Çukurova Press Twitter

TARİHİN İLK MUHALİF PARTİSİ ADANA’DAN

Tatlıcı Zeki
11 Haziran 2018 24 views 0

 

Bağımsız olmayan ülkenin ibadeti de bağımsız olamaz…

 

Evde yangın varken bir sanatçının görevi yangına kovayla su taşımaktır. Piyano çalmak değil. Yeniden kurulan bir ülkede, sadece din temeline dayanılarak bir millet oluşamaz. Din, tek başına bir devlet olmak için yeterli değildir. Eğer yeterli olsaydı, Ortadoğu Coğrafyası’nda 25’e yakın dini Müslüman olan devlet olmazdı.

 

TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI

Türk Cumhuriyeti Siyasi tarihi’nde, Cumhuriyet Halk Partisi’nden sonra kurulmuş ilk parti “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası”dır. Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet partisi sayılır.

Amasya Tamimi ile Kurtuluş Savaşı’na karar veren 7 kişiden beşi tarafından kurulmuştur. (Adnan Adıvar, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Rafet Bele)

İsmet İnönü, kurucular arasında yer almamıştır.

Bu partinin kuruluşunu ve kapanışını birkaç paragrafla anlatmam mümkün değildir. Fakat etkin kuruculardan biri olan Adnan Adıvar’ın geçmişte ABD Mandalığını şiddetle savunan bu konuda Eşi Halide Edip Adıvar ile birlikte “Vilson Prensipleri Cemiyeti”ni kurduğunu anımsatmak isterim. Zaten daha sonra İngiltere’ye yerleşmişlerdir.

 

SADECE DİN YETMEZ

 

Bu partinin yasaklanmasını, Mustafa Kemal’in yasakçı anlayışına örnek gösterenlere sesleniyorum.

Ülkede okuma yazma oranı %5’in altında. Her tarafta savaşın dumanları var. Henüz bu topraklar için toprağa düşmüş insanların anısı taze… Şehitlerin yüzleri, gökyüzünden silinmemiş… Cehalet içerisine bırakılmış halk, din tüccarları tarafından alabildiğine soyulmakta… Halkın aydınlanması, ülkenin gelişmesinden zarar görecek olanlar, çene ve nifak üretme makinelerini çalıştırmaya başladılar.

Onlar henüz bağımsız olmayan topraklarda, ibadetin bile bağımsız olamayacağını bilmiyorlardı. Halkın yararına devletçi bir politika izlenmekteydi. Çünkü Mustafa Kemal, Osmanlı’dan sadece cehalet değil ayrıca dış borcu da miras olarak almıştı.

İşte bütün bu ortamda halkını ve ülkesini koruyan gerçek “yerli ve milli” politikalara ihtiyaç vardı.

Halkın demokrasi bilincinin yerinde olduğunu iddia edenler, Liberal ekonomi ile dinsel başıboşluğun yeniden gelmesini arzu ettiler. (Dinsel özgürlük demiyorum, başıboşluk diyorum.)

Parti, 17 Kasım 1924’te kuruldu, dinsel başıboşluk için geçit bulan karanlıkçılar Şubat /1925’te tarihe Şeyh Sait İsyanı olarak geçecek olaylar patlak verdi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, “Parti dini düşüncelere saygılıdır” görüşünü ön plana çıkararak propagandasını yaygınlaştırmıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemal:

“…’Parti, dinî düşünce ve inançlara saygılıdır’ ilkesini bayrak olarak eline alan kimselerden iyi niyet beklenebilir miydi? Bu bayrak, yüzyıllardan beri cahilleri, bağnazları ve hurafelere inananları kandırarak özel çıkarlar sağlamaya kalkmış olanların taşıdıkları bayrak değil miydi? Türk milleti, yüzyıllardan beri, sonu gelmeyen felâketlere, içinden çıkabilmek için büyük fedakârlıkların gerekli olduğu pis bataklıklara, hep bu bayrak gösterilerek sürüklenmemiş miydi: Cumhuriyetçi ve yenilikçi olduklarını zannettirmek isteyenlerin, yine bu bayrakla ortaya atılmaları, dinî bağnazlığı coşturarak, milleti, Cumhuriyet’e, ilerlemeye ve yenileşmeye karşı kışkırtmak değil miydi?”(*)

Diyerek partinin gittiği yolu eleştirmiştir.

Nihayetinde Terekkiperver Cumhuriyet Fırkası 3. Haziran 1924 tarihinde Vekiller Heyeti Kararı ile kapatılmıştır.

 

SERBEST CUMHURİYET FIRKASI

 

Çok partili saiyasal yaşama geçiş denemeleri üzerine kurulmuş ikinci partiydi. O zamanlar Paris Büyükelçisi olan Ali Fethi Okyar tarafından Mustafa Kemal’in onayı alınarak kurulmuştur. CHP’sinin, henüz yasalaşmamış altı ilkesinden üçünü ( Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Laiklik) benimseyerek yola çıkılmıştır.

ADNAN MENDERES CHP AYDIN İL BAŞKANI

Parti beklenenden daha hızlı büyümüş ve başarılı olmuştur. Esasında bu partiye girecek olan milletvekillerini dahi Mustafa Kemal tespit etmiştir. Bünyesinde Reşit Galip ve Nuri Conker gibi kişilerin bulunduğu parti, tahmin edildiğinden daha fazla destek bulmuştur.

Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın Aydın İl Başkanlığı görevini Adnan Menderes üstlenmişti.

Yakında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Mustafa Kemal ile karşı karşıya gelme ihtimalini hesaplayan Ali Fethi Okyar, merkez heyeti kararı ile 12 Ağustos 1930 yılında kurulmuş olan partiyi üç ay sonra 17 Kasım 1930’da feshetmiştir.

Kurulan partilerin başarılı olması, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için siyasi bir sorun olarak algılandı ve 1945 yılına kadar siyasi parti kurulma izni verilmedi.

 

ADANA MERKEZLİ İLK PARTİ

 

Orhan kemal’in Babası olan Abdülkadir Kemali Öğütçü’nün ilk parti denemesi 1924 yılında olmuştur. O zamanlar “Müdafaa-i Umumuye” olarak düşündüğü partinin adını “Ahali Cumhuriyet Fırkası” olarak 29 Eylül 1930 tarihinde kurmuştur. Tam anlamıyla örgütlenememiş ve kendine ait bir yayın organı çıkaramamıştır. Başlı başına bir çalışma konusu olan Ahali Cumhuriyet Fırkası, 21 Aralık 1930 tarihinde Vekiller Heyetince “Yönetim Kurulu Gösteremediği” gerekçesiyle kapatılmıştır.

 

CHP’sinden sonra kurulan ilk iki parti, merkezi yönetimin talepleri ve yönlendirmesi sonucu kurulmuştu. Ancak Ahali Cumhuriyet Fırkası ilk kez merkezi yönetinin iradesi dışında muhalefet yapmak için kurulmuş bir parti idi.

Bu anlamda Cumhuriyet Tarihi’nin ilk muhalif Fırkası Adana’da kurulmuştur.

 

Zaman zaman, Çukurova insanının doğasında merkezi yönetime karşı bir muhalefet olduğunu düşünüyorum. İlkçağdan itibaren Torosların geçit vermeyişinin bu yapıda bir etkisi olduğunu tahmin ediyorum. Çukurova’ya inmek için ya Mut üzerinden veya zamanında yüklü bir devenin dahi geçemediği Gülek Boğazından geçmek gerekir.

Anadolu’nun çok değerli ve verimli bir parçası olmasına karşın, ulaşılması zor bir coğrafyada yer alan Çukurova bu jeopolitik konu ile daima merkezi yönetimlere karşı olmuştur.

 

T.C AMELE VE ÇİFTÇİ FIRKASI

 

Güzel ülkemin en büyük dertlerinden biri, alt yapı oluşmadan üst yapının yönetim tarafından sağlanmasıdır. Bizde burjuva sınıfı oluşmadığı için işçi sınıfı oluşmamıştır. İşçi sınıfı oluşmadığı için adında “Amale”, “sosyalist”, “komünist” , “işçi” olan partiler bir türlü hayat bulamamıştır. Çünkü bu partiler, taban bilincinin örgütlenmesinden çok, tavan bilincinin dayatması şeklinde olmuştur.

Mesela kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi tavanın armağanı biçiminde gerçekleşmiştir. Kadın bu hakka bir bedel ödemeden yani bilinci gelişmeden kavuşmuştur. Öyle olunca da “kötü niyetli”, “şeytan fikirli”, “örümcek kafalı” adamların ağına düşüp tekrar çarşafa bürünmüştür.

Bir kadın sokaklara düşüp, “ben ikinci sınıf vatandaşım… Ben ekeklerle eşit olabilir miyim?” diye miting gösteri yapar mı? Mitinf yapma demokratik haktır, kndini değersizleştirmeyi de öyle bir hak zannediyor.

 

Sol ve sosyalist hareketlerde başlangıçta böyle olmuştur.

Osmanlı Devleti’nde kurulmuş olan “Sosyalist” kökenli partilerden sonra Cumhuriyet Dönemi’nin ilk sınıf partisi “Edirne” merkezli olarak kurulmuştur / kurulamamıştır.

Mimar Kazım Bey, 29 Ağustos 1930 tarihinde “Amele” ve “Çiftçi” örgütlenmesini temel alan “Türkiye Cumhuriyeti Amele ve Çiftçi Partisi”ni kurdu. Merkezi Edirne olan bu partinin tüzüğünde, Komünizm ve Bolşevizme karşı olduğu açık açık yazıldığı halde “Komünist eğilimli” olduğu gerekçesi ile partinin kurulmasına hükümetçe izin verilmedi.

Böylelikle bırakın komünizmi, komünizme eğilimli olmanın dahi hoş görülemeyeceği mesajı verilmiş oluyordu.

Bu parti Cumhuriyet tarihinin kuruluşuna izin verilmeyen ilk partisi oldu. (DEVAM EDECEK)

 

 

 

 

Lagos Balık
SEDAT MEMİLİ
SEDAT MEMİLİDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Çukurova Press Ender FM
MAGAZİN
Çukurova Press E-abonelik
besiktastayim.net/sislikent.comumraniyekombiservis.orgbeylikduzubizimkent.comatasehirmeb.com