Çukurova Press Twitter

Suriyeli çocuğu niçin dövdüler?

07 Nisan 2018 25 views 0

Geçen hafta Büyükşehir Belediye binasının önünden, Dörtyolağzı’na doğru yürürken acı bir çığlıkla irkildim ve çığlığın olduğu yere doğru yürüdüğümde, birkaç tane küçük mukavva kutunun yerde olduğunu ve 9-  10 yaşlarında üç Suriyeli çocuğun olduğunu, çocuklardan bir tanesinin ise yakındaki işyerinin önünde duran bir işçiye doğru ve öfkeyle anlamadığım bir şeyler söylediğini ve çevrede birikenlerden bazılarının öfkeyle “Yazık, günah v.b.” dediklerini duyunca sordum…

“Kağıt toplayan bu Suriyeli çocuklar, daha fazla toplamak için itişince, işçilerden biri, o bağıran çocuğu tokatladı. Çocuk, bağırırken yine tokatladı “derken, başka bir genç adam “Kendisinin çocuğunu böyle dövselerse ne yapardı?” diye bana sorunca, bir başka kişi, o işçiye bakarak “Garibanı, zavallıyı dövmek kolaydır” derken, işçi işyerine girerken, bir seyirci “Esad, Eset olmasaydı, bunlar olmazdı ve bu kadar da kan dökülmezdi” derken yoluma doğru yürüdüm…

Dörtyolağzı şimdi işsizliğin aynası oldu…

Dünyanın her yerinde Belediyeler, görev yaptıkları yerleri güzelleştirirler ya, az da olsa bazen çirkinleştiriyorlar. Bana şimdi soruyorlar “Dörtyol’un eski görüntüsü mü, şimdiki görüntüsü mü güzel. Bir şehir ancak bu kadar çirkinleştirilir mi?” diyorlar. Onlara,

“Türkiye’deki gençlerin yarısından çoğu işsiz. TÜİK’in falan istatistikleri, işsizliğin, gençlerde yüzde 20 rakamı yanlıştır.. İşsizlerin çoğu iş aramaktan bıkmışlardır, aramıyorlardır…”diyorum…

Dedemim, yani büyükbabamın veraset ilamında 127 torunu vardı. Bu torunlarında, çocukları ve torunları oldu ki, 800’den fazla oldular. İşsizliklerini gözümle görüyorum…Annemin babası ve amcası I. Dünya Savaşı sırasında Batı Cephesi’nde şehit oldukları için o kadar kalabalık değiller.

Eskiden Adana’ya sabah gelen, o gün iş bulurdu…

Çocukluğumda, yani ikinci Dünya Savaşı sırasında babam Adana Sümerbank Fabrikası’nda marangoz ustası olarak çalışırdı. O zaman beş kardeştik ve aldığı aylık ücret bize yeter ve artardı…

Savaş bizince amcamla ortak müteahhitlik yaptıklarında, Adana’ya bağlı 52 tane köyde okul ve lojman yapmışlardı. Evet. Savaştan yeni çıkan bir devletimiz vardı. Bazı gerzekler veya kurnazlar “Atatürk harf devrimiyle, milleti cahil bıraktı” derken, utanmıyorlar bile…Yemen’de savaşan büyükbabamı, okuma-yazma bildiği için komutanları, çavuş rütbesi vermişlerdi… 1950’li yıllarda ise, Adana’nın hiçbir ilçesinde orta lise v.b. yoktu, Adana’ya gelip, okurlardı…

Yalancılar hiç mi utanmıyorlar, bilemiyorum.

Lagos Balık
GALİP SALMAN
GALİP SALMANDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
besiktastayim.net/sislikent.comumraniyekombiservis.orgbeylikduzubizimkent.comatasehirmeb.com