Gittiler… Geçemediler…Geçemeyecekler: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Gittiler… Geçemediler…Geçemeyecekler: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. Yıldönümü dolayısıyla tüm yurtta olduğu gibi Adana’da da çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Türk tarihinin şanlı sayfalarından biri olan ve tarihin eşine az rastlanır en büyük kahramanlık destanlarından Çanakkale Zaferi ile ilgili Araştırmacı-Yazar Ahmet Erdoğdu, “Çanakkale Ruhu’nu en iyi şekilde yaşatmalıyız” dedi.
>> SABİT ÖZKESER
“TÜRK GENÇLİĞİNE ÇANAKKALE RUHU’NU
EN GÜZEL ŞEKİLDE VERMEMİZ GEREKİR”
Yeni bir İstiklal Marşı yazmamak adına Türk gençliğine Çanakkale Ruhu’nu en güzel şekilde vermeleri gerektiğini bir kez daha yineleyen Araştırmacı-Yazar Ahmet Erdoğdu, “Çocuklarımızı mutlak surette Çanakkale’ye götürüp o savaş alanlarını, şehitlikleri gösterip, o gün ülkemizin nasıl bir tehlikeden neler yapılarak kurtarıldığını çok iyi anlatmamız gerekir” diye konuştu. Türk milletinin bağımsızlık azmi, vatan sevgisi ve fedakarlıkla yazdığı “Çanakkale Geçilmez” gerçeğini dünyaya kanıtladığı en büyük kahramanlık destanlarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla Araştırmacı-Yazar Ahmet Erdoğdu’ya yönelttiğimiz sorular ile aldığımız yanıtlar şöyle:
S. ÖZKESER- Sayın Erdoğdu, röportajımıza başlarken ilk sormak istediğim soru neden Çanakkale?
A. ERDOĞDU- Aslında hedef İstanbul'dur, Çanakkale ise bu hedefe ulaşabilmek için aşılması gereken tek engeldir.
Bu doğrultuda İngiltere, İstanbul’u hedef alacak bir saldırı düşüncesini biçimlendirmeye başlamıştır. İngiltere’nin bu yöndeki düşüncesini şekillendiren bazı etkenler ve nedenler vardı. Altı asırlık Osmanlı Devleti’ni bir hamlede ve en kısa sürede Birinci Dünya Savaşının dışına itecek bir saldırı planı konusunda İngiltere’yi harekete geçiren başlıca gerekçeler şunlardı:
1- Osmanlı Devleti’nin 1912 - 1913 yıllarındaki Balkan Savaşlarından büyük kayıplarla çıkması,
2- Sarıkamış Harekâtında (22 Aralık 1914 - 18 Ocak 1915) Ruslar karşısında çaresiz kalması,
3- 4’ncü Ordusu ile Süveyş Kanalına yönelik Osmanlı taarruzunun (15 Ocak - 15 Mart 1915) başarısız olması.
Avrupalı otoritelere göre Osmanlı Devleti’nin “askeri bir güç olma” niteliğini yitirmiş olduğunu gösteren bu etkenler, Çanakkale Cephesinin açılma nedenleri olarak bilinen, İngiliz amaçlarına hizmet edecek harekâtı şekillendiren başlıca unsurlardır.
S. ÖZKESER- İngiltere ve Fransa’nın Çanakkale Cephesini açmaktaki amaçları ne idi?
A. ERDOĞDU- İngiltere ve Fransa’nın Çanakkale Cephesini açma gerekçelerini dört ana başlık altında toplamak mümkündür.
1 - Rusya’dan önce İstanbul ve Boğazları ele geçirmek ve bunu koz olarak kullanıp, Rusya’nın savaşı sürdürmesini sağlamak,
2- Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakarak, Hindistan yolunu güvence altına almak,
3-Tarafsız Balkan Devletlerini kendi saflarına katmak,
4-Almanya’yı doğu yönünden de kuşatarak savaşı en geç 1916 yılı içinde bitirmek.
Bütün bu gerekçeler doğrultusunda girişilecek bir harekâtın sonucunda Boğazlar ve İstanbul ele geçirilecek olursa, bu durumun İngiltere’ye kazandıracağı askeri ve siyasi avantajların, çok önemli boyutlarda olacağı gerçekti.
S. ÖZKESER- Çanakkale Cephesinin açılması kimin fikriydi?
A. ERDOĞDU- İngiltere ve Fransa 5 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş açmış ve İngiltere bu tarihten sonra hızla Çanakkale Boğazı’na kapsamlı bir askerî harekât düzenleme planları geliştiriyordu. Bu amaçla İngiltere Deniz Bakanı Churchill, Amiral Carden ile yazışarak, Boğaz’ın sadece gemilerle zorlanarak geçilip geçilemeyeceğini sordu ve varsa savaş planını istedi. Carden, cevabında, bunun daha çok gemi ve daha geniş bir operasyonla mümkün olabileceğini bildirdi. Bu bilgiler, 5 Ocak 1915’teki İngiliz Savaş Konseyi’ne Churchill tarafından sunuldu. Savaş Konseyinden olumlu sinyaller alan Churchill, Carden’den ayrıntılı plan istedi. Nitekim Carden 11 Ocak’ta ayrıntılı savaş planını da Churchill’e sundu. Buna göre; Osmanlı’nın Boğaz’daki savunma tabyalarını birer birer saf dışı ederek ve ağır deniz planının doğrudan ve dolaylı atışlarının örtüsü altında -Churchill’in hızlı geçiş fikrinin aksine- ağır bir geçiş öngörülmekteydi. Carden’in planı 13 Ocak’ta Savaş Konseyinde tartışıldı ve kısa bir görüşmeden sonra kabul edilip 15 Ocak’ta hazırlıklara başlama emri verildi.
Bu yazışmalar sürerken aslında fiilen harekât da sürüyordu. Nitekim 5 Ocak 1915’te Boğaz’dan geçme teşebbüsünde bulunan Saphir adlı Fransız denizaltısı bir torpidoya çarparak batmış ve mürettebatından bir kısmı Osmanlı gözetleme botları tarafından kurtarılmıştı.
S. ÖZKESER- İngiltere ve Fransa’nın faaliyetlerine karşı ne gibi tedbirler alındı?
A. ERDOĞDU- Osmanlı Genelkurmayı, Çanakkale Boğazı’nın tahkimatını arttırıcı tedbirler almaktaydı. Boğaz’a giriş bataryaları takviye edildi, düşmanın muhtemel çıkartmasına karşı iç kısımlardaki istihkâmlar yenilendi. Düşman donanmasının Boğaz’ın dar sahasında karşılanması prensibi kabul edilerek, obüsler yerleştirildi, kademeli olarak torpil hatları, ayrıca bu torpil hatlarını tarama gemilerine karşı korumak için savaş gemilerinden çıkarılan küçük çaplı toplar ile engel/sed bataryaları oluşturuldu. Torpil bölgesinin aydınlatılması için ilave projektörler konuldu. Düşman uçaklarına ateş etmek ve kısmen şaşırtma bataryası görevini gören çeşitli krupp toplarından oluşturulan uçaksavar topları yerleştirildi.
Boğazın denizden zorlanacağının anlaşılması üzerine, Müstahkem Mevki Komutanlığına Cevat Paşa atanmış, Boğaz ve iki yakası ile Gelibolu Yarımadası’ndaki kuvvetler takviye edilerek birlik sayısı üç alaydan yaklaşık yedi alaya çıkarıldı.
Cevat Paşa
Seferberlik ilanı ile beraber, Çanakkale savunması için düşünülen 3 Kolordumun sefer hazırlıkları diğer ordulara nazaran zamanında tamamlanmıştı. 3 Kasım 1914’ten itibaren Gelibolu’ya sevk edilen kolorduya zaman içinde yeni kuvvetler ilave edildi. Bu çerçevede diğer kolordulardan kaydırmalar yapıldığı gibi; Tekirdağ’da 19. Tümen kuruldu ve 20 Ocak 1915 tarihinde komutanlığına Yarbay Mustafa Kemal getirildi. Bu tümen 25 Şubat 1915’te Eceabat’a nakledildi.
Ayrıca Boğazın iki yakasına seyyar tabyalarla boğaz 11 adet mayın maniası yerleştirildi.
Bu manialar içinde en önemlisi 7/8 Mart gecesi Alman komutanların dahi haberi olmadan Karanlık Limana döşenen 11. Mayın maniası idi.
Toplam 14 tabyaya 230 top yerleştirilmişti. Bunlardan 82’si muharebeler esnasında kullanılacaktı. 11 mayın maniasında da toplam 403 mayın bulunuyordu.
Nusret Mayın Gemisi
S. ÖZKESER- 18 Mart’a kadar İngilizler ve Fransızların Çanakkale Boğazı’na saldırılarını kısaca anlatır mısınız?
A. ERDOĞDU- 15 Şubat günü ilk defa bir İngiliz torpidosu Saros Körfezi’ne kadar gelip keşif yapmış, bundan dört gün sonra 19 Şubat 1915 günü ilk saldırı saat 07.45’te başlamış ve 17.30’a kadar Türk tabyaları uzaktan top ateşine tutulmuştur.
Arkasından 25 Şubat günü aynı şekilde saldırılar devam etmiş ve bu saldırılar 18 Mart’a kadar sürdürülmüştür.
S. ÖZKESER- Biraz da 18 Mart’ta yaşananlardan söz edelim
A. ERDOĞDU- 18 Mart 1915 sabahı erken saatlerde Bozcaada doğrultusuna gönderilen Osmanlı keşif uçağı ile düşman gemilerinin Boğaz’a doğru seyretmekte oldukları belirlendi. Saat 10’a doğru 10 düşman savaş gemisi iki kademe halinde Boğaz’a yaklaşıyordu. Saat 10.30’da 1. İngiliz tümeni Agamemnon kılavuzluğunda Boğaz’dan içeri girerek “A savaş hattı”nda yerlerini aldı. Sağ yandan ilerleyen Triumph muharebe gemisi saat 11.15’te Anadolu kıyısında Halileli sırtlarındaki obüs bataryalarımız ateş altına almaya başladı. Buna İntepe’deki Türk bataryaları karşılık veriyordu. “A Savaş Hattı”nda batıdan doğuya doğru sırayla; Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson ve Inflexible yerlerini alırken, Prince George muharebe gemisi de sol yandan Rumeli kıyısına yaklaşarak bu kıyıdaki bataryalarımızı ateş altına aldı. Bu sırada 3. Tümene mensup Fransız muharebe gemisi de batıdan doğuya doğru Goulois, Charlemagne, Bouvet, Suffren olmak üzere 16.000 yarda mesafede “B Hattı”nda yerlerini aldılar.
Türk mevzilerinde Obüs bataryalarının hedefinde 4 büyük gemi vardı. Nitekim Numune Ağır Topçu Taburunca saat 11.50’de ateş altına alınan Agamemnon, ağır hasar aldı. Türk topçusu Inflexible’ı art arda vurdu ve muharebe dışı bıraktı. Saat 13.00’te ise Rumeli ve Mecidiye tabyaları savaş hattına giren Gaulois ve Charlemagne’ı ateş altına aldı.
Saat 14.00’te Bouvet savaş gemisi plan gereği geri dönerken 11.mayın maniasındaki mayınlardan birine çarptı ve 30 saniye içinde battı. 709 kişilik mürettebatından ancak 66’sı kurtulabildi.
Saat 17.10’da da bu defa İrresistible savaş gemisi mayına çarparak yan yattı. 610 kişilik mürettebatı hemen tahliye edildi ve gemi terkedildi. Saat 19.30 civarında bu gemi de batacaktı.
Mayın çarpması sonucu gemilerin hasar görmesi ve batmalarının anlaşılması üzerine, filo komutanı Amiral de Robeck yenilgiyi kabul ederek filosuna geri çekilme emri verdi.
Filo Boğaz’ı terk ederken saat 18.05’te bu defa sahneye Havranlı Seyit Onbaşı çıktı. Rumeli Mecidiye Tabyasından yapılan atış sonunda Ocean savaş gemisi de ağır yara aldı. Sonrasında Karanlık Liman’daki mayınlardan birine çarparak o da savaş dışı kaldı ve saat 19.30’da terkedilen gemi 22.30 civarında boğazın mavi sularına gömüldü.
18 Mart günü elde edilen zaferin kaderini, son anda gizlice döşenen 11.mayın maniası ve boğazın her iki tarafına mevzilenen gezici toplar tayin etmişti.
S. ÖZKESER-18 Mart Deniz Muharebesi’nin sonuçları nelerdir?
A. ERDOĞDU- Sonuç olarak; Boğaza giren ve şiddetli top atışlarıyla tabyaları bombardıman eden İngiliz-Fransız Birleşik filosu, Çanakkale Boğazının iki yakasından açılan karşı atışlarla ve Erenköy koyuna dökülen mayınların etkisiyle mevcutlarının yüzde 35’ini kaybedip çekilmek zorunda kaldılar. Manevralar sırasında mayınlara çarpan Bouvet, Ocean, Irresistible savaş gemileriyle iki muhrip ve yedi mayın arama gemisi battı. Gaulois ve Inflexible da dahil yedi zırhlı gemi görev yapamaz hale geldi. Yedi buçuk saat süren deniz Muharebesi Türk Ordusu’nun kesin zaferiyle sonuçlanmış, düşman Türk ileri mayın hatlarına dahi ulaşamamıştı. Bu saldırıyı başarılı bir şekilde püskürten Çanakkale Mevki Kumandanı Cevat Paşa’ya “18 Mart Kahramanı”, Padişah Sultan V. Mehmed Reşad’a da gazi unvanı verildi. Bu savaşlarda meydana gelen insan kaybı ise Türk tarafında 26 şehit, 53 yaralı iken; düşman tarafında 800 ölü olarak tespit edilmiştir.
18 Mart Deniz Zaferi’nin bilinen deniz muharebelerinden farkı vardır. Deniz muharebelerinde tarafların savaş gemileri karşı karşıya gelir. Çanakkale’de Birleşik Filonun savaş gemileri ile mayınlarımız ve ateş destek vasıtalarımız arasında geçmiştir.
Çünkü bizim Birleşik Filonun karşısına çıkarabileceğimiz donanmamız yoktur. İşte bu yüzden 18 Mart günü yaşananların Dünya Harp Tarihi’nde ayrı bir yeri vardır.
S. ÖZKESER- İngiliz ve Fransızlar Çanakkale’yi denizden geçemeyince ne yaptılar?
A. ERDOĞDU- 18 Mart yenilgisinden sonra büyük bir hayal kırıklığına uğramışlar fakat Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u almak hayallerinden vazgeçmemişlerdir. 25 Nisan 1915 tarihinde kara çıkartması yapmışlar, Arıburnu ve Anafartalar’dan 19/20 Aralık 1915, Seddülbahir’den ise 9 Ocak 1916 tarihinde kaçarak kurtulmuşlardır. Tüm bunların sonucunda Türk ulusu büyük bir zafer kazanmış ve ÇANAKKALE GEÇİLMEZ sözünü de onlara öğretmiş olduk.
S. ÖZKESER- Sayın Ahmet Erdoğdu gazetem Çukurovapress adına bu anlamlı günde katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim.
A. ERDOĞDU- Değerli Sabit Bey, ben de size ve gazetenize bana bu imkânı tanıdığınız için teşekkür ederim.
BATIRILAN GEMİLER
Bouvet İrresistible
Ocean
AĞIR YARALANAN GEMİLER
Agamemnon Gaulois
İnflexible Suffren
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
