Adana Hasretine Kitap Köprüsü: Cezaevindeki Mahkûmun Edebiyat Çağrısı Karşılıksız Kalmadı
Adana Hasretine Kitap Köprüsü: Cezaevindeki Mahkûmun Edebiyat Çağrısı Karşılıksız Kalmadı
Bolu F Tipi Cezaevi'nden yazılan bir mektup, Adana'da edebiyat ve dayanışma seferberliğine dönüştü.
Çukurova Sanat Kurulu'nun başlattığı kampanyaya Gazeteci-Yazar Remzi Yıldırım da kitaplarıyla destek vererek, "Kitaplar insanı yalnızlıktan umuda taşır." mesajını verdi.
Bazen bir mektup sadece satırlardan ibaret değildir. İçinde yılların özlemi, memleket hasreti ve kitapların iyileştirici gücüne duyulan inanç saklıdır. İşte Bolu F Tipi Cezaevi'nden Adana'ya ulaşan bir mektup da bunun en anlamlı örneklerinden biri oldu.
1967 yılında Adana'da doğan ve yaklaşık 10 yıldır Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan hükümlü Veysel Şahin, Çukurova Sanat Kurulu'na gönderdiği resmi dilekçede memleket özlemini dile getirerek, Adanalı yazarların eserlerinden kendisine ulaştırılmasını talep etti.
Mektupta, yıllardır hasretini çektiği Adana'yı, o kentin yazarlarının kaleminden yeniden yaşamak istediğini ifade eden Şahin'in isteği, Çukurova Sanat Kurulu Başkanı Bünyamin Deniz Kıraç tarafından karşılıksız bırakılmadı.
Bu çağrının ardından "Adanalı yazarlardan cezaevine kitap" kampanyası başlatıldı.
Kampanyaya ilk destek veren isimlerden biri Gazeteci-Yazar Remzi Yıldırım oldu.
Yıldırım, Çukurova Sanat Kurulu'nu ziyaret ederek Adana'yı anlatan "Hayatın Şarkısı" ve "Toros Destanı" adlı eserlerini teslim etti.
Kitaplarını teslim ederken duygularını paylaşan Yıldırım, edebiyatın insan hayatındaki birleştirici gücüne dikkat çekti.
"Adanalı mahkûm kardeşimizin kitaba ve edebiyata olan tutkusu bizi gerçekten duygulandırdı. İnsan bazen doğduğu şehri bir sokakla, bazen bir türküyle, bazen de bir kitabın satırlarıyla yeniden yaşar. Biz de eserlerimizle onun Adana özlemine küçük de olsa katkı sunmak istedik. Adana'da yaşayan herkesin bir hayat şarkısı vardır. Cezaevindeki insanların da yaşanmışlıkları, umutları ve türküsü vardır. Kitapların bu umudu büyüteceğine inanıyoruz."
Çukurova Sanat Kurulu Başkanı Bünyamin Deniz Kıraç ise kampanyaya destek veren tüm yazarlara teşekkür ederek, bu dayanışmanın sadece kitap göndermekten ibaret olmadığını söyledi.
Kıraç, "Hayat bazen hüzünlü bir türkü, bazen de o hüzne su taşıyan bir melodidir. Veysel Şahin'in mektubu bize insanın umutla kurduğu en güçlü bağın kitaplar olduğunu bir kez daha gösterdi. Sayın Remzi Yıldırım'ın çağrımıza duyarsız kalmayarak eserlerini bağışlaması örnek bir davranıştır. Kendisine teşekkür ediyoruz.
Toplanan kitaplar, diğer Adanalı yazarların eserleriyle birlikte Bolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan Veysel Şahin'e ulaştırılacaktır." dedi.
Cezaevi duvarlarının insanı özgürlüğünden alıkoyabileceğini, ancak düşüncelerini ve hayallerini hapsedemeyeceğini gösteren bu anlamlı dayanışma, Adana'da kültür ve edebiyat çevrelerinde de takdirle karşılandı.
Bir mahkûmun memleket hasretiyle başlayan mektubu, bugün Adana'dan Bolu'ya uzanan bir edebiyat köprüsüne dönüştü. Çünkü bazen bir kitabın sayfaları, kilometrelerce uzaklıktaki bir insanı doğduğu şehrin sokaklarına yeniden götürmeye yetiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
