Çukurova Press Twitter
izmir escort bayanizmir escort bayanizmir escort bayanescort izmirizmir escort bayandenizli escortmersin escort bayanizmit escort bayankayseri escort bayan

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI

Lagos Balık
16 Temmuz 2020 9.277 views 0

Uzm. Psk. Damla Pia Tonya

İletişim : tonyadamla@gmail.com

 

Çocuk istismarının, insanlık tarihi kadar eski ve süreğen bir gerçek olduğu söylenebilir. Ancak istismarın kavram olarak belirlenmesi, çerçevelerin oluşturulması ve önlenme çalışmalarının yapılması son yüzyıl içerisinde gerçekleşmeye başlamıştır. İnsanlık escorte limoges tarihinde farklı zaman ve kültürlerde çocuk istismarı olguları ve çocuğun viktimizasyonu karşımıza çıkmaktadır. Tarihte çocuk kavramı uzun yıllar ön planda olmamıştır. Çocuğun yetiştirilmesi, bakımı, sağlığı kısaca gelecekte ülkenin yetişkin bireyi olacak olması ve bir birey olarak değerlendirilmesi göz ardı edilmiştir . Çocukluk döneminin önemine dair tartışmalar insan yaşamının süresi uzadığında konuşulmaya başlanmıştır

Günümüzde özellikle Türkiye’nin de içerisinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerde çocukların maruz bırakıldığı fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar, çocuk işçiliği, çocuk fuhuşu, madde kullanımı, akran şiddeti ve organize suç örgütlerinin çocuklara yönelik davranışları hızla artmaktadır. Ancak bir kişinin hayatı boyunca yaşayabileceği ve kişiyi fiziksel ve psikolojik açıdan en fazla zarar vererek escorte tours travmatize eden olaylardan biri cinsel saldırıya maruz kalmasıdır. Cinsel suçlar, insana yönelik gerçekleştirilen en ağır suçlardandır. Kişi üzerindeki etkileri de aynı oranda yüksektir. Cinsel suçlar, sözle sarkıntılıktan en uç noktada ırza geçmeyi de içine alan geniş yelpazede, hedeflenen kişinin isteği dışında yapılan tüm eylemleri kapsamaktadır

Son yıllarda şiddet suçları arasında en hızlı artış gösteren cinsel suçlar her yaş grubundaki bireyi tehdit eden toplumsal bir sorundur. Çocukluk dönemi, çocuğun gelişiminin psikolojik, fiziksel ve sosyolojik olarak devam ettiği bir süreçtir. Bu dönemde yaşayacağı örseleyici davranış çocukta ağır psikolojik semptomlar meydana getirebilir. Aynı zamanda istismarın çocuk üzerindeki etkileri; çocuğun istismarcı ile olan ilişkisine, istismarın şekline, şiddet kullanımına, çocuğun yaş ve yaş dönemine göre gelişimine, istismarın süresine ve psikolojik gelişimine bağlı olarak kısa veya uzun dönemde ruhsal bozukluklara yol açabilir.

 

Çocuk Cinsel İstismarı; psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan bir çocuğun, erişkin kişi tarafından cinsel doyum için çocuğu kötüye kullanılmasıdır. Yetişkin kişilerin çocukla cinsel doyum sağlaması için çocukla ilişki kurması; ensestten, escorte saint etienne çocuk fuhuşuna kadar geniş bir yelpazede görülebilir. Çocuğun cinsel istismarı gizli kalması sebebiyle çocuk istismarı türleri arasında en zor saptananıdır.

Dünya Sağlık Örgütü, çocuk istismarı ve ihmalinin çocuk ve içerisinde bulunduğu ortama özgü sebeplerden kaynaklanan nedenlerden gerçekleştiğini belirtmiştir. Çocuk cinsel istismarı ise kompleks nedenleri ve travmatik sonuçları olan önemli bir halk sağlığı sorunu ve sosyal problemdir. İstismarın klinik özellikleri ve çocuk üzerindeki etkileri; çocuğun istismarcı ile olan ilişkisine, istismarın şekline, süresine, istismarda şiddet kullanılıp kullanılmadığına, fiziksel zararın varlığına, çocuğun yaşı ve gelişim basamağına, ruhsal özelliklerine ve travma öncesi psikolojik gelişimine bağlı olarak değişmektedir. Günümüzde yaşanılan toplumda gerçekleşen hızlı sosyal değişimler, yeniden şekillenen aile yapısı, uzmanların konu hakkında bilgilerinin yetersiz oluşu, hekimlerin güvenliklerinden şüphe duymaları, çocuk cinsel istismarına yönelik çalışma ve verilerin azlığı sebebiyle çocuk cinsel istismarı olgularının geçmişten olduğundan daha fazla yaygınlık gösterdiği ve zaman içerisinde artarak devam ettiği düşünülmektedir. Her sosyo-ekonomik sınıfta bu olgular karşımıza çıkabilmektedir. Ancak gizli kalmasında çocuğa , ailesine ve toplumun yapısına dair risk faktörleri bulunmaktadır. Bazen çocuklar kendilerine yönelik yapılan cinsel eylemleri istismar olarak değerlendirmeyebilir. Yaşadıkları durumun istismar olduğunu kavrasalar dahi ; utanma, korku, inanılmama endişesi, kendini suçlama gibi hislerle söylememeyi tercih edebilirler. İstismar şüphesi fark edildiği takdirde çocuğun baskı altına alınmaması, zorlanmaması, tehdit altında bulunmaması ve anlayışla karşılanmayacağını hissettiklerinde yaşanılan travmatik olayı inkar etmeyi tercih edebilirler.

Ruh sağlığının her olguda değerlendirilmesi çok önemlidir. Ruh ve beden sağlığının bozulmasına ilişkin ceza maddelerinin kaldırılmış olmasına rağmen , ruh sağlığı değerlendirilmesi olgunun tanısı açısından da çok önemli olduğundan her olguda yapılmalıdır. Özellikle 0-3 ve 3-6 yaş aralığında yaşanan travmalar, kişinin adölesan ve erişkinlik hayatında son derece etkili olmaktadır. Adölesan çağında kişinin deneyimlediği travmayı kişiler çoğunlukla hatırlar. Genellikle travmatik yaşantıya sahip olmayanlar ilk çocukluk dönemi olan 2-6 yaş arası yaşantılarını hatırlar ancak ilk çocukluk döneminde travmatik deneyimi olanlar da olayın yaşandığı yaş dönemi silinmiş gibi olur. Söz konusu döneme ait herhangi bir anı veya yaşantılar kişinin belleğinde mevcut olmamaktadır. Burada gerçekleşen yaşananı unutma sebebi organizmanın kendini korumaya alması ve anlamlandıramadığı bu durumu sonlandırmak istemesidir. Kişi her ne yaşarsa yaşasın bilinçaltında bu travmanın kayıtlı bulunduğu nöronun sinyalleri ve iletileri kaybolmamaktadır. Kişi travmatik deneyimi tamamen unutmaz sadece anımsamaz. Karşılaşılan travmatik deneyimi açığa çıkaracak veya hatırlatacak uyaranlara maruz kalabilir. Uyaranlar kişiye sönmemiş olan ve sinyallerini devam ettiren travmayı açığa çıkarmaya yöneliktir. Bu uyaranlar herhangi bir yer, zaman, kişi, olay, durum, sözcük veya bir bakış olabilmektedir. Bir tehlike uyaranına maruz kaldığında iki seçeneği vardır. İlki savaşmak, diğeriyse kaçmaktır. Kişi bu esnada korku, kötü hissetme, huzursuzlanma ve ortamdan uzaklaşma isteğinde bulunabilir ya da istemsiz olarak savunma mekanizmaları devreye girer ve kişi kendini güvende tutmayı amaçlar. Kişi bu travmatik deneyimi bilmiyor ve yeni keşfediyorsa öncelikle mücadele etmeyi tercih eder. Şayet bu travmatik deneyimi hatırlıyor yani kişinin belleğinde canlı bir şekilde mevcut ise beyin kişiye bulunduğu durumdan kaçmasına yönelik sinyal gönderir.

Bir çocuğun yaşamı boyunca karşılaşabileceği onu fiziksel ve psikolojik açıdan travmatize edecek olay şüphesiz bir istismara maruz kalmasıdır. Bu tür travma, olayla sonlanmayıp olaydan sonraki süreçte karşılaşılan olumsuzluklar, ruhsal problemler ve olayın etkileri ile artmaktadır. Gelişimsel olarak tam olgunlaşmamış çocuğu cinsel uyarım ve cinsel aktivite için kullanılması, fuhuşa zorlanması, çocuk pornografisi gibi eylemler içerisinde yer alması çocukta tedavisi zor olan bir travmaya neden olur.

Çocuğun istismar edilmesi fiziksel bir belirti bırakmayacak şekiller olan okşama veya oral temas şeklinde gerçekleşmiş olabilir. Çocuğun utanması, korkması, kendini suçlaması, tehdit veya baskı altında kalması gibi sebeplerden kimseye söylemez. Bu olay hakkında konuştuğu takdirde cezalandırılacağı, sevdiği kişilerin zarar göreceği, terk edileceği, yalnız kalacağı veya suçlanacağına dair korku, utanç ve suçluluk duygularını yaşar. Genelde çocuk, istismar edildiğinde fiziksel bir zarar görmüşse ortaya çıkar . Çocukta anormal davranışlar gözlenmesi, fiziksel bir yaralanmaya bağlı sağlık kurumuna getirilmesi, çocuğun üçüncü bir şahıs ile paylaşması veya gebelik sonucu fark edilir. Çocuk yaş dönemine uygun olmayan cinsel bilgi ve deneyime sahip değildir. Bu yüzden çocuğun yaşadığı istismarı tanımlama ve gösterme yeteneği ciddiye alınılmalı ve kendisine inanılmalıdır.

Çocuk istismarı olguları kompleks bir travmadır. Kısa ve uzun dönem sonuçları olabilmektedir ancak spesifik olarak tek bir sendrom, hastalık veya etkiden söz edilemez. Ancak gelişen kısa veya uzun dönemli davranışsal ve ruhsal bozuklukların risk etmeni olarak gösterilmektedir. Cinsel istismara uğramış çocukta cinsel davranışlar , emosyonel etkiler, psikolojik ve psikiyatrik semptomlar, depresif duygudurum bozuklukları, anksiyete etkileri ve kişilik gelişimi üzerinde normalden farklı etkiler ve sapmalar görülebilir.

Çocuk cinsel istismarının önlenmesi ve tedavisinde, psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanları, öğretmen ve bu kişilerin bağlı olduğu kurumların multidisipliner çalışarak çözülebilir. Mağdurlarda travmadan sonra ortaya çıkan kişilikte parçalanmalar, bastırılmalar, ayrışmalar, utanç, korku, suçluluk, kişilik bölünmeleri her zaman yaşadığı psikolojik durumlardır. Bu etkiler tedavi edilmediği takdirde bir kısır döngü haline gelir ve mağdurun özel, aile ve sosyal hayatında büyük sorunlara yol açarlar. Bazı araştırmalar çocukluk çağındaki istismar öyküsü bulunan her kişinin olumsuz sonuçlar ile karşılaşmayacağını savunmuştur. Hatta bu travmatik deneyimlerin olumlu sonuçlar doğuracağını savunanlarda bulunmaktadır.

Travmatik bir olay yaşayan herkes travma sonrası stres bozukluğu yaşamamaktadır. Ancak travmatik olay deneyimleyen her bireyin psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Bazı çocuklar travmadan sonra travma sonrası büyüme yaşarlar. Cinsel istismar olgularında mağdur çocukların erken dönemlerde psikolojik destek alması gerekir. Kısa süreli danışmanlıklar ile semptomlar azaltılabilir ve duygular normale dönüştürülebilir.

 

Lagos Balık
DAMLA Pia TONYA
DAMLA Pia TONYADiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter