Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş Adana’da konuştu: Çevreyi kirletenlere hapis cezası olabilir

Gündem 20.08.2026 - 18:41, Güncelleme: 20.08.2026 - 18:41 315 kez okundu.
 

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş Adana’da konuştu: Çevreyi kirletenlere hapis cezası olabilir

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, çevreyi kirleten belediyeler veya işletmeler ile birlikte kim olursa olsun cezaların şu an için yeterli olduğunu düşünmediğini vurgulayarak, “Sıfır Atık Vakfı olarak çevreye karşı suç işlemenin cezasının daha fazla olmasını istiyoruz. Bu bağlamda hapis cezası da olabilir” dedi.
<< SABİT ÖZKESER   ŞEHİR KOORDİNASYON TOPLANTISI DÜZENLENDİ Adana Valiliği himayelerinde Sıfır Atık Vakfı ve Sıfır Atık Forumu’nun Hilton Oteli’nde  “Gelecek İçin Sıfır Atık-Ortak Akıl Platformu-Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Adana Koordinasyon Toplantısı” Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında  kamu kurumları, belediye, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin bir araya gelmesiyle gerçekleştirildi. Toplantı, 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı” öncesinde önemli bir hazırlık ve ortak akıl buluşması niteliğinde olurken,  Adana’nın plastik atık sorunları ve çözümlere ilişkin deneyim ve önerileri ortak akla taşınacağı bu önemli istişare toplantısında masaya yatırıldı. “TOPLANTIMIZDA SADECE SORUNLARI KONUŞMADIK” Basına kapalı yapılan toplantının ardından Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Adana Valisi Mustafa Yavuz basına açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş,”Bugün Adana’da, plastik atık yönetiminin mevcut durumunu, karşı karşıya olduğumuz sorunları, ihtiyaçlarımızı ve çözüm önerilerini değerlendirmek üzere önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Bugünkü toplantımızda sadece sorunları konuşmadık. Aynı zamanda sorunlara yönelik çözümün nasıl ortaklaştırılabileceğini konuştuk.Çünkü plastik atık meselesi, tek bir kurumun veya tek bir sektörün kendi başına çözebileceği bir mesele değildir” diye konuştu. “DEĞERLENDİRMELER, TÜRKİYE PLASTİK ATIK ÇALIŞTAYI’NA TAŞINACAK ” Ağırbaş, “Plastik atık; üretimden tüketime, toplama ve ayrıştırmadan geri dönüşüme, yeniden kullanımdan kıyı ve denizlerin korunmasına kadar birbirine bağlı çok geniş bir döngünün parçasıdır.Bu nedenle bizim yaklaşımımız da bütüncül olmak zorundadır.Sıfır Atık Vakfı olarak yürüttüğümüz “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantıları” tam olarak bu anlayışın bir yansımasıdır. Adana’nın ardından Mersin, Muğla ve Antalya’da da yerel paydaşlarımızla bir araya gelerek şehirlerin deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyacağız.  Bu toplantılarda elde edilen değerlendirmeleri 31 Ağustos–1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da 17 bakanlığımızın, 40’tan fazla genel müdürlüğümüzün, yerel yönetimlerin, akademi, STK ve ilgilitüm paydaşların katılımıyla gerçekleştireceğimiz“Türkiye Plastik Atık Çalıştayı”na taşıyacağız.Burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var:Biz plastik atık sorununu yalnızca atığın yönetimi olarak görmüyoruz.Bu konu aynı zamanda kaynakların verimli kullanılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin geliştirilmesi, iklim eyleminin güçlendirilmesi ve denizlerimizin, kıyılarımızın korunması meselesidir” dedi. “TÜRKİYE’NİN PLASTİK DÖNGÜSÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KARŞILIĞI OLACAK” Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş  daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Adana açısından baktığımızda ise bu yaklaşımın ayrı bir önemi bulunuyor.Adana; güçlü sanayisi, tarımsal üretimi, ticaret kapasitesi, üniversiteleri ve geniş ekonomik yapısıyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla burada geliştirilecek her çözümün yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin plastik döngüsünün güçlendirilmesi açısından da önemli bir karşılığı olacağına inanıyoruz.Bugünkü toplantımızda özellikle plastik atık yönetimindeki mevcut uygulamaları, kaynakta azaltımı ve ayrı toplama süreçlerini, geri dönüşüm ve yeniden kullanım altyapısını, kıyı ve deniz alanlarına ulaşan plastik atıkların kaynağında önlenmesini, mevcut sorun ve ihtiyaçları ve başarılı uygulamaları ele aldık.Buradan çıkan en önemli mesajlardan biri şudur: Yereldeki bilgi ve deneyimi ulusal politikaya dönüştürmeden kalıcı bir başarı elde edemeyiz.Bu nedenle şehirlerimizin ne yaşadığını, hangi sorunlarla karşılaştığını ve hangi çözümleri geliştirdiğini doğrudan dinlemek bizim için son derece kıymetli. İstanbul’da gerçekleştireceğimiz çalıştayın da temel amacı budur. “DAHA GÜÇLÜ, UYGULANABİLİR VE ORTAK BİR YAKLAŞIM GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ” Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’dan gelecek değerlendirmeleri bir araya getirerek ortak sorun alanlarını ortaya koymak; iyi uygulamaları paylaşmak ve Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin daha güçlü, uygulanabilir ve ortak bir yaklaşım geliştirmek istiyoruz. Bu sürecin arkasında çok güçlü bir vizyon bulunuyor.Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’de başlayan Sıfır Atık Hareketi, bugün yalnızca atığın azaltılmasıyla sınırlı olmayan; kaynakların korunmasını, sürdürülebilir üretim ve tüketimi ve döngüsel ekonomiyi merkeze alan kapsamlı bir dönüşüm vizyonuna dönüşmüş durumda.Plastik konusunda yürüttüğümüz bu çalışma da bu vizyonun önemli bir parçasıdır.Önümüzde aynı zamanda önemli bir küresel iklim gündemi bulunuyor.COP31’e giden süreçte iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca sera gazı emisyonları üzerinden değil, kaynak verimliliği, atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve doğa ile uyumlu üretim-tüketim modelleri üzerinden de değerlendirmemiz gerekiyor.Çünkü plastik kirliliği ile iklim krizi birbirinden bağımsız iki başlık değildir. Üretimden bertarafa kadar plastik döngüsünün her aşaması kaynak kullanımı, enerji ve emisyonlarla ilişkilidir.  Dolayısıyla plastik atıkların azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, aynı zamanda iklim eyleminin de güçlendirilmesi anlamına geliyor. İstanbul’daki “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı”nı da bu anlayışla, yerelden ulusala uzanan güçlü bir ortak akıl zemini olarak görüyoruz. “ADANA’DA ORTAYA ÇIKAN ORTAK İRADE İSTANBUL’DAKİ ÇALIŞTAYA ÖNEMLİ KATKI SUNACAK” Buradan çıkacak sonuçların yalnızca bir toplantı raporunda kalmasını istemiyoruz.Amacımız; şehirlerimizin deneyimlerini ortaklaştırmak, uygulanabilir çözüm önerilerini görünür kılmak ve Türkiye’nin plastik döngüsünü güçlendirecek uzun vadeli bir yaklaşımın oluşmasına katkı sağlamak.Bugün Adana’da ortaya konulan her görüş, her öneri ve her iyi uygulama bu nedenle bizim için çok değerli.Çünkü sıfır atık anlayışı, bir kurumun projesi değil; hepimizin ortak sorumluluğudur.Kamu, yerel yönetimler, sanayi, akademi, sivil toplum ve vatandaşlarımız aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğinde gerçek ve kalıcı bir dönüşüm sağlayabiliriz. Ben bugün burada ortaya çıkan ortak iradenin, İstanbul’daki çalıştaya ve oradan da Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin daha güçlü bir yol haritasına önemli bir katkı sunacağına inanıyorum.Bu vesileyle toplantımıza katkı sağlayan herkese teşekkür ediyor, Adana’da ortaya koyduğumuz ortak aklın ülkemizin geleceğine, çevremize ve gelecek nesillere hayırlı olmasını diliyorum.” “HEDEFİMİZ VE İSTEĞİMİZ ÇOK NET; DAHA ÇOK YAŞANABİLİR BİR ADANA İSTİYORUZ” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, şunları söyledi: “Hedefimiz çok net. İsteğimiz çok net. Daha çok yaşanabilir bir Adana istiyoruz. Adana’nın Türkiye’deki algısının çok daha iyi yerlere gelmesini istiyoruz. Adana turizmiyle, kültürüyle, insanıyla güzel bir şehir. Bu güzellikleri bütün Türkiye’nin tanımasını istiyoruz. İnşallah Adanalı hemşehrilerimizle birlikte bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Sıfır Atık Vakfı milletin vakfı. Türkiye’de 86 milyonun vakfı.  “Atık krizini çözmenin yüzde 50’si devletin elindeyse yüzde 50’si ise vatandaşlarımızın elindedir. Bugün hala vatandaşımız evsel atıklarını nehirlerimize, sulama kanallarına ve derelerimize atıyor. Oraya atılan atıklar ya göle gidiyor ya da denize gidiyor. Bu sefer de denizlerimiz aşırı derecede kirlenmektedir. Ya müsilaj ya da plastik veya başka sorunlar oluyor. Belediyeler ne yazık ki, arıtma tesislerini düzgün çalıştırmıyorlar. Bugün Adana’da bile ortalama yüzde 60’ının arıtılmadığını söylediler toplantıda. Burada Adana ve bütün şehirler olarak toplumsal bir akıl ortaya koymamız lazım ki, şehirlerimizin geleceğini güçlü bir şekilde inşa edelim. Bizim çalıştığımız konu sıfır atık konuları 86 milyonun geleceğini ilgilendiriyor. “ÇEVREYE KARŞI SUÇ İŞLEYENLERE HAPİS CEZASI DA UYGULANABİLİR” Çevreyi kirleten belediyeler veya işletmeler ile birlikte kim olursa olsun  çevreyi kirletenler için Ben cezaların şu an itibariyle çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bu toplantının amacı şu ; vatandaşlarımızdan fikirlerini alıyoruz ve bu ay sonu İstanbul’da yapacağımız çalıştayda ceza konusunu görüşeceğiz, caydırıcılığı konuşacağız, çözüm yollarını konuşacağız. Günün sonunda 17 bakanlığımızın da katılımıyla orada çıkan sonuçlarını bir eylem planına dönüştüreceğiz. Çünkü çevre konularında cezalar uygulanabilir ve caydırıcı olmak zorunda ki, bu yanlışlar tekrar yapılmasın. Çevre felaketleri ile çevreye zarar verdiğimiz zaman onun rehabilitasyonu 10 yıllar sürüyor. Sizin yapacağınız bir ihmal ve bir hata çevre 10 yıllar süren bir çevre felaketini de beraberinde getiriyor. Bu bağlamda biz  Sıfır Atık Vakfı olarak çevreye karşı suç işlemenin cezasının da daha fazla olmasını istiyoruz. Bu bağlamda hapis cezası olabilir, maddi cezalar daha artabilir. Bunları da çalıştayda masada oluşturuyoruz ve vatandaşlarımızla beraber tartışacağız., Benim söylediğim bütün konular ceza konusu da dahil vatandaşın talebidir. Sokakta biz vatandaşlar ile sürekle görüşme halindeyiz.”  “MEVZUATA AYKIRILIK TESPİT EDİLEN İŞLETMELERE TOPLAM 48.6 MİLY0N LİRA İDARİ CEZASI UYGULANDI” Adana Valisi Mustafa Yavuz ise, “Toplantımızda, 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Türkiye Plastik Döngüsü Ortak Akıl Platformu – Plastik Döngüsünde Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı öncesinde; ilimizin mevcut durumunu, yürütülen çalışmaları, karşılaşılan sorunları ve temel ihtiyaçları değerlendirdik. Toplantımıza; Sıfır Atık Vakfı Başkanı Sayın Samed Ağırbaş’ın yanı sıra kamu kurumlarımızı, Büyükşehir Belediyemizi, üniversitelerimizi, sanayi ve ticaret odalarımızı, borsamızı, organize sanayi bölgelerimizi, meslek kuruluşlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, özel sektörümüzü ve sektörel birliklerimizi temsil eden paydaşlarımız katılım sağlamıştır. Öncelikle; sıfır atık anlayışının ülkemizin sınırlarını aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşmesine öncülük eden Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye; toplantımızın Adana’da gerçekleştirilmesini koordine eden Sıfır Atık Vakfına, Vakıf Başkanımıza ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.Katılımcılarımız, Adana’mızın plastik döngüsüne ilişkin görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaştılar.İlimizde çevre izin ve lisans belgesine sahip 186 atık geri kazanım tesisi bulunmaktadır.Sadece 2026 yılında, ilimiz genelinde 1.785 çevre denetimi gerçekleştirilmiş olup, bu denetimlerin 487’si atık konusunda yapılmıştır. Yapılan bu denetimler sonucunda,çevre izin ve lisansı bulunmayan 4 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı alınmış; mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. Özellikle 2026 yılı yaz döneminde Akdeniz Bölgesi’nde tespit edilen mikroplastik kirliliğine ilişkin gelişmeler doğrultusunda, atık geri kazanım tesislerine yönelik habersiz denetimlere ağırlık verilmiştir” dedi. Vali Yavuz, daha sonra şunları söyledi: “ATIK SU ARITMA TESİSLERİ DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİLMELİ” “Bu kapsamda, 27 Temmuz–15 Ağustos 2026 tarihleri arasında 159 denetim gerçekleştirilmiştir.Yürüttüğümüz denetim ve yaptırım çalışmalarının temel amacı; çevre kirliliğini kaynağında önlemek, işletmelerin mevzuata uygunluğunu sağlamak ve geri dönüşüm süreçlerini izlenebilir hâle getirmektir.Toplantımızda, atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesini, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını ve geri dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesini öncelikli konular arasında değerlendirdik.Geri dönüşüm tesislerinde, çevresel tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve lisanslı, modern tesislerin desteklenmesi gerektiğini vurguladık.Şehir merkezinde bulunan atık tesislerinin toplu bir şekilde faaliyet gösterebilecekleri uygun alanların belirlenmesi, kayıt dışı faaliyetlerle mücadele edilmesi ve izinsiz ya da ruhsatsız işletmelerin etkin biçimde denetlenmesi konusunda ortak bir irade konulduğunu belirtmek istiyoruz. Yerel yönetimler tarafından;atık getirme merkezlerinin kurulması, sanayi-üniversite iş birliğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşüm alanındaki AR-GE çalışmalarının artırılması da çözüm önerilerimiz arasında yer aldı. Plastik ve mikroplastik kirliliği yalnızca çevremizi değil; suyumuzu, toprağımızı, tarımsal üretimimizi ve gıda güvenliğimizi de yakından ilgilendiren çok yönlü bir meseledir.Sulama suyumuzu ve tarım alanlarımızı mikroplastik kirliliğinden korumak için plastik ve mikroplastik atıkların sulama kanallarına, akarsulara ve denizlere karışmasını önlemeliyiz.Bu amaçla atık su arıtma tesislerini düzenli olarak kontrol etmeli; ön arıtma, filtreleme ve ileri arıtma altyapılarını güçlendirmeliyiz. Böylece mikroplastiklerin sulama kanalları aracılığıyla tarım alanlarına taşınmasını azaltarak toprağımızın, tarımsal üretimimizin ve gıda güvenliğimizin korunmasına katkı sağlayabiliriz. Geri dönüşüm tesislerinden ve diğer kaynaklardan çıkan atık suların gerekli ön arıtma ve filtreleme işlemlerinden geçirilmesi; mevcut arıtma tesislerinin teknik altyapısının ve kapasitelerinin güçlendirilmesi önceliklerimiz arasındadır.DSİ, sulama kanallarında düzenli olarak temizlik çalışmaları yürütmektedir.(Yaklaşık 5 bin kilometre sulama kanalı ile 4 bin kilometre drenaj kanalı katı atıklardan temizlenmektedir.) “SEKTÖRÜN VEYA BİREYİN TEK BAŞINA ÇÖZEBİLECEĞİ BSİR MESELE DEĞİLDİR” Toplantımızda, sulama kanallarındaki katı atık birikimini azaltmak ve sulama suyunun kalitesini korumak amacıyla temizlik çalışmalarının daha sık yapılması konusunda görüş birliğine vardık.Ayrıca kirliliğin yoğunlaştığı kritik noktaların belirlenmesini, bu alanlara atık tutucu sistemlerin kurulmasını ve kaçak atık dökümlerinin kamera ve fotokapanlarla takip edilmesini değerlendirdik. Ancak, kalıcı çözümün yalnızca kanallardaki atıkları temizlemekten değil, kirliliği kanallara ulaşmadan kaynağında önlemekten geçtiğini biliyoruz. Sulama suyunun kalitesinin düzenli olarak takip edilmesi, mikroplastik kaynaklarının belirlenmesi ve ilgili kurumların eş güdüm içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.Bununla birlikte; tarım alanlarımızı korumak amacıyla, kullanım ömrünü tamamlayan sera naylonları ile diğer tarımsal plastik atıkların çevreye bırakılmaması, düzenli olarak toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması üzerinde durduk.Çukurova’nın verimli tarım alanlarını korumak, su kirliliğini önlemek ve güvenilir gıda üretiminin devamlılığını sağlamak temel önceliklerimiz arasında olduğunun bilinci içerisindeyiz.Bu kapsamda atıklar, atık su arıtma tesisleri, kanallar, geri dönüşüm tesisleri ve mikroplastik kirliliğiyle mücadeleyi kapsayan İl Eylem Planı’nın hazırlık çalışmaları katılımcı bir anlayışla devam etmektedir.Hazırlanacak planla sorunların, sorumlu kurumların, alınacak tedbirlerin ve öncelikli çalışmaların açık biçimde belirlenmesini amaçlıyoruz. Plastik kirliliği, herhangi bir kurumun, sektörün veya bireyin tek başına çözebileceği bir mesele değildir.Kalıcı sonuçlara ancak kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, üniversitelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, sektör temsilcilerimizin ve vatandaşlarımızın birlikte hareket etmesiyle ulaşabiliriz.Toplantımızda ortaya konulan değerlendirmeleri, öncelikli ihtiyaçları ve çözüm önerilerini kayıt altına aldık. Adana’mızın ortak görüşlerini 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek çalıştayada aktaracağız.Temel hedefimiz; geleneksel “Al–Kullan–At” modelinin yerine, plastiğin yeniden işlenerek ekonomide tutulduğu “Üret–Kullan–Dönüştür–Tekrar Kullan” sistemini güçlendirmektir.Bu dönüşümle;çevremizi korumayı, kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı ve çalışmalarımızın uluslararası standartlar ile Yeşil Mutabakat hedeflerine uyumunu desteklemeyi amaçlıyoruz. Adana olarak; çevreyi koruyan, kaynakları verimli kullanan ve çözüm odaklı uygulamalar geliştiren bir şehir olmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.Bu buluşmanın Adana’mızda çevre bilincini güçlendirecek somut çalışmalara vesile olmasını diliyorum.  Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma idealimize Sıfır Atık Hareketi’yle yön veren, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye;bu vizyonun sahadaki karşılığını güçlendiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Sayın Samed Ağırbaş’a ve ortak sorumluluk bilinciyle hareket eden tüm paydaşlarımıza bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.”      
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, çevreyi kirleten belediyeler veya işletmeler ile birlikte kim olursa olsun cezaların şu an için yeterli olduğunu düşünmediğini vurgulayarak, “Sıfır Atık Vakfı olarak çevreye karşı suç işlemenin cezasının daha fazla olmasını istiyoruz. Bu bağlamda hapis cezası da olabilir” dedi.

<< SABİT ÖZKESER

 

ŞEHİR KOORDİNASYON

TOPLANTISI DÜZENLENDİ

Adana Valiliği himayelerinde Sıfır Atık Vakfı ve Sıfır Atık Forumu’nun Hilton Oteli’nde  “Gelecek İçin Sıfır Atık-Ortak Akıl Platformu-Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Adana Koordinasyon Toplantısı” Vali Mustafa Yavuz’un başkanlığında  kamu kurumları, belediye, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin bir araya gelmesiyle gerçekleştirildi. Toplantı, 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı” öncesinde önemli bir hazırlık ve ortak akıl buluşması niteliğinde olurken,  Adana’nın plastik atık sorunları ve çözümlere ilişkin deneyim ve önerileri ortak akla taşınacağı bu önemli istişare toplantısında masaya yatırıldı.

“TOPLANTIMIZDA SADECE

SORUNLARI KONUŞMADIK”

Basına kapalı yapılan toplantının ardından Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Adana Valisi Mustafa Yavuz basına açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş,”Bugün Adana’da, plastik atık yönetiminin mevcut durumunu, karşı karşıya olduğumuz sorunları, ihtiyaçlarımızı ve çözüm önerilerini değerlendirmek üzere önemli bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. Bugünkü toplantımızda sadece sorunları konuşmadık. Aynı zamanda sorunlara yönelik çözümün nasıl ortaklaştırılabileceğini konuştuk.Çünkü plastik atık meselesi, tek bir kurumun veya tek bir sektörün kendi başına çözebileceği bir mesele değildir” diye konuştu.

“DEĞERLENDİRMELER, TÜRKİYE PLASTİK

ATIK ÇALIŞTAYI’NA TAŞINACAK ”

Ağırbaş, “Plastik atık; üretimden tüketime, toplama ve ayrıştırmadan geri dönüşüme, yeniden kullanımdan kıyı ve denizlerin korunmasına kadar birbirine bağlı çok geniş bir döngünün parçasıdır.Bu nedenle bizim yaklaşımımız da bütüncül olmak zorundadır. Sıfır Atık Vakfı olarak yürüttüğümüz “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantıları” tam olarak bu anlayışın bir yansımasıdır. Adana’nın ardından Mersin, Muğla ve Antalya’da da yerel paydaşlarımızla bir araya gelerek şehirlerin deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyacağız.  Bu toplantılarda elde edilen değerlendirmeleri 31 Ağustos–1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da 17 bakanlığımızın, 40’tan fazla genel müdürlüğümüzün, yerel yönetimlerin, akademi, STK ve ilgilitüm paydaşların katılımıyla gerçekleştireceğimiz“Türkiye Plastik Atık Çalıştayı”na taşıyacağız.Burada özellikle altını çizmek istediğim bir husus var:Biz plastik atık sorununu yalnızca atığın yönetimi olarak görmüyoruz.Bu konu aynı zamanda kaynakların verimli kullanılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin geliştirilmesi, iklim eyleminin güçlendirilmesi ve denizlerimizin, kıyılarımızın korunması meselesidir” dedi.

“TÜRKİYE’NİN PLASTİK DÖNGÜSÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ

AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KARŞILIĞI OLACAK”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş  daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Adana açısından baktığımızda ise bu yaklaşımın ayrı bir önemi bulunuyor.Adana; güçlü sanayisi, tarımsal üretimi, ticaret kapasitesi, üniversiteleri ve geniş ekonomik yapısıyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri. Dolayısıyla burada geliştirilecek her çözümün yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin plastik döngüsünün güçlendirilmesi açısından da önemli bir karşılığı olacağına inanıyoruz.Bugünkü toplantımızda özellikle plastik atık yönetimindeki mevcut uygulamaları, kaynakta azaltımı ve ayrı toplama süreçlerini, geri dönüşüm ve yeniden kullanım altyapısını, kıyı ve deniz alanlarına ulaşan plastik atıkların kaynağında önlenmesini, mevcut sorun ve ihtiyaçları ve başarılı uygulamaları ele aldık.Buradan çıkan en önemli mesajlardan biri şudur: Yereldeki bilgi ve deneyimi ulusal politikaya dönüştürmeden kalıcı bir başarı elde edemeyiz.Bu nedenle şehirlerimizin ne yaşadığını, hangi sorunlarla karşılaştığını ve hangi çözümleri geliştirdiğini doğrudan dinlemek bizim için son derece kıymetli. İstanbul’da gerçekleştireceğimiz çalıştayın da temel amacı budur.

“DAHA GÜÇLÜ, UYGULANABİLİR VE

ORTAK BİR YAKLAŞIM GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Adana, Mersin, Muğla ve Antalya’dan gelecek değerlendirmeleri bir araya getirerek ortak sorun alanlarını ortaya koymak; iyi uygulamaları paylaşmak ve Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin daha güçlü, uygulanabilir ve ortak bir yaklaşım geliştirmek istiyoruz. Bu sürecin arkasında çok güçlü bir vizyon bulunuyor.Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’de başlayan Sıfır Atık Hareketi, bugün yalnızca atığın azaltılmasıyla sınırlı olmayan; kaynakların korunmasını, sürdürülebilir üretim ve tüketimi ve döngüsel ekonomiyi merkeze alan kapsamlı bir dönüşüm vizyonuna dönüşmüş durumda.Plastik konusunda yürüttüğümüz bu çalışma da bu vizyonun önemli bir parçasıdır.Önümüzde aynı zamanda önemli bir küresel iklim gündemi bulunuyor.COP31’e giden süreçte iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca sera gazı emisyonları üzerinden değil, kaynak verimliliği, atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve doğa ile uyumlu üretim-tüketim modelleri üzerinden de değerlendirmemiz gerekiyor.Çünkü plastik kirliliği ile iklim krizi birbirinden bağımsız iki başlık değildir. Üretimden bertarafa kadar plastik döngüsünün her aşaması kaynak kullanımı, enerji ve emisyonlarla ilişkilidir.  Dolayısıyla plastik atıkların azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, aynı zamanda iklim eyleminin de güçlendirilmesi anlamına geliyor. İstanbul’daki “Türkiye Plastik Atık Çalıştayı”nı da bu anlayışla, yerelden ulusala uzanan güçlü bir ortak akıl zemini olarak görüyoruz.

“ADANA’DA ORTAYA ÇIKAN ORTAK İRADE

İSTANBUL’DAKİ ÇALIŞTAYA ÖNEMLİ KATKI SUNACAK”

Buradan çıkacak sonuçların yalnızca bir toplantı raporunda kalmasını istemiyoruz.Amacımız; şehirlerimizin deneyimlerini ortaklaştırmak, uygulanabilir çözüm önerilerini görünür kılmak ve Türkiye’nin plastik döngüsünü güçlendirecek uzun vadeli bir yaklaşımın oluşmasına katkı sağlamak.Bugün Adana’da ortaya konulan her görüş, her öneri ve her iyi uygulama bu nedenle bizim için çok değerli.Çünkü sıfır atık anlayışı, bir kurumun projesi değil; hepimizin ortak sorumluluğudur.Kamu, yerel yönetimler, sanayi, akademi, sivil toplum ve vatandaşlarımız aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğinde gerçek ve kalıcı bir dönüşüm sağlayabiliriz. Ben bugün burada ortaya çıkan ortak iradenin, İstanbul’daki çalıştaya ve oradan da Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin daha güçlü bir yol haritasına önemli bir katkı sunacağına inanıyorum.Bu vesileyle toplantımıza katkı sağlayan herkese teşekkür ediyor, Adana’da ortaya koyduğumuz ortak aklın ülkemizin geleceğine, çevremize ve gelecek nesillere hayırlı olmasını diliyorum.”

“HEDEFİMİZ VE İSTEĞİMİZ ÇOK NET;

DAHA ÇOK YAŞANABİLİR BİR ADANA İSTİYORUZ”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, şunları söyledi:

“Hedefimiz çok net. İsteğimiz çok net. Daha çok yaşanabilir bir Adana istiyoruz. Adana’nın Türkiye’deki algısının çok daha iyi yerlere gelmesini istiyoruz. Adana turizmiyle, kültürüyle, insanıyla güzel bir şehir. Bu güzellikleri bütün Türkiye’nin tanımasını istiyoruz. İnşallah Adanalı hemşehrilerimizle birlikte bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Sıfır Atık Vakfı milletin vakfı. Türkiye’de 86 milyonun vakfı.  “Atık krizini çözmenin yüzde 50’si devletin elindeyse yüzde 50’si ise vatandaşlarımızın elindedir. Bugün hala vatandaşımız evsel atıklarını nehirlerimize, sulama kanallarına ve derelerimize atıyor. Oraya atılan atıklar ya göle gidiyor ya da denize gidiyor. Bu sefer de denizlerimiz aşırı derecede kirlenmektedir. Ya müsilaj ya da plastik veya başka sorunlar oluyor. Belediyeler ne yazık ki, arıtma tesislerini düzgün çalıştırmıyorlar. Bugün Adana’da bile ortalama yüzde 60’ının arıtılmadığını söylediler toplantıda. Burada Adana ve bütün şehirler olarak toplumsal bir akıl ortaya koymamız lazım ki, şehirlerimizin geleceğini güçlü bir şekilde inşa edelim. Bizim çalıştığımız konu sıfır atık konuları 86 milyonun geleceğini ilgilendiriyor.

“ÇEVREYE KARŞI SUÇ İŞLEYENLERE

HAPİS CEZASI DA UYGULANABİLİR”

Çevreyi kirleten belediyeler veya işletmeler ile birlikte kim olursa olsun  çevreyi kirletenler için Ben cezaların şu an itibariyle çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bu toplantının amacı şu ; vatandaşlarımızdan fikirlerini alıyoruz ve bu ay sonu İstanbul’da yapacağımız çalıştayda ceza konusunu görüşeceğiz, caydırıcılığı konuşacağız, çözüm yollarını konuşacağız. Günün sonunda 17 bakanlığımızın da katılımıyla orada çıkan sonuçlarını bir eylem planına dönüştüreceğiz. Çünkü çevre konularında cezalar uygulanabilir ve caydırıcı olmak zorunda ki, bu yanlışlar tekrar yapılmasın. Çevre felaketleri ile çevreye zarar verdiğimiz zaman onun rehabilitasyonu 10 yıllar sürüyor. Sizin yapacağınız bir ihmal ve bir hata çevre 10 yıllar süren bir çevre felaketini de beraberinde getiriyor. Bu bağlamda biz  Sıfır Atık Vakfı olarak çevreye karşı suç işlemenin cezasının da daha fazla olmasını istiyoruz. Bu bağlamda hapis cezası olabilir, maddi cezalar daha artabilir. Bunları da çalıştayda masada oluşturuyoruz ve vatandaşlarımızla beraber tartışacağız., Benim söylediğim bütün konular ceza konusu da dahil vatandaşın talebidir. Sokakta biz vatandaşlar ile sürekle görüşme halindeyiz.”

 “MEVZUATA AYKIRILIK TESPİT EDİLEN İŞLETMELERE

TOPLAM 48.6 MİLY0N LİRA İDARİ CEZASI UYGULANDI”

Adana Valisi Mustafa Yavuz ise, “Toplantımızda, 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek Türkiye Plastik Döngüsü Ortak Akıl Platformu – Plastik Döngüsünde Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı öncesinde; ilimizin mevcut durumunu, yürütülen çalışmaları, karşılaşılan sorunları ve temel ihtiyaçları değerlendirdik. Toplantımıza; Sıfır Atık Vakfı Başkanı Sayın Samed Ağırbaş’ın yanı sıra kamu kurumlarımızı, Büyükşehir Belediyemizi, üniversitelerimizi, sanayi ve ticaret odalarımızı, borsamızı, organize sanayi bölgelerimizi, meslek kuruluşlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, özel sektörümüzü ve sektörel birliklerimizi temsil eden paydaşlarımız katılım sağlamıştır. Öncelikle; sıfır atık anlayışının ülkemizin sınırlarını aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşmesine öncülük eden Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye; toplantımızın Adana’da gerçekleştirilmesini koordine eden Sıfır Atık Vakfına, Vakıf Başkanımıza ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.Katılımcılarımız, Adana’mızın plastik döngüsüne ilişkin görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaştılar.İlimizde çevre izin ve lisans belgesine sahip 186 atık geri kazanım tesisi bulunmaktadır.Sadece 2026 yılında, ilimiz genelinde 1.785 çevre denetimi gerçekleştirilmiş olup, bu denetimlerin 487’si atık konusunda yapılmıştır. Yapılan bu denetimler sonucunda,çevre izin ve lisansı bulunmayan 4 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı alınmış; mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır. Özellikle 2026 yılı yaz döneminde Akdeniz Bölgesi’nde tespit edilen mikroplastik kirliliğine ilişkin gelişmeler doğrultusunda, atık geri kazanım tesislerine yönelik habersiz denetimlere ağırlık verilmiştir” dedi. Vali Yavuz, daha sonra şunları söyledi:

“ATIK SU ARITMA TESİSLERİ

DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİLMELİ”

“Bu kapsamda, 27 Temmuz–15 Ağustos 2026 tarihleri arasında 159 denetim gerçekleştirilmiştir.Yürüttüğümüz denetim ve yaptırım çalışmalarının temel amacı; çevre kirliliğini kaynağında önlemek, işletmelerin mevzuata uygunluğunu sağlamak ve geri dönüşüm süreçlerini izlenebilir hâle getirmektir.Toplantımızda, atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesini, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını ve geri dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesini öncelikli konular arasında değerlendirdik.Geri dönüşüm tesislerinde, çevresel tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve lisanslı, modern tesislerin desteklenmesi gerektiğini vurguladık.Şehir merkezinde bulunan atık tesislerinin toplu bir şekilde faaliyet gösterebilecekleri uygun alanların belirlenmesi, kayıt dışı faaliyetlerle mücadele edilmesi ve izinsiz ya da ruhsatsız işletmelerin etkin biçimde denetlenmesi konusunda ortak bir irade konulduğunu belirtmek istiyoruz. Yerel yönetimler tarafından;atık getirme merkezlerinin kurulması, sanayi-üniversite iş birliğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşüm alanındaki AR-GE çalışmalarının artırılması da çözüm önerilerimiz arasında yer aldı. Plastik ve mikroplastik kirliliği yalnızca çevremizi değil; suyumuzu, toprağımızı, tarımsal üretimimizi ve gıda güvenliğimizi de yakından ilgilendiren çok yönlü bir meseledir.Sulama suyumuzu ve tarım alanlarımızı mikroplastik kirliliğinden korumak için plastik ve mikroplastik atıkların sulama kanallarına, akarsulara ve denizlere karışmasını önlemeliyiz.Bu amaçla atık su arıtma tesislerini düzenli olarak kontrol etmeli; ön arıtma, filtreleme ve ileri arıtma altyapılarını güçlendirmeliyiz. Böylece mikroplastiklerin sulama kanalları aracılığıyla tarım alanlarına taşınmasını azaltarak toprağımızın, tarımsal üretimimizin ve gıda güvenliğimizin korunmasına katkı sağlayabiliriz. Geri dönüşüm tesislerinden ve diğer kaynaklardan çıkan atık suların gerekli ön arıtma ve filtreleme işlemlerinden geçirilmesi; mevcut arıtma tesislerinin teknik altyapısının ve kapasitelerinin güçlendirilmesi önceliklerimiz arasındadır.DSİ, sulama kanallarında düzenli olarak temizlik çalışmaları yürütmektedir.(Yaklaşık 5 bin kilometre sulama kanalı ile 4 bin kilometre drenaj kanalı katı atıklardan temizlenmektedir.)

“SEKTÖRÜN VEYA BİREYİN TEK BAŞINA

ÇÖZEBİLECEĞİ BSİR MESELE DEĞİLDİR”

Toplantımızda, sulama kanallarındaki katı atık birikimini azaltmak ve sulama suyunun kalitesini korumak amacıyla temizlik çalışmalarının daha sık yapılması konusunda görüş birliğine vardık.Ayrıca kirliliğin yoğunlaştığı kritik noktaların belirlenmesini, bu alanlara atık tutucu sistemlerin kurulmasını ve kaçak atık dökümlerinin kamera ve fotokapanlarla takip edilmesini değerlendirdik. Ancak, kalıcı çözümün yalnızca kanallardaki atıkları temizlemekten değil, kirliliği kanallara ulaşmadan kaynağında önlemekten geçtiğini biliyoruz. Sulama suyunun kalitesinin düzenli olarak takip edilmesi, mikroplastik kaynaklarının belirlenmesi ve ilgili kurumların eş güdüm içerisinde hareket etmesi gerekmektedir.Bununla birlikte; tarım alanlarımızı korumak amacıyla, kullanım ömrünü tamamlayan sera naylonları ile diğer tarımsal plastik atıkların çevreye bırakılmaması, düzenli olarak toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması üzerinde durduk.Çukurova’nın verimli tarım alanlarını korumak, su kirliliğini önlemek ve güvenilir gıda üretiminin devamlılığını sağlamak temel önceliklerimiz arasında olduğunun bilinci içerisindeyiz.Bu kapsamda atıklar, atık su arıtma tesisleri, kanallar, geri dönüşüm tesisleri ve mikroplastik kirliliğiyle mücadeleyi kapsayan İl Eylem Planı’nın hazırlık çalışmaları katılımcı bir anlayışla devam etmektedir.Hazırlanacak planla sorunların, sorumlu kurumların, alınacak tedbirlerin ve öncelikli çalışmaların açık biçimde belirlenmesini amaçlıyoruz. Plastik kirliliği, herhangi bir kurumun, sektörün veya bireyin tek başına çözebileceği bir mesele değildir.Kalıcı sonuçlara ancak kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, üniversitelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, sektör temsilcilerimizin ve vatandaşlarımızın birlikte hareket etmesiyle ulaşabiliriz.Toplantımızda ortaya konulan değerlendirmeleri, öncelikli ihtiyaçları ve çözüm önerilerini kayıt altına aldık. Adana’mızın ortak görüşlerini 31 Ağustos–1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek çalıştayada aktaracağız.Temel hedefimiz; geleneksel “Al–Kullan–At” modelinin yerine, plastiğin yeniden işlenerek ekonomide tutulduğu “Üret–Kullan–Dönüştür–Tekrar Kullan” sistemini güçlendirmektir.Bu dönüşümle;çevremizi korumayı, kaynaklarımızı daha verimli kullanmayı ve çalışmalarımızın uluslararası standartlar ile Yeşil Mutabakat hedeflerine uyumunu desteklemeyi amaçlıyoruz. Adana olarak; çevreyi koruyan, kaynakları verimli kullanan ve çözüm odaklı uygulamalar geliştiren bir şehir olmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.Bu buluşmanın Adana’mızda çevre bilincini güçlendirecek somut çalışmalara vesile olmasını diliyorum.  Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma idealimize Sıfır Atık Hareketi’yle yön veren, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye;bu vizyonun sahadaki karşılığını güçlendiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Sayın Samed Ağırbaş’a ve ortak sorumluluk bilinciyle hareket eden tüm paydaşlarımıza bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.”

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.