Çukurova Press Twitter

“KARAOĞLAN, ÇOBAN SÜLÜ’YE KARŞI”

Lagos Balık
27 Haziran 2018 36 views 0

SEÇİMLER VE SLOGANLAR – 2

 

Yurt için ölmekten “yurt için yaşamak”

kimsenin aklına gelmiyordu…

 

Milliyetçiler ve dinciler emperyalist işgalcilerin simgesi 6. Filo’yu davul zurna ile karşılarken, komünist diye öldürülen gençler, “GO HOME” diye ABD’li askerlerin toprağımıza ayak basmasına izin vermiyordu.

 

1973 SEÇİMLERİ: DEĞERLER VE SAHİPLERİ

 

1970’li yıllarda zaman “Şeytana Gebe” olarak başladı.

Şeytan, her kesimin meleği beklediği bir süreçte zaman rahmine düşmüştü.

12 Mart 1971’de ordu, sivillere muhtıra vermiş ama kimse üstüne alınmamıştı. Süreç ilerledikçe, yolunu şaşırmış bu muhtıranın neye mal olacağını hep birlikte gördük.

Hayır! Hayır! Hep birlikte görmedik, göremeyenlerimiz çok fazla oldu.

Zihinsel Körler ve ölenler; bu gerçeği göremediler.

O dönemde insanlar yurdunu sevdikleri için solcu oldular;

Yine o dönemde insanlar yurdunu sevdikleri için milliyetçi oldular…

“Yurdunu sevmek” birilerinin tekelindeymiş gibi, karşı tarafa bırakmak istemiyordu.

Bir yanda, CHP’nin temsil ettiği yurdunu sevenler; diğer yanda Alpaslan Türkeş’in başını çektiği yurdunu sevenler…

Bu yurdunu seven iki kesim, ne hikmetse birbirine düşmandı ve “yurtlarını çok sevdikleri için “ karşıdakini öldürüyordu.

Yurt sevgisi için yaşamak akıllarına gelmeyince; yurt sevgisi için öldüler.

Bu gün “Nar Taneleri” gibi Türkiye’nin dört bin yanına dağılmış, acılar ve anılar dolu evler görürsünüz. Hepsi, bu ayrılık, cahillik ve oynanan oyunun acı meyvesinden bir fidanı kendi bahçesine dikmiştir.

O zaman Necmettin Erbakan’ın başını çektiği (Milli Görüş) bir yurdunu sevenler daha çıktı.

Halk solcuların, vatanseverlik milliyetçilerin, din Milli Görüşçülerin mülkiyetindeydi (?)

Sanki bir insan hem halkçı, hem vatansever hem de dindar olamazmış gibi.

Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alpaslan Türkeş, Necmettin Erbakan ve her gün ölen gençler, yüreği yanan aileler…

1973 Yılı seçimlerine bu ortamda girildi…

Bu ortamda ABD’nin oğlanı (Ben demiyorum; ABD bizim oğlan dedi.) Evren bir köşede şeytanla beraber kucak büyüyordu.

 

MAVİ GÖMLEK VE GÜVERCİNLER

 

Ecevit bu seçimlerde mavi gömlek giyiyor ve güvercin uçuruyor; MHP, Kızıl Eşkıyayı Ezme sözü veriyor, Milli görüşçüler dini korumaya çalışıyordu. Demirel’in şapkası henüz meşhur olmamıştı ama yolunu şaşıran muhtıradan dolayı biraz temkinliydi.

Milliyetçiler ve dinciler emperyalist işgalcilerin simgesi 6. Filo’yu davul zurna ile karşılarken, komünist diye öldürülen gençler, “GO HOME” diye ABD’li askerlerin toprağımıza ayak basmasına izin vermiyordu.

14 Ekim 1973’te yapılan seçimde Adalet Partisi’nin tek başına iktidar olması bekleniyordu ama olmadı.

Demokrasiye güvenin zedelendiği ve umutların yara aldığı dönemde, katılımın düşük olduğu (% 66.8) seçimde, CHP 185, AP 149, MSP 48, DP 45 ve CGP 13 milletvekilliği kazandı.

Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ile el sıkılarak, herkesin şaşkın bakışları altında koalisyon hükümetini kurdu.

 

1977 SEÇİMLERİ: UMUDUMUZ ECEVİT

 

1 Mayıs 1977’de insanı böcekten farksız görmeyen inanlık dışı zihniyet katliam yaptı. Kasıtlı olarak faillerinin karanlıkta bırakıldığı bu olay sonunda erken seçim kararı alındı. Seçim tarihi 5 Haziran 1977 idi.

 

MORRİSON SÜLEYMAN, ÇOBAN SÜLÜ OLDU…

O yıllar çocuk ve gençler “Malkoçoğlu, Tarkan, Karaoğlan, Kolsuz Kahraman” gibi filmlerle coşuyordu. Malkoçoğlu, Tarkan’ı döver mi? Kolsuz Kahraman’ın Tommiks’e karşı var mıydı? Hepimiz birer kahramandık. Sinema çıkışlarında Malkoçoğlu gibi konuşur, Kolsuz Kahraman gibi karate yapardık.

Siyaset bundan soyutlanamazdı. Zaten basın alttan alta, Morrison Süleyman’ı, Çoban Sülü yapmıştı. Çoban Sülü, kırsal kesimin adamıydı. Bize acilen bir halk kahramanı lazımdı ve bulundu: Karaoğlan.

Bir de arada yeniden şaha kalkmasına çalışılan “Demir Kırat” vardı.

Bir sabah dağ taş “Karaoğlan” yazılarıyla doldu taştı. Umutlar artık Ecevit’te idi.

ECEVİT’E SUİKASTIN BEDELİ: 3 AY HAPİS 500 LİRA CEZA

Ara not: Bir polis memuru, Ecevit’e suikast yaptı. Kurşun, Ecevit’in yanında bulunan Mehmet İsvan’a isabet etti. O güne kadar kimsenin görüp bilmediği bir mermi ile ateş edilmişti. Araştırma yapıldı. Mermi iri ve gazlı idi. Gazın kimyasal bileşimi hakkında bir bilgi yoktu. Sonradan anlaşıldı ki bu ABD yapımı “Tangas” adlı bir silahtı. Türkiye’de toplam 3 tane vardı ve bunlar özel harp dairesine zimmetliydi. Bu silahın polis memuru eline nasıl geçtiği açıklanmadı. Zaten yargılama sonunda polis memuru “Dikkatsizlik sonucu yaralamaya teşebbüsten” 3 ay hapis ve 500 lira para cezasına çarptırıldı.

 

CUMHUR İTTİFAKININ ATASI: MC HÜKÜMETLERİ

Demirel’in ittifak yaparak girdiği 5 Haziran 1977 seçiminde CHP iktidar için gerekli olan 226 milletvekiline ulaşamadı. 213 milletvekilinde kaldı. AP 189, MSP 24, MHP 16, CGP 3, DP 1 milletvekilliği kazandı.

Demirel, 2. Milliyetçi hükümetini kurdu.(AP +MSP+MHP) Siz buna “Cumhur İttifakının atası diyebilirsiniz. Ancaaaaak…

12 Aralık 1977’de yerel seçimlerde de CHP önde olunca, partilerde hareketlenmeler başladı.

 

GÜNEŞ MOTEL: MİLLETVEKİLİ TRANSFERLERİ

Bir sabah AP’den 12 milletvekili istifa etti. (Tuncay Mataracı ve Hilmi İşgüzar’ın ileri çıktığı grupta, Enver Akova, Ahmet Karasalan, Güneş Öngüt, Orhan Alp, Fethi Acar, Ali Rıza Septioğlu, Cemalettin İnkaya, Mehmet Oğuz Atalay, Mete Tan ve Şerafettin Elçi adları yer aldı)

Görüşmeleri İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil yapıyordu. 22 Aralıkta gizli yapılması gereken ilk görüşme basına sızınca, bundan sonraki görüşmeler Belediyeye ait Floryadaki bir motelde yapıldı. Bu motel “Güneş Motel” olarak Türk Siyasi tarihinde yerini aldı.

 

Ecevit istifa edenlerden 11’ine kuracağı hükümete destek vermeleri karşılığında bakanlık teklif etti. Konya milletvekili Mehmet Oğuz Atalay dışındakiler bu teklife sıcak baktı.

“Söz konusu bakanlık ise ilkeler teferruattır” diyerek yola çıkılan bakanlarla beraber verilen gensoru ile 2. MC, hükümeti düşürüldü.

  1. MC hükümeti, Gensoru ile düşürülen ilk hükümet olarak tarihimizde terini aldı.

 

Bu bakanların durumu ahlaki olarak çok tartışıldı. Ancak Karaoğlan, sistem için, sistemin çürük yanlarını kullanmak zorunda kaldı.

Bu olay uzun yıllar tartışıldı. Benim açımdan tartışılmasına hiç gerek yoktu. Konuyu bir örnekle açıklamak istiyorum: Akvaryumun suyu pis. Bizler balık olarak suyu kirletilmiş bu akvaryumda yaşamak zorunda bırakıldık. İçmesek nefes alamayacağız; içersek de midemiz almayacak. İşte bu ikilem içerisinde (Şahsen benim bulduğum yöntem, en azından içeceğim suyu temizlemekti. Kendimden başlayarak, çevremdeki suları temizlemeye özen gösterdim. Akvaryum suyunun tamamını temizlemek gücümü elbette ki aşar.)

Ecevit, kendi çevresindeki suyu temizlemek için yola çıktı ama olaylar onu pis su içmeye itmiş olabilir. Bunun neden ve sonuçlarını tarihin yargısına bırakalım.

Sonuç itibarıyla bu ve bunun gibi olaylar içinde büyüyen Şeytan, Kenan Evren’in eli ile 12 Eylül’de yönetime el koydu.

Seçimler 1983 yılına kadar yapılamayacaktı.

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
ümraniye escort ümraniye escort göztepe escort kadıköy escort kadıköy escort ataşehir escort antalya escort