Çukurova Press Twitter

“Cezası müebbet olmalıydı”

05 Temmuz 2018 19 views 0

> EMİNE GENÇER

 

N.D., öz kızına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle eşinin aldığı 25 yıl hapis cezasına isyan etti

 

Kaybolduktan sonra cansız bedenleri bulunan Eylül Yağlıkara ve Leyla Aydemir için ülkenin bir çok ilinde eylemler yapılırken, kadınlar da çocuklarıyla birlikte yürüyüp, gökyüzüne siyah balonlar bırakarak tepkilerini sürdürüyor.

“İÇİM YANIYOR”

Adana’da yıllarca 18 yaşındaki öz kızı H.D.’ye cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 25 yıl hapis cezası alan eşi İ.D.’in cezasını yetersiz bulduğunu belirten N.D., gözyaşları içerisinde yaşadıkları olayı Çukurova Press’e anlattı. Son dönemlerdeki çocuklarla ilgili yaşanılan olumsuzluğun kendisini daha çok etkilediğini vurgulayan anne N.D., “Kızımın bir ömür unutamayacağı psikoloji sorununun cezası 25 yıl olmamalıydı! İçim yanıyor” diye tepkilerini dile getirdi.

ÇHKD’YE SIĞINDI

Kızının yaşadıklarının ardından aile olarak mağdur olduklarını anlatan N.D. Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği (ÇKHD) Başkanı Çiğdem Akça’ya giderek yardım talebinde bulundu. Dernek Başkanı Çiğdem Akça ile birlikte gazetemize açıklamalarda bulunan N.D., “Eşimin aldığı ceza kesinlikle yeterli değil. Biz hapisten çıkarsa olacaklardan korkuyoruz. O çıkmasa bile ailesinin yapacaklarından korkuyoruz. Müebbet yemesi lazımdı, biz hep korkuyla yaşıyoruz” dedi.

N.D., öz kızının başına gelenleri bir bir bize anlatırken, kendisine yönelttiğimiz sorular ile aldığımız yanıtlar şöyle:

-Bu olaydan nasıl haberiniz oldu?

Kızımın okuldan öğretmeni aradı bende ödül verecekler sandım. Çalıştığım için gidemedim, babası gitmiş. Kızım H.D o gün intihar etmeye kalkışmış, babası da öğretmenlere ve arkadaşlarına bu olayın duyulmaması gerektiğini ve “Kimse duymasın aile sorunumuz” demiş. Ben daha sonradan gittiğimde bana bir şey söylemediler. Diğer gün işyerinde öğrendim olayı. Adliyeye gittim orada ifadeleri okuduğumda olayı anladım ama inanamadım. 20 yıllık eşim sonuçta, aile içinde şiddet oluyordu da bu kadarını beklemezdim.

-Daha sonraki süreçte ne yaptınız?

Kızımı yurda aldılar onu göremiyordum. Eşimle görüşmeye gittim orada bana “Öğretmenler ifadeyi verdi, bu olay aslında böyle değil.H.D’yi etkilemişler sakın inanma” dedi. Kızımla görüşmek için psikologun yanına gittim. Görüşme süresince psikolog hep yanımızdaydı. Bir soru sormadan cinnet geçiriyordu, ilaçlar kullanıyordu. Evimi incelediler. Bir süre geçti kızım herşeyi anlattı bana. Avukatları aradım savcılığa yazı verdim.

-Kızınız bunca zaman neden size söylememiş?

Kızımı sürekli sıkıştırıp tehdit ediyormuş,“Annene söylersen kardeşine de aynısını yaparım onu öldürürüm ve annen sana inanmaz” diyormuş. Annen ikimizi öldürür bile demiş. Kızım da kardeşini korumak için hiç sesini çıkaramamış.

-Pekala mahkeme sürecinde neler oldu?

Ailesi bana ifademi geri almamı, eğer ifademi alırsam onu buradan İstanbul’a götüreceklerini ve uzaklaştıracaklarını söyleyerek“eski bir olay üzerini kapat” dediler. Kızım sürekli “Anne onu serbest bırakırlarsa öldürür bizi” diyordu. Öğretmeninin de ifadesi vardı ve onu da tehdit etmişler. “Eğer mahkemeye gidersen ailene zarar veririz” diyerek öğretmeni uzaklaştırmaya çalışmışlar. Mahkemeden bir gün önce öğretmen mahkemeye bir dilekçe yazdı,içeriğinde “İfademde hiçbir değişiklik yoktur. Tehdit edildiğim için gelemiyorum. Ayrı bir tanık mahkemesi kurulursa ifademi tekrar verebilirim” yazmaktaydı.

-Kızınız şu an ne yapıyor, durumu nedir?

Kızımın psikolojisi çok kötü uyuyamıyor. Uyuduğu zaman da sürekli rüyasında onun öldürdüğünü söylüyor. ilaçlar kullanıyor. Hiçbir gelirimiz yok, ilaçları da kendim karşılıyorum. Bu olaydan sonra da işten çıkmak zorunda kaldım. Çocuklarımı da tek bırakamıyorum.

-Sizce zanlının aldığı ceza yeterli mi?

Hayır 25 yıl kesinlikle yeterli değil. Biz çıkarsa olacaklardan korkuyoruz. O çıkmasa bile ailesinin yapacaklarından korkuyoruz. Müebbet yemesi lazımdı, biz hep korkuyla yaşıyoruz. Kızımın bir ömür unutamayacağı psikoloji sorununun cezası 25 yıl olmamalıydı!

-Bu süreçte Çocuk ve Kadın Hakları Derneğine nasıl başvurdunuz?

Bu dava sürecinde araştırdım yardım eden yoktu Çiğdem hanıma ulaştım sağ olsun çok yardım etti. Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) atadığı avukatımız erkekti, ilgilenmiyordu. Açıkça bizden para bekliyordu. Çiğdem hanım bize çok yardımcı oldu ve avukat değişti. Avukatın değişmesiyle davanın seyri değişti. Çünkü karşı taraf özel avukat tutmuştu ve bizi yalancı çıkarıyordu.

-Çiğdem hanım siz bu dönemde ne gibi çözüm yolları izlediniz?

N.D bize geldiğinde sadece evden çıkmak için yardım istiyordu. Sosyal hizmetlere, Büyükşehir Belediyesine başvurduk. Valimizin eşi yardım etti. Onların sayesinde evin kirasını ödedik. Ramazan kolisi temin ettik. Maddi manevi destek olmaya çalıştık. Avukat ilgilenmiyordu barolara başvurup avukat değişikliği istedik. Onların atadığı kadın avukat sayesinde 25 yıl hapis cezası aldı. N.D. bize başvurduğu zaman, kira desteği dışında en çok önemsediğim avukatlarının tavrı oldu ve sordum nasıl diye. Daha önce müdahil olduğumuz çocuk istismarı davasında CMK tarafından atanan avukatların ilgisizliğine birebir şahit olmuştum, sanığın beraat ettiği davada avukat 2. davaya yardımcısını göndermişti davadan önce ailenin yanına gelmedi dahi. Çocuk 8-9 yas arasında sanığın 1 yıl elle cinsel organlarına uyguladığı tacize uğramıştı, dede dediği 70 yasında ev sahipleriydi. Oda dışarıdan avukat tutmuştu. Dava seyri başka alana çekildi ve delil yetersizliğinden serbest kaldı. Hollanda vatandaşı da olduğu için hemen yurt dışına çıktı. Bu davada olay 5 yıl sürmüştü, öz baba sanıktı (ensest ) avukat bizim için çok önemliydi. Direk Baro Başkanı Sayın Veli Küçük tarafından Çocuk Hakları Komisyon üyesi Avukat Gamze Lamba görevlendirildi. Ve avukatın tecrübe ve bilgisiyle , savcı beyinde dikkatiyle dava mağdur lehine sonuçlandı. Bir de Seyhan Belediye Başkan Yardımcısı Avukat Sayın Türkan Eşli de çok yardımcı oldu.

 

Lagos Balık
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
besiktastayim.net/sislikent.comumraniyekombiservis.orgbeylikduzubizimkent.comatasehirmeb.com