Çukurova Press Twitter

İftar Bereketi

Lagos Balık
04 Mayıs 2019 15 views 0

Hasretle beklediğimiz Ramazan ayının güzelliklerini yaşayacağız. Her ne kadar eski Ramazanlar gibi olmasa da ben yine de bu ayı çok seviyorum. Geçmiş yıllarda aile yakınlarımızla Ramazan davetlerimiz olurdu. Akşamları iftar sofralarına davet eder, edilirdik. Artık büyüklerimiz ebediyete intikal ettikleri için bunu yapamaz olduk. Yeni genç nesil hep koşturmaca içindeler, hepsi çalışıyor, okuyor. Akşam eve yorgun argın geldikleri için iftara çağırma davetleri de kalktı. Oysa ben kalabalık açılan iftar sofralarını çok seviyordum. Hala da seviyorum ama artık bu imkanı bulamıyorum. O duyguyu yaşayamıyorum.

Belediyelerin verdiği iftar yemeklerini takdir ediyorum. Yaşlı, genç, çoluk, çocuk, fakir, zengin ayrımı olmadan hepsi aynı masada buluşuyor, aynı anda iftar açarak o duyguyu yaşıyorlar. Yüzlerce insanın dualar eşliğinde yemek yemesini sağlıyorlar. Çocuklarımıza o havayı solumalarına imkan veriyorlar. Kalabalık bir ortamda iftar açmanın tadını, orucun güzelliğini hissederek yemeklerini yiyorlar.

***

Maalesef çoğumuzun çocuğu bu duyguyu bilmeden büyüyor. Eskiyi hepten unutur olduk. Günlük koşturmaca, hızlı yaşam bizlere geleneklerimizi unutturdu. Eskinin güzelliğinden yoksun olarak evde tek başımıza iftar açıyor, sahura kalkıyoruz. Oysa bundan 10-15 sene önce, dede, nine, anne, baba, kardeşler, çocuklar, torunlar ile ailemiz kalabalık olduğu için hepimiz aynı anda iftarımızı açar, sahura kalkardık. Aynı masada, aynı anda yemek yemenin heyecanını yaşardık. İftara misafirlerimiz gelirdi, bizler giderdik. Gün boyunca yemekler, tatlılar yapılır, masalar donanırdı. Yemeğin ardından sohbetler, sahur vaktine kadar uzar giderdi. Çocuklar içinde eğlenceler düzenlenir, onlarında Ramazan’ı hasretle beklemeleri, tatlı bir hatıra ile anlamaları sağlanırdı. İftar masalarını ve iftar misafirlerini özlüyorum. Ne yazık ki herkes kendi evinde kabuğuna çekilmiş, kendi halinde Ramazan ayını geçiriyor.

***

Ramazan ayının sonlarına doğru bayram hazırlığına başlardık. Evlerde temizlik, tamirat, badana boya, faaliyetleri hızlanırdı. Bütün yatak, yorgan, perdeler yıkanır, pencereler kapılar silinir, ev tepeden tırnağa tertemiz yapılırdı. Sonra çarşıya çıkılır, evdeki herkese bayramlık alışverişi yapılırdı. Evdeki herkese özellikle de çocuklara yeni elbiseler, ayakkabılar alınırdı. Bayram şekeri ve tatlılar alınıp eve konurdu. Bu alışveriş evlere ve piyasalara canlılık getirirdi. Esnafın yüzü güler, mutlu olurdu. Neyse ki hala bayrama doğru çarşı ve pazarlarda hareketlilik ve canlılık yaşanıyor. Durumu iyi olanlar, fakirleri giydirip sevindir, fitre ve zekatlar dağıtılırdı. Bayram harçlıklarımız vardı. Her çocuğa küçük miktarlarda harçlık verilir bu ihmal edilmezdi. Çok şükür bu davranışları yapan insanlarımız hala var. Teravihlerde ve bayram günlerinde camiler tıklım tıklım dolar, akraba, aile, eş, dost, komşu ziyaretleri yapılırdı. Oysa şimdi bayram günlerini tatil olarak kullanmaya başladık. Artık günümüzün iftarlarını, bayramlarını yaşamak zorundayız. İster istemez değişen çevreye ayak uydurduk.

Ramazan ve bayram coşkusunu yaşayacağımız güzel, sağlıklı ve huzurlu nice Ramazanlarda buluşmak dileğimle. Hoşçakalın.

 

Lagos Balık
ŞEYDA TURAÇLAR
ŞEYDA TURAÇLARDiğer Yazıları
sturaclar@cukurovapress.com
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
MAGAZİN
Çukurova Press Twitter

kaçak iddaakaçak bahisgüvenilir bahis siteleriiddaa sitelerien iyi bahis siteleriillegal bahisen iyi canlı bahis sitelericasino sitelericanlı bahis siteleriensobet üyelikbonus veren siteler

pornohd pornobrazzers pornogrup porno
olgun milf pornopornoporno