Çukurova Press Twitter
Bu bölgedeki nakliyat konusunda uzmanlaşmış firmalara ulaşabilirsiniz.artvin evden eve nakliyatardahan evden eve nakliyataydın evden eve nakliyat

HALK, YALANDAN GERÇEKLER DE HALKTAN UZUN YAŞAR

Lagos Balık
05 Aralık 2018 35 views 0

 

Hiçbir cellat öldürdüğü gerçekten daha uzun yaşamamıştır.

 

 

Hani iddia ediyorlar ya: “Paranın, dini, imanı etnik kökeni ve vatanı yoktur.” Ancak, eksik, sadece paranın değil; Çıkar duygusunun, yalanın, entrikanın ve egemenlik hakkını kaybetme korkusunun… Bunların hepsi vatansız, etnik kökenlere değer vermeyen, dini inançları gerektiğinde bir meşale gerektiğinde de pas pas yapan kavramlardır.

 

Halkın bildikleri ile gerçek arasında her zaman koşutluk yoktur.

Bazen erdem yüklü gerekçelerle, halka yalan söylemek ulvileştirilir.

Bazen öyle zamanlar vardır ki, halkın gerçeği bilmesi, nükleer silahlardan daha tehlikeli sayılmaktadır.

Bu sadece ülkemiz için değil, bütün dünya devletleri ve toplumları için geçerlidir.

Hani iddia ediyorlar ya: “Paranın, dini, imanı etnik kökeni ve vatanı yoktur.” Ancak, eksik, sadece paranın değil;

Çıkar duygusunun, yalanın, entrikanın ve egemenlik hakkını kaybetme korkusunun…

Bunların hepsi vatansız, etnik kökenlere değer vermeyen, dini inançları gerektiğinde bir meşale gerektiğinde de pas pas yapan kavramlardır.

Egemenliği elinde tutmak için, dini inançların ne önemi vardır…

Ahlak’a, insanlığa, doğruluğa ve erdeme ihtiyaç yoktur.

Zaten John Steinbeck “Ekonomik çıkarların söz konusu olduğu yerde ahlak kuralları seyahate gider” demektedir. Seyahate giden sadece ahlak kuralları olsa neyse; toplumu, toplum yapan değerlerin de tamamı seyahate gider.

 

KONUŞURKEN, SOYULUYORUZ…

 

Yok şu aday, bu aday derken, ülkemdeki madenler ne oluyor? Kimler gemi gemi gönderip, kimlerin banka hesabı şişiyor? Biz adaylarla uğraşırken, kimler bizi sessizce soyuyor ve kim kimin hakkını yiyor? Az sayıda insan zenginleşirken, çok sayıda insan neden fakirleşiyor? Bunu ne ne Adanalı biliyor ne de Türk halkı.

Yalan, insan denilen mahlukatın yaşadığı her yerde müşteri bulur.

Örneğin Edison’un gerçekte ampulü bulmadığı, bunu Çekoslovakyalı Tesla’dan çalan bilim hırsızı olduğundan tutun da, Köleliğe karşı olduğu için dünyada satış rekorları kıran Tom Amcanın Kulübesi kitabı yazarının zenci özgürlüğüne karşı olmasına kadar bir çok konu yalanın müşteri bulduğuna örnektir.

Halkların ömrü, yalanların ömründen uzundur.

Hiçbir cellat öldürdüğü gerçekten daha uzun yaşamamıştır.

 

ZENCİLERE ÖZGÜRLÜK MASALI

Bu günün gençleri “Tom Amca’nın Kulübesi” adında bir kitabı tanıyorlar mı bilmiyorum? Bu kitap ABD ve İngiltere’de İncil’den sonra en çok satılan kitap olmuştur. 1852 Yılında basılan kitabın yazarı Bayan, Harriet Beecher Stowe’dir.

ABD’de Kuzey – Güney Savaşı, bize zencilerin özgürlük savaşı olarak anlatılmıştır. Hollywood’ün başını çektiği kültür ihraç merkezi okumayan ve araştırmayan toplumlara Kuzey-Güney Savaşı için şöyle der. Güneyde büyük çiftçiler vardır. Bunlar zencileri köle olarak çalıştırırlar. Kuzeyliler, köleliğin kaldırılması için mücadele verdiler. Abraham Lincoln özgürlükçülerin başıydı. Kuzeylilere “Birlik Ordusu”, Güneylilere de “Güney Ordusu” denmekteydi. En kaba biçimde dayatılan bilgi buydu. Köleliği kaldırmak isteyen Birlik Ordusu ile Köleliği savunan Güney ordusu 1861 yılında savaşa başladı. Bu bir iç savaştı.

Ve ABD başkanı Abraham Lincoln, özgürlük, demokrasi savaşçısı bir kahraman olarak bilinir.

Peki öyle mi? Bakalım.

Gerçekte dünya kurulduğundan beri insanlığın başına bela olan aileler vardır; son birkaç yüz yıldır insanlık için en tehlikeli ailelerden biri Rothschild ailesidir. (Dünya halklarının yalanlarla kandırılması konusunda bu ailenin adı sık sık geçecektir) ABD’nin gerçek sahipleri olan Kızılderililer, İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler tarafından katledilip etkisiz hale getirildiği dönemlerdi 1850’li yıllar.

Bütün dünyadan göç eden insanlar Amerika Birleşik Devletleri adı altında eyaletlerden oluşan bir devlet kurmuş ve yönetmeye başlamışlardı. Bu devlette sadece ABD toprak sahipleri olan Kızılderililerin söz hakkı yoktu.

 

ÖLENLER VE KAZANANLAR

Geniş topraklara sahip olma savaşları bitmiş, İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar vs kovulmuş, işgali İngiliz ağırlıklı topluluk kazanmıştı. Peki bu toprakların egemenliği kime ait olacaktı. Bu toprakların madenleri, tarım alanları, suları ve zenginlikleri vardı. Onlar ne olacaktı? İşte bu noktada devreye Rothschild Ailesi girer ve Abraham Lincoln ile ittifak yapar.

Lincoln el altından eyaletler arası savaşı yani iç savaşı kışkırtmaktadır. O dönemlerde büyük topraklarda yüzlerce kölesi olan Bayan, Harriet Beecher Stowe, “Tom Amca’nın Kulübesi” adında bir kitap yayınlar. Kitap köle ailesini ve çektikleri sıkıntı ve özgürlük arayışlarını konu etmektedir. (Sonradan bu anıların dahi çalınmış olduğu ortaya çıkmıştır)

Kitap, egemen güçlerce ön plana çıkartılır ve pazarlanır. Konu Abraham Lincoln’ün planının bir parçasıydı. Güdülen amaç, Güneyde yaşayan zenci kölelerin sahipleri olan büyük toprak sahiplerine karşı ayaklanmaları ve Güneyde bir kargaşa yaratılmasıydı.

Yani, Devlet Başkanı, iç savaşıla sonuçlanacak bir terör ortamı yaratma gayretinde idi.

Bu ayaklanma hiçbir zaman gerçekleşmedi.

Ama iç savaşın bütün koşulları hazırlanmıştı. Kuzey’in saldırgan tavrına bir de erdemli bir kılıf bulunmuştu: “Zenci Köleliğinin kaldırılması…”

Bu savaşta özgürlük yandaşı denilen birlik askerlerinin 315.000 tanesinin zenci kölesi vardı.

Köleliği savunduğu iddia edilen Güney Askerlerinden ise 200.000’inin kölesi mevcuttu.

Üstelik Kuzey, endüstrileşmişti ve gerçekte köleye ihtiyacı yoktu.

 

KÖLELER KÖLELİK SAVAŞINA KATILMADI

Güney ise geniş topraklardan oluşuyor ve çiftliklerde çalışan milyonlarca insan yaşamaktaydı.

Hiç kimse şunu sorgulamadı:

Kuzey, madem ki Güney’deki zencilere özgürlük vermek için savaşıyordu, o halde neden Güney’de yaşayan zenciler ayaklanmadı.?

Köle zenciler neden, Kuzeylilerin yanında değil de Güneylilerin yanında yer aldılar?

Bu savaşta, daha önce ABD başkanlığı yapmış bir çok kişinin çocukları ve torunları Güney Ordusu saflarında yer almıştır.

Bu yalanla başlayan savaş, sonuçta geriye yıkılmış ama sahibi belirlenmiş bir devlet bıraktı. Artık ABD’nin zenginlikleri Rothschild Ailesinin eline geçmişti ve uzun bir müddet ABD’de başkanlık yapacak olanlar bu ailenin kararlarını uygulamak zorunda kaldılar.

Kölelere özgürlük için ülkeyi kana bulayan Abraham Lincoln ve çetesi savaştan sonra zencilere hiçbir özgürlüğü vermemiştir.

“Tom Amca’nın Kulübesi” Romanını yazarak, zencilere özgürlüğü savunan Bayan Stowe, savaştan sonra bütün eyaletleri dolaşarak, zencilere oy hakkı verilmemesi için tertip edilen konferanslara konuşmacı olarak katılmıştır.

Kitabın yayınlanması üzerine Başkanlık makamında verilen bir resepsiyonda Başkan Abraham Lincoln, Bayan Stowe’yi göstererek: “Bu küçük kadın, büyük bir savaşı başlatmıştır…” diyerek onu onore etmiştir.

Stowe, eğitimsiz zencilere verilecek seçme ve seçilme hakkının ABD için ne denli tehlikeli olduğunu söylerken, aslında kast ettiği birkaç ailenin çıkarının gireceği risklerdi.

Şöyle bir sahne düşünün, Zencilere özgürlük hareketiyle başlatılan iç savaş, milyonlarca insanın ölümüne, milyonlarca ailenin parçalanmasına yol açmış, ülkede, kan ve gözyaşı pınar olmuş akmıştır. Ve zenci özgürlüğü için savaşan tarafın oluşturduğu parlamentoda bir oylama yapılıyor.

 

NEDEN YAŞADIĞINI BİLMEK

Oylamanın konusu zencilere seçme hakkı verilmesi… (Dikkat seçilme hakkı değil) Sadece seçme hakkı verilmesi. Ve yapılan oylamada 36 evet oyuna karşılık 7369 hayır oyu çıkıyor.

Değerli okuyucu, ABD halkı bu gerçekleri öğrendiği zaman atık gerçekleri öğrenmemin değeri kalmamıştı. Parlamentoyu tek başına elinde tutan ve Bütün temsilciler Meclisi’nin tek söz sahibi olan Abraham Lincoln’e sordular: “Savaştan sonra bütün güç sizde olduğu halde neden Kuzeydeki zencilere özgürlük vermediniz?”

Lincoln’un yanıtı: “Çünkü bu Anayasamıza aykırı idi…”

İşte yalanların erdemlere ve yasalara dayandırılmış ifadesi.

Böyle ölüyor insanlar, Yuvalar böyle yıkılıyor,..

Lütfen değerli arkadaşlarım! Ne için yaşadığınızı bilin. Ne için yaşadığını bilmeyen ne için öldüğünü de bilmez.

Bu nedenle ülkemdeki terörü görünce neler oluyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Kim, kim için ölüyor*

Bu ölümler kime yarıyor? Madenlerim, toprak altı ve toprak üstü zenginliğim ne oluyor?

Vs… Vs…

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter

porno izle porno indir türk porno yerli porno türbanlı pornoümraniye escort kadıköy escort ataşehir escort antalya escort

escort bodrumbodrum escort bayan

antalya escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort beylikdüzü escort escort istanbul ataşehir escort şişli escort ataşehir escortkadıköy escortescort beylikdüzü escort kadıköy

ataköy escortnisantasi escort