“Bu saldırı değil, cinayete teşebbüstür”

Eğitim-İş adına açıklama yapan Hatice Hazar, olayın münferit olmadığını vurgulayarak yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı. Okul önünde yapılan basın açıklamasına CHP Seyhan İlçe Başkanı Berfu Salıcı Yakıt da katılarak destek verdi.

 

“ÖĞRETMENİMİZ TEDASÜFEN HAYATTADIR”

Eğitim alanında faaliyet yürüten tüm sendikaların katılım ve desteğiyle gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Eğitim-İş Adana 1 Nolu Şube Başkanı Hatice Hazar, bir hafta önce cezaevinden tahliye edilen bir velinin, okulda görev yapan öğretmeni önce darp ettiğini, ardından silahla ateş açtığını belirtti. Öğretmenin son anda gösterdiği refleks sayesinde hayatta kaldığını ifade eden Hazar, “Öğretmenimiz bugün tesadüfen hayattadır. Bu açıkça bir cinayete teşebbüstür” dedi.

 

 “BUGÜN ONA, YARIN BİZE”
Yaşanan olayın tüm eğitim emekçileri için ciddi bir tehdit olduğuna dikkat çeken Hazar, “Bugün öğretmenimizin başına gelenin yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin hiçbir garantisi yok. Tepkisiz kalırsak, okullara can güvenliği endişesiyle gitmek zorunda kalacağız” ifadelerini kullandı. Öğretmene yönelik şiddetin yıllardır sürdüğünü vurgulayan Hazar, darp, tehdit, bıçaklama ve cinayet vakalarının çoğu zaman “münferit” denilerek geçiştirildiğini belirtti. “Oysa bugün yaşananlar, öğretmene yönelik şiddeti görmezden gelen anlayışın doğrudan sonucudur” diye konuştu.

 

 “OKULLAR KORUMASIZ, ÖĞRETMENLER YALNIZ”
Açıklamada, şiddet eğilimli kişilerin yeterli denetim olmaksızın toplum içinde serbest bırakılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Okulların güvenli alanlar olmaktan çıkarıldığına dikkat çeken Hazar, caydırıcı önlemleri almayanların yaşananlardan sorumlu olduğunu söyledi.

Eğitim-İş’in yanı sıra tüm eğitim sendikalarının ortak desteğiyle yapılan açıklamada, olayın ilk anından itibaren hukuki sürecin takip edildiği, öğretmenin darp raporu aldığı ve fail hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

 

“BU SADECE ADLİ DEĞİL, SİYASİ VE İDARİ BİR SORUMLULUKTUR”
Hatice Hazar, yaşananların yalnızca bir adli dosya olarak görülemeyeceğini belirterek yetkililere şu talepleri sıraladı: Okullar derhal güvenli alanlar hâline getirilmelidir. Öğretmene yönelik şiddet vakalarında tutuksuz yargılama uygulamasına son verilmelidir. Saldırının faili en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. “Cezasız kalan her fiil yeni saldırılara davetiyedir” diyen Hazar, tüm eğitim sendikalarıyla birlikte öğretmeni yalnız bırakmayacaklarını ve bir öğretmenin daha canı yanmadan gerekli adımlar atılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

 

Saldırıya uğrayan öğretmen de basın açıklamasında kısa bir konuşma yaparak yaşadıklarını anlattı. Öğretmen, saldırının hiçbir gerekçeye dayanmadığını belirterek şunları söyledi: “Cezaevinden çıkan bir veli tarafından saldırıya uğradım. Ortada sağlam hiçbir gerekçe yok. Okuldan karşıya geçerken darp edildim, ardından silahla ateş edildi. Can güvenliğimiz açıkça tehlikeye atıldı. Olay bundan ibaret. Yanımda olan, destek veren herkese çok teşekkür ediyorum.”

Gazetecilerin “Önceden bir husumet ya da tartışma var mıydı?” sorusunu da yanıtlayan öğretmen, olayın geçmişe dayalı bir çatışmadan kaynaklanmadığını vurguladı: “Hayır, hiçbir husumet yoktu. Sadece bir öğrencinin sınıfta bir gün kalmasıyla ilgili Eylül ayında yaşanan bir durum vardı. O öğrencinin babası o sırada cezaevindeydi, bir hafta önce tahliye olmuş. Sene başındaki bu olayı şimdi yeniden gündeme getirdi. Bunun dışında yaşanmış hiçbir şey yok.”