SOKAKTAN ADLİYE SALONLARINA, ADANA’NIN RESSAMI: SELAHATTİN SOLAK
SOKAKTAN ADLİYE SALONLARINA, ADANA’NIN RESSAMI: SELAHATTİN SOLAK
55 yıla yaklaşan sanat yolculuğunda fırçasını hiç bırakmadı. Adana’nın sokaklarında başlayan bir resim hikâyesi. Büyük Saat’in gölgesinde devam eden yarım asırlık bir sanat yolculuğu.
REMZİ YILDIRIM
Ressam Selahattin Solak, çocukluk yıllarında eline aldığı fırçayı yıllar boyunca hiç bırakmadı. Sokak ressamlığından otel ressamlığına, Emniyet’te robot resim çalışmalarından adliye salonlarında duruşma ressamlığına uzanan yaşamı, aynı zamanda Adana’nın kültür ve sanat belleğinin de renkli bir parçasına dönüştü.
RESİMLE BAŞLAYAN BİR ÇOCUKLUK
1963 yılında dünyaya gelen Ressam Selahattin Solak’ın resimle tanışması ilkokul yıllarına dayanıyor. Çocuklukta başlayan resim merakı, zaman içinde bir tutkuya, ardından da bir yaşam biçimine dönüştü.
Solak, sanat serüvenini anlatırken, “İlkokula giden çocukların hepsi bir resim yapar, resim sever. Ben de o hevesle başladım. Sonra şansım yaver gitti. Allah’ın bir vergisidir, ben de resme devam ettim” sözleriyle anlatıyor yıllarını.
Onun hikâyesinde resim yalnızca bir meslek değil; çocukluktan bugüne taşınan bir sevda olarak yer alıyor.
SOKAKLARDAN ADLİYE SALONLARINA
Sanat hayatına sokak ressamlığıyla başlayan Solak, farklı kentlerde ve farklı alanlarda resim yaparak kendisini geliştirdi.
1979-1981 yılları arasında Emniyet'te sözleşmeli ressam olarak görev yapan Solak, burada robot resim çalışmaları gerçekleştirdi. Askerlik görevinin ardından yeniden sanatına dönen ressam, Marmaris ve Bodrum gibi turizm merkezlerinde otel ressamlığı ve sokak ressamlığı yaptı.
Daha sonra doğup büyüdüğü Adana’ya dönen Solak, burada ailesini kurdu ve sanat yolculuğunu memleketinde sürdürdü.
İncirlik’te yaklaşık 1,5 yıl çalışan Solak, ardından Adana’da 5 Ocak Meydanı'ndaki Çakmak Plaza’da 10-12 yıl boyunca ressamlık yaptı.
ADLİYEDE FIKRANIN DEĞİL, GERÇEĞİN RESMİNİ ÇİZDİ
Selahattin Solak’ın sanat yaşamındaki önemli dönemeçlerden biri de 2005 yılında başladı.
Türkiye’de adliyelerde duruşma ressamlığı uygulamasının başlamasıyla birlikte Solak, Sabah Gazetesi adına duruşmalara girerek mahkeme salonlarında yaşananları fırçasıyla kâğıda aktardı.
Mahkeme salonlarında fotoğraf çekiminin mümkün olmadığı anlarda, yaşananların görsel hafızasını oluşturan duruşma ressamlığı, Solak’ın sanat yaşamında farklı ve özel bir yer edindi.
Portre ressamlığındaki deneyimini adliye salonlarına taşıyan Solak, böylece yalnızca bir ressam değil, aynı zamanda yakın tarihin bazı duruşmalarına tanıklık eden bir sanatçı oldu.
BÜYÜK SAAT’İN GÖLGESİNDE SANAT
Bugün ise Adana’nın simge mekânlarından Büyük Saat çevresinde, Ramazanoğlu Konağı’nın hemen yanında sanatını sürdüren Selahattin Solak, kente gelen yerli ve yabancı turistlere portre ve karikatür çiziyor.
Adana’nın tarihi dokusu içerisinde fırçasıyla çalışan Solak, bir anlamda kentin tanıtımına da katkı sunuyor.
Solak, bölgede canlı model üzerinden çalışan ressam sayısının oldukça azaldığını belirterek, canlı model resminin hem sanatçı hem de resmi yaptıran kişi açısından ayrı bir heyecan taşıdığını ifade ediyor.
“50-55 YILDIR BAŞKA İŞ YAPMADIM”
Yaklaşık 50-55 yıldır resim yaptığını belirten Solak, hayatının merkezine yerleşen sanatını şöyle anlatıyor:
“50-55 senedir resim yapıyorum. Başka iş yapmadım.”
Bu uzun sanat yolculuğunun içerisinde evlilik, çocuklar, torunlar ve emeklilik de yer alıyor. Üç torun sahibi olan Solak için sanat, yaş ilerledikçe bırakılan bir uğraş değil; aksine hayatın içerisinde varlığını sürdüren bir dost.
“BEĞENMEZSENİZ ALMAYIN”
Sanatını anlatırken dikkat çeken en önemli noktalardan biri ise Solak’ın mesleğine ve emeğine duyduğu saygı.
Müşterilerine, yaptığı resmi beğenmedikleri takdirde satın almamalarını söylediğini belirten Solak, bu yaklaşımını “Allah’ın verdiği yeteneği kötüye kullanmak istemiyorum” sözleriyle açıklıyor.
Onun için sanat, yalnızca ortaya bir resim çıkarmak değil; emeğin karşılığını hak ederek almak anlamına geliyor.
Karikatür çalışmalarını yaklaşık 15 dakikada tamamlayan Solak, portre çalışmalarının 2-3 saat, yağlı boya çalışmalarının ise 1-2 gün sürebildiğini belirtiyor.
FARELERDEN DEĞİL, FIRÇADAN KONUŞAN BİR ÖMÜR
Bugün Büyük Saat’in tarihi atmosferinde fırçasını elinden bırakmayan Selahattin Solak’ın hikâyesi, aslında kaybolmaya yüz tutan bir mesleğin de hikâyesi.
Bir zamanlar sokaklarda ressamların, karikatüristlerin, portrecilerin bulunduğu kentlerde bugün bu sanatın temsilcileri giderek azalıyor.
Solak ise hâlâ aynı heyecanla insan yüzlerine bakıyor, çizgilerin arasından karakterleri yakalamaya çalışıyor.
Çocuklukta başlayan bir merak, yarım asrı aşan bir emeğe dönüşmüş durumda.
Sokaktan adliyeye, Marmaris’ten Bodrum’a, İncirlik’ten Adana’nın Büyük Saat’ine uzanan bu yolculukta değişmeyen tek şey ise onun elindeki fırça.
Selahattin Solak, Adana’nın tarihi sokaklarında yalnızca insan yüzlerini değil, bir sanat geleneğinin izlerini de çizmeye devam ediyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
