pendik escort kartal escort kurtkoy escort maltepe escort

istanbul escortkayseri evden eve nakliyat

bayan escort izmir

SEYHAN IRMAĞI’NDA PLAJ İSTİYORUZ! - Çukurova Press Gazetesi

Çukurova Press Twitter
ankara evden eve nakliyat
kayseri evden eve nakliyat

SEYHAN IRMAĞI’NDA PLAJ İSTİYORUZ!

Lagos Balık
23 Mayıs 2018 114 views 0

Özgürlük ile başıboşluk arasındaki farkın ortadan kalkması,

Toplumsal çürümeni kanıtıdır.

Fukara hamamı olarak bilinen Seyhan her yıl yaklaşın 400 canı bedel olarak isterdi. Seyhan, bereketinin ve serinliğinin bedelini can olarak tahsil ederdi. O yıllar, Seyhan’da yıkananların sevinçlerine, Seyhan’a kurban verenlerin çığlıkları eşlik eder.

Sevinçler ve kederler birbirine karışırdı.

FAKİRLER VE KÖPEKLER…

Adana’da yaz mevsimi başlıyor. Geçtiğimiz yüzyıllarda Adana’ya gelmiş bulunan seyyahlar şunu yazmaktan çekinmemişlerdir. “Adana, öyle garip bir memleket ki, yazın herkez yaylalara çıkar ve şehirde yalnız başıboş köpekler ile fukaralar kalır.

Daha eski tarihli seyahatnamelere baktığınız zaman, şöyle yazıyorlar: Maraş’tan ağaca çıkan bir kişi, hiç inmeden Anamur’a kadar ağaçlar üzerinden gidebilir.

İlk ifade ne kadar abartı ise, ikincisi de o kadar abartıdır. Ancak, ilk görüş ne kadar gerçeği yansıtıyorsa, ikinci görüşte o denli yansıtıyordur.

Eski çağlarda bu topraklarda çıplak ve ağaçsız dağ yüzeylerinin olmadığı bilim insanlarının saptadığı bir gerçektir.

Tek partili, zulüm, istibdat, fakirlik, sefalet, haksızlık, hukuksuzluk döneminde (!?) köylerimiz ve köylülerimiz değerli ve bu nedenle de ormanlarımızda milli servet sayılmaktaydı. DP’nin demokrasi adına ülkeye getirdiği ilk özgürlüklerden biri, “Ormanları katletme ve yok etme” özgürlüğüdür.

İstibdat döneminin sözcüleri “Ormanlar, milli değerlerimizdir; onu korumalıyız” diye, yasaklama getirirken, Özgürlükçü Demokrat Parti’nin köydeki sözcüleri şöyle propaganda yapıyorlardı:

“Köy bizim, orman bizim, devlete ne?”

Evet, bu bir slogandı. Hatta yaşlı olanlarınız hatırlar bir de çocuklara ezberlettirilen şarkılar vardı:

“Baltalar elimizde, uzun ip belimizde / Biz gideriz ormana hey ormana.

Yaşlı kütük seçeriz, karşılıklı geçeriz, / Testereyle biçeriz, hop biçeriz.

Ağacın yanında dur, baltayı sağından vur / Birde sol taraftan vur kuvvetli

Kışın odun yanınca, alevler parlayınca, / Şarkı söyler oynarız hey oynarız.”

 

İşte elinde balta, belinde ip ile ormana giren neslin çocukları bu gün dağlarda ormanları yok etmiş, pınarları kurutmuş ve yerine yaşayacakları villalar yapmışlardır.

Yani hala özgürlüklerini (?) sınırsızca kullananlar var.

Sade vatandaşın özgürlüğü, “başıboşluk” olarak algılaması belki hoş görülebilir ama bir siyasinin özgürlük ile başıboşluk arasındaki farkı bilmemesi kıyamettir.

ADANA’NIN ÖZGÜR FUKARALARI…

Adana’nın bir de özgür olmayan fukaraları vardı. Bunlar, Adana sıcağında serinlemek için Seyhan Irmağı’na girer, durumu biraz daha iyi olanlar da akşamları mevcut iki çay bahçesinden birine giderlerdi.

Seyhan çok cömert bir ırmaktır. Bereketi ve serinliği ne kadar cömertçe dağıtıyorsa, ölümü de öylesine cömertçe dağıtırdı.

Nasıl ki hamam kurnalarının başında öbek öbek insanlar toplanırdı, Seyhan kıyılarında da öbek öbek insanlar olurdu. Ortalarında anaları, elinde sabun, tek tek çocuklarını yıkar ve onları Seyhan’da yüzmeye bırakırdı.

Çocuklar donsuz, anneleri elbiseli.

 

Bir de feryad-ı figan içerisinde oluşan öbekler vardı. Irmağın yuttuğu çocuklar için ağlaşanların oluşturduğu öbek.

Çırpınan anneler sağa sola koşuşturan adamlar ve korku dolu gözlerle ne olup bittiğini anlamaya çalışan çocuklar…

Her yıl, maalesef 400’den fazla bu sahneyi Adanalı yaşardı. Bu arada, bu felaketler zincirine yıllar sonra Tuncer Akdoğan nokta koyacaktı. (Bu da başka bir yazının konusu)

Sevinç öbekleri ile ölüm öbekleri Seyhan kıyılarında birbirine karışır.

IRMAK’TA PLAJ İSTERİZ!

Yeni Adana Gazetesi 14 Haziran 1929 tarih ve 2223 sayılı nüshasından:

“SEYHAN NEHRİ KENARLARINDA

Adana’nın da Kendine Göre Plajları Olmayacak mı?”

Evet, gazetenin manşet ve alt manşeti bu… Esasında bu toplumsal bir isteğin gazete tarafından ifade edilmesidir. Adanalı Plaj istiyor!

Haydi haberi okuyalım.

“Bir çocuğun yüzme öğrenmek kastıyla ırmağa girerken boğulduğunu duyduğum vakit yüreğim sızladı. İşte dedim: ‘Adana, Seyhan’a kurbanlarını vermeye başladı. Bu sene de kim bilir ne kadar vatan evladı bu ırmağa kurban gidecek!’

Irmağın şimdiki hali henüz girilecek değildir, fakat birkaç gün sonra ırmak berraklaşacak ve Adana çocukları ne yapılsa yapılsın, ırmağa gireceklerdir.

Bir çok fukara sabunlarını alarak, ırmak kenarında yıkanacaktır. Seyhan Fukara Hamamıdır. Kenarında sabunlanan eksik olmaz. Bu sıcak memlekette halkın Seyhan’a girip yıkanması önlenemez. Bir takım terbiyesizler çıplak olarak girmektedir. Neyse ki belediye bunları yakalayıp, para cezası kesiyor. Bunlar da ceza yememek için gözden uzak tenha yerlere gidiyor ve boğulmalar da en fazla bunlar arasında oluyor…”

O zaman ne yapılmalı?

Gazete müthiş bir önerisini yapıyor:

“Gürül gürül akan Seyhan Sahili’nde yaşayan insanların yüzme bilmemesi esasen ayıptır. (İleride dünyaca ünlü Nesrin Olgun ile Erdal Acet’in denizi olmayan bu memleketten yetişeceğini gazete nereden bilecek?) O halde halka yüzecek ve yüzme öğreneceği çareler üretmek lazımdır. Seyhan’ın münasip bir yerinde ve halkın devam edebileceği bir mahalde “Adana Plajı” tesis olunamaz mı?”

Gazete plajın nerede olacağını bile söylüyor: “Mesela Kolordu civarında veya Belediye Bahçesi önünde kazalara mani olacak surette etrafı kazıklarla ve dikensiz tellerle sınırlanan bir bölge plaj yapılabilir.”

Peki, sabun ve yüzme malzemeleri ne olacak? Onunda çözümü var: “Hemen sahilde temiz bir baraka inşa olunarak, burada ufak bir ücret mukabilinde temiz banyo takımları bulundurulamaz mı?”

Böylelikle hem halk güvenle plaja girecek hem de bazı densizlerin donsuz olarak çıplak yüzüp halkı rahatsız etmeleri de önlenecek…

 

AYTAÇ DURAK’LA YÜZYILIN PROJESİ

Adanalı’nın, yaz mevsimi geldiğinde memleketini terk edip Mersin’e gitmelerini hiç hazmedemiyorum. Yıllar, yıllar sonra – ki ben benim gazetelerde yazılan bu projeden haberim yoktu – bir gün Hiçbir yerden gelmeyip, hiçbir yere gitmeyen metronun mucidi Aytaç Durak ile kendi makamında sohbet ediyoruz.

Seyhan kıyılarında neden plaj olmasın? Sorusunu attım ortaya. Çok hoşuna gitti. Hemen makamında bir duvar boyu asılı duran Baraj Gölü Haritası’nın başına geçti ve yer saptadı. Menekşe köyünün kıyılarında bulunan Tengerlek Tepe’nin altı bu işe uygundu:

“Sana burayı vereyim, yolu yaparım, plajı da sen yap” dedi. Şöyle gözlerine baktım. Ben fikrimi söylemiş olabilirim. Ama bu işi Adana’da yapabilecek son kişi benim. Kendi kendime güldüm ve konu orada kaldı. Birkaç kez ne oldu? diye sordu ama, “ben bu icraattan uzak, bu icraat benden uzak” sadece hatıra olduğu için paylaştım.

DÜZ YÜZEYDE ÇUKURLU YOLLAR

Peki şimdi Büyükşehir Belediyesi bunu yapabilir mi?

Yapamaz… Yapacak gücü varsa da inşallah yapmaz. Çünkü;

Çünkü yüzeyi bir tepsi gibi düz bir şehirde, yapılan kaldırımlarında bile insanlar cambaz gibi yürüyorsa veya yapılan caddeler, Efe Bölgesi gibi girintili çıkıntılıysa, bu belediyenin yaptığı projeden Allah bizi korusun!

Kilitli taş işlenmiş kaldırımlarda yürüyemiyorsunuz arkadaşlar. Düz bir yüzeyde bu inişi, çıkışı, çukuru, yükseltiyi nasıl başarıyorsunuz? Helal olsun!

Biz yine konumuza dönelim:

Gündüz plaja gidip serinleyen Adana halkı akşam nasıl serinleyecek? Onu da Türksözü Gazetesi’nden öğreniyoruz. Gazetenin 10 Ağustos 1930 tarih ve 1857 sayılı nüshasında “Adana’nın Cumaları Dolup Boşalan Köşeleri” başlıklı haberi şöyle:

“Günün derecesi yüksek sıcaklıklarına sam yeli de karışınca boğuk bir gün yaşayan Adana’nın en emin yeri hiç şüphesiz ki iki parktır.

Yapraklarının ucu sıcaktan bükülmüş büyük ağaçlar gene ne kadar olsa dalları arasından süzülen sam yelini az çok değiştiriyorlar.

Cuma günü akşamın sıcakları kıran serinliği çıkıncaya kadar herkes evinde kapanmayı tercih eder. Fakat saat beş- beş buçuktan sonra bütün halk Seyhan’ın kenarını, Fırkanın (CHP’nin) önündeki parkı ve bilhassa gittikçe kıymetini anlatan belediye bahçesini doldurmaya başlarlar…”

Haberin devamı var. Biz burada keselim.

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter

bedava bahis

mobil ödeme bahis

mobil ödeme bahis

canlı bahis

deneme bonusu

deneme bonusu

bahis siteleri

mobil ödeme bahis

casino siteleri

kaçak bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

kaçak iddaakaçak bahisgüvenilir bahis siteleriiddaa sitelerien iyi bahis siteleriillegal bahisen iyi canlı bahis sitelericasino sitelericanlı bahis siteleriensobet üyelikbonus veren siteler