Çukurova Press Twitter

GENEL SEÇİMLER VE SLOGANLAR (1)

Lagos Balık
24 Haziran 2018 38 views 0

 

“Yeter Söz Milletin” denilerek, milletin söz hakkı alınacaktı…

 

“Erdem” ambalajına sardıktan sonra, meşru ve ahlaki sayılmayacak hiçbir şey yoktur. Tarihte bütün kıyım ve cinayetler “özgürlük”, “barış”, “adalet”, “inancın ulviliği” adına yapılmıştır. Toplumlar “demokrasi”, “hak ve özgürlükler” adına baskı altına alınmıştır.

Ve insanlık, seçimlerde “zincirlerinden kurtulmak” için değil, kendine yakışan zinciri seçmek için oy kullanmak zorunda kalmıştır.

SİNE-İ MİLLET

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 1 Kasım 1945’te Meclis’in açılış konuşmasında: “Türkiye’nin tek eksiğinin bir muhalefet partisi olduğunu söyledi”. Böylelikle, çok partili dönemin başlaması gerektiğinin sinyalleri en tepede telafuz edilmiş oluyordu.

Tarihi 21 Temmuz olarak belirlenen baskın erken seçim yapıldı ve bu seçimlerde henüz teşkilatlarını tamamlamamış olan DP 62 Milletvekilliği kazandı.

Seçimlerde kanunsuzluk yapıldığını iddia esen Celal Bayar ilk kez “Sine-i Millet” kavramını telafuz etti.

DP tarafından Türkiye Genelinde Mitingler düzenlenmeye başlandı.

“YETER! SÖZ MİLLETİDİR!”

 

1950 Seçimlerinin simgesi olan slogan Demokrat Parti’ye aitti.

1946 seçimlerinden sonra biraz daha deneyim kazanmış olan DP, Türk siyasi tarihine damgasını vuracak olan bir slogan ile seçimlere girdi: “Yeter Söz Milletin.” Sağ elin “Dur” işareti yaptığı afişler bütün Türkiye’yi donattı. (Afiş, Selçuk Milar tarafından bir gecede çizilmişti. Ankara’da memur olan Selçuk Milar afişi çizdikten 20 gün sonra Urfa’ya sürgün edildi.)

Esasında söz milletin denilerek, milletten söz hakkı alınacaktı. Tek Partili dönem, Türkiye’nin kuruluş dönemiydi. Uyanan, aydınlanan ve kalkınan bir milletin başarıyla sürdürdüğü bir süreçti. Esasında söz milletindi. Hala bu güne kadar o tek partili dönemin özellikle 1923 ve 1938 döneminin kalkınma ve gelişme hızına ulaşılamamıştır.

“Yeter! Söz milletindir!” denilerek, milletin söz hakkı alındı.

Bu slogan ile kazanan iktidarın ilk icraatı: Ezanın anlaşılır bir Türkçe ile yasaklanması ve anlaşılmaz bir Arapça ile olunmasını sağlamak oldu.

 

 

1954 SEÇİMLERİ: MİLLİ İRADE

 

1954 Yılı seçimlerinde ilk kez Demokrat Parti tarafından “Milli İrade” kavramı ortaya atılıyordu. Hangi kavramın içi boşaltılıyorsa o kavram üzerinden prim toplanıyordu. 2. Dünya Savaşı bitmiş, hem cumhuriyetin ekonomik kazanımları hem de Marshall planı desteği ile “Her mahallede bir zengin yaratan” DP, bu seçimlerde Türk siyasi tarihinin en büyük oy oranını elde ediyordu: %58

Amam Milli iradenin bir kısmı alınan ekonomik destek sayesinde ABD’ye diğer kısmı da oy potansiyeli olması nedeniyle cemaatlere teslim ediliyordu.

Halk DP’ye oy veriyordu, DP ile NATO’ya girip, halkı Kore’de savaşa gönderiyordu. (Kore’de neden savaştığını bilmeden şehit ve gaziler geliyordu) ABD, kendi sermayesini Türk Kanı ile korurken, Gazi olan Türk Askeri’de bedeva otobüse binme hakkı elde ediyordu.

 

1957: NURLU UFUKLARA DOĞRU

 

Bu seçimlerde DP’ye karşı partiler (CHP, HP ve CMP) Demokrat Parti’ye karşı ittifak yaptılar. DP’nin seçim sloganı: Nurlu ufuklara Doğru…

Demokrasi adına milletin söz hakkı elinden giderken, milli irade de yok edildi ve ardında “nurlu ufuklar” karartılmaya başlandı.

DP bu seçimlerde de %57 oy oranı ile başarıyı yakalamıştı.

CHP’nin “Partizanlığa Son”, “tarafsız Radyo” gibi sloganları pek işe yaramamıştı.

Bu Demokrat Parti’nin girdiği son seçim olacaktı.

 

1961 ANAYASA REFERANDUMU

 

27 Mayıs Darbesi’nden sonra yapılan Anayasa Oylaması’nda halkın %39’u hayır, %61’i evet oyu vermişti. Daha düne kadar, Demokrat Parti’ye %57 oy veren halk onu idam eden anayasaya %61 evet demişti. Zaten elleri patlayıncaya kadar Menderes’i alkışlayan halk, onun idam edilişine sessiz kalmıştı.

İçi boşaltılmış demokrasilerde halkın iradesi öyle bir şeydir.

Cemaatçiliğin yaygın olduğu toplumlarda “halkın iradesi”nden söz etmek saflıktır.

 

1961 GENEL SEÇİMLERİ

 

Adnan Menderes’in idam edilmesinden bir ay sonra genel seçimler yapıldı. DP’nin devamı olarak siyaset sahnesine çıkan AP (%35); YTP (%14) ve CKMP (14) olmak üzere oyların %63’ını aldı. CHP’si %36’da kaldı.

Adalet Partisi, Genel başkanı Ragıp Gümüşpala koalisyon hükümeti kurdu.

 

1965:   ORTANIN SOLU HANGİ ADRESTE?

1965 seçimlerinin simgesel kavramı: “Ortanın Solu” ifadesi olmuştu. Sovyet Dışişleri bakanı Gromiko eşi ile birlikte Türkiye’ye gelmişti. İsmet İnönü, Avrupai bir nezaketle bakanın eşinin elini öpmüştü. Bu fotoğraf AP tarafından yoğun olarak kullanıldı ve altına şu ifade yazıldı: “Komünistleri şımartan el öpüş.”

ABD, Türkiye’den elini çekmemiş ve Yeşil Kuşak Projesi tüm canlılığı ile Süleyman Demirel tarafından da uygulanmaya başlamıştı.

“Ortanın Solu” sloganı CHP’den çok AP’nin işine yaradı.

 

DEMİREL’İN SUNDUĞU BELGE: “MASON DEĞİLİM”

Hatırlarsınız Devlet Bahçeli, kendisine isnat edilen “MİT Ajanıdır” iddialarına karşı, MİT’ten, ajan olmadığına dair bir belge sunmuştu. Bu bir siyasinin sunduğu ilk belge değildir. Demirel’de 1965 yılındaki seçimlerde “Mason” olduğunu iddialarına karşı, Mason Locası’ndan “Mensubumuz Değildir” şeklinde bir belge sundu.

Adalet Partisi “Komünizm Geliyor”, “Din elden gidiyor” propagandası ile %53 oy alarak 12. Hükümetin başbakanı oldu.

Komünizm gelmedi, dinimizde elimizde kaldı şükürler olsun ama bütün yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz gitti.

 

1969: 6. FİLO “GO HOME” VE BİLİNÇLENEN GENÇLİK

 

Türk Siyasi tarihi’nde kara bir leke olarak anılacak olan “Kanlı Pazar”ın yaşandığı süreçte, ABD’ye karşı ilk kez mitingler düzenlendi.

 

“ÇOBAN SÜLÜ MÜ?”, MORRİSON SÜLAYMAN MI?”

Köylü halkın kahramanı olarak lanse edilen Süleyman Demirel’in Morrison Süleymanlığına karşı gösteriler yoğunlaştı. CDK, “İşsizlik ve sefalet bir kader değildir”, “Bozuk Düzene Son” ve “Ortanın Solunda Halkın Yolunda” sloganları ile seçime girdi.

Ama Komünizm tehdidi hala seçim meydanlarında iş yapmaktaydı.

1969 seçimlerinde Adalet partisi %46.5 oy ile tek başına iktidar olurken CHP, %27’de kaldı ve ayrıca bu sonuç, İsmet İnönü’nün siyaal yaşamının sona ermesine neden oldu.

Bu seçimler iki ismi siyasete kazandırdı: Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan.

 

ERBAKAN: BİR VETONUN ARDINDAN

 

Necmettin Erbakan, Adalet Partiden aday olmak istemiş ancak Süleyman Demirel tarafından veto edilince Konya’dan bağımsız olarak adaylığını koymuştu ve yüksek oy oranıyla milletvekili seçildi.

Bülent Ecevit İse, CHP’nin 1973 yenilgisinden sonra yapılan parti genel kurulunda CHP başkanlığına seçildi.

 

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter