Sanatçı/Yazar Meral Sayın’dan “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitap

Kültür 25.02.2026 - 16:39, Güncelleme: 25.02.2026 - 16:39 355 kez okundu.
 

Sanatçı/Yazar Meral Sayın’dan “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitap

Sanatçı/Yazar Meral Sayın’ın “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabı yayınlandı. Şu ana kadar çeşitli konularda 7 kitabı bulunan Sanatçı/Yazar Sayın, 8. Kitabını Devlet Sanatçısı merhum Ayla Erduran’a ve 30’dan fazla ameliyat geçirerek kendisini hayatta tutan doktorlara ithaf etti.
>> SABİT ÖZKESER   “DÜNYANIN EN KANLI SAVAŞLARINDAN   BİRİNE SAHNE OLMUŞTU” Meral Sayın, “Bugün bu kitapları yazmam için elim, tutuyorsa, yürüyebiliyorsam, rahat nefes alıp yemek yiyip su içebiliyorsam doktorlarım sayesindedir” diyor ve “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabının girişinde “Dünyanın en kanlı savaşlarından birine sahne olan Çanakkale’de sadece savaşan asker ve komutanlarımız değil, orada görev yapan doktorlarımız, hemşirelerimiz ve de sedye ile  yaşamını hiçe sayarak yaralı taşıyan teskerecilerimizin nasıl mücadele verdiğinin bir özetidir kitap” görüşüne yer veriyordu… “SABRININ VE SARSILMAZ İNANCININ EN UÇ SINIRDA  SINANDIĞI BİR VAROLUŞ DESTANIDIR” Sanatçı/Yazar Meral Sayın’ın 240 sayfadan oluşan ve 200’ün aşkın başlığın yer aldığı kitabın birinci önsözünde Prof.Dr. Mustafa Herdem, “Çanakkale, tarihin akışını değiştiren askeri bir başarı olmanın ötesinde; insan iradesinin, sabrının ve sarsılmaz inancının en uç sınırda sınandığı bir varoluş destanıdır. Elinizdeki bu eser, o büyük destanın gölgede kalmış kahramanlarını; imkansızlıklar içinde mucizeler yaratan, ateş hattında hayat nöbeti tutan hekimlerimizi tarih sahnesinde yeniden görünür kılmaktadır” dedi. “DOKTORLAR,  CEPHEDE MEHMETÇİKLERİ KURTARMAK İÇİN İNANILMAZ MÜCADELE VERİYOR” Sayın’ın Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabının ikinci önsözünde ise Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı  Prof. Dr. Mahir Gülşen ise, “Sayın Meral Sayın’ın büyük emek ve araştırmalar sonucu kaleme aldığı bu değerli kitaba, cephede her an ölümle burun buruna yaşayarak yaralı Mehmetçikleri kurtarmak için inanılmaz mücadele veren doktor ve sağlıkçılarımızı objektif bir gözle anlatırken, birkaç büyüğünü bu savaşta kaybetmiş bir doktor ve travma cerrahı olarak, yukarıda bizzat yaşadığım bu anı ile katkıda bulunmak istedim” diye konuştu. “SABIR ÖYKÜSÜNDE HEKİMLERİ BEYAZ ÖNLÜKTEN BİR SAVAŞ ŞİFACISI ESVABINA YÜCELTMİŞ” Kitabın arka kapağında  Prof.Dr. Emre Toğrul da, “Usta kalem Meral Sayın; hekimlik, insanlık ve vatanseverlik üçgeninde çok güzel yakaladığı muhteşem cesaret ve sabır öyküsünde hekimleri beyaz önlükten bir savaş şifacısı esvabına yüceltmiş. Çanakkale savaşında yaralanan askerlerimizin, çok güç koşullarda gece gündüz demeden hayatlarını kurtarmaya çalışan doktorlarımızı anlatmış. Kısa öyküsel anekdotlarla, yaşanmış hikayelerle ve bizzat fotoğraflarla” dedi. Çukurova Press’in  kitap ile ilgili Sanatçı/Yazar Meral Sayın’a yönelttiği sorular ile aldığı yanıtlar şöyle: S. ÖZKESER- Meral Hanım röportajımıza başlarken, siz çok çeşitli konularda kitaplar yazdınız. Hem Adana üzerine hem müzik üzerine şimdi de Çanakkale Savaşı’ndaki Doktorlar. Bize bu konuda neler söylersiniz? M. SAYIN- Öncelikle şunu belirtmeliyim ki şahsen vefa duygusuna çok önem veriyorum. Biliyorsunuz ilk kitabım mizah üzerine idi. Daha sonra Adana üzerine iki kitabım yayımlandı, bunlar da yaşadığım ve ekmeğini yediğim bu topraklara vefa borcum. Müzik üzerine yazdığım kitaplar mesleğime olan vefa borcum. Şimdi yazdığım kitabım ise kıymetli eşimin benden ricası üzerine ve geçirdiğim onca operasyon nedeniyle doktorlarıma olan vefa borcumu ödemekti. S. ÖZKESER- Kitabınızın adı ÇANAKKALE CEPHESİNDEKİ DOKTORLAR “SAKIZ ve MORFİN” özellikle bu Sakız ve Morfin adı dikkatimi çekti. M.SAYIN- Çanakkale’de sadece topla, tüfekle savaşılmamıştır. Aynı zamanda açlıkla, yoklukla, yoksunlukla, selle, don felaketiyle, susuzlukla ve salgın hastalıkla da savaşılmıştır. Bunu kitapta da okuduğunuz üzere belgelere dayalı olarak söylüyorum. Bunlar yetmezmiş gibi tıbbi malzeme eksikliği yaraya tuz biber basmıştır. Çünkü Çanakkale cephesine istenilen ölçüde tıbbi malzeme gönderilemiyor. Bazı tıbbi malzemeler Almanya’dan getirtilmek zorundadır. Savaş şartlarında Almanya’dan onlarca yaralıya ilaç ve tıbbi malzeme yetiştirilmesi çok gecikerek gelmektedir. Haliyle 1915 yılından bahsediyoruz ve o yıllarda bunların cepheye ulaştırılması savaş şartlarında çok zor. Bir doktora yine bir günde cepheden gelen yaralı sayısı iki ila üç bin. Bu durumda yarayı hemen yapıştırıp Mehmetçiği tekrar cepheye göndermek için Mastisol gerekli. Peki bu yapıştırıcı onlarca yaralıya yetecek mi? Bunun yerine doktorlarımız pratik bir çözümle çamsakızından yaptıkları macunla yaraları yapıştırmak yoluna gitmişlerdir. Morfine gelince yine yukarıda bahsettiğimiz durum geçerli. Çünkü belgelerden okuyoruz ki bir süre sonra morfin eksikliği çekilmeye başlanıyor. Pek çok Mehmetçiğe müdahale bile edilemiyor. Yaraları sarılsın diye sedyede beklerken pek çoğunun yarası kurtlanıp kangren oluyor ve o uzuv maalesef kesiliyor. Ameliyat esnasında askerin eline sopaya sarılmış keçe verilerek ısırması isteniyor ve maalesef canlı canlı müdahale etmek zorunda kalıyor doktorlarımız. Evet tüm bunlara rağmen bu savaşı kazandık. S. ÖZKESER- Kitabınızda sadece bizim askerlerimiz yok. İngiliz, Alman, Avustralyalı, Yeni Zelandalı hatta İrlandalı askerler, doktorlar, hemşireler, hasta bakıcılardan da bahsetmişsiniz. M.SAYIN- Sayın Özkeser, sizin de bildiğiniz gibi savaş tek taraflı değildir. Özellikle Avustralyalı, askerleri ve hemşireleri anlattım. Çünkü İngilizler tarafından ciddi ölçüde nasıl kandırıldıklarını ve savaşa sürüklendiklerini ama cephede yaralandıklarında da İngilizler tarafından nasıl hor görüldüklerini yine onların cephede yazdıkları anılarından alıntılayarak yazdım. S. ÖZKESER- Okuduğumuzda görüyoruz ki hastanelerimiz, hastane gemilerimiz, hastane çadırları hatta yaralılarımızı İstanbul’a taşıyan hastane gemilerimiz bile İtilaf Devletleri tarafından bombalanıyor. Okurlarımıza bundan da bahseder misiniz? M.SAYIN- Uluslararası Lahey Sözleşmesinde de açıkça belirtilmesine rağmen ve bütün bu yukarıda saydığınız sağlık kuruluşlarının hepsinde belirleyici işaretler olmasına rağmen, ne yazık ki İtilaf Devletleri Çanakkale Savaşı boyunca hiçbir kurala uymamışlardır. Hatta şöyle söyleyeyim bizim hastane çadırlarımızda tedavi gören kendi yaralı askerlerini dahi bombalayacak kadar ileri gitmişlerdir. S. ÖZKESER- Meral Hanım kitabınız başından sonuna kadar belge içeriyor ve sizin de yine kitapta belirttiğiniz üzere pek az yerinde kurgu var. Bu konuda neler söylersiniz? M. SAYIN- En baştan şunu belirteyim. Daha önceleri pek çok röportajda da söylediğim gibi, eşimle 5 yıl Çanakkale’de yaşadık ve Adana’ya döndükten sonra da hemen her yaz bir ya da iki ayımızı Çanakkale’de geçiriyoruz çünkü Çanakkale bizim vazgeçilmezimiz. Belgelere gelince evimizde çok geniş bir Çanakkale arşivi var. Geçtiğimiz yaz Çanakkale’de saha araştırması yapmakla birlikte, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kütüphanesinde de yaklaşık bir hafta çalıştım ve pek çok bilgi, belge ve dokümana ulaştım. Adana’ya döndükten sonra da internet üzerinden çok sayıda makale, tez, dergi, kitap getirttim. Ayrıca Alparslan Türkeş Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Sayın Ahmet Karataş Bey’in belge ve dokümanlara ulaşmam için çok yardımını gördüm. Keza aynı üniversitede ve aynı bölümde Başkan Yardımcısı olan Sayın Betül Yüksekbaş Hanım da Osmanlıca belgeleri günümüz Türkçesine çevirerek okurlarımın konuyu rahat anlamasına yardımcı oldu. Ama en önemlisi Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Sayın Utkan Emre Er Bey ulaşamadığımı pek çok belge ve kitabı Çanakkale’den gönderdi.  Yine Çanakkale’den yazar İslam Özdemir Bey çalışmama yardımcı olması için kendi kitaplarını imzalı olarak gönderdi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. S. ÖZKESER- Kitabınızda çok dikkat çekici bir şey daha var o da Adana’nın mesleğinde duayen doktorları kitabınızın arka kapak sunum yazısı ve önsözlerini kaleme almışlar. Bu konu oldukça ilgimi çekti. M. SAYIN- Ben dünyanın en şanslı insanlarından biriyim. Neden diye soracak olursanız çünkü hiçbir doktor hastasının kitabına kolay kolay önsöz ya da arka kapak sunum yazısı yazmaz. Oysa benim durumum çok farklı, eğer siz bir doktora 10 kez ameliyat oluyorsanız artık o doktorunuzla neredeyse aile gibi olursunuz. Ama her şeyden önemlisi bugün bu kitapları yazmam için elim, tutuyorsa, yürüyebiliyorsam, rahat nefes alıp yemek yiyip su içebiliyorsam aşağıda isimleri yazan doktorlarım sayesindedir. Her zaman karşılıklı sevgi ve saygı ölçüleri içerisinde yazdığım kitaplarımı okudular, yeri geldi eleştirdiler yeri geldi övdüler. Ama aramızdaki o sevgi ve saygı hiç azalmadı hatta giderek çoğaldı. Bu yüzden gazeteniz aracılığı ve okurlarımızın huzurunda arka kapak sunum yazısını yazan Prof. Dr. Sayın Emre Toğrul’a önsözleri yazan Prof. Dr. Sayın Mahir Gülşen’e ve Prof. Dr. Sayın Mustafa Herdem’e çok ama çok teşekkür ederim.   S. ÖZKESER- Meral Hanım röportajımızı bitirirken okurlarımız kitabı nereden temin edebilirler ve fiyatı nedir? M. SAYIN- mrlsayin7@gmail adresinden bana yazarak temin edebilirler. Fiyatı 600 TL’dir. S. ÖZKESER- Son olarak neler söylemek istersiniz? M. SAYIN- Benimle bu röportajı yaparak kitabımın tanıtımına katkıda bulunan siz Sayın Sabit Özkeser’e ve Çukurovapress ailesine çok teşekkür ederim. Benim için tek bir şey var o da “ÇANAKKALE VATANIN TA KENDİSİDİR”.   -------------- MERAL SAYIN KİMDİR 1964 yılında Ankara’da doğdu. 1975 yılında İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Viyola bölümüne girdi. Prof. Özer Sezgin ve Ersin Pamukçu ile çalıştı. 1989 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrasının açmış olduğu sınavı kazanarak bu orkestrada çalışmalarına devam etti. 2013 yılında aynı orkestradan emekli oldu.   YAZDIĞI KİTAPLAR “Evde Yokuz” Mizah Öykü -2011/ “Portakal Çiçeği Kokusunda Adana Sofrası”-2014/ “Portakal Çiçeği Kokan Şehir Adana”-2015/ “Neolitik Çağ’dan Hititlere Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar”-2017/ “Eğer Onu Unutmamışsanız Ölmemiş Demektir" Prof. Nuri İYİCİL Anısına – 2017/ “Neolitik Çağ’dan Bizans’a Anadolu’nun Müzik Tarihi” -2019“Suna KAN- Kemana Adanmış Bir Ömür” -2022, Birinci Basım/ “Suna KAN- Kemana Adanmış Bir Ömür”-2022, Genişletilmiş İkinci Basım   EDİTÖRLÜK YAPTIĞI KİTAPLAR “İkinci Meşrutiyetten Tehcire Adana Ermeni Olayları Günlüğü”, Ahmet Erdoğdu -2011/ “1909 Adana Ermeni Olayları-5 Adanalı Ne Diyor?”, Ahmet Erdoğdu -2016/ “Zor Yılların Güzel Çocukları” 2 Ciltlik Roman, Cumali Çek -2021/ “ÇANAKKALE 1915- 125. Alay’ın (Adana Alayı) Atatürk’ün Emrinde 20 Günü”, Ahmet Erdoğdu -2025 ------------- TOLON ŞİMŞEK’TEN KİTAP İLE İLGİLİ GÖRÜŞ Ceyhanlı Yapı Kredi Bankası eski Personel Müdürü Tolon Şimşek. Uzun yıllardır dünyayı gezmiş bir  isim olan Şimşek, kitap ile ilgili görüşlerini şöyle aktarıyor; “Bugün,  Meral SAYIN ( Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Viyola emekli Sanatçısı) Kardeşimin, Son olarak kaleme aldığı,  "ÇANAKKALE CEPHESINDE DOKTORLAR " "SAKIZ VE MORFİN " kitabına kavuşmanın sevinci içindeyim. ​Çanakkale Savaşının arka cephesinde ,canla başla yaralı Mehmetciklere derman olmaya çalışan Doktor ve Sağlıkçılarımızın bu anlamlı ve çok değerli hikayesini de öğreneceğiz. ​Meral Sayın, "Çanakkale Cephesinde Doktorlar: Ve Morfin" ile bizi sadece geçmişe götürmüyor; cephenin o en ağır, en insani ve en can yakıcı köşesine, revirlere ve sahra hastanelerine davet ediyor. Bu kitap, bir yazarın yıllarca süren titiz araştırmasının, tozlu arşivlerde geçen uykusuz gecelerinin ve Çanakkale ruhuna duyduğu sonsuz saygının bir meyvesidir. Şifanın imkansızlıkla, umudun acıyla sınandığı o günleri okurken; her satırda Meral Sayın’ın o "olağanüstü çabasını" ve yüreğini hissedeceksiniz. Neden Okumalıyız? ​Gerçek Bir Destan: Savaşın sadece tüfek ve süngüden ibaret olmadığını, asıl mucizenin bir hayatı kurtarmak için verilen mücadelede gizli olduğunu görmek için. Titiz Bir Araştırma: Kurmaca ile gerçeğin bu denli etkileyici bir titizlikle harmanlandığı eserler nadirdir. ​Vefa Borcu: Bizler bugün nefes alabiliyorsak, o gün nefesini cephede başkası için tüketen kahraman doktorların emeği sayesindedir. ​Meral Sayın’ın zarif kalemi ve sarsılmaz emeği, bu kitapla kütüphanelerimizde değil, doğrudan kalbimizde yer açıyor. İyi okumalar, bol keşifli yolculuklar! ​Emeğine ve yüreğine sağlık Meral Sayın Tebrikler, Teşekkürler.....”  
Sanatçı/Yazar Meral Sayın’ın “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabı yayınlandı. Şu ana kadar çeşitli konularda 7 kitabı bulunan Sanatçı/Yazar Sayın, 8. Kitabını Devlet Sanatçısı merhum Ayla Erduran’a ve 30’dan fazla ameliyat geçirerek kendisini hayatta tutan doktorlara ithaf etti.

>> SABİT ÖZKESER

 

“DÜNYANIN EN KANLI SAVAŞLARINDAN

 

BİRİNE SAHNE OLMUŞTU”

Meral Sayın, “Bugün bu kitapları yazmam için elim, tutuyorsa, yürüyebiliyorsam, rahat nefes alıp yemek yiyip su içebiliyorsam doktorlarım sayesindedir” diyor ve “Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabının girişinde “Dünyanın en kanlı savaşlarından birine sahne olan Çanakkale’de sadece savaşan asker ve komutanlarımız değil, orada görev yapan doktorlarımız, hemşirelerimiz ve de sedye ile  yaşamını hiçe sayarak yaralı taşıyan teskerecilerimizin nasıl mücadele verdiğinin bir özetidir kitap” görüşüne yer veriyordu…

“SABRININ VE SARSILMAZ İNANCININ EN UÇ SINIRDA

 SINANDIĞI BİR VAROLUŞ DESTANIDIR”

Sanatçı/Yazar Meral Sayın’ın 240 sayfadan oluşan ve 200’ün aşkın başlığın yer aldığı kitabın birinci önsözünde Prof.Dr. Mustafa Herdem, “Çanakkale, tarihin akışını değiştiren askeri bir başarı olmanın ötesinde; insan iradesinin, sabrının ve sarsılmaz inancının en uç sınırda sınandığı bir varoluş destanıdır. Elinizdeki bu eser, o büyük destanın gölgede kalmış kahramanlarını; imkansızlıklar içinde mucizeler yaratan, ateş hattında hayat nöbeti tutan hekimlerimizi tarih sahnesinde yeniden görünür kılmaktadır” dedi.

“DOKTORLAR,  CEPHEDE MEHMETÇİKLERİ

KURTARMAK İÇİN İNANILMAZ MÜCADELE VERİYOR”

Sayın’ın Çanakkale Cephesindeki DOKTORLAR ‘SAKIZ VE MORFİN” adlı kitabının ikinci önsözünde ise Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı  Prof. Dr. Mahir Gülşen ise, “Sayın Meral Sayın’ın büyük emek ve araştırmalar sonucu kaleme aldığı bu değerli kitaba, cephede her an ölümle burun buruna yaşayarak yaralı Mehmetçikleri kurtarmak için inanılmaz mücadele veren doktor ve sağlıkçılarımızı objektif bir gözle anlatırken, birkaç büyüğünü bu savaşta kaybetmiş bir doktor ve travma cerrahı olarak, yukarıda bizzat yaşadığım bu anı ile katkıda bulunmak istedim” diye konuştu.

“SABIR ÖYKÜSÜNDE HEKİMLERİ BEYAZ ÖNLÜKTEN

BİR SAVAŞ ŞİFACISI ESVABINA YÜCELTMİŞ”

Kitabın arka kapağında  Prof.Dr. Emre Toğrul da, “Usta kalem Meral Sayın; hekimlik, insanlık ve vatanseverlik üçgeninde çok güzel yakaladığı muhteşem cesaret ve sabır öyküsünde hekimleri beyaz önlükten bir savaş şifacısı esvabına yüceltmiş. Çanakkale savaşında yaralanan askerlerimizin, çok güç koşullarda gece gündüz demeden hayatlarını kurtarmaya çalışan doktorlarımızı anlatmış. Kısa öyküsel anekdotlarla, yaşanmış hikayelerle ve bizzat fotoğraflarla” dedi.

Çukurova Press’in  kitap ile ilgili Sanatçı/Yazar Meral Sayın’a yönelttiği sorular ile aldığı yanıtlar şöyle:

S. ÖZKESER- Meral Hanım röportajımıza başlarken, siz çok çeşitli konularda kitaplar yazdınız. Hem Adana üzerine hem müzik üzerine şimdi de Çanakkale Savaşı’ndaki Doktorlar. Bize bu konuda neler söylersiniz?

M. SAYIN- Öncelikle şunu belirtmeliyim ki şahsen vefa duygusuna çok önem veriyorum. Biliyorsunuz ilk kitabım mizah üzerine idi. Daha sonra Adana üzerine iki kitabım yayımlandı, bunlar da yaşadığım ve ekmeğini yediğim bu topraklara vefa borcum. Müzik üzerine yazdığım kitaplar mesleğime olan vefa borcum. Şimdi yazdığım kitabım ise kıymetli eşimin benden ricası üzerine ve geçirdiğim onca operasyon nedeniyle doktorlarıma olan vefa borcumu ödemekti.

S. ÖZKESER- Kitabınızın adı ÇANAKKALE CEPHESİNDEKİ DOKTORLAR “SAKIZ ve MORFİN” özellikle bu Sakız ve Morfin adı dikkatimi çekti.

M.SAYIN- Çanakkale’de sadece topla, tüfekle savaşılmamıştır. Aynı zamanda açlıkla, yoklukla, yoksunlukla, selle, don felaketiyle, susuzlukla ve salgın hastalıkla da savaşılmıştır. Bunu kitapta da okuduğunuz üzere belgelere dayalı olarak söylüyorum. Bunlar yetmezmiş gibi tıbbi malzeme eksikliği yaraya tuz biber basmıştır. Çünkü Çanakkale cephesine istenilen ölçüde tıbbi malzeme gönderilemiyor. Bazı tıbbi malzemeler Almanya’dan getirtilmek zorundadır. Savaş şartlarında Almanya’dan onlarca yaralıya ilaç ve tıbbi malzeme yetiştirilmesi çok gecikerek gelmektedir. Haliyle 1915 yılından bahsediyoruz ve o yıllarda bunların cepheye ulaştırılması savaş şartlarında çok zor. Bir doktora yine bir günde cepheden gelen yaralı sayısı iki ila üç bin. Bu durumda yarayı hemen yapıştırıp Mehmetçiği tekrar cepheye göndermek için Mastisol gerekli. Peki bu yapıştırıcı onlarca yaralıya yetecek mi? Bunun yerine doktorlarımız pratik bir çözümle çamsakızından yaptıkları macunla yaraları yapıştırmak yoluna gitmişlerdir. Morfine gelince yine yukarıda bahsettiğimiz durum geçerli. Çünkü belgelerden okuyoruz ki bir süre sonra morfin eksikliği çekilmeye başlanıyor. Pek çok Mehmetçiğe müdahale bile edilemiyor. Yaraları sarılsın diye sedyede beklerken pek çoğunun yarası kurtlanıp kangren oluyor ve o uzuv maalesef kesiliyor. Ameliyat esnasında askerin eline sopaya sarılmış keçe verilerek ısırması isteniyor ve maalesef canlı canlı müdahale etmek zorunda kalıyor doktorlarımız.

Evet tüm bunlara rağmen bu savaşı kazandık.

S. ÖZKESER- Kitabınızda sadece bizim askerlerimiz yok. İngiliz, Alman, Avustralyalı, Yeni Zelandalı hatta İrlandalı askerler, doktorlar, hemşireler, hasta bakıcılardan da bahsetmişsiniz.

M.SAYIN- Sayın Özkeser, sizin de bildiğiniz gibi savaş tek taraflı değildir. Özellikle Avustralyalı, askerleri ve hemşireleri anlattım. Çünkü İngilizler tarafından ciddi ölçüde nasıl kandırıldıklarını ve savaşa sürüklendiklerini ama cephede yaralandıklarında da İngilizler tarafından nasıl hor görüldüklerini yine onların cephede yazdıkları anılarından alıntılayarak yazdım.

S. ÖZKESER- Okuduğumuzda görüyoruz ki hastanelerimiz, hastane gemilerimiz, hastane çadırları hatta yaralılarımızı İstanbul’a taşıyan hastane gemilerimiz bile İtilaf Devletleri tarafından bombalanıyor. Okurlarımıza bundan da bahseder misiniz?

M.SAYIN- Uluslararası Lahey Sözleşmesinde de açıkça belirtilmesine rağmen ve bütün bu yukarıda saydığınız sağlık kuruluşlarının hepsinde belirleyici işaretler olmasına rağmen, ne yazık ki İtilaf Devletleri Çanakkale Savaşı boyunca hiçbir kurala uymamışlardır. Hatta şöyle söyleyeyim bizim hastane çadırlarımızda tedavi gören kendi yaralı askerlerini dahi bombalayacak kadar ileri gitmişlerdir.

S. ÖZKESER- Meral Hanım kitabınız başından sonuna kadar belge içeriyor ve sizin de yine kitapta belirttiğiniz üzere pek az yerinde kurgu var. Bu konuda neler söylersiniz?

M. SAYIN- En baştan şunu belirteyim. Daha önceleri pek çok röportajda da söylediğim gibi, eşimle 5 yıl Çanakkale’de yaşadık ve Adana’ya döndükten sonra da hemen her yaz bir ya da iki ayımızı Çanakkale’de geçiriyoruz çünkü Çanakkale bizim vazgeçilmezimiz.

Belgelere gelince evimizde çok geniş bir Çanakkale arşivi var. Geçtiğimiz yaz Çanakkale’de saha araştırması yapmakla birlikte, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kütüphanesinde de yaklaşık bir hafta çalıştım ve pek çok bilgi, belge ve dokümana ulaştım.

Adana’ya döndükten sonra da internet üzerinden çok sayıda makale, tez, dergi, kitap getirttim. Ayrıca Alparslan Türkeş Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Sayın Ahmet Karataş Bey’in belge ve dokümanlara ulaşmam için çok yardımını gördüm. Keza aynı üniversitede ve aynı bölümde Başkan Yardımcısı olan Sayın Betül Yüksekbaş Hanım da Osmanlıca belgeleri günümüz Türkçesine çevirerek okurlarımın konuyu rahat anlamasına yardımcı oldu. Ama en önemlisi Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Sayın Utkan Emre Er Bey ulaşamadığımı pek çok belge ve kitabı Çanakkale’den gönderdi.  Yine Çanakkale’den yazar İslam Özdemir Bey çalışmama yardımcı olması için kendi kitaplarını imzalı olarak gönderdi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

S. ÖZKESER- Kitabınızda çok dikkat çekici bir şey daha var o da Adana’nın mesleğinde duayen doktorları kitabınızın arka kapak sunum yazısı ve önsözlerini kaleme almışlar. Bu konu oldukça ilgimi çekti.

M. SAYIN- Ben dünyanın en şanslı insanlarından biriyim. Neden diye soracak olursanız çünkü hiçbir doktor hastasının kitabına kolay kolay önsöz ya da arka kapak sunum yazısı yazmaz. Oysa benim durumum çok farklı, eğer siz bir doktora 10 kez ameliyat oluyorsanız artık o doktorunuzla neredeyse aile gibi olursunuz. Ama her şeyden önemlisi bugün bu kitapları yazmam için elim, tutuyorsa, yürüyebiliyorsam, rahat nefes alıp yemek yiyip su içebiliyorsam aşağıda isimleri yazan doktorlarım sayesindedir.

Her zaman karşılıklı sevgi ve saygı ölçüleri içerisinde yazdığım kitaplarımı okudular, yeri geldi eleştirdiler yeri geldi övdüler. Ama aramızdaki o sevgi ve saygı hiç azalmadı hatta giderek çoğaldı. Bu yüzden gazeteniz aracılığı ve okurlarımızın huzurunda arka kapak sunum yazısını yazan Prof. Dr. Sayın Emre Toğrul’a önsözleri yazan Prof. Dr. Sayın Mahir Gülşen’e ve Prof. Dr. Sayın Mustafa Herdem’e çok ama çok teşekkür ederim.  

S. ÖZKESER- Meral Hanım röportajımızı bitirirken okurlarımız kitabı nereden temin edebilirler ve fiyatı nedir?

M. SAYIN- mrlsayin7@gmail adresinden bana yazarak temin edebilirler. Fiyatı 600 TL’dir.

S. ÖZKESER- Son olarak neler söylemek istersiniz?

M. SAYIN- Benimle bu röportajı yaparak kitabımın tanıtımına katkıda bulunan siz Sayın Sabit Özkeser’e ve Çukurovapress ailesine çok teşekkür ederim.

Benim için tek bir şey var o da “ÇANAKKALE VATANIN TA KENDİSİDİR”.

 

--------------

MERAL SAYIN KİMDİR

1964 yılında Ankara’da doğdu. 1975 yılında İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Viyola bölümüne girdi. Prof. Özer Sezgin ve Ersin Pamukçu ile çalıştı. 1989 yılında Çukurova Devlet Senfoni Orkestrasının açmış olduğu sınavı kazanarak bu orkestrada çalışmalarına devam etti. 2013 yılında aynı orkestradan emekli oldu.

 

YAZDIĞI KİTAPLAR

“Evde Yokuz” Mizah Öykü -2011/ “Portakal Çiçeği Kokusunda Adana Sofrası”-2014/ “Portakal Çiçeği Kokan Şehir Adana”-2015/ “Neolitik Çağ’dan Hititlere Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar”-2017/ “Eğer Onu Unutmamışsanız Ölmemiş Demektir" Prof. Nuri İYİCİL Anısına – 2017/ “Neolitik Çağ’dan Bizans’a Anadolu’nun Müzik Tarihi” -2019“Suna KAN- Kemana Adanmış Bir Ömür” -2022, Birinci Basım/ “Suna KAN- Kemana Adanmış Bir Ömür”-2022, Genişletilmiş İkinci Basım

 

EDİTÖRLÜK YAPTIĞI KİTAPLAR

“İkinci Meşrutiyetten Tehcire Adana Ermeni Olayları Günlüğü”, Ahmet Erdoğdu -2011/ “1909 Adana Ermeni Olayları-5 Adanalı Ne Diyor?”, Ahmet Erdoğdu -2016/ “Zor Yılların Güzel Çocukları” 2 Ciltlik Roman, Cumali Çek -2021/ “ÇANAKKALE 1915- 125. Alay’ın (Adana Alayı) Atatürk’ün Emrinde 20 Günü”, Ahmet Erdoğdu -2025

-------------

TOLON ŞİMŞEK’TEN KİTAP İLE İLGİLİ GÖRÜŞ

Ceyhanlı Yapı Kredi Bankası eski Personel Müdürü Tolon Şimşek. Uzun yıllardır dünyayı gezmiş bir  isim olan Şimşek, kitap ile ilgili görüşlerini şöyle aktarıyor;

“Bugün,

 Meral SAYIN ( Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Viyola emekli Sanatçısı) Kardeşimin,

Son olarak kaleme aldığı,

 "ÇANAKKALE CEPHESINDE DOKTORLAR "

"SAKIZ VE MORFİN " kitabına kavuşmanın sevinci içindeyim.

​Çanakkale Savaşının arka cephesinde ,canla başla yaralı Mehmetciklere derman olmaya çalışan Doktor ve Sağlıkçılarımızın bu anlamlı ve çok değerli hikayesini de öğreneceğiz.

​Meral Sayın,

"Çanakkale Cephesinde Doktorlar: Ve Morfin" ile bizi sadece geçmişe götürmüyor; cephenin o en ağır, en insani ve en can yakıcı köşesine, revirlere ve sahra hastanelerine davet ediyor. Bu kitap, bir yazarın yıllarca süren titiz araştırmasının, tozlu arşivlerde geçen uykusuz gecelerinin ve Çanakkale ruhuna duyduğu sonsuz saygının bir meyvesidir. Şifanın imkansızlıkla, umudun acıyla sınandığı o günleri okurken; her satırda Meral Sayın’ın o "olağanüstü çabasını" ve yüreğini hissedeceksiniz.

Neden Okumalıyız?

​Gerçek Bir Destan: Savaşın sadece tüfek ve süngüden ibaret olmadığını, asıl mucizenin bir hayatı kurtarmak için verilen mücadelede gizli olduğunu görmek için.

Titiz Bir Araştırma: Kurmaca ile gerçeğin bu denli etkileyici bir titizlikle harmanlandığı eserler nadirdir.

​Vefa Borcu: Bizler bugün nefes alabiliyorsak, o gün nefesini cephede başkası için tüketen kahraman doktorların emeği sayesindedir.

​Meral Sayın’ın zarif kalemi ve sarsılmaz emeği, bu kitapla kütüphanelerimizde değil, doğrudan kalbimizde yer açıyor. İyi okumalar, bol keşifli yolculuklar!

​Emeğine ve yüreğine sağlık

Meral Sayın

Tebrikler, Teşekkürler.....”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.