TOROSLARIN YÜREĞİNDEN YÜKSELEN DESTAN
TOROSLARIN YÜREĞİNDEN YÜKSELEN DESTAN
Gazeteci-Yazar Remzi Yıldırım’ın iki yıllık araştırma sonucunda kaleme aldığı “Toros Destanı”, halk kahramanlıklarını ve vatan sevgisini edebi bir dille geleceğe taşıyor.
Yıldırım, 13 Haziran’da Artika Sanat Merkezi’nde okurlarıyla buluşacak.
Bir şehir vardır; taşında tarih, suyunda hatıra, rüzgârında kahramanlık saklıdır. İşte o şehirlerin hikâyeleri bazen resmi kayıtlarda değil, halkın hafızasında yaşar. Gazeteci-Yazar Remzi Yıldırım’ın iki yıllık titiz araştırma ve emeğin ardından kaleme aldığı 13’üncü eseri “Toros Destanı”, bu hafızanın satırlara dönüşmüş hâli olarak okuyucularla buluşacak.
Tmolos Yayınevi tarafından yayımlanan eser için düzenlenecek imza günü, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Artika Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Yıldırım, edebiyat ve tarih tutkunlarını bu anlamlı buluşmaya davet etti.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldırım, kitabını şu sözlerle anlattı:
“Bir kentin suskunluğunu ateşle çözen, karanlığı bir bayrak gibi yırtıp göğe asan kahramanlara ithaf ettiğim Toros Destanı’nın ilk baskısı çıkar çıkmaz dikkat çekti. Seyhan Nehri’nin su belleğinde saklı kalmış yaşanmışlıkları gün yüzüne çıkarmaya çalıştım.”
Yalnızca 63 sayfadan oluşmasına rağmen okuyucusunu derin bir tarih yolculuğuna çıkaran eser, bir solukta okunabilecek akıcılığıyla dikkat çekiyor. Ancak kitap, yalnızca okunmak için değil; hissedilmek, duyumsanmak ve yaşanmak için yazılmış bir eser niteliği taşıyor. Toros Destanı’nda savaşın soğuk yüzünden çok, vatan sevgisinin sıcaklığı hissediliyor. Bir annenin vakur duruşu, son mermisini vatan uğruna sıkan bir neferin kararlılığı, özgürlüğe kavuşmak için mücadele eden bir şehrin sessiz çığlığı satırlara yansıyor. Eserde yer alan halk kahramanları, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de vicdanına sesleniyor.
Yıldırım, kitabın hazırlanış sürecine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“İki yıl boyunca araştırdım, dinledim, not aldım ve gerçeğin izini sürdüm. Toros Destanı, yalnızca savaşın değil; halk kahramanlığının, fedakârlığın ve vatan sevgisinin destanıdır. Tarihi yazmak, onu yaşamış kadar özel bir tutkudur.”
Günümüzde hızla tüketilen bilgi çağında, geçmişle bağ kuran eserlerin değeri her geçen gün daha da artıyor. Toros Destanı da tam bu noktada, okuyucusuna sadece bir hikâye değil; köklerini, aidiyet duygusunu ve millet olmanın anlamını hatırlatan bir kültür mirası sunuyor. Edebiyatın en önemli görevlerinden biri, unutulmaya yüz tutmuş hatıraları geleceğe taşımaktır. Remzi Yıldırım’ın kaleminden çıkan Toros Destanı da Torosların sarp yamaçlarından yükselen bir ağıt, bir türkü ve bir özgürlük çağrısı gibi okuyucusunun yüreğine dokunuyor. 13 Haziran’da Artika Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek imza gününde okurlarıyla buluşacak olan Yıldırım, sürpriz hediyelerinin de olacağını belirterek tüm dostlarını ve takipçilerini etkinliğe davet etti. (Bülten)
Torosların rüzgârını, Seyhan’ın hafızasını ve Çukurova’nın direniş ruhunu sayfalara taşıyan bu eser, yalnızca bir kitap değil; geçmişten geleceğe uzanan bir vicdan köprüsü olarak raflardaki yerini alıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
