HASAN BASRİ YAVUZ
Köşe Yazarı
HASAN BASRİ YAVUZ
 

Aşuremiz lezzetli ve bereketli olsun

    Muhterem okurlarımız, sizlerin de bildiği üzere Muharrem Ayının 10.günü aşure pişirme, yedirme ve de dağıtma günüdür. Aşurenin tarihçesini net olarak bilmiyoruz, ancak Hz.Nuh Peygamberin kendi yaptığı gemiyle kendine inananlarla beraber çıktığı yolda, gemi Cudi Dağına oturduğunda yiyecekleri çok azaldığı için Hz.Nuh’un kalan yiyecekleri karıştırarak bir yemek yaptığı söylenir. Bu bir rivayet ama o rivayet günümüze kadar bilgi olarak gelmiştir.   Öte yandan, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de aşurenin tüm Türk boylarında pişirildiği yer almaktadır. Önemli olan bugün aşurenin günümüze kadar gelmiş olmasıdır. Aşure, Muharrem Ayının simgesi ve de çok tüketilen en çok sevilen tatlıdır. Günümüzde Muharrem Ayının 10.günü esas alınarak pişirilen aşure sevap kazanma noktasında en az 7 komşuyla paylaşılır. Aşure pişiren her komşu bu kurala uyar. Can dostlarımız Alevi kardeşlerimiz de ise aşurenin yeri çok ayrı ve de çok farklıdır. Alevi Dernekleri ve Cem Evleri aşure pişirecekleri zaman günü, saati vatandaşlara önceden duyurup davette bulunurlar, Vatandaşlar da o davete icazet eder, ikram edilen aşureyi yerler ve en önemlisi kardeşliği güçlendirecek bir ve beraber olmayı destekleyecek toplu dualar yaparlar.   Alevi kardeşlerimizin yaptığı aşurede, Muharrem Ayında tutulan orucun 12 gün adına, her gün için aşureye bir katkı maddesi konur, yani aşurenin içerisinde 12 çeşit katkı maddesi konur. Yani aşurenin içerisinde 12 çeşit gıda maddesi olur. Her gün için bir çeşit madde vardır. Alevi kardeşlerimizin kardeşliği güçlendirerek, birlik ve beraberliği özendirerek, kötülüklerin kovulmasına yönelik yaptıkları bu güzellik bugünde tarihin akışında devam ederek gelmiştir. Osmanlılarla birlikte yaşamış olan Ermeniler ve Rumlar da aşure pişirmişler ama onlar kendileri için önemli olan Noel’de bu aşureyi yaptıkları, mum koyarak, üfledikleri günümüze kadar gelen Ermeni ve Rum adetleridir. Her ne kadar tarihçesini bilmemiş olsak da aşure ilk gününden bugüne kadar dostluğu kardeşliği, birliği ve beraberliği güçlendirme özelliğine sahip olduğu için aşureye sahip çıkalım. Yarın pişireceğimiz aşurenin lezzet ve bereketli olmasını bizi Yaradan Rabbimizden isteyelim. Aşure Günümüz hayırlı olsun.  
Ekleme Tarihi: 23 Haziran 2026 -Salı

Aşuremiz lezzetli ve bereketli olsun

 

 

Muhterem okurlarımız, sizlerin de bildiği üzere Muharrem Ayının 10.günü aşure pişirme, yedirme ve de dağıtma günüdür. Aşurenin tarihçesini net olarak bilmiyoruz, ancak Hz.Nuh Peygamberin kendi yaptığı gemiyle kendine inananlarla beraber çıktığı yolda, gemi Cudi Dağına oturduğunda yiyecekleri çok azaldığı için Hz.Nuh’un kalan yiyecekleri karıştırarak bir yemek yaptığı söylenir. Bu bir rivayet ama o rivayet günümüze kadar bilgi olarak gelmiştir.

 

Öte yandan, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de aşurenin tüm Türk boylarında pişirildiği yer almaktadır. Önemli olan bugün aşurenin günümüze kadar gelmiş olmasıdır. Aşure, Muharrem Ayının simgesi ve de çok tüketilen en çok sevilen tatlıdır. Günümüzde Muharrem Ayının 10.günü esas alınarak pişirilen aşure sevap kazanma noktasında en az 7 komşuyla paylaşılır. Aşure pişiren her komşu bu kurala uyar. Can dostlarımız Alevi kardeşlerimiz de ise aşurenin yeri çok ayrı ve de çok farklıdır. Alevi Dernekleri ve Cem Evleri aşure pişirecekleri zaman günü, saati vatandaşlara önceden duyurup davette bulunurlar, Vatandaşlar da o davete icazet eder, ikram edilen aşureyi yerler ve en önemlisi kardeşliği güçlendirecek bir ve beraber olmayı destekleyecek toplu dualar yaparlar.

 

Alevi kardeşlerimizin yaptığı aşurede, Muharrem Ayında tutulan orucun 12 gün adına, her gün için aşureye bir katkı maddesi konur, yani aşurenin içerisinde 12 çeşit katkı maddesi konur. Yani aşurenin içerisinde 12 çeşit gıda maddesi olur. Her gün için bir çeşit madde vardır. Alevi kardeşlerimizin kardeşliği güçlendirerek, birlik ve beraberliği özendirerek, kötülüklerin kovulmasına yönelik yaptıkları bu güzellik bugünde tarihin akışında devam ederek gelmiştir.

Osmanlılarla birlikte yaşamış olan Ermeniler ve Rumlar da aşure pişirmişler ama onlar kendileri için önemli olan Noel’de bu aşureyi yaptıkları, mum koyarak, üfledikleri günümüze kadar gelen Ermeni ve Rum adetleridir.

Her ne kadar tarihçesini bilmemiş olsak da aşure ilk gününden bugüne kadar dostluğu kardeşliği, birliği ve beraberliği güçlendirme özelliğine sahip olduğu için aşureye sahip çıkalım. Yarın pişireceğimiz aşurenin lezzet ve bereketli olmasını bizi Yaradan Rabbimizden isteyelim. Aşure Günümüz hayırlı olsun.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.