SİYASET      EKONOMİ      KULİS      DÜNYA      SPOR      YAŞAM      GÜNCEL      YEREL      MAGAZİN      TEKNOLOJİ      BİLİM      KÜLTÜR SANAT   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

MUSTAFA CİNER - mustafacinerim@yahoo.com.tr
BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI...
12 Ağustos 2017 - 290 okunma

-BENDE KALMASIN-
Mustafa Ciner
e-mail:mustafacinerim@yahoo.com.tr
 

Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün, hiç birşey satamamıştı, karnı da çok açtı. Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi.
Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı. Yiyecek bir şeyler yerine ‘Afedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?’ diyebildi yalnızca.
Genç bayan çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk, sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra, ‘ Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?’ diye sordu genç bayana. Genç bayan, ‘ Borcunuz yok’ diyerek yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti, ‘ Annem, gösterdiğimiz şevkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemememizi öğretti bize’ dedi. Çocuk ‘O halde çok teşekkürler, yürekten teşekkür ederim size’ dedi. HowardKelly, evin önünden ayrıldığı zaman kendisini yalnızca bedensel olarak değil, ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.
Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar çaresiz kalınca hastalığı ile ilgili araştırmalar yapılması için onu büyük kente gönderdiler. Dr. HowardKelly konsültasyon yapması için çağrıldığı hastanın hangi kasabadan geldiğini duyunca heyecanlandı. Artık genç olmasa da yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı ilk gördüğü anda tanımıştı ve onun yaşamını kurtarmak için elinden geleni yaptı. Uzun süren tedaviden sonra bayan sağlığına kavuştu.
Dr. Kelly, denetlemesi için önüne getirilen faturaya şöyle bir baktı ve üstüne birşeyler yazarak zarfın içine koyup hasta bayanın odasına gönderdi. Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline. Açmaya korkuyordu. Hastane faturasını asla ödeyemeyeceğini ve geri kalan yaşamı boyunca bu faturayı ödemek için çalışacağını biliyordu. Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş bir not dikkatini çekti. Kağıtta şunlar yazılıydı: ‘Hastane giderlerinin tamamı bir bardak süt karşılığı ödenmiştir.’ (Steve Goodier) -‘Yalnız iyilik yapmak yetmez. İyiliği zerafetle de yapmak gerekir’ (Diderot)
***
Anton ÇEHOV 'dan
İnsana kelebek hayatta bir defa konar. Kaçırırsan başka şansın yoktur çünkü o kelebek ertesi gün ölmüş olur.
En tehlikeli insan tipi ; az anlayan, çok inanandır.
Birileri arkandan konuşuyorsa onlardan öndesin demektir.
 
KUŞU GÖREN VAR MI?
Günün birinde, rahibin , kilise bahçesindeki kafesinden bir kuş kaybolur. 
Kuşu bulması, ya da yenisini alması gerektiği için, konuyu ayinden sonra cemaatine sorar.
- Kimin kuşu var ?
Bütün erkekler ayağa kalkar...
- Hayır onu demedim, kuşu gören var mı?...
Bütün kadınlar ayağa kalkar...
-Hayır efendim, yani ben başkalarının kuşunu kim gördü demek istiyorum...
Kadınların yarısı ayağa kalkar...
Rahip iyice kızar...
- Allah, Allah!...
Ne laf anlamaz insanlarsınız; benim kuşumu gören var mı?
Bütün rahibeler ayağa kalkar...
***
Ulu Tanrım, ne büyüktür eserin senin. Biz onu kusurlu buluruz, çünkü akılsızız. Ama sen bağışla bizi, bakma bizim budalaca hükümlerimize; Yalnız üzülmeye değer birşey var: Başımıza bela olan şu beyin yerine ne diye bize BİR KALP daha koymayı akıl etmedin.( PanaitIstrati-Sokak Kızı'dan)
***
DON MESELESİ
Sultan en güvendigi adamını Arabistan'a Hünkar göndermis.
Hünkar, Arabistan'da gezerken bakmıs, Araplar entari giyiyorlar ama altlarında donları yok.
Bir rüzgar estimi, manzara felaket!
Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek.
Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgarda olay farkedilmiş.
Kadı huzuruna çıkartmışlar.
Kadı sormuş;
-"Adın?"
-"Abdülmecit"
-"Baba adın?"
-"Aptülleziz"
-"Evli misin?
-"5 tane karım var!"
-"Kaç çocuğun var?
-"İlkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşncisinden 18 tane."
Kadı kararını açıklamış
-"Aptullezizoglu Abdülmecit'in, don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmistir!" .
***
Herkes biliyor, zarlar hileli. 
Herkes biliyor, yeminler bozuk. 
Herkes biliyor, iyiler kaybetti. 
Herkes biliyor, bu dövüş şikeli. 
Fakirler hâlâ fakir, zenginler daha zengin. 
Herkes biliyor geminin su aldığını 
Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini.
Leonard COHEN
***
(Erkekler hislerini  açıklamakta neden zorluk çekiyorlermış..Meğerse bu konuda biz erkeklerin ufak bir en ufak bir kusurumuz yokmuş. Bunu ben söylemiyorum. Bilim insanları söylüyor. Ve iki kadın yazarın birlikte yazmış oldukları “Cam Tavan Üstünde Dans”adlı kitaptan alıntıdır.)

“İNGİLİZ GENETİK BİLİMCİSİ ANNE MOİR… ERKEKLERİN BEYİNLERİNDE SÖZEL VE DUYGUSAL BÖLÜMLERİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN DAHA AZ SAYIDA SİNİR BULUNDUĞUNU VE BU YÜZDEN HİSLERİNİ AÇIKLAMAKTA ZORLUK ÇEKTİKLERİNİ GÖSTEREN ÖRNEKLERDEN SÖZ EDİYOR….PSİKOLOJİK ARAŞTIRMALAR, KADINLARIN BAŞKALARIYLA DAHA İÇTEN BAĞLAR OLUŞTURMAYA ODAKLANDIĞINI, OYSA ERKEKLERİN ÖZERKLİĞE, GÜCE VE BAĞIMSIZLIĞA DAHA FAZLA ÖNEM VERDİKLERİNİ ORTAYA KOYUYOR.” EVET MESELE BUNDAN İBARET. HANIMLAR KUSURA BAKMASINLAR
***
COJANO YEMEK
İspanya’da tatilini geçiren turist, restoranda tipik bir İspanyol yemeği yemek istemiş. Listeyi uzun uzun incelemiş. Cojano adı dikkatini çekmiş. Ne olduğu hakkında hiçbir fikri yokmuş.Parmağını basıp, garsona işaret etti.Garson bir tabak içerisinde yemeğini getirmiş. Nefis bir şeydi ama içindekinin ne olduğunu çıkaramadım. Bir çeşit etti ama ne?… Garsonu çağırmış ve sormuş…Garson anlatmış :
-Bugün boğa güreşlerine gittiniz mi bayım?
-Evet…
-İşte bu yediğiniz yemek bugün arenada öldürülen boğanın yumurtalıklarından yapıldı.
Adam ertesi gün gene aynı restorana gitmiş.Tadı damağında kalan yemeği Cojano’yu bir kez daha istemiş. Cojano’yu Lezzetle yemiş. Artık ahbap olduğu garson hatır sormaya gelmiş:
-Nasıl memnun kaldınız mı bayım?
-Kaldım kalmasına ama bir şey dikkatimi çekti. Dün yediğim Cojano biraz daha büyüktü gibi geldi bana.
Garson başını iki yana sallamış,
-Her zaman boğa kaybetmez bayım…
***
KADINLAR GİDERSE

Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar. 
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler,
Özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. 
Bir kadın gittiğinde suyu unutulur saksıların. 
Sık sık boynunu büker Sarıkız.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz. 
Hep böyle olur; 
Bir kadın gittiğinde ; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki “Dikkat et” duyulmaz, annesi gitmiştir geç kalmanın.
Kaadınlar, arkalarında büyük boşluklar bıne çok rakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.
Ve bir kadın gittiğinde pek çok yetim bırakmıştır arkasında.
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci…
Bir anne gider… 
Bir arkadaş…
Bir sevgili…
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.
Türkay ÇELİK
 

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


MUSTAFA CİNER Diğer Yazıları

29 Eylül 2017 - GÜLMEK
16 Eylül 2017 - LİSE MÜDÜRÜ
06 Eylül 2017 - KURŞUN KALEM
25 Ağustos 2017 - Abraham Lincoln’den Oğlunun Öğretmenine Mektup
18 Ağustos 2017 - SOKRATES VE ÜÇ FİLTRE
12 Mart 2017 - ADANASPOR’A SİTEM
27 Şubat 2017 - ATAMAYANA ATALAR
29 Ocak 2017 - BİR TAKIM, TAKIM GİBİ OYNARSA…
24 Ocak 2017 - MESAJ SAHTE, EYLEM DOĞRU OLUNCA
17 Ocak 2017 - SEN : OĞUZHAN BERBER
11 Ocak 2017 - İKİNCİ YARI BAŞLARKEN ADANASPOR
11 Aralık 2016 - KANTARIN TOPUZU KAÇINCA
05 Aralık 2016 - ADANASPOR’UN ZAAFI RAKİBİN AVANTAJI
04 Aralık 2016 - CEFASI ÇOK SEFASI AZ BİR MAÇ
14 Kasım 2016 - ADANA DEMİRSPOR TARİHİ İLE BULUŞUNCA
13 Ekim 2016 - ARADAKİ FARK…
04 Ekim 2016 - TAKIMA YENİ BİR ANTRENÖR ALIRKEN…
20 Eylül 2016 - İKİ KAPRİS BİR OLURSA…
19 Eylül 2016 - TEK SORUN ZAMAN MI?
31 Ağustos 2016 - FUTBOLU SOLAKLAR OYNASIN
15 Ağustos 2016 - “GÜNAH KEÇİLERİ” NE SAYGI LÜTFEN…
29 Temmuz 2016 - YENİ FUTBOL SEZONUNA GİRERKEN
02 Temmuz 2016 - FUTBOLDA KUŞAKLAR VE İLETİŞİM
21 Haziran 2016 - FUTBOLUN SABIR TAŞLARI : YEDEK OYUNCULAR
18 Haziran 2016 - BAŞARIDA TESADÜFE YER YOKTUR
10 Haziran 2016 - ÖNÜMÜZ TRANSFER
28 Mayıs 2016 - FIRSAT RÜZGÂRA BENZER…
24 Mayıs 2016 - GÜLMEK Mİ, AĞLAMAK MI?
20 Mayıs 2016 - KAZANMAK İÇİN TAVIR NASIL OLMALI ?
16 Mayıs 2016 - KAFAMDAKİ DÜŞÜNCE
07 Mayıs 2016 - VİZYON TAKIMI İLE MİSYON TAKIMI
02 Mayıs 2016 - Şampiyonluk kutlamasının gölgesinde öylesine bir maç
MAÇ SKORLARI
PİYASALAR
Altın Fiyatları Döviz
..
MUSTAFA CİNER
GÜLMEK
29 Eylül 2017
ROJDİ HAN
RASS GELE!!!
15 Haziran 2017
En Çok Okunan
Basın İlan Kurumu
Gazeteler
ÇUKUROVA PRESS Facebook'da
Takvim
BASIN ILAN
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Yeni Üye | Hakkımızda | Sohbet Odası | İletişim | Künye
CH