Sexs hikaye - Cepten porno - Avrupa yakası escort

izmir escort bayanizmir escort bayanizmir escort bayanescort izmirizmir escort bayandenizli escortmersin escort bayanizmit escort bayankayseri escort bayan
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escort
Çukurova Press Twitter
tuzla escortpendik escortkartal escortkurtköy escortçankaya escortçankaya escortetlik escortkızılay escortetimesgut escortsincan escorteryaman escorteryaman escort

Z Kuşağı ve Yeni Nesil Öğretmenlik (2) 

Lagos Balık
18 Kasım 2020 1.550 views 0

Aslında son derece zeki olan bir nesil ile karşı karşıyayız ve bundan sonra da hep böyle olacak. Ebeveynler, öğretmenler ve eğitim sistemi; algısı güçlü olan, sorgulayan bu yeni nesle göre uyumlanmaya çalışmalıdır. Zaten mevcut olan iletişim çatışmalarının temelinde de bu var aslında.  Aldığı eğitimi de gördüğü dersi de verilen ödevi de sorgulayan bu nesil, “ben bunu neden öğrenmeliyim? Bu ödevi neden yapmalıyım? Sorularına mantıklı bir açıklama bekliyor aslında. Hepimiz öğrenciliğimizde zaman zaman sormuşuzdur bu soruları. Ancak bizim fazla alternatifimiz yoktu ve tüm rol modeller aynı yolu izliyordu. Bize verilen cevaplara homurdansak da itaatkar ve otoriteye saygılı bir jenerasyon olarak çok da fazla uzatmadan işimize bakardık. Ancak aynı cevaplar bu nesli tatmin etmiyor. Şimdi internet denen derya deniz bir havuz var. Bir bilgi havuzu…  Fenomenlerin,  uygulamaların, seçeneklerin, yaratıcılığın doldurduğu bir dünya. Yeni nesil bu deryanın içine doğuyor. Bizler ise sonradan ve arkadan yetişmeye çalışıyoruz. İşte her şey burada başlıyor. Yeni nesil öğretmen bu deryanın içinde öğrenciye rehberlik etmek ve yol göstermek zorunda. Bu bilgi deryasına hâkim olmak mümkün değil. Her gün yüzlerce yeni bilgi ve keşif bu havuza ekleniyor. Ama en azından bir kısmından haberdar olması, bir kısmına hâkim olması ve öğrencilere lokomotiflik yapması gerekiyor. Öğretmenin sadece bilgiyi aktarıcı rolü artık eskimeye ve işe yaramamaya başladı. Çünkü aynı dersin tekrarı internette var. Neden seni dinlesin? Hele de pandemi sürecinde online eğitimle, internetle iyice haşır neşir olmuşken. Öğretmeni keyifle, sıkılmadan dinlemesi için derste interaktif olan, derse katılan, araştıran, grup çalışması yapan, proje üreten bir eğitim modeli ile öğrenciyi öğrenmenin içine katmak gerekiyor. Bu model öğrencinin kendisini tanımasına, öğrenme modeli ve ilgi alanlarını keşfetmesine de yardımcı olacaktır. Teknoloji işte bu amaca hizmet edebilir. Hem sınıfa derse taşınabilir hem de öğrencinin üretim yapması için harika bir eğitim aracı olur. Hobi olarak video çekip içerik üreten, yotuber olmak isteyen bir jenerasyon ile karşı karşıyayız. Test kitapları asla yeterli olmayacaktır.  Öğretmenlerin yapacağı ön hazırlık da aynı havuzdan, ancak doğru kaynaklardan olmalıdır.

Online eğitim de ise eğitimin içeriğinin tasarımı çok önemli. Sınıf ortamında yüz yüze verilen eğitimden bambaşka bir içerik ve tasarım ile öğrencilere eğitim verilmeli.

Tüm bunlar nasıl olacak? Sorusu için internette yüzlerce uygulama var. Ben de dahil olmak üzere varlığından bile haberdar olmadığımız yüzlerce, binlerce uygulama… Konunun uzmanlarından bilişim ve teknoloji eğitmenlerinden yardım istenebilir.  Benim de bu alanda takip ettiğim uzman akademisyen ve eğitmenler var.  Onların tavsiyelerini kenara not ediyorum.

Yani kastettiğim aslında bu. Doğru kaynak ve rehberleri bularak,ihtiyacımız olan bilgileri ya da gelişmeleri onların kanalıyla takip edebiliriz. Bu havuzda doğru yolu ancak bu şekilde bulabilir ve yol gösterebiliriz.

Şimdi tüm öğretmenlerin şu soruyu sorduğunu duyar gibi oluyorum. Ben de bir öğretmenim, -hele de bir matematik öğretmeni olarak- ben de olsam kesinlikle sorardım. “İyi hoş da sınavlara konuları nasıl yetiştireceğiz? Müfredat nasıl yetişecek? Çocuklar test mi çözsün, içerik mi üretsin?” İşte tüm sistemimizi kilitleyen bir numaralı handikabımız bu maalesef… Öğrenmek mi, sınav kazanmak mı? Öğrencileri mi yetiştirelim, müfredatı mı yetiştirelim? Üstelik yolun sonunda diplomalı işsiz ordusu ve hayal kırıklığı varken… Sınavı bu şartlarda, bu araçlarla kazanmak bize ne kazandıracak ne kaybettirecek?

Çocuklar ve dünya Ferrari hızında iken, biz Ferrarileri TIR’a yüklemişiz 30 km hızla ilerliyoruz. Müfredat yetişsin diye…

Bu konu bitmezzzz…

 

Lagos Balık
FATMA NUR TOZLU
FATMA NUR TOZLUDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ

MAGAZİN
Çukurova Press Twitter