AŞIK VEYSEL KİMDİR, NERELİDİR, ŞİİR YAZIP TÜRKÜ SÖYLEMEYE NASIL BAŞLAMIŞTIR? - Çukurova Press Gazetesi
Çukurova Press Twitter

AŞIK VEYSEL KİMDİR, NERELİDİR, ŞİİR YAZIP TÜRKÜ SÖYLEMEYE NASIL BAŞLAMIŞTIR?

Lagos Balık
20 Nisan 2019 47 views 0

 

Aşık Veysel olarak bilinen asıl adı “Veysel Şatıroğlu” olan usta ozan, 25 Ekim 1894 yılında Sivas’ta dünyaya geldi. Annesi Gülizar Hanım babası Ahmet beydir. O yılların vebası olan çiçek hastalığı yüzünden iki kız kardeşini kaybeden sanatçı, 7 yasında aynı hastalıktan tek gözünü kaybetmiştir. Ve vahim bir kaza sonrasında diğer gözünü de kaybederek, tamamen görmemeye başlamıştır. Babasının yakın bir arkadaşı olan Aşık Ala tarafından eğitilen Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Dertli gibi büyük halk ozanlarının eserlerini burada öğrendi. Babasının yakın bir arkadaşı olan Aşık Ala tarafından eğitilen Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Dertli gibi büyük halk ozanlarının eserlerini burada öğrendi.

BAĞLAMAYLA İLK TANIŞMASI

Babasının, Âşık Veysel’e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ili dolaşmaya başladı. Aşık Veysel’in vatan, tabiat, birlik, çalışma, yardımlaşma konularını işlediği şiirlerinde, vatana bağlılık ve idealistlik dikkati çeken en önemli nokta oldu. Aşık Veysel’in hayatında ikinci önemli değişiklik seferberlikte başladı. Kardeşi Ali ve arkadaşları harp için cephelere gidince, arkadaşsızlık ve kardeş acısı, sefalet, onu umutsuzluğa sürükledi ve yalnızlığı daha derinden hissetmeye başladı.

ACILARLA YOĞRULMUŞ BİR HAYAT HİKAYESİ

Veysel’in annesi ve babası seferberlik sonlarına doğru “belki biz ölürüz ve kardeşi Veysel’e bakamaz” düşüncesiyle Veysel’i akrabalarından Esma adında bir kızla evlendirdiler ve Esma’dan bir kız, bir oğlu oldu Veysel’in. Oğlan çocuğunun daha on günlükken ölümüyle hayata küsen Veysel, bundan sonra 24 Şubat 1921’de annesi, ondan 18 ay sonra da babasının ölümüyle iyice yıkıldı. Karısı bir başına bırakıp gittiğinde Veysel’in kucağında henüz altı aylık kızı vardı. İki yıl yaşadıktan sonra o da hayata gözlerini yumdu.

Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı.1973 yılında akciğer kanseri sonucunda vefat etti. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı. 1965 yılında anadilimize ve ulusal birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü TBMM tarafından devletin resmi şairi ilan edilir ve maaş bağlanır.

AKCİĞER KANSERİNE YAKALANIŞI VE VEFATI

1960’lardan 1970’lere kadar bir sürü plağı çıkar ve Deyişler ve Sazımdan Sesler adında iki kitabı yayınlanır Aşık Veysel 1970’lerin başında akciğer kanserine yakalanır.

Selam saygı hepinize / Gelmez yola gidiyorum / Ne karaya ne denize / Gelmez yola gidiyorum / Ne şehire ne bir köye / Ne yıldıza ne de aya / Uçsuz bucaksız bir deryaya / Gelmez yola gidiyorum / Gemi bekler limanda / Tayfaları hazır onda / Gözüm kalmadı cihanda / Gelmez yola gidiyorum / Eşim dostum yavrularım / İşte benim sonbaharım / Veysel karanlık yollarım / Gelme yola gidiyorum…

Bu dizeleri yazdıktan üç gün sonra 21 Mart 1973’te sabaha karşı 3.30’da ölür.

ESERLERİ:

Deyişler (1944)

Sazımdan Sesler (1950)

Dostlar Beni Hatırlasın (1970)

Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984)

Tüm şarkılar için : https://mp3kulisi.com/sarkici/Asik-Veysel

Lagos Balık
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter
escort konyaescort mersin escort mersin  izmir escort