Çukurova Press Twitter

izmir escortantalya escortbodrum escorteskisehir escortizmit escortsakarya escort

izmit escort

ÇALIŞMA HAYATINDAKİ ZORLUKLARI İYİLEŞTİRMEK

Lagos Balık
21 Mayıs 2020 637 views 0

Uzm. Psk. Damla Pia Tonya

İletişim : tonyadamla@gmail.com

 

Mesleğimiz, işimiz ve kariyerimiz bizi ruhsal yönden tatmin eden önemli bir etkendir. Aynı zamanda insanlar işleri ve iş yerleriyle kendi karakterlerini de geliştirirler. Özverili, işini severek, planlı, saygıyla çalışmak önemlidir. Peki, bunu nasıl sağlayabiliriz? Bu konunun yalnızca çalışanları ilgilendirdiğini düşünmüyorum. İşverenlere ve yöneticileri de sorumluluklar düşmektedir.

Maalesef iş bulmak, mesleki  veya uzmanlık alanımıza uygun doğru iş tanımında çalışmak, işin kalıcı olmasını sağlayabilmek gibi bir çok kaygıyla yaşıyoruz. Çalışanlar iş yerlerinde memnun olmasalar bile, belirtilen kaygılar nedeniyle olumsuz koşulları da kabullenmek durumunda kalıyorlar.

Çalışanlar arasında ve iş ortamında dinamiği oluşturma ve korumak gerekmektedir. Bazı çalışanların çalışma ortamlarında izlediği yanlış politikalar ,iş ortamında yaratmaya çalıştığı benmerkezci davranış ve tutumlar, diğer partnerlere yönelik psikolojik şiddet , çalışma ahlakından uzak ve etik olmayan davranışlar sergilemeleri – dedikodu, aşağılayıcı tavır, dışlayıcı davranışlar, gruplaşmaların olması – iş dinamiklerine ve çalışma ortamlarına zarar vermektedir. Bu noktada çalışanların, iş verenlerin ve idari yöneticilerin sorunlar karşılarına çıkmaktadır.

Peki, ne yapmak gerekmektedir?

Elbette iş yerlerinin, çalışanların ve görev tanımlarının dinamikleri değişkenlik göstermektedir. Çalışma ortamını doğru tanımak ve gerçekçi olmak, çalışanı ve çalışma ortamını korumak, çalışma dinamiklerini oluşturmak, görev dağılımını doğru yapmak, çalışanın sınırlarını korumak; iş verimini arttırmak, yüksek motivasyon ve paydaşların aidiyetini, sadakati ve bağlılığını sağlamak için gereklidir.

Etkili çözüm yöntemi nasıl sağlanabilir?

Hayatın her alanında sınırlar olmalıdır. Sınırların olmayışı her anlamda bir takım sorunlara yol açar. Arkadaş, aile, çocuk, partner ilişkileri gibi bir çok farklı alanda sınırlara ihtiyacımız vardır. İş ortamları da sınır gerektiren bir alandır. Bir iş ortamındaki tüm çalışma partnerlerinin sınırları olmasına ihtiyacı vardır. Örneğin; bir şirketin yöneticisinin de ve temizlik görevlisinin de sınırlara ihtiyacı vardır. Sınırlarımız, kim olduğumuzu ve kim olmadığımızı belirler. Neye sahip olduğumuzu ve nelerden sorumlu olduğumuzu bilmek refah ve özgürlük sağlar. Eğer bu sınırları net belirlemezsek, her şeyin ne kadar karmaşık olduğunu tahmin edebilirsiniz.

ÇALIŞMA ORTAMLARI VE İŞ YERLERİNDEKİ SORUNLARA KARŞI SINIRLAR NELERDİR?

  1. Başkasının sorumluluğunu yüklenmek :

Çalıştığımız kişilere sorumlu davranmamız gerekmektedir. İş arkadaşınız sorumluluğunuz olmayan bir şeyi yapmanızı istediğinde, buna “hayır” diyebilirsiniz. Kişi önce kendinden sorumlu olmalıdır. Sorumluluklarımız kendi yüklerimizdir. İnsanların kendi sorumluluklarını bilincinde birbirlerine yardım etmesi çok normal bir durumdur. Örneğin; hastanede çalışan psikologlar birbirilerinin vizitelerini devralabilmektedir. Ancak, birbirimizden yararlanmaya başlarsak, buna son veririz. Çünkü başkasının görevini yapmamız yardımcı olmaz. Yalnızca kötü bir davranış kalıbının ortaya çıkmasını sebep olur.

  1. Çok fazla mesai yapmak:

Genelde çalışanlar patronların, yöneticilerin ve iş verenlerin kötü ve yanlış planlamalarının sonucunu üstlenirler ve asla sınır koyamazlar. Sonuç olarak; mutsuz, kısa sürede tükenen, aşırı yorulan, aidiyet duygusuna sahip olmayan, bağlılığı düşük, memnuniyeti olmayan çalışanlar karşımıza çıkar. Genelde iyi bir çalışanı kaybetmeden, yönetici ve işverenler sınırları görmezler.

Elbette işe ihtiyacınız olduğu ve işten çıkarılmanın yaratacağı bir çok olumsuzluğu öngörüp çok fazla iş yapıyor veya mesailere kalıyorsanız, sizin de sınırlarınızla ilgili sorununuz var demektir. Siz sözleşmeli bir çalışan değil, kölesinizdir. Her işin açık görev tanımları olmalıdır, iş tanımına gereken nitelikler belirlenerek personel alımı yapılmalıdır.

  1. Önceliklerin yanlış belirlenmesi:

Önemli hedeflerinize ulaşmak için çaba sarf etmelisiniz. Planlama yapmak ve görevlerinizi net olarak çerçeve içine almalısınız. Zamanınızı neye, nasıl ayıracağınızı belirlemelisiniz.

  1. Çalışma partner ve arkadaşlarından kaynaklanan sorunlar :

İnsan sadece kendini değiştirme gücüne sahiptir. Başkalarını siz değiştiremezsiniz. Bir başkasını çözülmesi gereken bir sorun olarak görmeyin. O kişiye karşı kendinizden ve sağlığınızdan vazgeçerek, güç vermeyin. Burada asıl problem olan, sizin bu kişi veya kişilerle nasıl bir ilişki kurduğunuzdur.

  1. Eleştirel Tutumlar :

Stres, aşırı eleştirel yönetici ve iş arkadaşlarıylayken daha çok ortaya çıkar. Bazı kişiler eleştirileri içselleştirir ve motivasyonlarını düşürürler. Bu durum sizin ayrı bir birey olduğunuzu kabul etmeyip, sınırlarınızı koymamanızdan da kaynaklanır. Sizi eleştirenleri değiştirmeye çalışmayın, sizinle ilgili düşünce ve söylemlerini içselleştirmeyin. Eğer gerçekten siz bu konu nedeniyle yüzleşmek istiyorsanız, size ne hissettirdiğini ve nasıl etkilediğini anlatın. Tavrını değiştirmeyi reddederse, davranışını değiştirmedikçe gerekli durumlar dışında iletişiminizi kesebilirsiniz. Kişileri fiziksel ve duygusal olarak kendinizden uzak tutarak, kendinizi koruyabilirsiniz. Kimsenin onayına ihtiyacınız yok!

  1. Otorite ile Sürtüşme:

Patronlar ve yöneticiler otorite figürleridir. İşveren ve çalışan ilişkisinin otoriteyle olan sürtüşmeyi tetikleyebileceğini bilmek çalışanları fazlasıyla tedirgin etmektedir. Yönetici veya patronunuzla gerginlikle yaşıyorsanız, “duygu aktarımı” yaşıyor olabilirsiniz. Olan durumda sizin neyin tetiklediği oldukça önemlidir. Kendi duygularınızla yüzleşmeden, karşınızdaki kişiye doğru tepkiler veremezsiniz.

  1. İşten çok fazla beklenti içerisinde olmak :

Günümüzde çok fazla insan çalışma hayatında ve çalışma saatleri fazla olduğu için çalışma ortamı ev gibi görülebilmektedir. Aile ve arkadaşlardan sağladığımız duygusal destek ve motivasyonu zaman içerisinde iş arkadaşlarından beklemeye başlarız. Çalışma ortamlarından ilgi, öz saygı ve onaylanma bekleyebilirsiniz. Halbuki ne iş yeri yapısı buna uygundur, ne de bir çalışanın veya yöneticilerin görevi bunu kapsamaktadır.

  1. İş Stresini Eve Taşımak :

Hayatımızdaki farklı alanlardaki görevlerimizin diğer alanlara yansıtılmadığına emin olmalıyız. Nasıl aile ve duygusal ilişkilerimize koyduğumuz sınırlar sayesinde işimize veya arkadaş çevremize geçirmiyorsak, aynı sınırları işimiz içinde koymalıyız. Kısaca; bazı sınırları da evimizden uzak tutmamız gerekir. İşinizle ilgili yaşadığınız sorundan emin olun ve onlarla doğrudan yüzleşmeye çalışın. Bu sayede işinizle ilgili problemlerinizin duygusal yaşantısınızı etkilemesini önleyebilirsiniz. Görev ve sorumluluklarımız asla bitmez. İş, aile, partner, arkadaşla ilgili konularınızı belirleyerek enerji ve zamanınızı kontrollü olarak harcayın. Devamlı olarak tek bir odak noktasına zaman harcamak demek sınırlarınızı koruyamadığınız anlamına gelir.

  1. İşinizi ve mesleğinizi sevmek :

Sınırlarımız, kişiliğimize göre şekillenir. İşimiz de kişiliğimizin bir parçasını oluşturur. Çünkü işimiz yetenek ve becerilerimizi uygulamaya geçirebildiğimiz bir ortamdır. Pek çok insan, iş yerinde kimliğini bulamaz. İş verenler de kişiye uygun görev ve iş tanımı uyumluluğunu dikkate almamasından dolayı problem yaşanır. Ya iş veren sürekli çalışanlarını değiştirir ya da çalışan bir işten diğerine savrulur. Çünkü meslek, uzmanlık ve işler; kişinin kendi yeteneklerini, arzularını ve hayallerinin farkında olarak seçilir. Aynı zamanda işverenlerin iş tanımına uygun üniversite bölümlerinin yanı sıra çalışanın kişisel özelliklerinin de o iş tanımına uyum sağlamasına dikkat etmelidir.

Son günlerde hayatın getirdiği sorumluluklar ve gelecek konusunda fazlasıyla kaygılı insanlar olmaya başladık. İş verenler ve çalışanlar oldukça gergin ve stres dolu zamanlar geçirebiliyor. Bu konuda olabilecek en doğru yöntem hem çalışanın hem de iş verenin psikolojik olarak iyileşmek için adım atmaları olacaktır. Bu sayede hem çalışanların motivasyonu, aidiyeti ve bağlılığı koruyacak hem de iş disiplinini doğru sağlayarak olumsuz uyaranlar ve etmenlerin önüne geçilebilecektir.

 

Lagos Balık
DAMLA Pia TONYA
DAMLA Pia TONYADiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter