Adana’nın şiirdeki sesi İstanbul’dan dünyaya yankılandı!
Adana’nın şiirdeki sesi İstanbul’dan dünyaya yankılandı!
İstanbul 9. Uluslararası FeminİSTANBUL Kadın Şiiri Festivali’nde Adana’nın kültürel ve edebî birikimi uluslararası şairlerle buluştu. Artika Sanat Merkezi’nden şair-yazar Alişer Avcı, festivalde Adana’yı temsil ederek Çukurova’nın güçlü edebiyat geleneğini İstanbul’a taşıdı. Alişer Avcı: “Çukurova’nın kültürel birikimini uluslararası platformlarda temsil etmek hem sorumluluk hem gururdur” dedi.
Gazeteci-Yazar Remzi Yıldırım’a konuşan Avcı, şiirin evrensel dilinden kadınların toplumsal mücadelesine, Adana’nın sanat dünyasındaki yerinden genç şairlere kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.23-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Kartal Belediyesi’nin desteğiyle dokuzuncu kez gerçekleştirilen Femin İSTANBUL Kadın Şiiri Festivali, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden şairleri aynı sanat çatısı altında buluşturdu.Kadın kimliği, toplumsal eşitlik, özgürlük, demokrasi ve insanlık değerlerinin şiirle anlatıldığı festivalde farklı dillerden şiirler seslendirildi. Adana’dan şair-yazar Alişer Avcı'nın yanı sıra Zeynep Ezmen, Adnan Gül, Demet Duyuler ve İlhan Kemal de şiirleriyle festivale katılım gösterdi.Çukurova’nın edebiyat ve kültür birikiminin uluslararası bir platformda temsil edilmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Avcı ile festivalin anlamını, şiirin toplumsal gücünü ve Adana’nın kültür sanat dünyasındaki yerini konuştuk.
“ADANA’NIN KÜLTÜREL BİRİKİMİNİ TEMSİL ETMEK GURURDUR”
Remzi Yıldırım: Alişer Bey, öncelikle sizi kutluyorum. FeminİSTANBUL gibi uluslararası bir festivalde Adana’yı temsil etmek nasıl bir duygu..?
Alişer Avcı: Öncelikle böyle anlamlı bir buluşmanın parçası olmaktan büyük mutluluk duydum. Adana, edebiyatın, şiirin ve sözlü kültürün güçlü bir belleğe sahip olduğu kentlerden biri. Bu kentin kültürel birikimini uluslararası bir platformda temsil etmek benim için hem bir sorumluluk hem de bir gurur kaynağı. Oraya yalnızca kendi şiirlerimle değil, Çukurova’nın edebiyat geleneğini ve sanat ortamını da taşımaya çalıştım.
FeminİSTANBUL etkinliklerine Adana’dan şair Zeynep Ezmen'le beraber katıldım. Aynı zamanda Adnan Gül, Demet Duyuler ve İlhan Kemal de şiirleriyle festivalde yer aldı. Şiir adına, demokrasi ve eşitlik adına böylesine geniş çaplı bir festivalde bulunmak gerçekten gurur verici bir duyguydu.
“ŞİİR, İNSANLARI BİRBİRİNE YAKLAŞTIRIR”
Remzi Yıldırım: Festivalde kadın ve erkek şairlerin farklı ülkelerden gelen sanatçılarla aynı platformda buluşması dikkat çekiyor. Bu buluşmaların toplumsal diyaloğa katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz..?
Alişer Avcı: Sanatın en önemli özelliklerinden biri, insanları birbirine yaklaştırmasıdır. Birbirimizi dinlemeden, anlamaya çalışmadan ortak bir yaşam kuramayız. Bu festivali değerli kılan da farklı dillerden, kültürlerden ve deneyimlerden gelen insanların aynı şiir ikliminde buluşması.
Kadınların sesini daha görünür kılan, eşitlik ve dayanışmayı büyüten bu tür organizasyonların toplumsal diyaloğa önemli katkılar sunduğunu düşünüyorum. Şiir, yalnızca bireysel duyguların ifade edildiği bir sanat dalı değildir. Aynı zamanda toplumsal sorunların, insan haklarının ve ortak yaşam değerlerinin dile getirildiği güçlü bir anlatım aracıdır.
“ADANA’NIN KÜLTÜREL SESİ DAHA GÜÇLÜ DUYULMALI”
Remzi Yıldırım: Adana; edebiyatı, şiiri, türküleri ve güçlü anlatı geleneğiyle köklü bir kültür şehri. Sizce Adana’nın bu birikimi ulusal ve uluslararası sanat ortamlarında yeterince temsil ediliyor mu?
Alişer Avcı: Adana’nın çok güçlü bir edebiyat ve sanat birikimi var. Yaşar Kemal’den Orhan Kemal’e, Yılmaz Güney’den Abidin Dino’ya uzanan kültürel hafıza, bu coğrafyanın insanı ve yaşamı anlatma gücünü ortaya koyuyor.Ancak bu birikimin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür olması gerektiğini düşünüyorum. Bunun yolu yalnızca geçmişin değerlerini anmaktan değil, bugünün sanatçılarına üretim ve paylaşım alanları açmaktan geçiyor. Adana'nın kültürel potansiyelini daha güçlü platformlara taşımak hepimizin sorumluluğu. Kentimizden yetişen şairlerin, yazarların ve sanatçıların uluslararası organizasyonlarda daha fazla yer alması gerekiyor. Çünkü Adana yalnızca geçmişin büyük sanatçılarıyla değil, bugün üretmeye devam eden sanatçılarıyla da güçlü bir kültür kentidir.
“ŞİİRİN SINIRLARI YOKTUR”
Remzi Yıldırım: FeminİSTANBUL, farklı ülkelerden ve kültürlerden şairleri bir araya getiriyor. Sizce şiir, farklı dilleri konuşan insanları nasıl buluşturuyor?
Alişer Avcı: Şiirin dili, sözcüklerin ötesinde bir dildir. İnsanların acıları, sevinçleri, özlemleri ve özgürlük arayışları coğrafyalara göre değişse de duyguların özü benzerdir.
Bir şairi başka bir ülkeden bir şairle buluşturan şey, çoğu zaman aynı kelimeleri konuşmaları değil, aynı insanlık hâlini duyumsamalarıdır. Şiir, farklılıklarımızı ortadan kaldırmadan ortak bir insanlık duygusunda buluşturur. Bu nedenle şiirin sınırları yoktur.
“ARTİKA SANAT MERKEZİ BİR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA ALANIDIR”
Remzi Yıldırım: Artika Sanat Merkezi’nin sanatçılar açısından taşıdığı önemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu tür sanat kurumlarının şair ve yazarları bir araya getirmesi sizce neden önemli?
Alişer Avcı: Artika Sanat Merkezi’ni yalnızca etkinliklerin gerçekleştirildiği bir mekân olarak görmüyorum. Burası, sanatçıların buluştuğu, düşüncelerin paylaşıldığı, üretimin ve dayanışmanın geliştiği bir kültür alanı.Sanatın gelişmesi için özgür buluşma mekânlarına, nitelikli tartışmalara ve sürekliliği olan çalışmalara ihtiyaç var. Biz de Artika’da farklı sanat disiplinlerini bir araya getirerek böyle bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz.Tmolos Yayınevi ile de bu kültürel üretimin edebiyat alanındaki karşılığını büyütmeyi hedefliyoruz. Çünkü sanat, paylaşıldıkça çoğalır. Şairlerin, yazarların ve sanatçıların bir araya gelmesi yeni düşüncelerin ve yeni eserlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
“ŞİİR, İNSANIN KENDİ HAKİKATİNİ ARAMASIDIR”
Remzi Yıldırım: Son olarak, şiire gönül veren gençlere ve yazmaya yeni başlayanlara ne söylemek istersiniz?
Alişer Avcı: Öncelikle çok okumalarını, hayatı dikkatle gözlemlemelerini ve kendi seslerini bulmak için acele etmemelerini öneririm. Şiir, yalnızca güzel sözcükleri yan yana getirmek değildir; düşünsel bir birikim, dil duyarlılığı ve hayatla kurulan sahici bir ilişkinin ürünüdür.Başkalarının şiirine benzemeye çalışmak yerine kendi hakikatlerinin peşinden gitmeliler. Şiirde özgünlük, insanın kendisine karşı dürüst olabilmesinden geçer. Ve elbette yazmaktan önce yaşamayı, dinlemeyi, sorgulamayı ve insanı anlamayı öğrenmeliler.
Remzi Yıldırım: Değerli görüşleriniz için teşekkür ediyorum. Adana’nın kültürel sesini uluslararası bir şiir buluşmasında temsil ettiğiniz için sizi kutluyorum.
Alişer Avcı: Ben teşekkür ederim. Bu güzel buluşmada yer almak, farklı ülkelerden şairlerle tanışmak ve şiir üzerine düşüncelerimizi paylaşmak benim için çok kıymetliydi. FeminİSTANBUL’un düzenleyicilerine, emeği geçenlere ve özellikle Hilal Karahan, Ayça ve Dilruba’ya içtenlikle teşekkür ediyorum. Şiirin, dostluğun ve dayanışmanın çoğaldığı nice buluşmalarda yeniden bir araya gelmek dileğiyle.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
