Sexs hikaye - Cepten porno - Avrupa yakası escort

izmir escort bayanizmir escort bayanizmir escort bayanescort izmirizmir escort bayandenizli escortmersin escort bayanizmit escort bayankayseri escort bayan
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escort
Çukurova Press Twitter
tuzla escortpendik escortkartal escortkurtköy escortçankaya escortçankaya escortetlik escortkızılay escortetimesgut escortsincan escorteryaman escorteryaman escort

Sevgili Memleketim

Lagos Balık
19 Kasım 2020 469 views 0

 

İlk önce New York`a gelirken yaptığım traji komik hatalarımı anlatmak istiyorum. Ortaokulu Adana Ayas Kolej’inde, Liseyi de Yeni ve Guney kolejde bitirdim. Her bir okulumun da ingilizce eğitimleri fevkalade iyiydi. Ayrıca Radyoevi çıkmazında ki üç katlı evimizin iki katında Amerika’lı kiracılarımız otururdu. Yani iyi bir ingilizceye sahiptim. Ya da öyle sanıyormusum. Üniversite çoluk çocuk, iş hayatı derken bir kaç yurtdışı seyahatim dışında hiç İngilizce konuşamadım. Iki sene önce kızım Amerika` ya göç etti, doktora icin, ve evlendi kaldı orada. Ben de iki sene sonra torunumun doğumu için, ikinci kere gitmek üzere Ukrayna Havayolu aktarmalı New York uçağına bilet aldım. Iki büyük valiz bagaj’da, bir kabin valizi, bir sırt çantasi ve bir el çantasıyla Ukrayna Kiev`e vardim. New York uçağına geçeceğiz, üç kadın polis beni bırakmiyor. Hem el çantası, hem sırt çantası hem de kabin bagajı olmaz diyor, ya da yüz euro para istiyor. Yanımda dolar var kabul etmiyor, kredi kartım yabancı paraya kapalı. Sinirlendim, korktum uçağı kaçıracağım. Genç olana diyorum ki `I am a motherrrr, have you a motheeerrr!!!!` `Ben bir anneyim, sizin anneniz var mi?` demek istiyorum. Sürekli bunu söylüyorum bağırarak, ve ağlamaya başladım. Baktım kızın gözü benim el çantam da, Orjinal Burberry çanta. Yavaşça yanıma yaklaştı, kötü bir ingilizceyle `çantanızı kabin bagajina boşaltın`, geçin, ` dedi. Lanet olsun dedim ve çantamı kabin bagajina boşalttım, boş çantayı da işaret ettiği çöp kutusunun kenarına koydum ve bana geç dedi. Vallahi ağladım mı? güldüm mu? Unuttum. Uçağa bindim. Kızıma anlatınca `Anne have you a mother denmez, do you have a mother diyeceksin` dedi

Aynı hatayı kızımla caddede yürürken yaptım. Sigara içeceğim yolda çakmağım yok. Bir baktım bir İtfaiye Merkezi’nin önünden geçiyoruz. Kapıda yakışıklı bir beyaz Amerikalı off filinta gibi. Kırmızı yangın elbiseleri’nin içinde, sanırsın ki jason Statham, ama biraz kilolusu. Elinde sigara etrafi seyrediyor. Hayran hayran yaklaştım, sigaramı göstererek `Have you fire?` Adam güldü ve çakmağını uzattı. Benim kız gülmekten ölüyor `anneee do you have a lighter ` diyeceksin. `Ben ne dedim?`   `Adama atesin var mi? diyorsun. Ateşli misin? Sana `çok ateşliyim, haydi gel arka odaya` diyebilir`

`How are you?` derdik, `How`s going?` diyorlar. `Goodbye` derdik `have a good o ne` diyorlar.

İngilizce mi değişti, ben mi eksik öğrenmişim bilemedim. Mrs. Ayas`in mekanı cennet olsun.

Aynı şeyi İtalyanca da yaptım. O sene Papa öldü, italyanca hocama `papa ölmüş çok üzüldüm` dedim. `Ne.. Babam mi ölmüş, ne zaman? Diye ağlamaya başladı. Papa hem vatikan papası, hem de babalarını papa diye çağırıyorlar. Sadece vurgu yapmam lazımdı, yapmamış. Kadın ağlayarak odayı terketti. Gitti babasını aradı, ne bileyim adam kansermiş meğerse. Yüz kere özür diledim. Lisan eksikliği çok fena.

Eşimle de çok zorlanıyorum. Bazen bir şey anlatıyor hızlı hızlı, konuşuyor konuşuyor on beş dakika. Belki on kelime ancak yakalıyorum sözü bitince de elimle okey işareti yapıyor, `okey` diyorum. Anladın mı diyor `yessss` diyorum. Ne anladın diyor `I love you` diyorum. Gülüyoruz,

New York`un dörtte biri çinli, dörtte biri Meksika- Küba, dörtte biri musevi- Türk- Arap. Geri kalan dörtte bir de Newyorker. Bazı Arap yada meksikalı marketler ingilizce bile bilmiyor. Yolda her önümden geçene laf atıyorum `ooo saçlarınız çok güzel`, `woow ne güzel bir giysiniz var, çok yakışmış`, `heyy nasılsınız bugün` . Herkes de cevap veriyor ayak üstü konuşuyor. Koydum kafama bu lisanı su gibi öğreneceğim. Rus kıza `have you mother` demem ama karşıma çıkarsa o itfayeci’ye gözlerimi kırpa, kırpa `have you fire?` derim. NEW YORK` tan kucak dolusu sevgiler. Meral Feltman Güney

 

softexen.com

Lagos Balık
YALÇIN ÖCAL
YALÇIN ÖCALDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter