Sanayi esnafı alarm veriyor; “10 yıl sonra tamir edecek usta bulamayacağız”

Ekonomi 19.08.2026 - 22:50, Güncelleme: 19.08.2026 - 22:50 320 kez okundu.
 

Sanayi esnafı alarm veriyor; “10 yıl sonra tamir edecek usta bulamayacağız”

Adana’nın sanayi sitelerinde yıllardır konuşulan ancak giderek büyüyen çırak sorunu, esnafın en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
REMZİ YILDIRIM Efor 5 Sanayi Sitesi esnaflarından Mehmet Uzamaz, çırak bulmakta yaşanan sıkıntının yalnızca sanayicinin değil; Milli Eğitim, Sanayi ve Teknoloji, Aile ve Sosyal Hizmetler başta olmak üzere birçok kurumun ortak sorumluluğunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uzamaz, “Çırak olmazsa usta yetişmez. Usta olmazsa 10 yıl sonra aracımızı, makinemizi, atölyemizdeki liftimizi tamir edecek insan bulamayacağız” dedi. “ADANA’DA ÇIRAK PROBLEMİ ÇOK BÜYÜK” Adana’nın farklı bölgelerden yoğun göç alan bir kent olduğunu belirten Mehmet Uzamaz, özellikle ekonomik şartları sınırlı ailelerin çocuklarının meslek eğitimine yönlendirilmesi konusunda yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu savundu.  Mehmet Uzamaz, ailelerin çocuklarının zor şartlarda çalışmasını istemediğini belirterek, “Aman benim oğlum ezilmesin, yıpranmasın. Klimalı ortamda çalışsın, eli kirlenmesin, üstü başı yağ olmasın, rahat olsun düşüncesi hakim. Ancak hayatın her alanında olduğu gibi meslek öğrenmenin de bir bedeli var” ifadelerini kullandı. Çıraklığın yalnızca bir işyerinde çalışmak anlamına gelmediğini belirten Efor 5 Sanayi Sitesi esnaflarından Mehmet Uzamaz, sanayi esnafının gençlere aynı zamanda hayatı öğrettiğini söyledi. “ÇIRAK SADECE MESLEK ÖĞRENMİYOR” Uzamaz’a göre sanayide çıraklık, bir gencin meslek sahibi olmasının yanı sıra toplumsal hayata hazırlanması açısından da önemli. “Biz çocuğa sadece tornavida tutmayı, anahtar kullanmayı öğretmiyoruz” diyen Uzamaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yemek yemesini, oturmasını, kalkmasını, insanlarla konuşmasını, toplum içerisinde nasıl davranacağını öğretiyoruz. İşyerinin temizliğini, düzenini, sorumluluk almayı öğretiyoruz. İnsanlarla kaynaşmasını sağlıyoruz. Amacımız çocuğu meslek sahibi yapmak, hayata hazırlamak.” “OKUYAMAYAN ÇOCUĞUN ALTERNATİFİ MESLEK OLMALI” Eğitim sistemi içerisinde akademik eğitime uyum sağlayamayan çocukların tamamen sistemin dışında bırakılmaması gerektiğini savunan Uzamaz, mesleki eğitimin güçlü bir alternatif olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Uzamaz, çocukların meslek öğrenmekten uzaklaşması halinde sosyal risklerin de büyüyebileceği uyarısında bulundu. “Çocuk okumuyorsa çırak olmalı. Çırak da olamıyorsa boşta kalıyor. Boşta kalan genç, yanlış çevrelerin içerisine sürüklenebilir. Kumarla, uyuşturucuyla, sokak gruplarıyla tanışabilir. Sonra bunun bedelini sadece aile değil, bütün toplum öder” diye konuştu. “ESNAF ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRIYOR DİYE YAFTALANMAMALI” Çırak çalıştıran esnafın zaman zaman “çocuk işçi çalıştırıyor” şeklinde eleştirildiğini belirten Uzamaz, bu yaklaşımın mesleki eğitimin gerçekliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Biz çocukların sırtından para kazanmak için çırak aramıyoruz. Tam tersine, bir genci meslek sahibi yapmak için uğraşıyoruz” diyen Uzamaz, esnafın sorumluluğunun yalnızca üretim yapmak olmadığını söyledi. “70 YAŞINDA İNSAN ÇALIŞIYOR, ÇIRAK BULAMIYORUZ” Sanayide yaşlanan iş gücüne dikkat çeken Uzamaz, bazı ustaların ilerleyen yaşlarına rağmen çalışmaya devam ettiğini, bunun en önemli nedenlerinden birinin yeni neslin mesleğe yeterince yönelmemesi olduğunu belirtti. “Bizim çevremizde 70 yaşında çalışan insanlarımız var. Çünkü yerlerine yetişecek çırak yok. Şu anda bir çırak bulup işe alamıyoruz. Bugün bunun farkında olmayabiliriz ama mesele birkaç yıl sonra çok daha ağır şekilde karşımıza çıkacak” dedi. “10 YIL SONRA USTA BULAMAYACAĞIZ” Çıraklık sorununun çözülmemesi halinde gelecekte ciddi bir usta açığının yaşanacağını dile getiren Uzamaz, özellikle otomotiv ve makine sektörlerinde bunun büyük bir sorun oluşturacağını söylerken, “Bugün araçlarımızı tamir eden, motoruna bakan, liftleri onaran ustalarımız var. Peki onların yerine kim gelecek? 10 yıl sonra usta bulmak çok zor olacak. Her işi robotlara mı bırakacağız? Her şey robotik olabilir mi? Hayır. Teknoloji gelişir ama insanın yaptığı işi tamamen ortadan kaldıramaz. Önce insanı yaşatmak, insanı meslek sahibi yapmak zorundayız” diye konuştu. “MİLLİ EĞİTİMDE DENEME-YANILMA OLMAZ” Uzamaz, mesleki eğitim sorununun eğitim politikalarından bağımsız düşünülemeyeceğini de savundu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarını eleştiren Uzamaz, eğitim sisteminde uzun vadeli ve istikrarlı politikaların uygulanması gerektiğini belirterek, “Milli Eğitim Bakanlığı eğitim konusunda deneme-yanılma tahtası gibi görülmemeli. Çocuklarımızın geleceği üzerinden sürekli değişiklik yapılamaz” ifadelerini kullandı.Uzamaz, teknolojik alanda devletin önemli projeler gerçekleştirdiğini ancak aynı kararlılığın mesleki eğitim alanında da gösterilmesi gerektiğini söyledi. “ÇIRAKLIK SADECE MİLLİ EĞİTİMİN SORUNU DEĞİL” Çıraklık meselesinin birçok bakanlığı ve kurumu ilgilendiren ortak bir konu olduğunu belirten Uzamaz, sorunun devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini vurgularken,“Bu mesele Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını, Milli Eğitim Bakanlığını, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve eğitim sisteminin tamamını ilgilendiriyor. Çıraklık artık devlet meselesi olarak ele alınmalı” dedi. Cumhurbaşkanı’ndan her sorunun çözümünü beklemenin doğru olmadığını da belirten Uzamaz, kabinedeki bakanların sahadaki sorunları görerek çözüm önerilerini üst makamlara aktarması gerektiğini söyledi. “ÖNCE İNSAN, SONRA TEKNOLOJİ” Siyasette meslek gruplarının temsili konusunda da değerlendirmelerde bulunan Uzamaz, farklı mesleklerden insanların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti. “Ben bunu herhangi bir parti için söylemiyorum. Hepimizin oturup düşünmesi gerekiyor. Mecliste neden bazı meslek grupları daha ağırlıklı? Sahadaki esnafın, ustanın, işçinin, çiftçinin, sanayicinin yaşadığı sorunlar da karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde anlatılmalı” diye konuştu. “ÇIRAK OLSUN Kİ USTA OLSUN” Adana sanayisinin geleceğinin bugünden yetiştirilecek gençlere bağlı olduğunu belirten Mehmet Uzamaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Çıraklık Adana’da da Türkiye’de de çözülmesi gereken büyük bir problem haline geldi. Devletin bu konuya acilen ve detaylı şekilde eğilmesi gerekiyor. Bugün çırak bulamazsak yarın usta bulamayız. Usta bulamazsak sanayinin geleceğini konuşamayız.Robotlar gelişsin, teknoloji gelişsin. Buna karşı değiliz. Ama her şey robotik olamaz. Önce insan. İnsanı yaşatalım ki devlet yaşasın. Çırak olsun ki usta olsun.” Adana sanayisinin yükselen sesi aslında tek bir soruyu ortaya koyuyor: Bugünün çırağını yetiştiremezsek, yarının ustasını nereden bulacağız?
Adana’nın sanayi sitelerinde yıllardır konuşulan ancak giderek büyüyen çırak sorunu, esnafın en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

REMZİ YILDIRIM

Efor 5 Sanayi Sitesi esnaflarından Mehmet Uzamaz, çırak bulmakta yaşanan sıkıntının yalnızca sanayicinin değil; Milli Eğitim, Sanayi ve Teknoloji, Aile ve Sosyal Hizmetler başta olmak üzere birçok kurumun ortak sorumluluğunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uzamaz, “Çırak olmazsa usta yetişmez. Usta olmazsa 10 yıl sonra aracımızı, makinemizi, atölyemizdeki liftimizi tamir edecek insan bulamayacağız” dedi.

“ADANA’DA ÇIRAK PROBLEMİ ÇOK BÜYÜK”

Adana’nın farklı bölgelerden yoğun göç alan bir kent olduğunu belirten Mehmet Uzamaz, özellikle ekonomik şartları sınırlı ailelerin çocuklarının meslek eğitimine yönlendirilmesi konusunda yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu savundu.  Mehmet Uzamaz, ailelerin çocuklarının zor şartlarda çalışmasını istemediğini belirterek, “Aman benim oğlum ezilmesin, yıpranmasın. Klimalı ortamda çalışsın, eli kirlenmesin, üstü başı yağ olmasın, rahat olsun düşüncesi hakim. Ancak hayatın her alanında olduğu gibi meslek öğrenmenin de bir bedeli var” ifadelerini kullandı.

Çıraklığın yalnızca bir işyerinde çalışmak anlamına gelmediğini belirten Efor 5 Sanayi Sitesi esnaflarından Mehmet Uzamaz, sanayi esnafının gençlere aynı zamanda hayatı öğrettiğini söyledi.

“ÇIRAK SADECE MESLEK ÖĞRENMİYOR”

Uzamaz’a göre sanayide çıraklık, bir gencin meslek sahibi olmasının yanı sıra toplumsal hayata hazırlanması açısından da önemli. “Biz çocuğa sadece tornavida tutmayı, anahtar kullanmayı öğretmiyoruz” diyen Uzamaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yemek yemesini, oturmasını, kalkmasını, insanlarla konuşmasını, toplum içerisinde nasıl davranacağını öğretiyoruz. İşyerinin temizliğini, düzenini, sorumluluk almayı öğretiyoruz. İnsanlarla kaynaşmasını sağlıyoruz. Amacımız çocuğu meslek sahibi yapmak, hayata hazırlamak.”

“OKUYAMAYAN ÇOCUĞUN ALTERNATİFİ MESLEK OLMALI”

Eğitim sistemi içerisinde akademik eğitime uyum sağlayamayan çocukların tamamen sistemin dışında bırakılmaması gerektiğini savunan Uzamaz, mesleki eğitimin güçlü bir alternatif olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Uzamaz, çocukların meslek öğrenmekten uzaklaşması halinde sosyal risklerin de büyüyebileceği uyarısında bulundu.

“Çocuk okumuyorsa çırak olmalı. Çırak da olamıyorsa boşta kalıyor. Boşta kalan genç, yanlış çevrelerin içerisine sürüklenebilir. Kumarla, uyuşturucuyla, sokak gruplarıyla tanışabilir. Sonra bunun bedelini sadece aile değil, bütün toplum öder” diye konuştu.

“ESNAF ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRIYOR DİYE YAFTALANMAMALI”

Çırak çalıştıran esnafın zaman zaman “çocuk işçi çalıştırıyor” şeklinde eleştirildiğini belirten Uzamaz, bu yaklaşımın mesleki eğitimin gerçekliğiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Biz çocukların sırtından para kazanmak için çırak aramıyoruz. Tam tersine, bir genci meslek sahibi yapmak için uğraşıyoruz” diyen Uzamaz, esnafın sorumluluğunun yalnızca üretim yapmak olmadığını söyledi.

“70 YAŞINDA İNSAN ÇALIŞIYOR, ÇIRAK BULAMIYORUZ”

Sanayide yaşlanan iş gücüne dikkat çeken Uzamaz, bazı ustaların ilerleyen yaşlarına rağmen çalışmaya devam ettiğini, bunun en önemli nedenlerinden birinin yeni neslin mesleğe yeterince yönelmemesi olduğunu belirtti. “Bizim çevremizde 70 yaşında çalışan insanlarımız var. Çünkü yerlerine yetişecek çırak yok. Şu anda bir çırak bulup işe alamıyoruz. Bugün bunun farkında olmayabiliriz ama mesele birkaç yıl sonra çok daha ağır şekilde karşımıza çıkacak” dedi.

“10 YIL SONRA USTA BULAMAYACAĞIZ”

Çıraklık sorununun çözülmemesi halinde gelecekte ciddi bir usta açığının yaşanacağını dile getiren Uzamaz, özellikle otomotiv ve makine sektörlerinde bunun büyük bir sorun oluşturacağını söylerken, “Bugün araçlarımızı tamir eden, motoruna bakan, liftleri onaran ustalarımız var. Peki onların yerine kim gelecek? 10 yıl sonra usta bulmak çok zor olacak. Her işi robotlara mı bırakacağız? Her şey robotik olabilir mi? Hayır. Teknoloji gelişir ama insanın yaptığı işi tamamen ortadan kaldıramaz. Önce insanı yaşatmak, insanı meslek sahibi yapmak zorundayız” diye konuştu.

“MİLLİ EĞİTİMDE DENEME-YANILMA OLMAZ”

Uzamaz, mesleki eğitim sorununun eğitim politikalarından bağımsız düşünülemeyeceğini de savundu.Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarını eleştiren Uzamaz, eğitim sisteminde uzun vadeli ve istikrarlı politikaların uygulanması gerektiğini belirterek, “Milli Eğitim Bakanlığı eğitim konusunda deneme-yanılma tahtası gibi görülmemeli. Çocuklarımızın geleceği üzerinden sürekli değişiklik yapılamaz” ifadelerini kullandı.Uzamaz, teknolojik alanda devletin önemli projeler gerçekleştirdiğini ancak aynı kararlılığın mesleki eğitim alanında da gösterilmesi gerektiğini söyledi.

“ÇIRAKLIK SADECE MİLLİ EĞİTİMİN SORUNU DEĞİL”

Çıraklık meselesinin birçok bakanlığı ve kurumu ilgilendiren ortak bir konu olduğunu belirten Uzamaz, sorunun devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini vurgularken,“Bu mesele Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını, Milli Eğitim Bakanlığını, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını ve eğitim sisteminin tamamını ilgilendiriyor. Çıraklık artık devlet meselesi olarak ele alınmalı” dedi.

Cumhurbaşkanı’ndan her sorunun çözümünü beklemenin doğru olmadığını da belirten Uzamaz, kabinedeki bakanların sahadaki sorunları görerek çözüm önerilerini üst makamlara aktarması gerektiğini söyledi.

“ÖNCE İNSAN, SONRA TEKNOLOJİ”

Siyasette meslek gruplarının temsili konusunda da değerlendirmelerde bulunan Uzamaz, farklı mesleklerden insanların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti.

“Ben bunu herhangi bir parti için söylemiyorum. Hepimizin oturup düşünmesi gerekiyor. Mecliste neden bazı meslek grupları daha ağırlıklı? Sahadaki esnafın, ustanın, işçinin, çiftçinin, sanayicinin yaşadığı sorunlar da karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde anlatılmalı” diye konuştu.

“ÇIRAK OLSUN Kİ USTA OLSUN”

Adana sanayisinin geleceğinin bugünden yetiştirilecek gençlere bağlı olduğunu belirten Mehmet Uzamaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Çıraklık Adana’da da Türkiye’de de çözülmesi gereken büyük bir problem haline geldi. Devletin bu konuya acilen ve detaylı şekilde eğilmesi gerekiyor. Bugün çırak bulamazsak yarın usta bulamayız. Usta bulamazsak sanayinin geleceğini konuşamayız.Robotlar gelişsin, teknoloji gelişsin. Buna karşı değiliz. Ama her şey robotik olamaz. Önce insan. İnsanı yaşatalım ki devlet yaşasın. Çırak olsun ki usta olsun.”

Adana sanayisinin yükselen sesi aslında tek bir soruyu ortaya koyuyor: Bugünün çırağını yetiştiremezsek, yarının ustasını nereden bulacağız?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.