AKİF KEMAL AKAY
Köşe Yazarı
AKİF KEMAL AKAY
 

KÜRESEL SORUNLAR ÇAĞI

Dünyanın en büyük yanılsamalarından biri şudur: “Bunlar bize ait sorunlar” Oysa artık çağımızın temel gerçeği tam tersini söylüyor. Bugün yaşadığımız büyük krizlerin çoğu küresel ölçekte doğuyor, sınır tanımadan yayılıyor ve en sonunda, her ülkede en küçük mahalleye kadar ulaşıyor. İklim krizi, savaşlar, ekonomik kırılganlık, göç, gıda ve su güvenliği, salgınlar, enerji rekabeti, dijital tehditler… Hepsi birbiriyle bağlantılı bir zincirin halkaları gibi. Üstelik bu sorunlar yalnızca “çok büyük” oldukları için değil, birbirini besledikleri için de tehlikeliler. Bir yerde çıkan savaş, başka bir yerde gıda fiyatlarını yükseltiyor; iklim değişikliği, göçü hızlandırıyor; ekonomik eşitsizlik, siyasal kutuplaşmayı büyütüyor; dijital çağın dezenformasyonu, toplumların karar verme kapasitesini zayıflatıyor. Yani mesele tek tek sorunları saymak değil; onların birbirini nasıl etkilediğini görmek. Sorunların, çözülmezse, en telafi edilemez olanı İklim Krizi. İklim krizi artık geleceğin değil, bugünün sorunu. Kuraklık, aşırı sıcaklar, ani yağışlar, yangınlar ve tarımsal verim kayıpları; dünyanın birçok bölgesinde günlük hayatı belirleyen gerçeklere dönüştü. Savaşlar ve artan jeopolitik gerilimler sorunların en yıkıcılarından biri. Yakın gelecekte artacağı gözler önünde. Bugün savaşların yalnızca cephede yaşanmadığını da görmek gerekiyor. Küresel ölçekte bir gelir artışı yaşanırken zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Gelir dağılımı bozuldukça orta sınıf eriyor, iş güvencesi azalıyor, gençler gelecek kurmakta zorlanıyor, umutsuzluk artıyor. Göç meselesi yalnızca birkaç ülkenin değil, dünyanın ortak konusu. Çünkü göçün nedeni artık tek değil: savaş, iklim krizi, ekonomik çöküş, baskıcı rejimler, yoksulluk, kuraklık… İnsanlar yalnızca daha iyi yaşamak için değil, bazen hayatta kalmak için yollara düşüyor. Bir dönemin en değerli kaynağı petrolse, bu yüzyılın en kritik kaynakları su ve gıdadır. İklim değişikliği, kuraklık ve tarım alanlarının bozulması; gıda üretimini zora sokuyor. Tarımsal girdi maliyetleri artıyor, küçük üretici ayakta kalmakta zorlanıyor, şehirler pahalı gıdaya mahkûm hale geliyor. Su ise daha da kritik. Çünkü su yoksa tarım yok, sanayi yok, yaşam yok. Yeraltı sularının çekilmesi, barajların dolmaması, suyun kirlenmesi; geleceğin en büyük çatışma alanlarından birini oluşturuyor. Dünya sayısız sorunla yüz yüze iken belki de en sinsi küresel sorunu, “Gerçeğin Kaybolmasını” birlikte yaşıyoruz. Dijital çağ, bilgiye erişimi kolaylaştırdı; fakat aynı zamanda yalanı da kolay hale getirdi. Algı artık gerçeğin önünde. Peki çözüm nerede? Üç temel ihtiyaç var: İlk ikisi dünyada “işbirliği” ve “adalet”. Üçüncüsü çözümü bize ait olan “yerel akıl”. Yerel yönetimler, sivil toplum, kooperatifler, kurumlar… Dünyada herkes aynı gemide ama güvertelerde sınıf farkı var. Gemi batarsa sınıf farkı kalmayacak. Şimdi karar verme zamanı: Küresel sorunları yalnızca konuşacak mıyız, yoksa onları çözmek için yeni bir ortak irade kurabilecek miyiz?
Ekleme Tarihi: 18 Ocak 2026 -Pazar

KÜRESEL SORUNLAR ÇAĞI

Dünyanın en büyük yanılsamalarından biri şudur: “Bunlar bize ait sorunlar” Oysa artık
çağımızın temel gerçeği tam tersini söylüyor. Bugün yaşadığımız büyük krizlerin çoğu küresel
ölçekte doğuyor, sınır tanımadan yayılıyor ve en sonunda, her ülkede en küçük mahalleye
kadar ulaşıyor. İklim krizi, savaşlar, ekonomik kırılganlık, göç, gıda ve su güvenliği, salgınlar,
enerji rekabeti, dijital tehditler… Hepsi birbiriyle bağlantılı bir zincirin halkaları gibi.
Üstelik bu sorunlar yalnızca “çok büyük” oldukları için değil, birbirini besledikleri için de
tehlikeliler. Bir yerde çıkan savaş, başka bir yerde gıda fiyatlarını yükseltiyor; iklim değişikliği,
göçü hızlandırıyor; ekonomik eşitsizlik, siyasal kutuplaşmayı büyütüyor; dijital çağın
dezenformasyonu, toplumların karar verme kapasitesini zayıflatıyor. Yani mesele tek tek
sorunları saymak değil; onların birbirini nasıl etkilediğini görmek.
Sorunların, çözülmezse, en telafi edilemez olanı İklim Krizi. İklim krizi artık geleceğin değil,
bugünün sorunu. Kuraklık, aşırı sıcaklar, ani yağışlar, yangınlar ve tarımsal verim kayıpları;
dünyanın birçok bölgesinde günlük hayatı belirleyen gerçeklere dönüştü.
Savaşlar ve artan jeopolitik gerilimler sorunların en yıkıcılarından biri. Yakın gelecekte
artacağı gözler önünde. Bugün savaşların yalnızca cephede yaşanmadığını da görmek
gerekiyor.
Küresel ölçekte bir gelir artışı yaşanırken zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olduğu
bir dönemi yaşıyoruz. Gelir dağılımı bozuldukça orta sınıf eriyor, iş güvencesi azalıyor, gençler
gelecek kurmakta zorlanıyor, umutsuzluk artıyor.
Göç meselesi yalnızca birkaç ülkenin değil, dünyanın ortak konusu. Çünkü göçün nedeni artık
tek değil: savaş, iklim krizi, ekonomik çöküş, baskıcı rejimler, yoksulluk, kuraklık… İnsanlar
yalnızca daha iyi yaşamak için değil, bazen hayatta kalmak için yollara düşüyor.
Bir dönemin en değerli kaynağı petrolse, bu yüzyılın en kritik kaynakları su ve gıdadır. İklim
değişikliği, kuraklık ve tarım alanlarının bozulması; gıda üretimini zora sokuyor. Tarımsal girdi
maliyetleri artıyor, küçük üretici ayakta kalmakta zorlanıyor, şehirler pahalı gıdaya mahkûm
hale geliyor. Su ise daha da kritik. Çünkü su yoksa tarım yok, sanayi yok, yaşam yok. Yeraltı
sularının çekilmesi, barajların dolmaması, suyun kirlenmesi; geleceğin en büyük çatışma
alanlarından birini oluşturuyor.
Dünya sayısız sorunla yüz yüze iken belki de en sinsi küresel sorunu, “Gerçeğin Kaybolmasını”
birlikte yaşıyoruz. Dijital çağ, bilgiye erişimi kolaylaştırdı; fakat aynı zamanda yalanı da kolay
hale getirdi. Algı artık gerçeğin önünde.
Peki çözüm nerede? Üç temel ihtiyaç var: İlk ikisi dünyada “işbirliği” ve “adalet”. Üçüncüsü
çözümü bize ait olan “yerel akıl”. Yerel yönetimler, sivil toplum, kooperatifler, kurumlar…
Dünyada herkes aynı gemide ama güvertelerde sınıf farkı var. Gemi batarsa sınıf farkı
kalmayacak. Şimdi karar verme zamanı: Küresel sorunları yalnızca konuşacak mıyız, yoksa
onları çözmek için yeni bir ortak irade kurabilecek miyiz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.