Çukurova Press Twitter

KARA TREN

08 Temmuz 2018 12 views 0

 

Henüz 15 yaşıma bastığım bir okul tatili dönemi babam memleketimiz olan Kars’a, trenle yolculuk etmem için, tren garına geldiğimizde, mahşeri bir kalabalıkla karşılaştığımda, şaşırmış ve hatta ürkmüştüm.
1960 lı yıllarda, şehirlerarası otobüsler bugünkü gibi çok olmadığından, insanlar treni tercih ediyordu. Benim yalnız başıma Adana dışına çıkmam ilk defa olduğundan biraz korkum vardı.Çünkü ,Kars’a yalnız gidiyordum.
Kara trene bindim, kendime bir kompartuman da zorda olsa bir yer bulmuştum. Tam karşımda, ince, narin, benim yaşlarımda, soluk benizli bir kız ve yanında ağabeyini olduğum tahmin ettiğim yaşça benden büyük bir genç oturuyordu. Trenimiz ağır ağır yol alırken, pencereden etrafı seyrediyor, için için benim ne işim var Kars ta diye söyleniyordum. Bir yandan da doğduğum köyümü göreceğimden içimi bir sevinç kaplıyordu. Bir ara, pencereden dışarısını seyre dalmıştım.
-Nereye yolculuk delikanlı diyen bir sesle kendime geldim.
-Kars’a diyebildim. Siz nereye diye sordum.
Bizde bacımla, Tunceli’ye gidiyoruz.Kız kardeşim, sizin Adana da verem hastanesin de tedavi gördü, çok şükür iyileşti, köyümüze dönüyoruz derken, kızla göz göze geldik, gülümseyince,gayri ihtiyari bende gülümsedim.Ağabeyi üst ranzaya uzanarak, bir bezle sarılı sazını çıkarttı, başladı dertli dertli çalmaya.Bana;
-Sende biliyorsan,eşlik eder misin diye sordu.
-Eh, bende biraz eşlik ederim derken, karşılıklı saz eşliğinde, bir kızın ağabeyi, bir ben türküler, şarkılar söylemeye başladık. Bir ara, kompartuman kapısına baktığımda, kapıya bir sürü insan birikmiş bizi dinliyorlarmış.Bu arada , hasta kızın, hayranlıkla bana baktığını fark ettim.Kızın ağabeyi ile yaptığım söyleşi, hasta kıza biraz moral olmuş, yüzü gülüyor, yanaklarında hafif de olsa allıklar belirleniyordu.
Kara tren,Kurtalan’a geldiğinde, aktarma olacağından,Ağabeyi ve kızla vedalaştığımda, adres aldık, adres verdik.Daha sonra mektuplaşacağımıza dair bir birimize söz verdik.Kızın ağlamaklı bir tavırla bana bakışını hala unutamıyorum. Bende bir tuhaf olmuştum.
Kısada olsa, yolculuktaki arkadaşlıklar unutulmuyor. Bir süre mektuplaştık. Son gelen mektup yıkımım oldu. Trendeki kızın hastalığı tekrar nüksetmiş, kız hayatını kaybetmişti.
Bir süre ,Tunceli, Hozatlı olan ,yolculuk arkadaşım Süleyman ile mektuplaştık. Hozat’a geleceğime dair söz vermiş, kız kardeşinin mezarını ziyaret edecektim. Ama bir türlü olmadı.             Hayat bizlere başka sayfalar açmıştı…

 

Lagos Balık
YALÇIN ÖCAL
YALÇIN ÖCALDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
besiktastayim.net/sislikent.comumraniyekombiservis.orgbeylikduzubizimkent.comatasehirmeb.com