Karahan Kitabevi 1000’i aşkın kitabı okurla buluşturdu

Kültür 03.09.2026 - 11:55, Güncelleme: 03.09.2026 - 11:55 461 kez okundu.
 

Karahan Kitabevi 1000’i aşkın kitabı okurla buluşturdu

Adana’da yaklaşık 30 yıl önce başlayan kitap yolculuğu, yerel yazarlar ve akademisyenlerle büyüdü
    Adana’da 1997 yılında küçük bir aile işletmesi olarak kitap ve kırtasiye sektörüne adım atan Karahan Kitap Kırtasiye, geçen yıllar içerisinde yalnızca kitap satan bir kitabevi değil, Adanalı yazar ve akademisyenlerin eserlerini okurla buluşturan önemli bir yayın merkezi haline geldi. Seyfi Karahan, İsmet Karahan ve İsmail Karahan kardeşler tarafından sürdürülen işletme, kitap ve kırtasiye faaliyetlerinin yanı sıra kurdukları Karahan Yayınevi aracılığıyla bugüne kadar 1000’i aşkın akademik çalışma, yerel eser ve makalenin basımını gerçekleştirdi. “1000’İ AŞKIN ESER BASTIK” Gazeteci Yazar Remzi Yıldırım’a açıklamalarda bulunan Karahan kardeşler, yayıncılık serüvenlerinin 1997 yılında başladığını belirterek, özellikle Adanalı yazarların ve akademisyenlerin eserlerini okuyucuyla buluşturmak için büyük çaba gösterdiklerini ifade etti.Karahan Kitap Kırtasiye yöneticilerinden Seyfi Karahan, aile şirketi olarak başladıkları kitabevi işletmesinin zaman içerisinde yayınevi faaliyetleriyle de büyüdüğünü belirterek şöyle konuştu: “1997 yılında Adana’ya geldik. Küçük bir işletme olarak başladık. Bir aile şirketi olarak kitabevimizi kurarken aynı zamanda Karahan Yayınevi’ni de oluşturduk. Bugüne kadar 1000 sayısını aşan akademik ve Adanalı yazarların kitaplarının basımını gerçekleştirdik. Çukurova Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerin akademik kitap çalışmalarını da basıyoruz.” 2001’DE YAYINCILIK ÖDÜLÜ Karahan, çalışmalarının Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından da takip edildiğini ve 2001 yılında İstanbul’da düzenlenen törende ödüle layık görüldüklerini söyledi.Karahan, “Düzgün çalışan bir kitabevi olarak 2001 yılında ödül aldık. Her yıl İstanbul’da ödüller dağıtılıyor. Biz de 2001 yılında bu ödüle layık görüldük” dedi. YAYINCILIKTA MALİYET BASKISI Sektörde yaşanan ekonomik sorunların yayıncılığı da ciddi biçimde etkilediğini belirten Seyfi Karahan, artan maliyetler nedeniyle kitap basım adetlerinin önemli ölçüde düştüğüne dikkat çekti.Karahan, geçmişte akademik tezleri yüzlerce hatta bin adet bastıklarını, bugün ise aynı çalışmaların çok daha düşük sayılarda basılabildiğini belirterek: “Yayıncılık çok zorlaştı. Fiyatlar o kadar pahalandı ki, inanıyorum ki yazarlarımıza fiyat vermeye çekiniyoruz. Evvelce akademik tezleri bin adet basıyorduk. Şimdi 50 adet basmaya başladık. Durum gerçekten çok kötü hale geldi.” “OKUMADAN YAZMAK DOĞRU DEĞİL” Karahan, Adana’da çok sayıda yazarın bulunduğunu ancak yazarlığın yalnızca kitap yazmakla sınırlı olmadığını belirterek, genç yazarların öncelikle iyi birer okur olması gerektiğini söyledi.Özellikle ilk kitabını yazan bazı gençlerle yaptığı görüşmelerden örnek veren Karahan, “Adana’da yazarlarımız oldukça fazla. Ancak yazmadan önce okumak gerekiyor. Okumadan yazmak kötü bir durum. Bazen ilk defa kitap yazmış gençler geliyor. ‘Kimlerden etkilendiniz?’ diye soruyorum. ‘Hiç kimseden etkilenmedim’ cevabını alınca insan üzülüyor” dedi. “YAPAY ZEKÂNIN YAZDIĞI METİNDE DUYGU EKSİK” Son yıllarda yapay zekânın yazarlık alanında kullanılmasının da yeni bir tartışma başlattığını ifade eden Seyfi Karahan, özellikle genç yazarların kendi duygu ve düşüncelerini ortaya koymadan yapay zekâya tamamen teslim olmalarının edebiyat açısından sakıncalı olduğunu savundu.Karahan, “Yapay zekâ diye bir hikâye çıktı. Genç yazarlar kendilerinden bir şey katmadan yapay zekâya yazdırıyorlar. Ortada duygu olmayınca bu durum insana acı veriyor” ifadelerini kullandı. Kendisinin de yazılar kaleme aldığını ancak bunları yayımlama konusunda oldukça temkinli davrandığını belirten Karahan, “Ben 60 yaşındayım. Çok yazıyorum, bir kenara kaldırıyorum. Kendim yayınlama cesareti bulamıyorum. Bu durum böyle giderse diğer yazarlara da kötü örnek olacak diye korkuyorum” dedi. “EDITÖR BENİM” Karahan, yayınevine gelen eserlerin değerlendirilmesi konusunda da dikkat çekici bir noktaya değinerek, bazı yazarların eserlerini editör değerlendirmesinden geçirdiğini düşünerek yeniden gönderdiklerini, oysa editörlüğü kendisinin yaptığını belirtti. ANKARA’DA KİTAPÇILARIN KAPANMASI DİKKAT ÇEKİYOR Kitap sektöründeki daralmanın yalnızca Adana ile sınırlı olmadığını ifade eden Karahan, Ankara’da geçmişte önemli bir yere sahip olan bazı kitabevlerinin kapanmasının sektör açısından düşündürücü olduğunu söyledi. Karahan, İnci, Turan Kitabevi, Dost Kitabevi ve Bilim Sanat gibi kitapçılık alanında bilinen işletmelerin kapanmasına dikkat çekerek, “Ankara’da kitabevleri kapanıyor. Birbiri ardına kapanmalar yaşanıyor. Bunlar kapanınca bizim gidişatımızın da iyi olmadığını düşünüyoruz” dedi. KİTAPÇI SADECE KİTAP SATMAZ Karahan kardeşlerin yaklaşık üç on yıllık yayıncılık ve kitabevi deneyimi, yerel kitap üretiminin ve okur-yazar buluşmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Adana’da yerel yazarların eserlerinin basılması, akademik çalışmaların okuyucuya ulaştırılması ve yeni kuşakların kitapla buluşturulması açısından Karahan Kitap Kırtasiye’nin faaliyetleri, kentin kültür ve edebiyat hayatına da katkı sunuyor. Karahan kardeşlerin verdiği mesaj ise net: Kitap yaşarsa kültür yaşar; yazar okursa, düşünürse ve kendi sözünü kurarsa edebiyat geleceğe kalır.
Adana’da yaklaşık 30 yıl önce başlayan kitap yolculuğu, yerel yazarlar ve akademisyenlerle büyüdü

 

 

Adana’da 1997 yılında küçük bir aile işletmesi olarak kitap ve kırtasiye sektörüne adım atan Karahan Kitap Kırtasiye, geçen yıllar içerisinde yalnızca kitap satan bir kitabevi değil, Adanalı yazar ve akademisyenlerin eserlerini okurla buluşturan önemli bir yayın merkezi haline geldi.

Seyfi Karahan, İsmet Karahan ve İsmail Karahan kardeşler tarafından sürdürülen işletme, kitap ve kırtasiye faaliyetlerinin yanı sıra kurdukları Karahan Yayınevi aracılığıyla bugüne kadar 1000’i aşkın akademik çalışma, yerel eser ve makalenin basımını gerçekleştirdi.

“1000’İ AŞKIN ESER BASTIK”

Gazeteci Yazar Remzi Yıldırım’a açıklamalarda bulunan Karahan kardeşler, yayıncılık serüvenlerinin 1997 yılında başladığını belirterek, özellikle Adanalı yazarların ve akademisyenlerin eserlerini okuyucuyla buluşturmak için büyük çaba gösterdiklerini ifade etti.Karahan Kitap Kırtasiye yöneticilerinden Seyfi Karahan, aile şirketi olarak başladıkları kitabevi işletmesinin zaman içerisinde yayınevi faaliyetleriyle de büyüdüğünü belirterek şöyle konuştu:

“1997 yılında Adana’ya geldik. Küçük bir işletme olarak başladık. Bir aile şirketi olarak kitabevimizi kurarken aynı zamanda Karahan Yayınevi’ni de oluşturduk. Bugüne kadar 1000 sayısını aşan akademik ve Adanalı yazarların kitaplarının basımını gerçekleştirdik. Çukurova Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerin akademik kitap çalışmalarını da basıyoruz.”

2001’DE YAYINCILIK ÖDÜLÜ

Karahan, çalışmalarının Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından da takip edildiğini ve 2001 yılında İstanbul’da düzenlenen törende ödüle layık görüldüklerini söyledi.Karahan, “Düzgün çalışan bir kitabevi olarak 2001 yılında ödül aldık. Her yıl İstanbul’da ödüller dağıtılıyor. Biz de 2001 yılında bu ödüle layık görüldük” dedi.

YAYINCILIKTA MALİYET BASKISI

Sektörde yaşanan ekonomik sorunların yayıncılığı da ciddi biçimde etkilediğini belirten Seyfi Karahan, artan maliyetler nedeniyle kitap basım adetlerinin önemli ölçüde düştüğüne dikkat çekti.Karahan, geçmişte akademik tezleri yüzlerce hatta bin adet bastıklarını, bugün ise aynı çalışmaların çok daha düşük sayılarda basılabildiğini belirterek:

“Yayıncılık çok zorlaştı. Fiyatlar o kadar pahalandı ki, inanıyorum ki yazarlarımıza fiyat vermeye çekiniyoruz. Evvelce akademik tezleri bin adet basıyorduk. Şimdi 50 adet basmaya başladık. Durum gerçekten çok kötü hale geldi.”

“OKUMADAN YAZMAK DOĞRU DEĞİL”

Karahan, Adana’da çok sayıda yazarın bulunduğunu ancak yazarlığın yalnızca kitap yazmakla sınırlı olmadığını belirterek, genç yazarların öncelikle iyi birer okur olması gerektiğini söyledi.Özellikle ilk kitabını yazan bazı gençlerle yaptığı görüşmelerden örnek veren Karahan, “Adana’da yazarlarımız oldukça fazla. Ancak yazmadan önce okumak gerekiyor. Okumadan yazmak kötü bir durum. Bazen ilk defa kitap yazmış gençler geliyor. ‘Kimlerden etkilendiniz?’ diye soruyorum. ‘Hiç kimseden etkilenmedim’ cevabını alınca insan üzülüyor” dedi.

“YAPAY ZEKÂNIN YAZDIĞI METİNDE DUYGU EKSİK”

Son yıllarda yapay zekânın yazarlık alanında kullanılmasının da yeni bir tartışma başlattığını ifade eden Seyfi Karahan, özellikle genç yazarların kendi duygu ve düşüncelerini ortaya koymadan yapay zekâya tamamen teslim olmalarının edebiyat açısından sakıncalı olduğunu savundu.Karahan, “Yapay zekâ diye bir hikâye çıktı. Genç yazarlar kendilerinden bir şey katmadan yapay zekâya yazdırıyorlar. Ortada duygu olmayınca bu durum insana acı veriyor” ifadelerini kullandı. Kendisinin de yazılar kaleme aldığını ancak bunları yayımlama konusunda oldukça temkinli davrandığını belirten Karahan, “Ben 60 yaşındayım. Çok yazıyorum, bir kenara kaldırıyorum. Kendim yayınlama cesareti bulamıyorum. Bu durum böyle giderse diğer yazarlara da kötü örnek olacak diye korkuyorum” dedi.

“EDITÖR BENİM”

Karahan, yayınevine gelen eserlerin değerlendirilmesi konusunda da dikkat çekici bir noktaya değinerek, bazı yazarların eserlerini editör değerlendirmesinden geçirdiğini düşünerek yeniden gönderdiklerini, oysa editörlüğü kendisinin yaptığını belirtti.

ANKARA’DA KİTAPÇILARIN KAPANMASI DİKKAT ÇEKİYOR

Kitap sektöründeki daralmanın yalnızca Adana ile sınırlı olmadığını ifade eden Karahan, Ankara’da geçmişte önemli bir yere sahip olan bazı kitabevlerinin kapanmasının sektör açısından düşündürücü olduğunu söyledi. Karahan, İnci, Turan Kitabevi, Dost Kitabevi ve Bilim Sanat gibi kitapçılık alanında bilinen işletmelerin kapanmasına dikkat çekerek, “Ankara’da kitabevleri kapanıyor. Birbiri ardına kapanmalar yaşanıyor. Bunlar kapanınca bizim gidişatımızın da iyi olmadığını düşünüyoruz” dedi.

KİTAPÇI SADECE KİTAP SATMAZ

Karahan kardeşlerin yaklaşık üç on yıllık yayıncılık ve kitabevi deneyimi, yerel kitap üretiminin ve okur-yazar buluşmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Adana’da yerel yazarların eserlerinin basılması, akademik çalışmaların okuyucuya ulaştırılması ve yeni kuşakların kitapla buluşturulması açısından Karahan Kitap Kırtasiye’nin faaliyetleri, kentin kültür ve edebiyat hayatına da katkı sunuyor.

Karahan kardeşlerin verdiği mesaj ise net:

Kitap yaşarsa kültür yaşar; yazar okursa, düşünürse ve kendi sözünü kurarsa edebiyat geleceğe kalır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.