“Okullarda artan şiddet tehdit oluşturmaktadır”

Gündem 04.03.2026 - 16:15, Güncelleme: 04.03.2026 - 16:15 362 kez okundu.
 

“Okullarda artan şiddet tehdit oluşturmaktadır”

İstanbul Çekmeköy’de öğrencisi tarafından hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için Adana’da eğitim sendikaları ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim Sen ve Eğitim-İş temsilcileri, okullarda artan şiddete dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’nı kalıcı ve bilimsel önlemler almaya çağırdı. Eğitimciler, “Artık yeter ! şiddete uğramak ve öldürülmek istemiyoruz” diye slogan atıp, pankart taşıdı.
>> ALİ BOZ/ŞEYDA TURAÇLAR   Adana’da eğitim emekçileri, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Fatma Nur Çelik için bir araya geldi. Eğitim Sen Adana Şubesi üyeleri şube binası önünde toplanarak sloganlar eşliğinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube ve Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube ise yaptıkları çağrıyla üyelerini müdürlük önünde buluşturdu. İki sendika, müdürlük önünde ortak basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamada ilk sözü alan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, yaşanan olayın yalnızca bireysel bir saldırı olarak görülemeyeceğini vurguladı.“Bugün bir öğretmen öldürüldü. Bir çocuk annesiz, öğrenciler öğretmensiz kaldı. Söz bitti” diyen İmrek, 2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy’deki lisede gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığını, yaralanan öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini hatırlattı. İmrek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.” Milli Eğitim Bakanlığı’nı eleştiren İmrek, yapılan uyarılara rağmen kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmediğini belirterek, “Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır.” Şiddetin yalnızca bireysel öfke ile açıklanamayacağını kaydeden İmrek, medyada ve siyasette kullanılan sert dilin, öğretmenleri hedef haline getiren söylemlerin ve mesleğin itibarsızlaştırılmasının bu iklimi beslediğini ifade etti. Derinleşen yoksulluk, gençlerde artan geleceksizlik duygusu ve rehberlik hizmetlerindeki yetersizliklerin de şiddet riskini artırdığını belirten Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, şu talepleri sıraladı: “Okul güvenliği konusunda bilimsel ve katılımcı  politika oluşturulması,  Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmesi, Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanması, Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanması, Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık bir tutum alınması.”  İmrek, “Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Eğitim-İş Adana 1 ve 2 No’lu şubeleri adına konuşan Yılmaz Çetin ise daha sert bir dille tepkisini dile getirdi. “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Okulda! Eğitim yuvasında!” diyen Çetin, 44 yaşındaki meslektaşlarını kaybettiklerini, yaralıların bulunduğunu hatırlatarak yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi. Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin uzun süredir okula gelmediğini, rehberlik görüşmelerinin yapıldığını ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiğini ifade eden Çetin, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti. “Bu tablo bir münferit olay değildir. Bu bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez.” Çetin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” sorularını yöneltti. Çetin, öğretmenlik mesleğinin sistematik biçimde itibarsızlaştırıldığını savunarak, siyasi dilin ve eğitim politikalarının öğretmeni hedef haline getirdiğini ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatan Çetin, bugün gelinen noktanın öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu olduğunu söyledi. Alışveriş merkezlerine kesici aletle girilemezken okullara girilebilmesini “yönetim zaafı” olarak nitelendiren  Çetin, taleplerini şöyle sıraladı: Eğitimde Şiddet Yasası’nın çıkarılması, Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınması, Sendikaların ve uzmanların katıldığı somut bir eylem planı hazırlanması, Faillerin caydırıcı şekilde cezalandırılması, Şiddeti meşrulaştıran medya içeriklerinin denetlenmesi, Barışı ve birlikte yaşamı esas alan bilimsel müfredat hazırlanması. Çetin konuşmasının sonunda yalnızca okullardaki şiddete değil, dünyada artan savaş politikalarına da değinerek, çocukların bombaların gölgesinde değil barış içinde eğitim görmesi gerektiğini vurguladı.Her iki sendika temsilcisi de öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Eğitim Gücü Sen, Adana Şube Başkanı Fırat Aksu da yaptığı ayrı açıklamada, “Çekmeköy’de bir meslek lisesinde görev yapan öğretmenimiz Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki bir öğrenci tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu vahşi saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.” dedi.  Aksu açıklamasında şunları söyledi. “ Eğitim kurumları; şiddetin değil bilginin, korkunun değil güvenin, ölümün değil hayatın yeşerdiği yerlerdir. Bir öğretmenin kendi görev yaptığı okulda can güvenliğinden yoksun bırakılması, yalnızca bir eğitim emekçisine değil, doğrudan doğruya kamusal eğitime, toplumsal vicdana ve geleceğimize yönelmiş ağır bir saldırıdır. Öğretmenler her gün yüzlerce çocuğun hayatına dokunmak için sınıfa girerken, canlarını ortaya koymak zorunda değildir. Okullarımızda artan şiddet vakaları artık münferit değildir; sistematik bir güvenlik zafiyetinin, görmezden gelinen risklerin ve ertelenen önlemlerin sonucudur. Buradan açıkça soruyoruz: Okullarımızda etkili güvenlik tedbirleri neden sağlanmamaktadır? Eğitim çalışanlarının can güvenliği için somut ve caydırıcı düzenlemeler neden hayata geçirilmemektedir? Eğitim Gücü Sen Adana Şubesi olarak taleplerimiz nettir: Okullarda kalıcı ve etkili güvenlik önlemleri derhal artırılmalıdır. Risk analizi ve erken müdahale mekanizmaları zorunlu hale getirilmelidir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, katalog suç kapsamına alınmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onun adı, bu ülkede öğretmenlerin yalnız olmadığını gösterecek mücadelemizin simgesi olacaktır. Eğitim emekçileri sahipsiz değildir.” Yerli ve Milli Parti Adana İl Başkanı Yusuf Arslan ise, İstanbul Çekmeköy’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için başsağlığı ve kınama mesajı yayımladı. Arslan, yaşanan olayın milletçe derin bir üzüntüye yol açtığını ifade etti. Yusuf Arslan yaptığı açıklamada, “Eğitim yuvasında, öğrencisine bilgi ve değer kazandırmak için görev yapan bir öğretmenimizin şiddet sonucu hayatını kaybetmesi kabul edilemez bir vahşettir. Fatma Nur Çelik öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine ve eğitim camiamıza sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı. Arslan, öğretmenlerin toplumun en kıymetli emanetlerinden biri olduğunu belirterek, eğitimcilerin can güvenliğinin devletin en öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını vurguladı.  Yerli ve Milli Parti Adana İl Başkanı Yusuf Arslan, “Okullarımız; şiddetin değil, ilmin ve ahlakın hâkim olduğu mekânlar olmalıdır. Eğitim kurumlarında güvenlik tedbirleri artırılmalı, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.” dedi. Toplumsal değerlerin aşındığı bir dönemde aile yapısının ve manevi eğitimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Arslan, gençlerin şiddetten uzak tutulması için kapsamlı bir seferberlik başlatılması gerektiğini ifade etti. Yusuf Arslan açıklamasını, “Fatma Nur Çelik öğretmenimizi rahmetle anıyor, bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Eğitimcilerimizin güvenliği için atılacak her adımın takipçisi olacağız.” sözleriyle tamamladı.    
İstanbul Çekmeköy’de öğrencisi tarafından hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için Adana’da eğitim sendikaları ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim Sen ve Eğitim-İş temsilcileri, okullarda artan şiddete dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanlığı’nı kalıcı ve bilimsel önlemler almaya çağırdı. Eğitimciler, “Artık yeter ! şiddete uğramak ve öldürülmek istemiyoruz” diye slogan atıp, pankart taşıdı.

>> ALİ BOZ/ŞEYDA TURAÇLAR

 

Adana’da eğitim emekçileri, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Fatma Nur Çelik için bir araya geldi.

Eğitim Sen Adana Şubesi üyeleri şube binası önünde toplanarak sloganlar eşliğinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Eğitim-İş Adana 1 No’lu Şube ve Eğitim-İş Adana 2 No’lu Şube ise yaptıkları çağrıyla üyelerini müdürlük önünde buluşturdu. İki sendika, müdürlük önünde ortak basın açıklaması yaptı.

Ortak açıklamada ilk sözü alan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, yaşanan olayın yalnızca bireysel bir saldırı olarak görülemeyeceğini vurguladı.“Bugün bir öğretmen öldürüldü. Bir çocuk annesiz, öğrenciler öğretmensiz kaldı. Söz bitti” diyen İmrek, 2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy’deki lisede gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığını, yaralanan öğretmenlerden birinin tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini hatırlattı. İmrek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.” Milli Eğitim Bakanlığı’nı eleştiren İmrek, yapılan uyarılara rağmen kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmediğini belirterek, “Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Şiddetin yalnızca bireysel öfke ile açıklanamayacağını kaydeden İmrek, medyada ve siyasette kullanılan sert dilin, öğretmenleri hedef haline getiren söylemlerin ve mesleğin itibarsızlaştırılmasının bu iklimi beslediğini ifade etti. Derinleşen yoksulluk, gençlerde artan geleceksizlik duygusu ve rehberlik hizmetlerindeki yetersizliklerin de şiddet riskini artırdığını belirten Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, şu talepleri sıraladı:

“Okul güvenliği konusunda bilimsel ve katılımcı  politika oluşturulması,  Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmesi, Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanması, Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanması, Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık bir tutum alınması.”

 İmrek, “Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Eğitim-İş Adana 1 ve 2 No’lu şubeleri adına konuşan Yılmaz Çetin ise daha sert bir dille tepkisini dile getirdi. “Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Okulda! Eğitim yuvasında!” diyen Çetin, 44 yaşındaki meslektaşlarını kaybettiklerini, yaralıların bulunduğunu hatırlatarak yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi. Saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin uzun süredir okula gelmediğini, rehberlik görüşmelerinin yapıldığını ve psikiyatrik tedavi sürecinin bilindiğini ifade eden Çetin, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını belirtti. “Bu tablo bir münferit olay değildir. Bu bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez.” Çetin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” sorularını yöneltti. Çetin, öğretmenlik mesleğinin sistematik biçimde itibarsızlaştırıldığını savunarak, siyasi dilin ve eğitim politikalarının öğretmeni hedef haline getirdiğini ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür” sözünü hatırlatan Çetin, bugün gelinen noktanın öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu olduğunu söyledi.

Alışveriş merkezlerine kesici aletle girilemezken okullara girilebilmesini “yönetim zaafı” olarak nitelendiren  Çetin, taleplerini şöyle sıraladı: Eğitimde Şiddet Yasası’nın çıkarılması, Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınması, Sendikaların ve uzmanların katıldığı somut bir eylem planı hazırlanması, Faillerin caydırıcı şekilde cezalandırılması, Şiddeti meşrulaştıran medya içeriklerinin denetlenmesi, Barışı ve birlikte yaşamı esas alan bilimsel müfredat hazırlanması. Çetin konuşmasının sonunda yalnızca okullardaki şiddete değil, dünyada artan savaş politikalarına da değinerek, çocukların bombaların gölgesinde değil barış içinde eğitim görmesi gerektiğini vurguladı.Her iki sendika temsilcisi de öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Eğitim Gücü Sen, Adana Şube Başkanı Fırat Aksu da yaptığı ayrı açıklamada, “Çekmeköy’de bir meslek lisesinde görev yapan öğretmenimiz Fatma Nur Çelik, 17 yaşındaki bir öğrenci tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu vahşi saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz.” dedi.  Aksu açıklamasında şunları söyledi. “ Eğitim kurumları; şiddetin değil bilginin, korkunun değil güvenin, ölümün değil hayatın yeşerdiği yerlerdir. Bir öğretmenin kendi görev yaptığı okulda can güvenliğinden yoksun bırakılması, yalnızca bir eğitim emekçisine değil, doğrudan doğruya kamusal eğitime, toplumsal vicdana ve geleceğimize yönelmiş ağır bir saldırıdır. Öğretmenler her gün yüzlerce çocuğun hayatına dokunmak için sınıfa girerken, canlarını ortaya koymak zorunda değildir. Okullarımızda artan şiddet vakaları artık münferit değildir; sistematik bir güvenlik zafiyetinin, görmezden gelinen risklerin ve ertelenen önlemlerin sonucudur. Buradan açıkça soruyoruz: Okullarımızda etkili güvenlik tedbirleri neden sağlanmamaktadır? Eğitim çalışanlarının can güvenliği için somut ve caydırıcı düzenlemeler neden hayata geçirilmemektedir? Eğitim Gücü Sen Adana Şubesi olarak taleplerimiz nettir: Okullarda kalıcı ve etkili güvenlik önlemleri derhal artırılmalıdır. Risk analizi ve erken müdahale mekanizmaları zorunlu hale getirilmelidir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, katalog suç kapsamına alınmalı ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onun adı, bu ülkede öğretmenlerin yalnız olmadığını gösterecek mücadelemizin simgesi olacaktır. Eğitim emekçileri sahipsiz değildir.”

Yerli ve Milli Parti Adana İl Başkanı Yusuf Arslan ise, İstanbul Çekmeköy’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için başsağlığı ve kınama mesajı yayımladı. Arslan, yaşanan olayın milletçe derin bir üzüntüye yol açtığını ifade etti. Yusuf Arslan yaptığı açıklamada, “Eğitim yuvasında, öğrencisine bilgi ve değer kazandırmak için görev yapan bir öğretmenimizin şiddet sonucu hayatını kaybetmesi kabul edilemez bir vahşettir. Fatma Nur Çelik öğretmenimize Allah’tan rahmet, ailesine ve eğitim camiamıza sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı. Arslan, öğretmenlerin toplumun en kıymetli emanetlerinden biri olduğunu belirterek, eğitimcilerin can güvenliğinin devletin en öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını vurguladı.
 Yerli ve Milli Parti Adana İl Başkanı Yusuf Arslan, “Okullarımız; şiddetin değil, ilmin ve ahlakın hâkim olduğu mekânlar olmalıdır. Eğitim kurumlarında güvenlik tedbirleri artırılmalı, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.” dedi. Toplumsal değerlerin aşındığı bir dönemde aile yapısının ve manevi eğitimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Arslan, gençlerin şiddetten uzak tutulması için kapsamlı bir seferberlik başlatılması gerektiğini ifade etti. Yusuf Arslan açıklamasını, “ Fatma Nur Çelik öğretmenimizi rahmetle anıyor, bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Eğitimcilerimizin güvenliği için atılacak her adımın takipçisi olacağız.” sözleriyle tamamladı.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.