TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş: Toplum, haber alma hakkına sahip çıkmalı

Gündem 08.04.2026 - 14:39, Güncelleme: 08.04.2026 - 14:40 387 kez okundu.
 

TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş: Toplum, haber alma hakkına sahip çıkmalı

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, yıl içerisinde 50’ye yakın gazetecinin toplum yararına haber yapmalarından dolayı tutuklanıp, serbest kaldığını ve şu anda ise toplamda 15 gazetecinin cezaevinde bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu tutuklamalarla birlikte toplumumuzun haber alma hakkı da ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla toplumun da kendi haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor” dedi.
  >> SABİT ÖZKESER   “GAZETECİLİK HİÇ OLMADIĞI KADAR   İTİBAR KAYBETTİĞİ BİR DÖNEMİ YAŞIYOR” TGS Başkanlar Kurulu toplantısı nedeniyle Adana’ya gelen Başkan Gökhan Durmuş ve yönetimi,  Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde  (ÇGC) Adanalı gazetecilerle bir araya geldi ve yeni seçilen yönetimi de kutladı. ÇGC Başkanvekili Temel Eren’den Adanalı gazetecilerin sorunlarını dinleyen  Türkiye Gazeteciler Sendikası  (TGS) Genel Başkanı  Gökhan Durmuş,  “Gazetecilik hiç olmadığı kadar itibar kaybettiği bir dönemi yaşıyor” diye konuştu. “GAZETECİLERE VE GAZETELERE BASKI VE ENGELLEMELER ARTIYOR” Son dönemlerde gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik baskı ve engellemelerin arttığına dikkat çeken Başkan Durmuş, “Dezenformasyon Yasası”na ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun eklenmesiyle birlikte gazetecilerin tutuklandığını belirterek, “Maalesef hukukun bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede yaşıyoruz. Örneğin; gazeteci İsmail Arı bir haberden dolayı ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasından beraat ederken, bir hakim ise ‘sen burada halkı yanıltıyorsun’ diyerek tutukluyor. Hangi  hakimin, hangi savcının hangi haberi halkı yanıltıcı bilgiyi yayma olarak değerlendireceğini kestirmek mümkün değil” dedi. “SADECE GAZETECİLER TUTUKLANMIYOR, VATANDAŞLAR DA TUTUKLANIYOR” Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı (TGS) Gökhan Durmuş, “Burada şunun altını çizmekte yarar var. Gazeteciler tutuklanıyor ama  vatandaşlar da tutuklanıyor.  Bir tweet  attığı için veya bir sosyal medyasında bir paylaşım yaptığı için tutuklanan yüzlerce insan var. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik  operasyonun tutuklamaların ardından yapılan gösterilerde yüzlerce insan tutuklandı” diyerek, sözlerini daha sonra şöyle sürdürdü: “İŞÇİLERİN PARASININ ÖDENMESİNİ İSTEYEN SENDİKACIYI DA TUTUKLUYORLAR” “Daha korkunç bir şey söyleyeceğim; Gaziantep’te yanı başımızda  bir sendikacı ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan  tutuklandı.  BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmanın nedeni ise; işçilerin ödenmeyen ücret ve tazminatları için yaptığı eyleme destek vermesi ve ‘işçilerin parasını verin. Bu kanunlar  neden hep işçilere karşı işliyor. Neden suç işleyen patronlar cezalandırılmıyor’ demesi.. Türkmen,  aylarca işçinin hakkını ödemeye patronlar değil, bu cümleyi kuran sendikacı tutuklanıyor.Böyle kabus bir dönemin içerisine girdik. Çünkü; kimin neye  göre değerlendirileceği belli değil. Dolayısıyla bir savcıya göre halkı yanıltıcı olan bir bilgi olabiliyor diğerine göre olmayabiliyor. Gazetecilik için de bu geçerli.” “BÜTÜN BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNİN HEPSİ BİR ARAYA GELSE DE ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL” Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın mücadelesinden de bahseden Başkan Gökhan Durmuş, “Öncelikle tek başına sendika olarak söylemiyorum. Bütün basın meslek örgütlerinin de hepsi bir araya gelse de çözebileceği bir sorun değil. Tabii ki bir kamuoyu yaratacağız ve tabii ki biz bunun karşısında duruyoruz ve sürekli eylemler de dahil sokakta yapmamız gerekeni yapıyoruz. Ancak; Alican Uludağ bir aydır tutuklu ve tutuklu olduğu için yaptığı haberleri okuyan insanlar şu an o haberleri okuyamıyorlar.. Dolayısıyla bu tek taraflı gazetecilerin bir meselesi değil. Toplumun da haber alma  hakkı da ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla toplumun da kendi haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. Biz şunu demiyoruz; insanlar bize sahip çıksın, değil, haber alma hakkına sahip çık.Türkiye’de resmen haber  çölüne döndük. Haber yok. Tek merkezli yayınlar yapılıyor, tek merkezli bilgiler geçiyor, dolayısıyla insanlar haber bulamıyorlar. Böyle bir ortamda  sadece gazetecinin kavgasıyla bir şey çıkmaz. İnsanların kendi haklarına sahip çıkması gerekiyor. Şunu diyorum; kendi haberini koru” diye konuştu. Durmuş, daha sonra şöyle devam etti: “YOĞUN POLİS BARİKATINA KARŞIN YÜZLERCE VATANDAŞIN HABER ALMA HAKKINA SAHİP ÇIKMASI UMUT VERİCİ BİR DURUM” “Bunun için de çalışmalarımız var. Şu anda yeterli desteği alamadık ama insanlar artık bunun farkına varmaya başladı. En son Kadıköy’de  bu konuda eylem yapıldı.  Yoğun bir polis barikatı kurulmasına karşın yüzlerce vatandaş haber alma hakkına sahip çıktı ve bu çok umut verici bir durum.  bunu büyütmemiz gerekiyor.  Biz sendika olarak yapmamız tutuklu gazetecilerin özgürlüğü için   gerekeni yapıyoruz.. Onların yanına gidiyoruz  talep olursa karşılamaya çalışıyoruz. Onların özgürlükleri için eylemler de dahil olmak üzere elimizden geleni yapıyoruz…Cezaevlerinde şu anda 15 gazeteci var. Yıl içerisinde tutuklanan ve serbest bırakılan 50 gazeteci var. Bizim topluma bir misyon yüklüyoruz; haber alma hakkına sahip çıkın diyoruz. Siz gazetecilerin de üzerinde bir sorumluluk var. Toplumu aydınlatan, toplumu bilgilendiren ve kamu yararına olan bir görev içerisindeyiz. Sizlerin de kendi içinizde dayanışma içerisinde olmanız gerekiyor.  Birbirinin üstüne basan değil, birbirinize omuz veren bir dayanışma içerisinde olmalıyız. Bizim tek başına sorunumuz basın özgürlüğü sorunu değil. “GAZETECİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL, HALKIN YARARINA YAPILAN BİR MESLEKTİR” Biz açlıkla boğuşuyoruz, biz yoksullukla boğuşuyoruz. Gazetecilik hiç olmadığı kadar itibar kaybettiği bir dönemi yaşıyor. Hiç olmadığı kadar yoksulluğun içerisine düştü. Şunu demiyorum; ya gazeteciler önceden çok zengindi, çok para kazanıyordu demiyorum ama gazeteci önceden evinin kirasını dert etmiyordu, faturasını dert emiyordu. Ama şu an Türkiye’de genel ortalama açısından söylüyorum; asgari ücret seviyesinde ve altında çalışıyorlar. Gazeteciler bu koşullarda kendisini geliştiremez. Gazeteci yeni bir haber için bütçe ayıramaz. Dolayısıyla haber kalitesi de düşüyor.Bizim kendi özlük haklarımız için dayanışma  içerisinde örgütlü biçimde kavga etmemiz ve mücadele etmemiz gerekiyor. Aksi halde karanlığa doğru gidiyoruz. Gazetecilik yapmak suç değil…Gazetecilik halkın yararına yapılan bir iş…”  
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, yıl içerisinde 50’ye yakın gazetecinin toplum yararına haber yapmalarından dolayı tutuklanıp, serbest kaldığını ve şu anda ise toplamda 15 gazetecinin cezaevinde bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu tutuklamalarla birlikte toplumumuzun haber alma hakkı da ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla toplumun da kendi haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor” dedi.

 

>> SABİT ÖZKESER

 

“GAZETECİLİK HİÇ OLMADIĞI KADAR

 

İTİBAR KAYBETTİĞİ BİR DÖNEMİ YAŞIYOR”

TGS Başkanlar Kurulu toplantısı nedeniyle Adana’ya gelen Başkan Gökhan Durmuş ve yönetimi,  Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde  (ÇGC) Adanalı gazetecilerle bir araya geldi ve yeni seçilen yönetimi de kutladı. ÇGC Başkanvekili Temel Eren’den Adanalı gazetecilerin sorunlarını dinleyen  Türkiye Gazeteciler Sendikası  (TGS) Genel Başkanı  Gökhan Durmuş,  “Gazetecilik hiç olmadığı kadar itibar kaybettiği bir dönemi yaşıyor” diye konuştu.

“GAZETECİLERE VE GAZETELERE

BASKI VE ENGELLEMELER ARTIYOR”

Son dönemlerde gazetecilere ve gazeteciliğe yönelik baskı ve engellemelerin arttığına dikkat çeken Başkan Durmuş, “Dezenformasyon Yasası”na ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun eklenmesiyle birlikte gazetecilerin tutuklandığını belirterek, “Maalesef hukukun bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede yaşıyoruz. Örneğin; gazeteci İsmail Arı bir haberden dolayı ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasından beraat ederken, bir hakim ise ‘sen burada halkı yanıltıyorsun’ diyerek tutukluyor. Hangi  hakimin, hangi savcının hangi haberi halkı yanıltıcı bilgiyi yayma olarak değerlendireceğini kestirmek mümkün değil” dedi.

“SADECE GAZETECİLER TUTUKLANMIYOR,

VATANDAŞLAR DA TUTUKLANIYOR”

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı (TGS) Gökhan Durmuş, “Burada şunun altını çizmekte yarar var. Gazeteciler tutuklanıyor ama  vatandaşlar da tutuklanıyor.  Bir tweet  attığı için veya bir sosyal medyasında bir paylaşım yaptığı için tutuklanan yüzlerce insan var. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik  operasyonun tutuklamaların ardından yapılan gösterilerde yüzlerce insan tutuklandı” diyerek, sözlerini daha sonra şöyle sürdürdü:

“İŞÇİLERİN PARASININ ÖDENMESİNİ İSTEYEN

SENDİKACIYI DA TUTUKLUYORLAR”

“Daha korkunç bir şey söyleyeceğim; Gaziantep’te yanı başımızda  bir sendikacı ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan  tutuklandı.  BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmanın nedeni ise; işçilerin ödenmeyen ücret ve tazminatları için yaptığı eyleme destek vermesi ve ‘işçilerin parasını verin. Bu kanunlar  neden hep işçilere karşı işliyor. Neden suç işleyen patronlar cezalandırılmıyor’ demesi.. Türkmen,  aylarca işçinin hakkını ödemeye patronlar değil, bu cümleyi kuran sendikacı tutuklanıyor.Böyle kabus bir dönemin içerisine girdik. Çünkü; kimin neye  göre değerlendirileceği belli değil. Dolayısıyla bir savcıya göre halkı yanıltıcı olan bir bilgi olabiliyor diğerine göre olmayabiliyor. Gazetecilik için de bu geçerli.”

“BÜTÜN BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNİN HEPSİ

BİR ARAYA GELSE DE ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL”

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın mücadelesinden de bahseden Başkan Gökhan Durmuş, “Öncelikle tek başına sendika olarak söylemiyorum. Bütün basın meslek örgütlerinin de hepsi bir araya gelse de çözebileceği bir sorun değil. Tabii ki bir kamuoyu yaratacağız ve tabii ki biz bunun karşısında duruyoruz ve sürekli eylemler de dahil sokakta yapmamız gerekeni yapıyoruz. Ancak; Alican Uludağ bir aydır tutuklu ve tutuklu olduğu için yaptığı haberleri okuyan insanlar şu an o haberleri okuyamıyorlar.. Dolayısıyla bu tek taraflı gazetecilerin bir meselesi değil. Toplumun da haber alma  hakkı da ortadan kaldırılıyor. Dolayısıyla toplumun da kendi haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. Biz şunu demiyoruz; insanlar bize sahip çıksın, değil, haber alma hakkına sahip çık.Türkiye’de resmen haber  çölüne döndük. Haber yok. Tek merkezli yayınlar yapılıyor, tek merkezli bilgiler geçiyor, dolayısıyla insanlar haber bulamıyorlar. Böyle bir ortamda  sadece gazetecinin kavgasıyla bir şey çıkmaz. İnsanların kendi haklarına sahip çıkması gerekiyor. Şunu diyorum; kendi haberini koru” diye konuştu.

Durmuş, daha sonra şöyle devam etti:

“YOĞUN POLİS BARİKATINA KARŞIN YÜZLERCE VATANDAŞIN

HABER ALMA HAKKINA SAHİP ÇIKMASI UMUT VERİCİ BİR DURUM”

“Bunun için de çalışmalarımız var. Şu anda yeterli desteği alamadık ama insanlar artık bunun farkına varmaya başladı. En son Kadıköy’de  bu konuda eylem yapıldı.  Yoğun bir polis barikatı kurulmasına karşın yüzlerce vatandaş haber alma hakkına sahip çıktı ve bu çok umut verici bir durum.  bunu büyütmemiz gerekiyor.  Biz sendika olarak yapmamız tutuklu gazetecilerin özgürlüğü için   gerekeni yapıyoruz.. Onların yanına gidiyoruz  talep olursa karşılamaya çalışıyoruz. Onların özgürlükleri için eylemler de dahil olmak üzere elimizden geleni yapıyoruz…Cezaevlerinde şu anda 15 gazeteci var. Yıl içerisinde tutuklanan ve serbest bırakılan 50 gazeteci var. Bizim topluma bir misyon yüklüyoruz; haber alma hakkına sahip çıkın diyoruz. Siz gazetecilerin de üzerinde bir sorumluluk var. Toplumu aydınlatan, toplumu bilgilendiren ve kamu yararına olan bir görev içerisindeyiz. Sizlerin de kendi içinizde dayanışma içerisinde olmanız gerekiyor.  Birbirinin üstüne basan değil, birbirinize omuz veren bir dayanışma içerisinde olmalıyız. Bizim tek başına sorunumuz basın özgürlüğü sorunu değil.

“GAZETECİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL,

HALKIN YARARINA YAPILAN BİR MESLEKTİR”

Biz açlıkla boğuşuyoruz, biz yoksullukla boğuşuyoruz. Gazetecilik hiç olmadığı kadar itibar kaybettiği bir dönemi yaşıyor. Hiç olmadığı kadar yoksulluğun içerisine düştü. Şunu demiyorum; ya gazeteciler önceden çok zengindi, çok para kazanıyordu demiyorum ama gazeteci önceden evinin kirasını dert etmiyordu, faturasını dert emiyordu. Ama şu an Türkiye’de genel ortalama açısından söylüyorum; asgari ücret seviyesinde ve altında çalışıyorlar. Gazeteciler bu koşullarda kendisini geliştiremez. Gazeteci yeni bir haber için bütçe ayıramaz. Dolayısıyla haber kalitesi de düşüyor.Bizim kendi özlük haklarımız için dayanışma  içerisinde örgütlü biçimde kavga etmemiz ve mücadele etmemiz gerekiyor. Aksi halde karanlığa doğru gidiyoruz. Gazetecilik yapmak suç değil…Gazetecilik halkın yararına yapılan bir iş…”

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.