Muhterem okurlarımız, zaman zaman Çukurova Press Gazetesi’nde sizlere yüksek enflasyonla iligili görüşlerimizi ve yapmanız gerekenleri sizlere yazarak duyurmuştuk.
Türkiye üreten ülke olmadığı için arz ve talep dengesi sürekli talepten yana artış gösterdiğinde yüksek fiyatlarla alışveriş yapmak mecburiyetinde kalıyoruz. Çünkü
yüksek fiyat enflasyon canavarının koşmasına neden oluyor. Üretenler ise ürettiklerini maliyetin altında sattıkları için üretmekten vazgeçiyorlar.
Enflasyonun koşması demek fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olmasına neden oluyor. Bugün Türkiye’de sabit gelirlilerin yaşam şartlarının giderek zorlaşmasının ana nedeni enflasyonun yüksek seyretmesidir. Bunu önlemenin yoluna gelince Türkiye geçmişte olduğu gibi özellikle gıda da üretimi teşvikler vererek artmasını sağlayacak, çiftçiyi veya üreticiyi her fırsatta destekleyerek üretim artışına Devlet Baba da teşvik edecek.
Kendi kendi yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye o günlere yeniden kavuşuncaya kadar Devlet Baba çiftçisinin, besicisinin yanında olmayı sürdürecek. Kısacası, üretim artacak artan üretimle de fiyat artışı düşecek, fakir-fukara enflasyon karşısında nefes alma şansını yakalayacak.
Bunun içinde evvela Türkiye’de terörün bitmesi, köyden şehire göçün durması, TL.’nın alım gücünün yükselmesi olmazsa olmaz kabul edilen şartların sağlanmasıdır.
Eskiden olduğu gibi Güneydoğu Bölgesi mercimek, nohut, fasulye ambarı olarak karşımıza çıkarsa Doğu’da da hayvancılık eski günlerine dönerse, enflasyonu körükleyen gıda enflasyonunun ateşi düşer, buna paralel olarak fiyatlar da düşer, hem enflasyona yenilmemiş olur, hem de fakir-fukara rahat bir nefes alır.
Bu şartların oluşmadığı sürece Türkiye’de enflasyon düşmez, fakir daha fakir, zengin de daha zengin olmaya devam eder. Aklın yolu birdir. Türkiye’yi yönetenler ortak akılla her fırsatta üreticinin yanında destek ve teşvik olarak yer alırlar ise koşan enflasyon kısa sürede frenlenmiş olur.
Umarız da öyle olur.
