Muhterem okurlarımız, Bursa Büyükşehir Belediye meclis üyelerinden bir tanesi Merhum İsmet İnönü ve merhuma Mevhibe İnönü için yanlış değerlendirmelerde bulunmuş. Kendi büyüklerinin hanımefendi eşlerine, Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın eşlerine kem söz söylemek bizim örf ve adetlerimizde hiç yer almamış bir yaklaşım tarzıdır. Kaldı ki, dinimiz yüce İslam’da vefat eden kim olursa olsun arkasından “Allah rahmet eylesin” demek güzelliği vardır.
Merhum İsmet İnönü ve muhterem eşi merhuma Mevhibe Hanım Ceyhan eski milletvekili Fazlı Güleç, muhterem eşi Suzan Hanım ile yine Ceyhanlı olan hemşerimiz Mübeccel Hanımın Ankara Bulvar Palas’ta vermiş olduğu bir öğle yemeğinde beraber olmuştuk. O yemekte tanıdığım Mevhibe İnönü tek kelimeyle, “Ben Türk kadınlarının hanımlarının da hanımıyım” dercesine davranışlarına şahit oldum.
Böyle mükemmel bir hanımefendiye onunla hiç örtüşmeyecek sözler söylemek tek kelimeyle abesle iştigaldir., O sözleri sarf edeni, yaşıyorsa annesi, kızkardeşi ve eşi de yanlış ifade edilen bu yakışmayacak sözleri kabul etmezler. Bize yakışan cumhurbaşkanı, başbakanlarımızın eşlerine saygıda ve hürmette kusur etmemek olmalıdır. Bunun farkında olmayan kişilerin mevkileri ne olursa olsun Türk kadınlarına saygı duyulmasını öğrenmemiş olduklarını gösterir.
Büyük Atatürk, “Türk kadınları baştacı edilmeyi hak ediyor” sözünü, herkesin Türk kadınına saygı duyması için söylemiştir.
Tanımaktan büyük mutluluk duyduğum merhuma Mevhibe İnönü’ye gelince, Rabbim mekanını cennet etsin. Saygı ve hürmetin katmerlisini fazlasıyla hak eden bir Türk kadınıydı. Ben o mutluluğu yaşadım. O gün duyduğum saygı nedeniyle de bugün bu yazıyı yazma gereğini duydum.
Unutulmamalıdır ki, Türk kadınları bizim için saygı duyulması gereken en kıymetli varlıklardır.
