Çukurova Press Twitter

YÖK’ten HAKLI TEPKİ

Tatlıcı Zeki
14 Mayıs 2018 4 views 0

Fransa başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkelerinde son günlerde Müslümanlar ve de Türkiye aleyhtarlığı iyice artmış görülüyor. Gerek Müslümanların gerekse Türk’lerin kırmızı çizgileri, kutsal değerleri sürekli suiistimal ediliyor. Adeta saygı erozyonu yaşıyoruz. Malum o bildik AB ülkeleri yine tüm Müslümanların kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim’e dil uzatmışlar ve geçtiğimiz günlerde Fransa‘da aralarında eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin de olduğu 300 sözde aydının(!) skandal Kur’an bildirisi yayımlandı. Bildiride Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetlerin Yahudilere karşı antisemitizm içerdiğini ve bu sebeple çıkartılmasını’ istemesiyle gündeme gelmişti. Bu zırva talepte bulunan meczuplara karşı İslam aleminden ve Türkiye’den öyle sert tepkiler gösterilmeli ki bir daha buna benzer alçaklıklara teşebbüs etmemeli.

YÖK’ten gelen haklı tepki;

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) 10 Mayıs 2018 tarihinde Fransız Dili ve Edebiyatı ile Fransızca öğretmenliği bölümlerine kısıtlama kararı aldı. Kararın mutekabiliyet esasıyla alındığı belirtildi. Bir akademisyen olarak YÖK’ün Fransa’ya karşı bu tepkisinden gurur duydum…

YÖK’ten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bilindiği üzere Fransa’da hiçbir üniversitede lisans düzeyinde eğitim veren Türk Dili ve Edebiyatı/Türkoloji bölümleri bulunmamaktadır.” Evet Fransızlar güzel Türkçe’mize ne kadar değer veriyorsa bizimde Fransızca’ya o kadar değer vermemiz gayet mantıklıdır. Evet mütekabiliyet kelimesi ile eş anlamlı çok güzel vecize sözlerimiz var, mesela “ne ekersen onu biçersin” veya “ne kadar köfte o kadar ekmek” gibi bunu Fransızlar bir gün öğrenecek!

YÖK yetkilileri, henüz öğrencisi olmayan Fransız Dili ve Edebiyatı ile Fransızca öğretmenliği bölümlerine yönelik “kısıtlama kararının” alınmasında özellikle “mezun-istihdam ilişkisi” ve Fransa ile “mütekabiliyet” konusu etkili olduğu belirtildi. Fransa’da hiçbir üniversitede lisans düzeyinde eğitim veren Türk Dili ve Edebiyatı veya Türkoloji bölümü bulunmuyor. Türkiye’de henüz öğrenci almaya başlamamış olan Fransız Dili ve Edebiyatı ve Fransızca öğretmenliği bölümü/programı sayısının 16 olduğu ve öğrenci alınmayacağı bildirildi.

Franszılara biz Müslüman Türklerin kırmızı çizgilerine saygılı olmayı öğretmek her kuruma ve her vatandaşa asli görev telakki edilmelidir. Evet YÖK gibi haklı ve yerinde bir reaksiyon bu hadsizlere hadlerini bildirecektir. Yoksa bu soytarılar kendilerini bir halt sanıp her şeyimize karışmaya kalkışacaklardır. YÖK’ün bu haklı reaksiyonuna benzer reaksiyonları devletimizin en yüce kurumlarından da bekliyoruz. Aslında STK’lardan ve diğer kurumlardan da topyekün etkili bir reaksiyon göstermeliyiz…Öyle bir bilinçle top yekün göstereceğimiz sert tepki en azından Türk’lerin diğer Müslüman ülkeler gibi kutsallarıyla oynanamayacağını anlamalarını sağlamalıyız. Bu Fransızların yaptığı islam düşmanlığı ilk değil! Bakın emperyalist Fransa’nın kanlı tarihine;

İnsan hak ve özgürlüklerinden dem vuran Fransa, bugün birçoğu açlıkla mücadele eden Afrika ülkelerinden Fildişi Sahili, Senegal ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nin de aralarında bulunduğu 14 Afrika ülkesini hâlâ sömürmeye devam ediyor. Fransa’nın sömürdüğü Afrika ülkelerinden yıllık 500 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği ifade ediliyor.

Yerini haritada bulamadığımız birçok ülkede kanlı izler bırakan Fransa tarihinin, önemli bir kısmı soykırım, sömürü ve katliamlardan oluşuyor. Geçmişte Fransa’nın, Orta Afrika, Cezayir, Fas, Tunus, Yeni Kaledonya, Madagaskar, Haiti, Komor, Senegal, Mali, Fil Dişi Sahili, Gabon, Kamerun, Gana, Gine, Benin, Ruanda, Laos gibi ülkelerde halka, Fransa’nın bugün yaşadığı olayların kat kat fazlasını yaşattığı tarihte acı bir şekilde kayıtlı. Yakın tarihte Mali’de sivillerin üzerine bombalar yağdırdı, sadece Cezayir’de 1,5 milyon insanı öldürdü ve askerler binlerce Cezayirli kadına tecavüz etti…

Fransa’nın Afrika’da gerçekleştirdiği tek katliam Cezayir katliamı değildir. Fransa hemen hemen girdiği tüm Afrika ülkelerinde benzer katliamlar gerçekleştirmiştir. Üstelik bu katliamlar Ortaçağ’ın karanlık zihniyetiyle değil 20. yüzyılın yani modern çağın modernist felsefesiyle, insan hakları, uluslararası hukuk gibi kavramların bütün dünya kamuoyunun literatürüne girdiği bir dönemde gerçekleştirilmiştir. Ne yaman çelişki değil mi?

Fransa gözetiminde Müslümanlar yakıldı!

1900’lerin başından beri Fransa, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin kaynaklarını sömürdü, bu sömürüyü sürdürmek için binlerce insanın bedenlerinin diri diri yakılmasını, palalarla parçalanmasını ve pazarda satılmasını bile göze alıyor. Ve bunun adı asla terör olmuyor. Fransa, ustalıkla işin içinden sıyrılabiliyor…

Niçin Batı ile ‘terör’ kelimesi yan yana gelmiyor! Veya getirilemiyor!

*Myanmar’da, Arakan’da yine Batılı ülkelerin istihbarat örgütlerinin domine ettiği bazı fanatik gayri Müslim unsurlar, binlerce Müslüman’ı diri diri yaktı, vahşi biçimde katletti. ‘Terör’ kelimesi kullanılmadı. Halen Orta Afrika’da Müslüman zulmünü ve katliamını sürdüren Fransa’ya neden ‘terörist’ denilemiyor. Ben, Fransa’ya terörist demiyorum sesimin çıktığınca haykırıyorum terörist ve islam düşmanı Fransa!

Aslında Uzağa gitmeye gerek yok bu emperyalist Fransızlar Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Mersin gibi illerimize kadar gelmediler mi?

“Yavuz it suçunu bastırır” tam da Fransızlara uyan bir ata sözümüz!

Lagos Balık
YRD. DOC. DR. TAMER ÜSTÜNER
YRD. DOC. DR. TAMER ÜSTÜNERDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

Çukurova Press Ender FM
MAGAZİN
Çukurova Press E-abonelik
atasehirmeb.comsislikent.comakkartal.orgpendikilan.com