Çukurova Press Twitter

“Kalp yetersizliği giderek artıyor”

Lagos Balık
11 Mayıs 2018 31 views 0

 

Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Şerafettin Demir, kalp yetersizliğinin görülme oranlarının hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelerde giderek artmakta olduğunu söyledi.Kalp yetersizliğinin; önümüzdeki 15–20 yıl içinde toplum sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Demir, hayat boyu tedavi gereksinimi, sık hastaneye yatma ihtiyacı, komplike ve pahalı cihaz tedavisi uygulamaları nedeniyle aynı zamanda sağlık ekonomisi üzerine de yüksek maliyetler getirdiğini vurguladı.

ÖNEMLİ NEDENLERİ VAR

Doç. Dr. Şerafettin Demir, “Kalp yetersizliğinin giderek artan oranlarda görülmesinin önemli nedenleri vardır. Günümüz modern tedavi yöntemleriyle kalp krizi, kalp damar hastalığı, kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığına bağlı ölümler engellenebilmekte ve yaşam süresi uzamaktadır. Ancak bu hastaların büyük bölümünde zamanla kalp yetersizliği gelişmektedir. Dolayısıyla bu hastalıkların son açtığı kapı kalp yetersizliğidir. En önemli faktörlerden bir diğeri de toplumların yaşlanmasıdır” dedi

YAŞ İLERLEDİKÇE BÜYÜK SORUN

Yaş ilerledikçe kalp yetersizliğinin görülme oranının artış gösterdiğini anlatan Demir, “40 yaş sonrası yaşam boyu kalp yetersizliği gelişme riski %20’dir. Toplumda kalp yetersizliği görülme oranı genel olarak %2-3 iken, 70 yaş sonrası bu oran %10’a, 80 yaş sonrası %15-20’lere çıkmaktadır. Kalp yetersizliği kendini başlıca nefes darlığı, ayaklarda şişme ve çabuk yorulma şeklinde gösteren klinik bir tablodur. Bunun yanında öksürük, iştahsızlık, vücut ağırlığında değişiklik, gece sık idrara çıkma, yorgunluk bitkinlik de görülebilen yakınmaları oluşturur. Çoğunlukla bu yakınmalar başka nedenlere yorumlanarak atlanmaktadır. Aslında bu yakınmalar ortaya çıkmadan uzun süre önce kalp yetersizliğine zemin hazırlayan faktörler nedeniyle kalp de yapısal değişiklikler başlamakta ve yıllar sonra kalp yetersizliği belirgin hale gelmektedir” diye konuştu

9 MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA

Bugün Türkiye’de 9 milyon kişinin kalp yetersizliği gelişimi açısından risk altında olduğunun tahmin edildiğini dile getiren Demir, “Hipertansiyon, şeker hastalığı, obezite, kalp damar hastalığı, kronik akciğer hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kalp kapak hastalığı, kalp ritim bozuklukları, kalp kası hastalığı veya doğumsal kalp hastalığı, kalp yetersizliğine zemin hazırlayan durumlardır. Dolayısıyla bu olgular kalp yetersizliği için risk altında olan, bir başka deyişle kalp yetersizliğine aday olgulardır. Bu hastalıkların zamanında tespiti ve tedavisi kalp yetersizliğine gidişi önler veya yavaşlatır. Bu nedenle yakınmalar ortaya çıkmadan önceki dönemlerde yapılacak girişimler ile kalp yetersizliği önlenebilir bir hastalıktır. Kalp yetersizliği ortaya çıkmış yakınmaları başlamış olan olgu grubunda, erken tanı, hastalığın ciddiyetinin ortaya konması ve buna göre oluşturulacak tedavi planının yakın takip altında uygulanması ölüm oranlarının azaltılması açısından önem arz eder” ifadesini kullandı

HASTA VE YAKINLARI BİLİNÇLENDİRİLMELİ

Bu hastaların en önemli sorunlarından birinin de de sık hastaneye yatış ihtiyacının ortaya çıkması olduğunu vurgulayan Demir şöyle devam etti: “Hastane yatışlarının azaltılması da ancak hastalık konusunda eğitilmiş bilinçli hasta ve hasta yakınları ile mümkün olabilir. Kalp yetersizliği yaşam boyu devam eden kronik bir hastalıktır. Nadiren veya düzeltilebilir bir nedene bağlı gelişmişse normale dönebilir. Yaşam beklentisi, prostat kanseri, kalın bağırsak kanseri, deri kanserleri, meme kanseri, rahim kanseri gibi pek çok kanser türünden daha kötüdür. 5 yıllık yaşam şansı %50’dir. Ciddi nefes darlığı olan ve günlük aktivitesi belirgin kısıtlanmış olanlarda ise 1 yıllık yaşam beklentisi %50’dir. Kalp yetersizliği gelişimini engellemek, gelişmişse ilerlemesini yavaşlatmak ve ileri olgularda yaşam süresini uzatıp yaşam kalitesini yükseltmek toplumun kalp yetersizliği konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlenmesi ile mümkün olabilir”.(Haber Merkezi)

Lagos Balık
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter