HASAN BASRİ YAVUZ
Köşe Yazarı
HASAN BASRİ YAVUZ
 

Turizm sektörü de umduğunu bulamadı

Güneş, deniz, kum sezonu kabul edilen yaz sezonu bitti. Yaz sezonuna büyük umutlarla hazırlanmış olan turizm sektörü umduğunu bulamadı. Bunun nedeni Türkiye’de aşırı pahalılık, yüksek enflasyon, yüksek faizfiyatların uçmasına neden oldu. Ayrıca İsrail, Amerikan-İran savaşı yıllardır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı tatil yapma düşüncesini erteletti. Bu olumsuzlukların yanında komşuda, “Yunanistan’da” Türkiye’ye göre tatilin çok daha ucuz olması da turizm sektörüne umduğunu buldurmadı. Busezonda ikili ilişkileri ve insan odaklı hizmetleri başarıyla uygulayan genel müdürler yaz sezonunda bu hizmetlerinin karşılığını gördüler. Yani bu kalite yöneticilere sahip olan turizm otelleri zarar etmediler, otellerine de kazandırdılar. “Gelen ağam, giden paşam” zihniyetiyle hareket eden oteller bu sezon kaybettiler. Sezon bitmeden otellerini kapatanlar, çalışanlarına maaş veremeyenler büyük sıkıntı yaşadılar. Bacasız fabrika olarak değerlendirilen turizm kuruluşlarının zarar etmemeleri noktasında turizm sektörünün mutfağından yetişen, Turizm ve Kültür Bakanı, turizm sektörünü mutlaka ve mutlaka desteklemeli, hiçbir kuruluş kapanma riskiyle karşı karşıya gelmemeli. Allah korusun bu kuruluşların birçoğu kapanacak olur ise başta işsizlik artar, sanayi kuruluşları, basın sektörü, ulaşım sektörü, yeme-içme sektörü, manavlar, balıkçılar zarar görür ve buna benzer daha onlarca kuruluş zarar görür. Türkiye’nin döviz pınarı olarak akan turizm sektörü her kötü şartlara rağmen ayakta kalmalı, bunun için de Devlet Baba üzerine düşenin fazlasını yapmalıdır. Çünkü aşırı pahalılığın, yüksek enflasyonun, yüksek faizin sebebi turizm sektörü değildir.      
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2026 -Pazar

Turizm sektörü de umduğunu bulamadı

Güneş, deniz, kum sezonu kabul edilen yaz sezonu bitti. Yaz sezonuna büyük umutlarla hazırlanmış olan turizm sektörü umduğunu bulamadı. Bunun nedeni Türkiye’de aşırı pahalılık, yüksek enflasyon, yüksek faizfiyatların uçmasına neden oldu. Ayrıca İsrail, Amerikan-İran savaşı yıllardır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı tatil yapma düşüncesini erteletti.

Bu olumsuzlukların yanında komşuda, “Yunanistan’da” Türkiye’ye göre tatilin çok daha ucuz olması da turizm sektörüne umduğunu buldurmadı. Busezonda ikili ilişkileri ve insan odaklı hizmetleri başarıyla uygulayan genel müdürler yaz sezonunda bu hizmetlerinin karşılığını gördüler. Yani bu kalite yöneticilere sahip olan turizm otelleri zarar etmediler, otellerine de kazandırdılar.

“Gelen ağam, giden paşam” zihniyetiyle hareket eden oteller bu sezon kaybettiler. Sezon bitmeden otellerini kapatanlar, çalışanlarına maaş veremeyenler büyük sıkıntı yaşadılar. Bacasız fabrika olarak değerlendirilen turizm kuruluşlarının zarar etmemeleri noktasında turizm sektörünün mutfağından yetişen, Turizm ve Kültür Bakanı, turizm sektörünü mutlaka ve mutlaka desteklemeli, hiçbir kuruluş kapanma riskiyle karşı karşıya gelmemeli. Allah korusun bu kuruluşların birçoğu kapanacak olur ise başta işsizlik artar, sanayi kuruluşları, basın sektörü, ulaşım sektörü, yeme-içme sektörü, manavlar, balıkçılar zarar görür ve buna benzer daha onlarca kuruluş zarar görür.

Türkiye’nin döviz pınarı olarak akan turizm sektörü her kötü şartlara rağmen ayakta kalmalı, bunun için de Devlet Baba üzerine düşenin fazlasını yapmalıdır. Çünkü aşırı pahalılığın, yüksek enflasyonun, yüksek faizin sebebi turizm sektörü değildir.

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.