Büyük Atatürk’ün Türk kadınları için “Türk kadını yerlerde sürünmeyi değil, baş tacı edilmeyi” hak ediyor sözüyle Türk kadınının ne kadar değerli olduğunu vurgulamış ve bununla da kalmayarak Büyük Atatürk, Türk kadınları hakkında söylediği bu sözü içerisini kanuna dayalı haklarla doldurmuştur.
Türk kadını evlilikte yuvasını, çocuklarını, eşini mutlu edebilmek için 24 saat fedakarca görevlerini yapmanın mutluluk olduğunu bilir ve de bu anlayışla yaşar. Bur çerçeveye rağmen zaman zaman evliliklerde ayrılmalar olabiliyor. İşte böyle durumda kadının mağdur olunmaması için Büyük Atatürk, Medeni Kanununda kadın lehine olarak nafaka sistemini getirmiştir.
Geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesinin süresiz iptal kararı Türk toplumunun vicdanında kabul görmedi. Çünkü; Türkiye’de kadının iş bulması şansı hemen hemen yok denecek kadar azdır. Türkiye işsizi fazla olan ülkelerden birisidir. Bu koşullar ortada iken nafakanın kaldırılması Büyük Atatürk’ün Türk kadınına vermiş olduğu değerle de örtüşmez. Zaten boşandıktan sonra kadın yeniden evlenirse veya iş bulur ise nafaka da alamıyordu. Hal böyle iken sürekli nafakanın iptali yönünde Anayasa Mahkemesince verilmiş olan karar da şu hususta dikkate alınmalıydı. Ayrılan kadın iş buluncaya yani işe girinceye kadar bağlanan nafaka devam eder yönünde karar vermeliydi.
Unutulmamalıdır ki, bizi Yaradan Rabbimiz kadının korunmasını emreder ve mübarek insan Hz.Muhammed Efendimiz, (S.A.V.), “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisiyle kadına sahip çıkılmasını, saygı duyulmasını, hürmet edilmesini istemiştir.
Cumhuriyet döneminde Büyük Atatürk’ün Türk kadınına kazanımlarını blok olarak korumak, kadına sahip çıkmakla olur. Ayrıca da Büyük Atatürk’ün“Türk kadını yerlerde sürünmeyi değil, baştacı edilmeyi hakkediyor” sözüne bağlı değer verildiğini gösterir.
Bu noktada Büyük Atatürk’ün Türk kadınına kazandırmış olduğu hakları koruyarak geri düzenlemeler yapmaları hem Büyük Atatürk’e saygıda kusur etmemiş hem de Türk kadına hak etmiş değeri kazandırmış olurlar.
Umarız, yapılacak yeni düzenlemede kanun yapıcılar Türk kadınını koruma noktasında geçmişteki haklarını taçlandırarak yani kadınları mutlu edecek kararlar alırlar. Çünkü Türk kadınları bunu fazlasıyla haketmektedir.
