Çukurova Press Twitter
Çukurova Press Facebook

Halk lokomotifi görünce: “Canavar geliyor!” Diye kaçıştı

Tatlıcı Zeki
10 Ocak 2018 167 views 0
Çukurova Press E-abonelik

Demiryollarımızın tarihi, siyasi tarihimizin bir yansımasıdır

Trenin Adana’ya ilk gelişi filmlere konu olacak özellikler taşır.

Dünyanın başka bir yerinde öyle trenle il tanışma merasimi var mıdır bilemiyorum.

Şimendiferi gören Adanalılar: “Canavar Geliyor!” diye çığlık atarak kaçıştılar.

Tarihler 2 Ağustos 1986’yı gösteriyordu.

Biz önce Adana – Mersin hattının kısa tarihine bir göz atalım.

 

BERLİN – BAĞDAT DEMİRYOLU HATTININ PARÇASI

Osmanlı’nın adı Hasta’ya çıkmıştı bir defa. Hasta olan zengin insanlar gibi etraf mirası paylaşmak isteyenlerle dolar. O dönem itibarı ile yollara hakim olan o yolun geçtiği coğrafyaya da hakim olur düşüncesi vardı.

Tabi Osmanlı üzerine üşüşenlerin en tehlikelileri “dost” veya bugünün tanımıyla “müttefik” olanlardı.

Zaten Osmanlı hiç kimseden çekmedi müttefiklerden çektiği kadar.

Demiryolu inşaatıyla egemenlik kurmayı planlayan Almanlar Osmanlı Devleri ile anlaşma yaptılar.

İstanbul – Bağdat bölümüne ilişkin anlaşma “Anadolu Demiryolları Kumpanyası” ile Osmanlı Hükümeti arasında imzalanmıştı. 2.500 kilometrelik hattın 8 yılda tamamlanması öngörülmekteydi.

Kumpanyanın projesinde Eskişehir – Konya – Adana yoluna öncelik verilirken, sonradan Mersin – Adana hattı önem kazandı.

 KAPANIN ELİNDE KALIYOR

1908’de bu hat Almanlar tarafından satın alındı. Konya – Bağdat arasındaki kısmın yapımına savaş sırasına devam edildi. Mütareke imzalanınca, Konya’dan Nusaybin’e kadar Bağdat Hattı, Almanlardan İngilizlerin denetimine geçti.

1919 yılına gelince Atatürk, deniz yolu ile Samsun’a çıkarken, Fransızlarda İngilizlerden devraldıkları demiryolları ile Çukurova’ya girdiler.

 

Adana – Mersin Demiryolu;

1906 da 142 Bin İnsan           55 Ton mal,

1908 de 173 Bin insan           88 ton mal,

1910 da 296 Bin insan           140 ton mal ve

1911 de 335 Bin insan           148 ton malı medeniyet adına taşırken, Fransızların denetimibde kan ve göz yaşı taşımaya başladı.

Demiryolu inşaatları durdu. 1920’de Kuvayı Milliye Güçleri Pozantı – Çifteler arasındaki köprüyü uçurunca, Fransızların kan ve gözyaşı sevkiyatı durdu.

Pozantı’da Hakimiyeti kaybeden Fransızlar ancak Yenice İstasyonu’na kadar demiryolu denetimini ellerinde tutmaya başladılar.

 

DEMİYOLUNU TUTUP İŞGALDEN VAZGEÇTİLER

1921 yılında Ankara anlaşması ile Fransızlar işgale son verdiler ama demiryollarının işletilme hakkını elde ettiler.

Türkçe Meali; Fransızlar işgalden vaz geçti ama demiryolundan vazgeçmedi.

Ülkeler çoğu zaman silahla değil, ekonomi ile teslim alınır.

O yıllarda Türkiye’de toplam 2.800 kilometrelik demiryolu şebekesi vardı ve bunun 884 kilometrelik şebekesi Çukurova Bölgesi’ndeydi.

Çukurova’daki demiryolları, Türkiye’deki demiryollarının üçte biri kadardı.

Demiryolları işleten Fransız Şirketi’nin merkezi Halep’te idi. Adana’da genel müdür yardımcısı görev yapmaktaydı.

 

TANIDIK AYRICALIKLAR

Şirket devletten bazı ayrıcalıklar elde etmişti. En önemlisi şuydu: “Demiryolu’nun her iki yanında 20’şer Km’lik alandaki madenlerin işletme ve dış ülkelere satma hakkı şirkete aitti. Ayrıva km başına 4.500 Franklık kazanç gerçekleşmezse üstü hükümetçe tamamlanacaktır…”

Nasıl? Tanıdık değil mi?

 

İşte bu ayrıcalıklara Mustafa Kemal Önderliğindeki Cumhuriyet Yönetimi son verdi.

Tarihler 22 Haziran 1929’u gösterdiğinde Türkiye ile Fransa arasında bir anlaşma imzalandı ve bu anlaşmaya göre Demiryolları 15 gün içinde Türk yetkililere teslim edilecektir.

Anlaşma 24 Haziran 1929 tarihli gazetede “Adana – Mersin Hattı on beş güne kadar Türkiye’ye devrü teslim olunacaktır” başlığı ile çıkıyor.

Devir Teslim işlemleri görevli komisyon 1 Temmuz 1929 tarihinden itibaren çalışmaya başlar.

HEYET VAGONDA İKAMET ETMEKTEDİR

Hattı teslim alacak Türk heyeti:

“Adana- Mersin şimendifer hattını hükümetimiz namına teslim alacak olan Cemal Hidayet Bey’in riyasetindeki DDY Hareket Müdür Muavini Sait, Kalem Amiri Cemal, Teftişi Hasılat Müdür Muavini Cemal, Murakıp Mehmet Ali, Hareket Müdürü Zeki Beylerle arkadaşları dün akşamki İstanbul  treni ile Konya’dan şehrimize gelmişlerdir.

Heyet azası vagon servislerinde ikamet etmektedirler.”

Hattı teslim edecek Fransız heyeti:

Yenice Nusaybin hattı İşletme Müdürü: M. Odvan

Umuru Cerriye Ser Mühendisi: M. Denis

Muhasebe-i Umumiye Reisi: M. Emart

Çalışmalar başlamış ve nihayetinde  4 Temmuz 1929 tarihi itibarıyle Adana – Mersin Tren Hattı millileştirilmiş oldu.

 

ÖKSÜREREK GELEN CANAVAR

Bu bilgilerden sonra Tren’in Adana’ya ilk geldiği güne gidelim. Tani 2 Ağustos 1886 gününe.

Demiryolunun temeli Vali Abidin Paşa döneminde atılmıştı. Ancak açılığı yapmak Vali Köse Raif Paşa’ya kısmet olmuştu.

Vali, dönemin sesli sosyal medyası olan tellallar vasıtası ile Aana’ya ilk kez trenin geleceğini ve bu nedenle bütün halkın Tren İstasyonuna gelmesini duyurmuştu.

Halkta bir merak lokomotif nedir?

Öyle ya Kızılderililerin “Demir At” veya “demir kuş” dediği bu alet ne ola ki?

Fısıltı gazeteleri, yazılı medyadan daha hızlı çalışmaya başlamış. Herkes karanlıkta filin neresini tutmuşsa lokomotifi de öyle anlatmış.

Gün gelmiş Adana İstasyonunda büyük ve meraklı bir kalabalık. Vali Köse Raif Paşa ve yabancı işletme yetkilileri ile maiyeti için kurulan kürsü…

Bütün gözler merak ve biraz da tedirginlik ile Mersin istikametinden uzanan rayların üzerinde.

Davullar çalıyor, zurnalar ötüyor, tellallar bağırıyor…

Önce uzaktan kara bir dumanın havaya yükseldiği görülüyor. Bütün meraklı gözler bu kara dumana çevriliyor. Az sonra bu dumanın oflayarak, puflayarak, öksürüp, tıksırarak sürünerek gelen  devasa bir makineden çıktığı anlaşılıyor. Makine kılığına girmiş bu dev canavar istasyona yaklaşınca öttü ve bu ötüşle birlikte korkuların son sınırına  gelmiş olan halk çığlık çığlığa kaçışmaya başladı:

“Canavar geliyor!”,

“Kaçın!”

“Allahım be ne?”

Bir anda ortada sadece Vali Köse Raif Paşa kürsüsü ve maiyetinden başka istasyonda kimse kalmıyor.

Vali ve yetkililer şaşkın.

Adana halkı uzun bir müddet değil trene binmek istasyona bile yaklaşmıyor. Tren ücretleri kaldırılıyor, halk bedeva taşınıyor ve sonradan tren halkın yaşamına girdikten sonra dengeler kuruluyor.

Tren deyip geçmemek gerekir.

Ülkemizde demiryollarının tarihi siyasi tarihimize eş değerdir.

Tatlıcı Zeki
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Çukurova Press Ender FM
Çukurova Press E-abonelik