Akça: Milyonlarca çocuk çalışmak zorunda kalıyor

Gündem 11.06.2026 - 15:25, Güncelleme: 11.06.2026 - 15:27 291 kez okundu.
 

Akça: Milyonlarca çocuk çalışmak zorunda kalıyor

ÇKHD Başkanı Çiğdem Akça, 15 yaş altı çocuğun yerinin eğitim olduğunu belirtti
SABİT ÖZKESER   Adana Çocuk- Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) ve (ETKİN-DER )Eğitim Teknoloji Kültür ve İnovasyon Derneği  (ETKİN-DER ) Başkanı Çiğdem Akça, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada  “Ülkemizdeki yasalar gereği 15 yaş altındaki küçük çocukların çalıştırılması suç.  18 yaş altında tehlikeli işlerde çocukların çalıştırılmasının ise kesinlikle yasaktır” dedi. “138 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ BULUNUYOR” Aynı zamanda Aile Danışmanı olan Çiğdem Akça,  “ Türkiye’de ve dünyada çocuk işçiliği, temel hak ve eğitimden mahrum bırakılma, fiziksel-psikolojik istismar ve ucuz iş gücü olarak sömürülme boyutlarıyla küresel bir krizdir. Hem ulusal mevzuatlar hem de uluslararası sözleşmelerle yasaklansa da, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde milyonlarca çocuk halen çalışmak zorundadır. Dünyada Çocuk İşçiliği; Küresel çapta yaklaşık 138 milyon çocuk işçi bulunmaktadır. Bu çocukların yarıdan fazlası (yaklaşık 79 milyonu) çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini doğrudan tehdit eden tehlikeli işlerde çalışmaktadır. Dünya genelindeki çocuk işçiliğinin büyük bir kısmı tarım sektöründe yoğunlaşmaktadır” diye konuştu. “TÜRKİYE’DE ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ ARTIYOR” Akça, çocuk işçiliğinin son yıllarda Türkiye’de oldukça tartışılan bir konu haline geldiğini anlatırken, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlattığı Mesleki Eğitim Merkezi ise tartışmaların göbeğinde yer alıyor. Mesleki Eğitim Merkezleri öğrencilerin hem okula devam ettiği hem de iş yerlerinde bir ustanın yanında çalışarak meslek eğitimi almalarını sağlayan kurumlardır. Öğrenciler haftada 1 gün okula giderken, 4 gün iş yerinde çalışırlar.MESEM Projesi her ne kadar iyi niyetle yapılmış bir istihdam projesi gibi görünse de son günlerde çocuk işçi ölümleriyle gündeme geliyor. Özellikle 14-17 yaş aralığındaki çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalışıyor olması da durumu özetler nitelikte” dedi. Adana Çocuk- Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) ve (ETKİN-DER )Eğitim Teknoloji Kültür ve İnovasyon Derneği  (ETKİN-DER ) Başkanı Çiğdem Akça, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:  “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği merkezi Eylül 2024 ile Ağustos 2025 tarih aralığını kapsayan dönemde 72 çocuğun iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. 2025 yılı içerisinde ise 94 çocuk iş kazası nedeniyle hayatını kaybetti, yalnızca 2025 yılının Kasım ayında 10 çocuk işçi vefat etti. Öte yandan TÜİK’in açıkladığı verilere göre 15-17 yaş aralığında işgücüne katılım 2020 yılından beri sürekli artış eğiliminde görünüyor. Nisan 2026’da açıklanan rapora göre 2025 yılında 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %25,5 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için %36,5, kız çocuklar için %13,9 olduğu görüldü.  Sivil toplum raporları, resmi rakamların ötesinde çıraklık projeleri (MESEM) dahil toplam çocuk işçi sayısının 1,3 milyonu bulduğunu tahmin etmektedir. TÜRKİYE VERİLERİ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri genellikle 15-17 yaş aralığını baz alırken, sivil toplum kuruluşları daha geniş bir yelpazede değerlendirme yapmaktadır. •                Eğitim-İş Raporu: Türkiye'de 15-17 yaş arası çalışan çocuk sayısı 869 bin olarak verilirken, Mesleki Eğitim Merkezleri'nde (MESEM) kayıtlı olan öğrencilerle birlikte bu sayının en az 1 milyon 372 bin olduğu tahmin edilmektedir. •         İSİG Meclisi Verileri: Çocuk işçi ölümleri artış göstermekte olup, son yıllarda yılda 70-80'in üzerinde çocuk iş kazaları ve cinayetleri sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Daha önce başarıyla uygulanan 2017-2023 dönemi sonrasında, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşların da desteğiyle yeni dönem çalışmaları hayata geçirilmiştir. Temel hedefler şunlardır: •                Hafif İşler: Çocukların eğitim hayatına engel olmayacak, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilemeyecek işlerde çalıştırılmasını sağlamak. •                En Kötü Biçimlerle Mücadele: Çocuk işçiliğinin sokakta çalıştırma, ağır sanayi ve özellikle mevsimlik tarım gibi en kötü biçimlerinin tamamen bitirilmesi. •                Kapasite Geliştirme: 81 ilde Çalışma ve İş Kurumu, SGK ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlükleri koordinesinde kurulan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Birimlerinin daha aktif çalışması.  •  Çalışma Süresi: Temel eğitimini tamamlamış ancak okula gitmeyen çocuklar için haftalık çalışma süresi en fazla 35 saattir. Eğitime devam eden çocuklarda ise çalışma süresi okul saatleri dışında olmak üzere günde en fazla 2 saat, haftada 10 saat olabilir.Çocuk işçiliği ile mücadele; çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen sömürüye karşı yürütülen küresel bir eylemdir. Bu mücadele; çocuk yoksulluğunun azaltılması, eğitime erişimin sağlanması, yasal denetimlerin artırılması ve toplumsal farkındalık yaratılması gibi çok boyutlu politikaları kapsar. YASAL ÇERÇEVE VE KURUMLAR Türkiye'de çocuk işçiliğinin önlenmesi temel olarak anayasal güvenceler ve 4857 Sayılı İş Kanunu ile düzenlenir. 15 Yaş Sınırı: Genel olarak 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Hafif İşler: 14 yaşını bitirmiş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocuklar, fiziki kapasitelerine uygun hafif işlerde çalışabilirler. Genç İşçiler: 15-18 yaş arası gençler için tehlikeli işlerde çalışmama ve eğitimlerine devam edebilme gibi özel koruyucu kurallar bulunur.   MÜCADELE STRATEJİLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ •                Nitelikli Eğitime Erişim: Çocukların eğitimden kopmasını engellemek ve okula devamlılıklarını teşvik etmek en etkili önlemdir. •                Etkin Denetim: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından "sıfır tolerans" ilkesiyle kayıt dışı ve yasalara aykırı çocuk işçi çalıştıran işletmelere denetimler ve idari cezalar uygulanır. •                Ekonomik Destek: Ailelerin yoksulluktan kurtarılması ve şartlı nakit transferi gibi sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi, çocukların iş hayatına girmesini önler. •                Toplumsal Bilinçlenme: Çocuk emeğinin sömürüsüne karşı toplumsal bir duruş sergilenmesi ve sivil toplum kuruluşlarının projelerine destek verilmesi kritik öneme sahiptir.    
ÇKHD Başkanı Çiğdem Akça, 15 yaş altı çocuğun yerinin eğitim olduğunu belirtti

SABİT ÖZKESER

 

Adana Çocuk- Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) ve (ETKİN-DER )Eğitim Teknoloji Kültür ve İnovasyon Derneği  (ETKİN-DER ) Başkanı Çiğdem Akça, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada  “Ülkemizdeki yasalar gereği 15 yaş altındaki küçük çocukların çalıştırılması suç.  18 yaş altında tehlikeli işlerde çocukların çalıştırılmasının ise kesinlikle yasaktır” dedi.

“138 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ BULUNUYOR”

Aynı zamanda Aile Danışmanı olan Çiğdem Akça,  “ Türkiye’de ve dünyada çocuk işçiliği, temel hak ve eğitimden mahrum bırakılma, fiziksel-psikolojik istismar ve ucuz iş gücü olarak sömürülme boyutlarıyla küresel bir krizdir. Hem ulusal mevzuatlar hem de uluslararası sözleşmelerle yasaklansa da, tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde milyonlarca çocuk halen çalışmak zorundadır. Dünyada Çocuk İşçiliği; Küresel çapta yaklaşık 138 milyon çocuk işçi bulunmaktadır. Bu çocukların yarıdan fazlası (yaklaşık 79 milyonu) çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini doğrudan tehdit eden tehlikeli işlerde çalışmaktadır. Dünya genelindeki çocuk işçiliğinin büyük bir kısmı tarım sektöründe yoğunlaşmaktadır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ ARTIYOR”

Akça, çocuk işçiliğinin son yıllarda Türkiye’de oldukça tartışılan bir konu haline geldiğini anlatırken, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlattığı Mesleki Eğitim Merkezi ise tartışmaların göbeğinde yer alıyor. Mesleki Eğitim Merkezleri öğrencilerin hem okula devam ettiği hem de iş yerlerinde bir ustanın yanında çalışarak meslek eğitimi almalarını sağlayan kurumlardır. Öğrenciler haftada 1 gün okula giderken, 4 gün iş yerinde çalışırlar.MESEM Projesi her ne kadar iyi niyetle yapılmış bir istihdam projesi gibi görünse de son günlerde çocuk işçi ölümleriyle gündeme geliyor. Özellikle 14-17 yaş aralığındaki çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalışıyor olması da durumu özetler nitelikte” dedi.

Adana Çocuk- Kadın Hakları Derneği  (ÇKHD) ve (ETKİN-DER )Eğitim Teknoloji Kültür ve İnovasyon Derneği  (ETKİN-DER ) Başkanı Çiğdem Akça, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

 “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği merkezi Eylül 2024 ile Ağustos 2025 tarih aralığını kapsayan dönemde 72 çocuğun iş kazası nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. 2025 yılı içerisinde ise 94 çocuk iş kazası nedeniyle hayatını kaybetti, yalnızca 2025 yılının Kasım ayında 10 çocuk işçi vefat etti. Öte yandan TÜİK’in açıkladığı verilere göre 15-17 yaş aralığında işgücüne katılım 2020 yılından beri sürekli artış eğiliminde görünüyor. Nisan 2026’da açıklanan rapora göre 2025 yılında 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %25,5 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için %36,5, kız çocuklar için %13,9 olduğu görüldü.  Sivil toplum raporları, resmi rakamların ötesinde çıraklık projeleri (MESEM) dahil toplam çocuk işçi sayısının 1,3 milyonu bulduğunu tahmin etmektedir.

TÜRKİYE VERİLERİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri genellikle 15-17 yaş aralığını baz alırken, sivil toplum kuruluşları daha geniş bir yelpazede değerlendirme yapmaktadır.

•                Eğitim-İş Raporu: Türkiye'de 15-17 yaş arası çalışan çocuk sayısı 869 bin olarak verilirken, Mesleki Eğitim Merkezleri'nde (MESEM) kayıtlı olan öğrencilerle birlikte bu sayının en az 1 milyon 372 bin olduğu tahmin edilmektedir.

•         İSİG Meclisi Verileri: Çocuk işçi ölümleri artış göstermekte olup, son yıllarda yılda 70-80'in üzerinde çocuk iş kazaları ve cinayetleri sebebiyle hayatını kaybetmektedir.

Daha önce başarıyla uygulanan 2017-2023 dönemi sonrasında, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşların da desteğiyle yeni dönem çalışmaları hayata geçirilmiştir. Temel hedefler şunlardır:

•                Hafif İşler: Çocukların eğitim hayatına engel olmayacak, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilemeyecek işlerde çalıştırılmasını sağlamak.

•                En Kötü Biçimlerle Mücadele: Çocuk işçiliğinin sokakta çalıştırma, ağır sanayi ve özellikle mevsimlik tarım gibi en kötü biçimlerinin tamamen bitirilmesi.

•                Kapasite Geliştirme: 81 ilde Çalışma ve İş Kurumu, SGK ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlükleri koordinesinde kurulan Çocuk İşçiliği ile Mücadele Birimlerinin daha aktif çalışması.

 •  Çalışma Süresi: Temel eğitimini tamamlamış ancak okula gitmeyen çocuklar için haftalık çalışma süresi en fazla 35 saattir. Eğitime devam eden çocuklarda ise çalışma süresi okul saatleri dışında olmak üzere günde en fazla 2 saat, haftada 10 saat olabilir.Çocuk işçiliği ile mücadele; çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen sömürüye karşı yürütülen küresel bir eylemdir. Bu mücadele; çocuk yoksulluğunun azaltılması, eğitime erişimin sağlanması, yasal denetimlerin artırılması ve toplumsal farkındalık yaratılması gibi çok boyutlu politikaları kapsar.

YASAL ÇERÇEVE VE KURUMLAR

Türkiye'de çocuk işçiliğinin önlenmesi temel olarak anayasal güvenceler ve 4857 Sayılı İş Kanunu ile düzenlenir.

15 Yaş Sınırı: Genel olarak 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır.

Hafif İşler: 14 yaşını bitirmiş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocuklar, fiziki kapasitelerine uygun hafif işlerde çalışabilirler.

Genç İşçiler: 15-18 yaş arası gençler için tehlikeli işlerde çalışmama ve eğitimlerine devam edebilme gibi özel koruyucu kurallar bulunur.

 

MÜCADELE STRATEJİLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

•                Nitelikli Eğitime Erişim: Çocukların eğitimden kopmasını engellemek ve okula devamlılıklarını teşvik etmek en etkili önlemdir.

•                Etkin Denetim: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından "sıfır tolerans" ilkesiyle kayıt dışı ve yasalara aykırı çocuk işçi çalıştıran işletmelere denetimler ve idari cezalar uygulanır.

•                Ekonomik Destek: Ailelerin yoksulluktan kurtarılması ve şartlı nakit transferi gibi sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi, çocukların iş hayatına girmesini önler.

•                Toplumsal Bilinçlenme: Çocuk emeğinin sömürüsüne karşı toplumsal bir duruş sergilenmesi ve sivil toplum kuruluşlarının projelerine destek verilmesi kritik öneme

sahiptir.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.