Muhterem okurlarımız, Atalarımız 104 yıl önce Fransızların ve Ermenilerin işgali altında bulunan Güneyin inci kenti Çukurova’nın merkezi kabul edilen Adana’mızı işgal etmişler bu işgale Kuvayı Milliye ruhuyla karşı koyan ecdadımız 5 Ocak 1922’de Fransızları ve Ermenileri Adana’dan süpürerek kovmuşlar.
Onurlu ve gururlu mutluluk her Türk ferdi için ve her Adanalı için yalnız mutluluk değil aynı zamanda bir gururdur. Bu anlayışla yazımızın başlığını Gurur Günümüz Kutlu Olsun diye değerlendirdik.
Kıymetli Adanalılar, muhteşem hemşerilerimiz Mondros Mütarekesini müteakip bu cennet vatanın birçok köşesi işgalci güçlerin eline geçmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun ordusu dağılmış, yurdun her köşesinde bugün Gazze’de olduğu gibi işgalci güçler soykırım yapmaya başlamış. Osmanlı’nın hazinesine sahip olan, Osmanlı’nın birinci sınıf adam kabul ettiği Ermeniler, Adana’da Fransızların dolmuşuna binerek aynı sofrada yemek yedikleri, can dostları olan Türkleri öldürmekte Fransızlardan daha acımasızca hareket ederek ekmek yedikleri sofraya bıçak sokmuşlardır.
Bu zulme sessiz kalmayan Atalarımız Kuvayı Milliye ruhuyla Toros Dağlarına çekilerek hem Fransızlarla hem de Ermenilerle büyük bir mücadele başlatmışlar ve başlattıkları bu mücadele sonunda da üzerinde yaşadığımız Güneyin inci kenti Adana’mızı 5 Ocak 1922’de yani104 yıl önce düşman işgalinden kurtarmışlar ve bu kurutuluş hareketi 104 yıl önce bugün olduğu gibi gururla kutlanmaktadır.
Muhterem okurlarımız, çocuklarımıza dün yaşanan zulümleri bugün iyi anlatmak her anne babanın, her öğretmenin veya bu konuda bilgi sahibi olan herkesin öncelikli görevi olmalıdır. Düşmanını bilen nesiller yetiştirecek olur isek geleceği sağlama almış oluruz. Bu anlayışla gurur günümüzü kutluyor, Rabbim bu necip millete o günleri bir daha yaşatmasın temennisinde bulunuyoruz.
Şu bir gerçek ki Büyük Atatürk ve silah arkadaşları o karanlık günleri aydınlığa çevirmekte canlarıyla, kanlarıyla mücadele etmişler ve Rabbimizin yardımıyla da Kurtuluş Savaşını kazanmışlardır. O kahramanları ve Adana’mızı kurtaran kahramanlarımızı da unutmamak için ve unutturmamak için geçmişi iyi bilmeliyiz. Bunun içinde geleceğimizi olan çocuklarımıza geçmişi doğru olarak anlatmalıyız ve onları çok iyi yetiştirmeliyiz. İşte o zaman geleceğimiz de bugünler gibi aydınlık ve mutluluk olur.
