BARIŞ AVCI'NIN ANALİZİ - Çukurova Press Gazetesi
Çukurova Press Twitter
bursa escortescort bursaeskişehir escortgörükle escort

BARIŞ AVCI’NIN ANALİZİ

Lagos Balık
04 Nisan 2019 45 views 0

 

Bazı ağaçlar, bazı insanlardan daha hayırlıdır

 

Barış Avcı: “Kibir büyük pazarlama günahlarından biridir.”
“Medya insanların nasıl düşüneceği üzerinde etkili değildir, ancak ne düşüneceği konusunda etkilidir”

“Gençleri söylemiştik. Kadınlar içinde bir parantez açmak lazım. “Ben bilmem beyim bilir” kitlesi hızla azalıyor”

“Kontrolsüz şekilde sizi övmek adına hareket eden cahil dost ve yandaşlar ummadığınız kadar zararlı olabilir.”

 

ÖNCE AĞAÇLARIN GÖZÜ AYDIN

Seçimler bitti. Önce ağaçların gözü aydın..

İki çıta arasına gerilmiş bir bezde, sırıtan bir aday; çivilerle ağaca asılmış.

Kendi görüntüsü için ağaçlara bu kadar çivi çakılmasına göz yuman bir kişiden topluma karşı duyarlı olması beklenebilir mi? Buna siz cevap vereceksiniz.

Bir ağaca 10’dan fazla çivi çakılması ağacı öldürüyormuş. Öyle diyor bir bilenler.

Ciğerim sızladı.

Bir gövdesine onlarca çivi çakılmış ağaca baktım, bir de üzerine resmi asılı belediye başkan adayına… (Siyasileri ilgilendirmeyen bu konuya yine döneceğim)

Bir inanın yaşaması için aldığı her nefeste kirlettiği hava ile, bir ağacın aldığı her solukta temizlediği havayı düşündüm.

İnsan, havayı kirleten doğal makine;

Ağaç ise havayı temizleyen muhteşem bir doğal makinedir.

Bazı ağaçların insanlığa yararı, yararlı olduğunu zannettiğimiz bir çok insandan fazladır.

Mesela, bitişik apartmanda bir yönetici, ağaca konan kuşlar arabasını kirletiyor diye ağacı kesti. Oysa o ağaç yaklaşık 70 yıllıktı ve insanlığa olan faydası, ortalama 70 yıl yaşayacak olan o insan müsveddesinden daha fazlaydı.

Demem odur ki; bazı ağaçlar, bazı insanlardan hayırlıdır.

İnsanlığın medeniyet adına aç gözlü hırsları olmasaydı, ağaçların temizlediği dünya cennetten bir köşe olurdu.

 

EŞİTSİZLERİN EŞİTLİĞİ

 

Seçim süreci, adaletsiz başladı, adaletsiz devam etti ve adaletsiz sonuçlandı.

Bir taraf düşünün kü, bütün takım taklavatı ile, üniforması, polisi, memuru, maddi olanakları vs… vs…

Diğer taraf düşünün ki, gücü yettiği kadar…

Akıllı insan şunu düşünür: “Bir seçim için bu kadar kaynağı heba edip havaya atan bir kişi, toplumun refahını nasıl düşünecek?”

Düşünmeyecek…

Onun düşündüğü, gelecek seçimlerde yeniden seçilme garantisi kadar…

Mesela bir propaganda için, beş binden fazla polis, binlerce taşıt, mazot, afiş, reklam, tv vs… “Sahi lan Veysi, nirden olum bu para? Bu para kimin cebinden?”

Anlayacağın akıllı her insan sadece ve sadece israf edilen bu kaynaklar için adaylara tepkili olur.

Ama neyse ki şükürler olsun, halkımız iradenin değil itaatin etkisinde.

Ve iradesini de itaat etme kararlılığı olarak değerlendiriyor.

Sadece bir cimcik attım.

isteyen uyanır, isteyen, mışıl mışıl uyumaya devam eder.

*

Seçimlerin sonunda bir çok analiz gördüm. Değerli dostum Barış Avcı. Zekasını kıskandığım görüşlerine hayran olduğum bir insandır. Seçim sonuçlarıyla ilgili analiz yapmış. Noktasına virgülüne dokunmadan paylaşacağım.

 

SÖZ SAYIN BARIŞ AVCI’DA…

TV’lerde yorum yapan o kadar niteliksiz adamı görünce ben de en azından kendi ilgi alanım olan yönetim ve pazarlama konusu ile ilgili bir iki şey söyleme ihtiyacı duydum.

1) Bu secimde 2000 doğumlu çocuklar oy kullandı ve bir sonraki seçimde 2004 doğumlu çocuklar da kullanacak. Yani yeni siyasetçi bu nesli anlamak ve değerlendirmek zorunda.
2) Korku Pazarlaması Tekniği yani düşman yaratarak o düşmanla savaşmak adına insanları kendi tarafınıza çekme yöntemi geçerliliği olan ve olacak bir metot olsa da bunu sürekli tekrarlamak ve yıllarca stratejiyi bunun üstüne kurmak kitleleri “Aman be ne olursa olsun” noktasına getirebilir.
3) Medya insanların nasıl düşüneceği üzerinde etkili değildir, ancak ne düşüneceği konusunda etkilidir. Siz sürekli bir konuyu medya gücünüz ile gündemde tutar, ancak çözüme yönelik argüman üretemezseniz argüman üreten rakibinizi kendi imkanlarınızla beslersiniz.
4) Kibir büyük pazarlama günahlarından biridir. 250.000 fark atacağız deyip altına minik puntolarla “bıdı bıdı” yazdığınızda insanların “lan madem bu kadar fark atacaksınız demek ki bana ihtiyaç yok” deme olasılığı ortaya çıkar
5) Siyasette de diğer alanlarda olduğu gibi “gizem” satışı artırır. Kamuoyunun tam olarak tanımadığı ancak öncesinde bir kaç şık hareketiyle meraklandığı bir adayın şansı karşısındaki yıllarca halkın gözü önündeki, her şeyiyle tanıyıp bildiği adaydan daha fazladır.
6) Kavgacı dil etrafınızdakileri kenetleyebilir ancak yorucudur. Karşınızdakilerin kenetlenmesini de sağlar. Sorunlara saldırmak yerine yaklaşmak çok daha iyi bir yöntemdir.
7) İnsanları ikna etmek için doğru argümandan daha önemli olan doğru dildir.
8) Strateji ve işbirlikleri önemlidir
. Siyasette kazanımlar her zaman rakamlarla olmaz. Onun için uzun vadeli bir planlama ve işbirliği planı gerçekleştirerek anahtar konumunuzla hak ettiğinizden fazlasını almak mümkündür.
9) Örtülü egoizmi tetikleyerek insanları önemli hissettirmek ve ikna etmek mümkündür. Bu da samimi ve sorunları gerçekten bilerek onlara eğilen bir dil kullanarak mümkün olur.
10) Her kanalda, her gazetede her gün görünmek bıkkınlık yaratır. Samimiyetinize ve ciddiyetinize gölge düşürür.
11) Allahın cezası mitingler ve arabalar, üzülerek söylüyorum size oy vermeyecekleri ikna etmekte etkili olmasa da sizi aklından geçiren seçmenin aidiyet hissini diri tutmak açısından fayda sağlıyor. Ayrıca insanları sosyal ortamlarda yönlendirmek daha kolay.
12) Gençleri söylemiştik. Kadınlar içinde bir parantez açmak lazım. “Ben bilmem beyim bilir” kitlesi hızla azalıyor ve muhafazakarlar da dahil olmak üzere toplum üzerinde karar verme noktasında kadınlar gerçek patron olma yolunda hızla ilerliyor. Bu sebeple kadınları yok sayan bir siyasetin işi zor. Ayrıca kadınları “sözünüzden çıkmayan” imajlı -ki eminim öyle değil- eşlerinize havale ederek başarı ummanız da saçma.
13) Fiziksel görünümü ile farklı adaylar da “dikkat çeker” ve dikkat çeken “önemsenir” küpeli, dövmeli, yakışıklı, güzel adayların şansı olacaktır.
14) Bilginin demokratikleştiği bir süreçteyiz. TV kanallarını, gazeteleri kontrol etmek imkanlar dahilinde olsa da internet ortamını kontrol etmek mümkün değil. Bu ortamı ancak yönetebilirsiniz. Bu yönetim ise trollerle değil doğru argümanları doğru biçimde sunmakla mümkün.
15) Kontrolsüz şekilde sizi övmek adına hareket eden cahil dost ve yandaşlar ummadığınız kadar zararlı olabilir.
16) Bu maddeye okuyanların %90’ı ulaşmadı. Kısa ve net mesajlar, metafor kullanımları ve uyaklar etkinizi artıracaktır. “İstiyorsan kazanayım seçimi, yalın söyle sözünü”

Maddeler artırılır, daha ayrıntılı hale getirilebilir. Ancak bundan sonrası danışmanlık hizmetine girer. Fatura kesmem gerekir. Onun için mevcut danışmanlarınızdan faydalanmanızda fayda var.

Barış Avcı sonraki paylaşımda şunu ekliyor: “Seçimle ilgili son notum da Zeydan Bey’e ortak tanıdığımız sevgili dostlarım iletir illa ki; “Adanalıyı yönetmek imkansız değilse de faydasızdır” Bizi yönetmeye kalkmayın. Siz bize hizmet edin. Biz kendimizi yönetiriz.

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter