Adana'nın nemli, yapış yapış sıcağının ardından güneş gider gitmez dama çıkardık. Dam hem yatak odamız hem de salonumuzdu. Uyuma vakti geldiğinde cibinlikler (Adanalıların deyimiyle CİBİNDİRİK)törenle kurulur, içeride sinek kontrolü yapılır, yer yatağının altına doğru cibinlikler sıkıştırılır, güvenli ortam sağlanırdı. Evimizin bahçesindeki limon ağacının altında, yayları gıcırdayan somyada yatmışlığımız da oldu. Mevsimsel koşullar, sınırlı imkânlar, yıldızlı gecelerdi…
Evlerimiz soğuğa da sıcağa da hazırlıklı değildi. İçi sıvalıysa dışı sıvasız ve boyasızdı; kışın soğuk, yazın sıcaktı. Çukurova veya benzer coğrafyalarda yaşamayanlar için anlaşılması zor bir görüntü, biliyorum ama bu bir zorunluluktu.
Günümüzde aile bütçesine göre klima, soğutucu veya vantilatörler sıcak sorununa biraz olsun çözüm olmuş gibi ama hâlâ balkonda ve damda yatanlar da az değil. Avrupa’da aşırı sıcaklarla birlikte insanların sıcakla baş etme çabasını görmek çocukluğuma götürdü. Fotoğraflarda yatağını, pikesini, yastığını alıp parklarda sabahlayan insanlar mışıl mışıl uyuyorlar. Muhtemelen tek eksikleri sivrisinekti çünkü şimdilik cibinlik yok.
Adana'da çocuklar ve gençler, güneşten kararmış vücutlarıyla su kanallarına annelerimizin diktiği şort-donla girerdi. Hem serinler hem de yüzme öğrenirlerdi. Eğlenceli olduğu kadar dramatik hikâyeler de barındırır kanallar. Yüzmeyi öğrenenimiz de oldu, hayatını kaybedenlerimiz de…
Avrupa’nın büyük bölümünde sıcaktan bunalanlar nehirlerde, süs havuzlarında marka şortlar giyip güneş kremleri sürerek serinliyor. Doğayla baş edemediğimizde onunla uyum göstermemiz, zenginlikte de fakirlikte de bizi birleştiriyor. Sıcakta serinlemek için suyu, güneşten kaçmak için gölgeyi yeni keşfediyor Avrupa kıtası. İsterlerse nehirde yüzsünler, isterlerse çayır çimende yatsınlar; onları en iyi biz anlarız. Rahat olun arkadaşlar, sıcaklarda serinlemenin ayıbı yok!
Bir çift söz de klima dış üniteleri için olsun mu? Bozuk bir yola yapılan kötü bir yama gibi binalarda asılı durması, estetikten yoksun binalarımıza seviye atlatıyor! Klimasız da olmuyor; alıştık serinliğine… Bu sıcakların sonu yaylaya çıkar. Bundan sonrası Alp Dağları’nda yayladan ev almak olacaktır. Yaşanmışlık konuşuyor. Avrupa, duy sesimizi!
