Çukurova Press Twitter

Ruhu geçmeyen kadınlar

Lagos Balık
20 Haziran 2019 10 views 0

Yaş almasına rağmen, kendini genç hisseden, genç gören, hayatla bağını koparmayan kadınlar sizleri seviyorum. Bu yazı sizler, için bizler için. Artık yaş kemale erdi.  Tüm can kadınlarımıza gelsin.

***

Yaşları ilerleyip, torun torbaya karışsalar bile, yiyip içtiğine dikkat eden, pantolununa uyacak bluzü seçen, saçlarını kızıla, platin sarısına veya siyaha boyayan, onları tarayan, şekil veren, ellerinin üzeri güneşle ve geçen zamanla beneklenip buruşsa da, onları özenle kremleyen, cümle sonlarına muzipçe “Şekerim” kelimesini ekleyen, hayvanları, çiçekleri ve çocukları sevmekten vazgeçmeyen, umudunu ve şükrünü asla yitirmeyen, yaşa bağlı ağrı ve sızılar yaşasa da bunu belli etmeyen, bu ağrı ve sızıları, yaşamın güzelliklerini ve renklerini görmeye engel meseleler saymayan, yürüyüşünde bir eda olan, yaşam deneyimlerini üstüne başına, saçına, gözündeki ışıltıya, beslenmesine, gülüşüne ve etrafa saçtığı pozitif elektriğe yansıtan, çantanın püsküllüsünü, ayakkabının afillisini, ceketin slimfit’ini seçen, tevekkülü her şeye sarmalayıp sade ve doğal bir olgunlukla hayatın gerirdiklerini kabullenen, teslimiyetiyle uysalca ve sevinçle yaşayan kadınları seviyorum ve onlara baktıkça, yorulup nefeslenmek için oturduğum köşeden dimdik ayağa fırlıyorum.

Böyle kadınlar bana hayatın parlak ve cilalı kısmını gösteriyor. Hayatın her şeye rağmen yaşanılır olduğunu, yaşanmaz olacak kadar zorlayıcı kısımları ise, sabır ve metanetle bekleyerek atlatmak gerektiğini, ne olursa olsun, can çıkmadan umudun ve koşturmanın bitmeyeceğini ve bitmemesi gerektiğini anlatıyorlar sessiz bir alfabeyle…

Yaşı ilerlemiş olasına rağmen, rimel ve ruj markası soran, “Pabuçların harikaymış şekerim nerden aldın?” diye soran, karşı tarafa iltifatla karışık güzel cümleler aşılayan, mutluluk saçan ve mutlu yaşayan kadınları seviyorum…

Vizyonunu hep geniş tutan, aç ve tükenmeyen bir merakla etrafı gözlemleyen, ülkeler aşan, insanlara karşı duyarlı ve algıları hep açık, yürürken önüne değil, yere değil, dimdik karşıya bakan, insanların gözlerinin içine bakan, hayata olan illgisini hiç yitirmeyen, yaşamanın bir sanat olduğunu içine sindirmiş ve tam da bu yüzden yüzü, sürdüğü haylaytır sebebiyle değil, yaşama olan tutkusu ve temiz kalbi yüzünden ışıl ışıl parlayan kadınları seviyorum…

Edasını ve işvesini hiç yitirmeyen, baktıkça insanın içine yaşam enerjisi pompalayan, fularını ayakkabısına uyduran, evin içinde kaybolan kırmızı rujunu bulamadığında, ev halkını bunun için ayaklandıran kadınları seviyorum. Çünkü bu, yaşama olan tutkunun sönmediğinin belirtisi, biliyorum.

Yaşamla bağını kesmeyen, olgun, sevinç dolu, algıları açık, nazik, anlayışlı, dişi, bakımlı, enerji dolu, mızmızlanmayan, ağlanmayan, hem çocuksu, hem de güçlü, rengarenk ve gülüşü zengin kadınları seviyorum…

Ne olursa olsun “VAKİT ÇOK GEÇ” demeyen, hayatı bir şarkı gibi söyleyen, yaşı geçse de ruhu geçmeyen kadınlar… SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM.

Bir gün buruş buruş olsam da, saçlarım maşalı, rujlu ve hayatı çok sevmiş olarak bu dünyadan göçmek istiyorum. (Alıntı)

Lagos Balık
ŞEYDA TURAÇLAR
ŞEYDA TURAÇLARDiğer Yazıları
sturaclar@cukurovapress.com
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
MAGAZİN
Çukurova Press Twitter

kaçak iddaakaçak bahisgüvenilir bahis siteleriiddaa sitelerien iyi bahis siteleriillegal bahisen iyi canlı bahis sitelericasino sitelericanlı bahis siteleriensobet üyelikbonus veren siteler

pornohd pornobrazzers pornogrup porno
olgun milf pornopornoporno