Çukurova Press Twitter

izmir escortantalya escortbodrum escorteskisehir escortizmit escortsakarya escort

izmit escort

SINAV KAYGISI VE BAŞ ETME YÖNTEMLERİ

Lagos Balık
25 Haziran 2020 2.622 views 0

Bir kaç aydır karşısında büyük mücadele ettiğimiz pandemi süreci hayat koşullarını, eğitim düzen ve sistemini, iş hayatı ve temposunu, ekonomik durumları, sosyal ilişkileri, aile dinamiklerini, ev içi düzenleri, yeme alışkanlıkları gibi bir çok konu da değişikliklere yol açmıştır. Halen bir çok kişinin yeni düzene adapte olmakta zorlandığı, düzene adapte olmayı başaranların ise psikolojik destek almasına ihtiyaç duyacağı nedenler ortaya çıkmıştır.

Sosyal izolasyon, gündelik hayat rutinlerinin değişmesi, ekonomik şartların zorlanması, aynı alan içerisinde uzun zaman geçirilmesi ve eğitim ve çalışma sistemlerindeki değişimler sonucunda öfke kontrol sorunları, hastalık hastalığı, kaygı bozuklukları ve yeme içme bozuklukları baş göstermiştir. Psikolojik iyi olma halinden uzaklaşma, bizi bir çok konu da zayıflatmıştır.

Ebeveynlerin süreçte yaşanan değişimler ile birlikte çocuklarının durumlarıyla da doğrudan mücadele etme durumu doğmuştur. Yaş grubu fark etmeksizin, ebeveynlerin zorlandığı ve içerisinden çıkmakta zorlandığı konular vardır. Özellikle son iki haftadır bir çok genç kendi hayat rotalarını belirleyecek olan sınavlara girmektedir. Eğitim sistemindeki yeni uygulamalar , sınav içeriğindeki değişiklikler ve uzaktan eğitim sistemiyle birlikte gençler deki kaygı bozuklukları daha çok artmıştır.

Kaygı; kişinin belirli dönemlerde yaşadığı evrensel bir duygu ve deneyimdir. Özellikle ergenlik döneminde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Ergenlik dönemindeki bireyin yaşamını etkileyebilen ve çoğu kez tedirgin edebilir. Bununla birlikte; kaygı durumu ergen bireyin davranış ve hareketlerine yansıyarak olumsuzluk, uyumsuzluk ve zorlantılara neden olur. Kaygı, eğitim alanında da sıklıkla karşımıza çıkan önemli bir değişkendir. Ergen bireylerin en yoğun kaygı yaşadığı dönemler ise; sınav dönemleridir.

Sınav kaygısı; sınavlarda veya formal değerlendirme becerilerinde zayıf performansa yol açan korku olarak tanımlanır. Öğrenilen bilgilerin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan, akademik başarının düşmesine neden olan ve kişi de fiziksel, bilişsel ve psikolojik değişimlerle devam eden korku ve tedirginlik duygusudur. Kişilerin hayatı yalnızca sınavlarla etkilenmekle kalmamaktadır. Sınavların sonucunda elde ettiği başarı sonuçları da gelecekteki hayatları hakkında karar vermeleri için önemli bir adım olmaktadır. Türkiye’de öğrencilerin aldıkları eğitim sınav merkezli olmasından dolayı üniversiteye girilmesi hayatın en önemli hedefi haline gelmektedir.

Yapılan araştırmalara göre; üniversite sınavına hazırlanan kişilerin kaygı düzeyinin, genel cerrahi hastalarının kaygı düzeyinden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda; kişilerin kaygıya bağlı olarak uyku problemleri , yeme bozukları, hezeyanlar yaşadıkları ve psikolojik iyi olma halinden uzaklaştıkları saptanmıştır.

Sınav kaygısının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz: önceki başarısızlıkların tekrar yaşanabileceği endişesi, kendine güvensizlik, mükemmeliyetçilik, yüksek beklenti düzeyi, hedef belirsizliği, plan veya programın olmayışı, doğru olmayan çalışma alışkanlıkları, görev ve sorumlulukların ertelenmesi, danışabilecek veya destek alınabilecek kişilerin olmaması, aile ve kişinin çevresinin beklentilerinin yüksek olması, sınava olması gerekenden fazla anlamlar yükleme, gerçeklikten uzak düşünce biçimleri, ailenin yanlış tutumları, kişinin kendine güvensizliği ve zamanı doğru değerlendirmeme.

Sınav kaygısı karşımıza kuruntu ve duyuşsallık olarak iki boyutta çıkmaktadır. Kuruntu; kişinin sınav sırasında performansı hakkında zihinsel durumlarını kapsar. Duyuşsallık ise; kızarma, sararma, hızlı kalp atışı, mide bulantısı, aşırı uyarılmışlık, baş ağrısı, terleme, gerginlik, sinirlilik, uyuşma gibi fiziksel semptomları kapsamaktadır. Sınav kaygısı; kişinin yalnızca gelecekteki yaşantısını değil, kişinin psikolojik iyi olma halini de elinden alabilmektedir.

Sınav kaygısını kontrol edebilmek odaklanmayı arttırır, fiziksel semptomları azaltır veya sonlandırır, kişinin düşünce ve bildiklerini organize edebilmesini , kontrol duygusunun elinde olduğu hissini , akademik başarıyı ve kişinin doğru şekilde kendini ortaya koyabilmesini sağlar.

 

Sınav Kaygısını Nasıl Tespit Edebiliriz?

Sınav kaygısı; bilişsel, psikolojik, davranışsal ve fiziksel olmak üzere belirtileri dört ana başlığa ayırabiliriz. Konsantre olamama, sınav sonucu ile ilgili olumsuz öngörülerin olması, dikkat dağınıklığı gibi durumlar gözlemliyorsak sınav kaygısının bilişsel belirtileri; aşırı huzursuzluk, endişe, öfke kontrol problemi, kolaylıkla ağlama, korku, panik, aşırı uyarılmışlık, korku gibi durumları gözlemliyorsak sınav kaygısının psikolojik belirtileri; sınav esnasından dona kalma, sınavdan kaçınma gibi durumları gözlemliyorsak sınav kaygısının davranışsal belirtileri; bağ ağrısı, kabuslar görme, uyku verimsizliği ve uyuyamama, yorgunluk, halsizlik, iştah kaybı, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, ellerin soğuk terlemesi, mide ve bağırsak sistemine ait sıkıntılar gözlemliyorsak sınav kaygısının fiziksel belirtileri olduğundan söz edebiliriz. Bununla birlikte; başarı düzeyinde dalgalanmalar ve başarı da ani düşüşlerde sınav kaygısı ile ilişkilendirilebilir.

Sınav Kaygısını Nasıl Azaltacağız?

Bu başlığı 3 aşamalı olarak ele alacağım. Hem gelecekte sınava girecek kişi ve aileleri hem de bu hafta sınava girecek olan kişilere yardımcı olacağım. Bu üç dönemi sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra şeklinde açıklayacağım.

1) Sınavdan Önceki Dönem : Ödev yapma problemi, akademik başarısızlık, evde ders çalışmama gibi konularda bana danışan ailelere de yaptığım önerinin daima işlevsellik kazandırdığını gördüm. Kişinin bir çalışma planına sahip olması gerekmektedir. Öncelikle objektif bir şekilde hangi alanda veya konuda ilgili, başarılı ve yüksek olduğumuzu ve hangi alanda veya konuda başarısız, ilgi düşüklüğüne sahip olduğumu belirlememiz gerekir. Hazırladığımız yeterlilik ve eksiklik cetvelimizin sonucunda bir çalışma planı oluşturulmalıdır. Örneğin; biyoloji alanında düşük bir akademik başarı ve edebiyat alanında yüksek bir başarıya sahip olmuş öğrencinin, çalışma planında biyolojiden daha çok edebiyat çalışması zamanı doğru kullanmamasına neden olur. Elbette edebiyat dersine vakit ayırmalı ama biyoloji dersindeki eksiğini göz önüne alarak bir strateji belirlenmelidir. Ezberci değil, mantıksal bir çalışma metodu belirlemek gerekir. Çalışılan ortamda fazla uyaranların olmaması gerekmektedir. Fazla uyaranların bulunması konsantrasyon sorunu, zaman kaybı ve dikkat dağınıklığına neden olur. Bahsettiğim uyaranlar yalnızca cep telefonu, müzik, televizyon değildir. Aynı zamanda; çalışanın ortamın çok fazla eşyaya sahip olması, çalışılan alanın üzerinin çalışılan konudan farklı materyal ve eşyalarla dolu olması gibi durumlardır. Çalışma grubuna dahil olunması da oldukça faydalıdır. Aileler, çocukların takıldığı her konuda yeterli bilgi birikimine sahip olmayabilir veya konuyu hatırlayamayabilir. Bu nedenle; destek sağlama veya yardımcı olabilme gibi hususlarda yetersizlikler söz konusu olabilir. Çocukların kendilerini motive edecek ve destekleyecek çalışma partnerlerinin olması; teşvik edilmeleri ve ilerleme sağlayabilmeleri için olumlu bir durumdur. Uyku kalitesinin çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Uyku veriminin, sınav başarısı ve sınav kaygısı ile doğrudan etkisi mevcuttur. Hedef belirlenmesi, doğru planlama yapabilmenin ilk koşuludur. Bununla birlikte; danışabileceğimiz birilerinin varlığı önemlidir. Özellikle ergenlik döneminde, ebeveynlerin söylediklerinin dinlenmediği ve önemsenmediği hissederler. Bu nedenle; sınava hazırlanan çocukların, danışabileceği ve paylaşım yapabileceği bir yetişkinin olması destekleyici olacaktır. Sosyal hayattan uzaklaşmak veya tamamen sonlandırmak yerine düzenli planın içerisine uygun şekilde yerleştirilmesi motivasyonu arttıracaktır. Aile ve kişi olarak sınava yüklenilen büyük anlamları gözden geçirmelisiniz.

2) Sınav Esnasında : Sınavdan önce sınava girilecek okul ve alanı ziyaret etmek. Sınava saatinden önce sınav alanına giderek, sınav esnasında oturacağın yerde rahat bir düzen belirle. Sınav kağıdını aldığında derin bir nefes al. Sınav esnasında; gelecekte ne olacak? başkaları neler yapıyor? bu soruyu başkaları yapabilir, ben yapamıyorum! gibi düşüncelerin kenara bırakılması gerekir. Sınav esnasında kaygı hissedilirse, bir kaç dakikayı kendini gevşetmek için ayır. Kendine sürekli olarak “ben yapabilirim!” cümlesini söyle. Soruları doğru anlamanı sağlayacak yönteminle oku ve yanıtla. Bir soru yanıtlandırırken; aklına başka soru ile ilgili bir bilgi geldiğinde kağıdın bir yerine not alıp, odaklandığın soruna devam et. Sınav esnasında akla gelebilecek “yapamıyorum, çözemiyorum, başaramayacağım, zaman geçiyor vb.” düşünceleri emir tonu sesle “DUR!” de. Kaygı arttığında bir başka insan veya yerle çağrışım yapan, kişiyi rahatlatan bir eşyaya dokun. Sınav için ise; bu eşya tişört, çorap, toka, eşofman, şort gibi şeyler olabilir. Kişinin kendini rahat hissettiği veya kendini rahat hissettiğin bir yeri anımsatmasına izin ver. Bu rahatlama için kısa bir süre verilebilir. Doğru nefes almayı unutmamak gerekir. Doğru nefes alıp vermek, zihnen, fiziken ve psikolojik olarak rahatlatan bir eylemdir.

3) Sınav Sonrasındaki Dönem : Sınav ne şekilde olursa olsun tamamlanmıştır. İster iyi, ister kötü olsun; sevilen bir şeyler yapılarak kendini ödüllendirmelidir. Eğer sınavın istediğin başarıda geçmemişse de, sınavda başarı sağlayamadığın konuları tespit et. Eksikliklerin ve yanlışlarının nerelerde olduğunu gerçekçi bir şekilde belirle. Başarısız olunursa bile, başarılı olmak için neler yapmak ve nasıl yapmak gerekir fikrine sahip olarak bir plan hazırlanmalıdır. Çocuğu ceza beklentisi içerisine sokmamak gerekmektedir.

Sınav kaygısı çeşitli oranlarda karşı karşıya kalınan evresel bir durumdur. Dünyanın diğer ülkelerinde de gözlemlenilen olgu konusudur. Diğer ülkelere göre Türkiye’de daha yüksek orana görülme oranının fazla olmasının nedeni olarak üniversiteye giriş sınavını söylememiz mümkündür. Ülkemizde sınav kaygısı ile başa çıkma becerilerinin kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Sınav kaygısını yenebilmek için çocuklarla birlikte; ebeveynlere, eğitim otoriterlerine, danışman ve rehberlik servislerine ve psikologlara görevler düşmektedir.

Lagos Balık
DAMLA Pia TONYA
DAMLA Pia TONYADiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter