Çukurova Press Twitter

DUDU BACI- PAPAKLI- MESUT GÜLFİL

Lagos Balık
31 Mayıs 2018 150 views 0

SINIKÇILIK ( KIRIK- ÇIKIKÇILIK)

                     

Bir zamanlar ellerinizdeki kırık- Çıkıklar için, kentlerde şimdiki gibi “Ortopedistler” yoktu. Doğal olarak yetişmiş ya da bu işi bilen birinin “El vermesi” tabir edilen ehil kişilerin tedavileri ile olurdu.

Nasıl mı? İşte böyle: Her hangi bir eylemde veya kazada eli, kolu çıkan, kırılan bir insanı doğru kırık-çıkıkçılık ta isim yaparak ünlenmiş kimselere götürülürdü 1959-60 yıllarında: O yıllarda Adana’ nın en ünlü sınıkçısı, DUDU NENE idi.

Reşatbey civarında avlulu bir evde oturan Dudu nene, eli kolu kırık ve çıkık kazazedeyi getirdiklerinde, bir el hareketi ile kırık ve çıkığın ne şekilde olduğunu anlardı.

Yumurta- Sabun karışımı bir merhem yaparak yaranın üzerine bir bezle sarardı. Kısa bir zamanda iyileştiğini görürdünüz bu sargının yapıldığı yaranın. Adana da bizim zamanımızda tek Dudu nene vardı Sınıkçı olarak. Sonraları PAPAKLI oldu ve bu gibi rahatsızlıklara o baktı.

Hatta bir gün rahmetli Mithat Yıldırım ile bir akşam Karataş’ta ki sitesinde denize girdiğimiz gün burkulan ayağımla gitmiştik PAPAKLI ya, kısa zamanda iyileştiğini gördük yaptığı tedavilerle…

Ama bizim mahallede yani Sugediği mahallesinde oturan ve Ayakkabı imalatı yapan MESUT GÜLFİL isimli komşumuzda, daha sonraki yılların önemli bir sınıkçısı idi. Vücudun her bölgesindeki, kırık çıkık veya başka problemlerini kesin tedavilerle iyileştirirdi.

MESUT GÜLFİL

Bir akşam çıkmaz sokaktaki evlerinin önünde kurduğu masada kendi imalatları “boğma” içerlerken yanı başlarında duran 06 plakalı bir lüks arabadan inen Genç bir Hanım, Olgun bir erkek ve yine aynı yaşlarda ki bir hanımefendinin indiğini görürler otomobillerinden. Hal hatır somalardan sonra iki büklüm ayakta zor duran olgun bey:

“Aman Mesut Bey sizin namınızı ta Ankara’dan duyduk ve geldik. Belim bana bir türlü yaşam hazzı vermiyor. Ne yapabiliriz benim bu rahatsızlığıma? İki büklüm geziyorum…

Mesut bey, demlendiği sofradan kalkar ve şöyle bir adamın belini ve omurgalarını sıvazlayarak hisseder rahatsızlık veren omurga kemiklerini. O bölgede biraz elini gezdirip ısıtır kemikleri ve gerekli hareketleri yapar. Hasta olan ve iki büklüm gezen adam, bir anda dimdik yürümeye başlar ve inanamazlar bu yapılan işleme ve iki büklüm gezen adamın haline.

O andaki bir- iki işlemden sonra iyileşen beli bükük insan, cüzdanı çıkarır ve ağzına kadar dolu cüzdanı MESUT GÜLFİL e doğru uzatarak:

Üstadım ne kadar gerekiyorsa buradan alabilirsiniz. Bu sizin hakkınız.” Derse de MESUT GÜLFİL: “Biz bu işlerden para almıyoruz. Allah rızası için yapıyoruz. Deyince Beli düzelen zat bir kartvizit çıkarır MESUT GÜLFİL e verir. Kartta:

İsim soyadı ve görev bölümünde: DOKTOR GENEL CERRAH olarak belirlenmiş unvanını görünce şaşırırlar tabi…

Ama daha sonra yıllarca görüşürler ve hasta gönderir Ankara’dan bu doktorumuz MESUT GÜLFİL e…

 

Lagos Balık
YALÇIN ÖCAL
YALÇIN ÖCALDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter