursunuz.

Çocuğun kendini değerlendirmesini sağlayın!
Sizin fikrinize başvuran çocuğa, hemen fikrinizi söyleyip, onun düşünmesini engellemeyin. “Anne/baba nasıl olmuş?” derse, “Sence nasıl olmuş?” deyip düşünmesini ve kendini değerlendirmesini sağlayın. “Güzel olmuş!” derse, “Güzel yapan sence ne?” diye sorun, daha da düşündürün.

Çocuğun ilgisini canlı tutun!.

Çocuğun kendini anlatmasına izin verin. Örneğin, yaptığı resmi size getiren çocuğa “Anlat bakalım ne çizdin?” deyip ilgisini canlı tutun.

Çocuğun zekasını övmeyin!
Çocuğun zekasını överseniz, “Aferin benim akıllı oğluma/kızıma!” derseniz, çocuk başarısını zekaya bağlar. Zeki olarak etiketlenen çocuk da bu etiketi kaybetmemek için başarısız olma ihtimali olan işlerden kaçar. Çünkü başarısız olursa, aptal hisseder. Risk almaz. Onun için zekayı değil, çalışmayı ön plana çıkartın. Bu durumda başarısız olursa, çalışarak daha iyi yapabileceğine inanır.

Çocuğu övgü ile motive etmeyin!
Çocuk iyi bir şey yapınca överseniz, bir süre sonra o işi sizden övgü almak için yapacaktır. Kendinize bağımlı çocuk yetiştirmiş olursunuz. Onun için çocuğa sadece övgü yerine, övgü ve geri bildirim verin. “Aferin oğluma!” ya da “Aferin kızım çok güzel olmuş!” derseniz, övgü olur. Ama çok güzel olmuş deyip, yaptığı işi güzel yapan şeyleri söylerseniz, çocuk o işi neden iyi yaptığını bilir ve sürekli gelişim gösterir. Örneğin, ödevini gösteren çocuğa “Aferin, çizgilerin dışında çıkmadan yazmışsın” deyin.” (Haber Merkezi)

 

Lagos Balık
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter

kaçak iddaakaçak bahisgüvenilir bahis siteleriiddaa sitelerien iyi bahis siteleriillegal bahisen iyi canlı bahis sitelericasino sitelericanlı bahis siteleriensobet üyelikbonus veren siteler