Çukurova Press Twitter
Bu bölgedeki nakliyat konusunda uzmanlaşmış firmalara ulaşabilirsiniz.artvin evden eve nakliyatardahan evden eve nakliyataydın evden eve nakliyat

SUYA YAZDIKLARIM – 1

Lagos Balık
08 Kasım 2018 31 views 0

Günahlar var oldukça, bu günahlar için kurban edilecek kanlar daima olacaktır…

 Bugün yüreğimden akanları serbest bıraktım. Şu konular çıktı: Çocuk masumiyeti evrenden uludur; Gidişler, belki de muaazzam bir geliştir; Yeni Dünya Düzeni, Yeni zincirleriyle geldi; Horozların kümes savunması; Hayatın Anlamı: Bir dilim ekmek bir tas su ve devamı…  

1 – ÇOCUK MASUMİYETİ EVRENDEN ULUDUR

Adını bilmediğimiz bir çocuk;

Hiç bilmediğimiz bir coğrafyada

Hiç bilmediğimiz bir ülkenin hiç bilmediğimiz bir şehrin

Hiç bilmediğimiz bir köşesinde iki damla yaş döküyorsa,

Yaşayan milyarlarca insandan hiç biri masum değildir.

Bir çocuğun gözyaşı,

Evrenin bütün bahane ve gerekçelerinden üstündür.

Hiçbir bahane ve gerekçenin

Bir çocuğun yüreği kadar masumiyeti olamaz. (Fot.1)

 

2 – GİDİŞLER

 

Böyledir bazı gidişler

Bir ambulansın sireni gibi, hüzünlü ve acı

Bir ambulansın sireni gibi bütün geceyi yırtar geçer.

Bazı gidişler, bütün fırtınaları örten bir sessizlik içinde gerçekleşir.

Bir yıkımın ilk habercisi olur bazı gidişler.

Hayat, öylesine büyük bir oyuncu ki,

Belki de o gidişte bir istikbali gizler.

Belki siren sesi ile yol verdiğimiz bir ambulans, yeni başlayacak bir hayatın ilk çığlıklarıdır.

Kimbilir?

Zannettiğimiz gidiş

Gerçekte muazzam bir geliştir.

(*) Bu fotoğraf, özel halk otobüsünden çekilmiştir. (Fot 2 – Gidişler)

 

3 – BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR

Geçtiğimiz yıllarda bir Bal Tanıtım Derneği’nin düzenlemiş olduğu etkinlik renkli görüntülere sahne olmuştu.

Narenciye Balının ilk haşatının yapıldığı etkinliğe Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’de katıldı.

Balın ilk haşatının ikram edilmesi üzerine parmakları ile balı yiyen Başkan Sözlü, bal bulaşan parmaklarını yaladı ve: “Atalarımız ne kadar doğru söylemiş. Gerçekten bal tutan parmağını yalarmış…” demesi çevresinde bal gibi tatlı gülümsemelerein oluşmasına neden oldu.

 

4 – YENİ DÜNYA DÜZENİ YENİ ZİNCİRLERİYLE DOĞDU…

Yenidünya düzeni sizi duvarlarıyla karşılayacak…

Duvarların ve engellerin egemenliğidir yeni dünya düzeni…

Yalnızlaştırmanın adı, önce kendine yabancılaştırmanın uygulamasıdır.

Artık sadece gençler ve babalar değil,

Bebeler de bu duvarlardan payını alacaktır.

Bir sitenin çocuğu diğerine yabancı…

Komşu siteler birbirine uzak ve birbirinden habersiz.

Çocukların oyunu parçalandı…

Ve odalara hapsoldu hepsi…

Yeni dünya düzeni,

Çocukları da birbirinden ayırdı.

Ve duvarların egemenliği “kentsel dönüşüm” adıyla indi şehirlere… (Fot 5)

 

5 – ÜZME BABA ÇAY EVİ

Ne biriktirir bir insan yaşamı boyu: Kimi anı biriktirir, kimi tanıdık ölü…

Kimi geçmiş biriktirir, kimi gelecek…

Kimi, koca yaşamını bir “rica” üzerine kurar ve tek istek biriktirir:

Üzme Baba’yı üzmeyelim, sadece babayı değil,

“Sevelim yaratılanı yaratandan ötürü…”

Bu fotoğraf Hilton Oteli’nin karşısındaki Kozan Pazarı’nda çekildi.

İnsanlık adına istekte bulunan: Mehmet Ali Durmaz…

Sizden ne gelecek istiyor, ne paranızı ne de pulunuzu…

“Üzmeyin” diyor o kadar.

Gerçekte insanlığın ortak mesajını da veriyor.

 

6 – HAYATIN ANLAMI: BİR DİLİM EKMEK BİR TAS SU…

Sevilen ve kudsiyetine inanılan bir Hint filozofu ve Budist bir din adamıydı.

Nirvana’ya ulaşmak için hint inciri ağacının altında oruç tutmaya başladı.

Günler geçince açlığın etkileri iyice kendini belli eder; O esnada onun bu durumuna gören ama yeterince anlayamayan insanlar yaklaşıp sorarlar:

“Ey bilge hayatın anlamı nedir?”

“Bir dilim ekmek ve bir tas sudur” diye yanıtlamış.

*

Nazım Hikmet cezaevineyken yazdıkları edebiyatın baş tacı olmuştur. Cezaevinde kaldığı günlerde bir Pazar günü açık havaya çıkardıklarınsa yazdıkları zihnime kazınmıştır.

“bugün pazar. / bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar./ ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak / bu kadar mavi / bu kadar geniş olduğuna şaşarak / kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum, / dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara, / bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben…
Bahtiyarım…”

*

Şimdi, ne başkanlığınızın ne iktidarınızın değeri vardır bu insanın gözünde…

Ne hayalleriniz, ne yıkımlarınız…

Ne duble yollarınız, ne ucuza sattığınız uçak biletleri…

Hatta orucun ne önemi var; bulduğu zaman doyuyorsa…

Ve bizim… Evet bizim ne kıymetimiz var,,,

Bu insanların yaşadığı yerde gözlerimizi kapatarak yürüyorsak…

 

 

7 – KAFESTE TAVUKLAR / HOROZLAR

 

Bir tavuk / Horoz kafese çeşitli nedenlerle düşer? Ya çok besilidir, kurban edilmek için kafestedir; Ya çok verimsizdir; kurban edilmek için kafestedir.

Her hâlükârda kafeste bir horoz, günahkâr bir müşteriyi tatmin etmek için kafestedir.

Bazı oluşumlar “kanı” için vardır.

Günahlar var oldukça bu günahlar için dökülecek kanlar daima olacaktır.

Ama şu soru daima havada kalacaktır.

“İlahlar neden kana ihtiyaç hisseder?”

Veya hissederler mi?

Belki de bu insanlığın bir tasarımıdır…

Hangi ilah kanla beslenir?

Kafeste horozlar; başında adam…

Adamın ağzında sigara, kafasında kuşku…

Yüreği yaşama kırgınlıkla dolu…

Kafes kurbanlık horozlarla…

*

Bu durumun erken öten horozların kafese alınması ile bir ilgisi yok. (Fot 9)

 

 

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
ümraniye escort ümraniye escort göztepe escort kadıköy escort kadıköy escort ataşehir escort antalya escort

escort bodrumbodrum escort bayan

antalya escort istanbul escort ataköy escort istanbul escort beylikdüzü escort escort istanbul ataşehir escort şişli escort ataşehir escortkadıköy escortescort beylikdüzü escort kadıköy