GÜL YILMAZ
Köşe Yazarı
GÜL YILMAZ
 

Yıllarca çalışıp dinlenememek

Bir çok insan çok genç yaşta iş hayatına atılıp çalışmaya başladı. Sabah 8 akşam 5’e kadar çalışıp hayatının en güzel yıllarını bu şekilde geçirdiler. Neden? Emeklilik dönemi geldiğinde bu fedakarlıklarının ve çalışmalarının karşılığını alabilmek için. Eskiden emeklilik bir dinlenme hakkıydı. Şimdi ise ikinci meslek dönemi. Emekli olduklarında ülke ülke gezmeleri gerekirken,bizim emeklilerimiz market market gezip ucuz ürün arıyorlar. Çağdaş ve Medeni ülkelerin emeklileri aldıkları emekli maaşlarıyla dünyayı gezip, torunlarıyla çok rahat ilgilenebiliyorlar. Peki ülkemin sevgili emeklisi ne yapıyor? Özellikle bayramlarda torunlarından kaçıyorlar. Nedeni torunlarına verebilecek Bayram Harçlığı olmaması olabilir mi acaba? Hiç bir ülkede aylık kira tutarı bir emeklinin maaşını geçtiği görülmemiştir. Aslında biz onlara bir geçmiş borçluyuz. Ve bu geçmişin karşılığında bir gelecek vermek zorundayız. Bir ülkenin ekonomisini, geleceğini, sosyokültürel yapısını kısacası her şeyini emekliye ve çalışanına nasıl davrandığı belirler. Emekliler sadece ekonomik olarak kenara itilmedi. Hatırlıyorum, çocukluğumda çekirdek aile vardı. Anne,baba, çocuklar ve büyüklerimiz. Maddi durum belki çok iyi değildi ama sevgi ve saygı vardı. Büyüklerimize sahip çıkan bir toplum vardı. Ama şimdilerde emeklilerimiz ve yaş alanlarımız burada da sahipsiz bırakılmaya başlandı. Ülkemizde Huzurevlerinin sayısı o kadar arttı ki! Ama sevgili emeklilerimizin maaşları o huzurevlerine de yetmiyor. Sizce ne yapıyorlar? Bazı emeklilerimiz ucuz otel odalarında hayatını sürdürmeye çalışıyor. Daha doğrusu hayatının son yıllarını hayatta kalmaya çalışarak geçiriyorlar. Oysa bugün rahat yaşayalım diye yıllarca çalışan insanlar onlar. Çocuk büyüten,vergi veren,bu ülkenin yükünü taşıyan insanlar... Yani kısacası emeklilerin yaşadığı sorun; yavaş yavaş hayatın kenarına itilme hissi... Belki de en acısı şu: emekliler artık gelecek planlamıyor. Sadece bir sonraki ayı çıkarmaya çalışıyor. Aslında bir şeyi unutmuyor muyuz? Bir gün hepimiz emekli olacağız. Bugün onların yaşadığı hayat bizim ihtimalimiz olacak. Eğer biz bu kaçınılmaz sonu değiştirmek istiyorsak emeklilerimize yaşamak istediğimiz hayatı sunmalıyız. Yani hak ettiklerini. Yoksa bu kaçınılmaz son er yada geç bizi de bulacak. Bir toplumun gerçek hali, yaşlılarına nasıl davrandığında gizlidir. Çünkü bir ülke gençlerine ümit vermek istiyorsa, önce yaşlanan insanlarına huzur vermelidir.
Ekleme Tarihi: 18 Mayıs 2026 -Pazartesi

Yıllarca çalışıp dinlenememek

Bir çok insan çok genç yaşta iş hayatına atılıp çalışmaya başladı. Sabah 8 akşam 5’e kadar çalışıp hayatının en güzel yıllarını bu şekilde geçirdiler. Neden? Emeklilik dönemi geldiğinde bu fedakarlıklarının ve çalışmalarının karşılığını alabilmek için. Eskiden emeklilik bir dinlenme hakkıydı. Şimdi ise ikinci meslek dönemi.

Emekli olduklarında ülke ülke gezmeleri gerekirken,bizim emeklilerimiz market market gezip ucuz ürün arıyorlar. Çağdaş ve Medeni ülkelerin emeklileri aldıkları emekli maaşlarıyla dünyayı gezip, torunlarıyla çok rahat ilgilenebiliyorlar. Peki ülkemin sevgili emeklisi ne yapıyor? Özellikle bayramlarda torunlarından kaçıyorlar. Nedeni torunlarına verebilecek Bayram Harçlığı olmaması olabilir mi acaba? Hiç bir ülkede aylık kira tutarı bir emeklinin maaşını geçtiği görülmemiştir.

Aslında biz onlara bir geçmiş borçluyuz. Ve bu geçmişin karşılığında bir gelecek vermek zorundayız. Bir ülkenin ekonomisini, geleceğini, sosyokültürel yapısını kısacası her şeyini emekliye ve çalışanına nasıl davrandığı belirler. Emekliler sadece ekonomik olarak kenara itilmedi. Hatırlıyorum, çocukluğumda çekirdek aile vardı. Anne,baba, çocuklar ve büyüklerimiz. Maddi durum belki çok iyi değildi ama sevgi ve saygı vardı. Büyüklerimize sahip çıkan bir toplum vardı. Ama şimdilerde emeklilerimiz ve yaş alanlarımız burada da sahipsiz bırakılmaya başlandı. Ülkemizde Huzurevlerinin sayısı o kadar arttı ki! Ama sevgili emeklilerimizin maaşları o huzurevlerine de yetmiyor. Sizce ne yapıyorlar? Bazı emeklilerimiz ucuz otel odalarında hayatını sürdürmeye çalışıyor. Daha doğrusu hayatının son yıllarını hayatta kalmaya çalışarak geçiriyorlar.

Oysa bugün rahat yaşayalım diye yıllarca çalışan insanlar onlar. Çocuk büyüten,vergi veren,bu ülkenin yükünü taşıyan insanlar...

Yani kısacası emeklilerin yaşadığı sorun; yavaş yavaş hayatın kenarına itilme hissi...

Belki de en acısı şu: emekliler artık gelecek planlamıyor. Sadece bir sonraki ayı çıkarmaya çalışıyor.

Aslında bir şeyi unutmuyor muyuz? Bir gün hepimiz emekli olacağız. Bugün onların yaşadığı hayat bizim ihtimalimiz olacak. Eğer biz bu kaçınılmaz sonu değiştirmek istiyorsak emeklilerimize yaşamak istediğimiz hayatı sunmalıyız. Yani hak ettiklerini. Yoksa bu kaçınılmaz son er yada geç bizi de bulacak.

Bir toplumun gerçek hali, yaşlılarına nasıl davrandığında gizlidir. Çünkü bir ülke gençlerine ümit vermek istiyorsa, önce yaşlanan insanlarına huzur vermelidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.