SERAY SAYAR LEVENT
Köşe Yazarı
SERAY SAYAR LEVENT
 

0–6 Yaş Aralığında Din Eğitimi Neden Sakıncalıdır?

Bilim Ne Söylüyor? Toplum olarak iyi insan yetiştirmek isterken bazen en büyük hatayı, en erken dönemde yapıyoruz. Henüz dünyayı, kendini, hatta neden-sonuç ilişkisini bile anlamlandıramayan çocuklara “kutsal” kavramlar yüklemeye çalışıyoruz. Oysa bilim, özellikle 0–6 yaş döneminde verilen dogmatik din eğitiminin, çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi açısından ciddi riskler taşıdığını açıkça ortaya koyuyor. Gelişimsel Açıdan: Çocuk Soyutu Anlayamaz Jean Piaget’ye göre çocuklar 0–6 yaş arasında işlem öncesi dönemdedir. Bu dönemde düşünme:Somuttur, büyüseldir, mantık yürütme zayıftır, soyut kavramlar anlaşılamaz Tanrı, kader, günah, sevap, ceza, cennet, cehennem gibi kavramların tamamı soyuttur. Çocuk bunları gerçek ile hayal arasında ayıramaz. Bu yüzden:Çocuk, Tanrı’yı “büyülü ama korkutucu bir ebeveyn figürü” gibi algılar. Bu durum, sevgi temelli değil korku temelli bir inanç oluşmasına yol açar. Piaget temelli araştırmalar, 11 yaş öncesinde soyut dini kavrayışın mümkün olmadığını göstermektedir. Psikolojik Açıdan: Suçluluk ve Kaygı Üretiyor Erik Erikson’a göre 3–6 yaş arası dönem:Girişimcilik – Suçluluk Dönemidir. Bu dönemde çocuk merak eder, dener, soru sorar. Eğer bu merak:“Günah”“Ayıp”“Allah kızar” gibi ifadelerle bastırılırsa çocukta yoğun suçluluk ve kaygı duygusu gelişir. Araştırmalar, erken yaşta verilen korku merkezli dini eğitimin çocuklarda:Anksiyete, obsesifdüşünce, günahkârlıktakıntısı, ceza korkusuoluşturduğunu göstermektedir. Bilişsel Açıdan: Zihin Yanlış Kodlanıyor Çocuk 0–6 yaş arasında bilgiyi sorgulamadan kabul eder. Bu yüzden verilen her bilgi, zihne mutlak doğru olarak yerleşir. Bu yaşta öğretilen:“Allah seni her an izliyor”“Yanlış yaparsan cehenneme gidersin” gibi kavramlar, çocuğun iç denetim mekanizmasını sağlıksız biçimde şekillendirir. Çocuk doğruyu içselleştirmez, sadece cezadan kaçmak için iyi davranır. Bu durum, Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramına göre en ilkel ahlaki düzeydir:  Ceza – ödül odaklı ahlak. Sosyolojik Açıdan: İtaat Eden Birey Yetişir. Sosyolojik açıdan erken yaşta verilen katı dini eğitim:Eleştirel düşünmeyi törpüler, otoriteye sorgusuz itaati besler, toplumsal uyumu değil, itaati öğretir.Bu da demokratik toplum yerine itaatkâr kitleler üretir. Bilimsel literatürde bu durum: “Dini sosyalizasyonun erken yaşta başlamasının, bireysel özerkliği zayıflattığı”şeklinde ifade edilmektedir. Peki,bu yaşta hiç mi değer eğitimi olmamalı? Elbette olmalı. Ama bu:Din öğretimi değil, evrensel ahlak eğitimi olmalıdır. Yani:Paylaşmak, merhamet, empati, yardımlaşma, doğruluk gibi… Bu değerler dini kavramlar kullanılmadan, oyunla, masalla, örnek davranışla öğretilmelidir. Araştırmalar, ahlaki gelişimin sağlıklı biçimde ancak somut yaşantılarla geliştiğini göstermektedir. Sonuç: İman Öğretilmez, Olgunlaşınca İnşa Edilir. Din, çocuğun zihnine kazınacak bir bilgi değil; bireyin kendi iradesiyle şekillendireceği kişisel bir anlam dünyasıdır. 0–6 yaş:İnanç öğretme değil, insan yetiştirme yaşıdır.Ve belki de en çarpıcı gerçek şudur: Erken yaşta verilen korku temelli din eğitimi, dindar birey değil, kaygılı birey yetiştirir. Peki, şimdi siz çocuğunuzun Allah’tan korkmasını mı istersiniz, yoksa Allah’a sonsuz sevgiyle bağlanmasını mı? Cevap sizlerde… Ancak evrensel olan bir gerçeği nasıl görmezden gelerek sistemle ve geleceğimizle bu derce oynanıyor? İşte bunu anlamış değil… Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!                      
Ekleme Tarihi: 20 Şubat 2026 -Cuma

0–6 Yaş Aralığında Din Eğitimi Neden Sakıncalıdır?

Bilim Ne Söylüyor?

Toplum olarak iyi insan yetiştirmek isterken bazen en büyük hatayı, en erken dönemde yapıyoruz. Henüz dünyayı, kendini, hatta neden-sonuç ilişkisini bile anlamlandıramayan çocuklara “kutsal” kavramlar yüklemeye çalışıyoruz. Oysa bilim, özellikle 0–6 yaş döneminde verilen dogmatik din eğitiminin, çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi açısından ciddi riskler taşıdığını açıkça ortaya koyuyor.

Gelişimsel Açıdan: Çocuk Soyutu Anlayamaz

Jean Piaget’ye göre çocuklar 0–6 yaş arasında işlem öncesi dönemdedir. Bu dönemde düşünme:Somuttur, büyüseldir, mantık yürütme zayıftır, soyut kavramlar anlaşılamaz

Tanrı, kader, günah, sevap, ceza, cennet, cehennem gibi kavramların tamamı soyuttur. Çocuk bunları gerçek ile hayal arasında ayıramaz.

Bu yüzden:Çocuk, Tanrı’yı “büyülü ama korkutucu bir ebeveyn figürü” gibi algılar.

Bu durum, sevgi temelli değil korku temelli bir inanç oluşmasına yol açar. Piaget temelli araştırmalar, 11 yaş öncesinde soyut dini kavrayışın mümkün olmadığını göstermektedir.

Psikolojik Açıdan: Suçluluk ve Kaygı Üretiyor

Erik Erikson’a göre 3–6 yaş arası dönem:Girişimcilik – Suçluluk Dönemidir.

Bu dönemde çocuk merak eder, dener, soru sorar. Eğer bu merak:“Günah”“Ayıp”“Allah kızar”

gibi ifadelerle bastırılırsa çocukta yoğun suçluluk ve kaygı duygusu gelişir.

Araştırmalar, erken yaşta verilen korku merkezli dini eğitimin çocuklarda:Anksiyete,

obsesifdüşünce, günahkârlıktakıntısı, ceza korkusuoluşturduğunu göstermektedir.

Bilişsel Açıdan: Zihin Yanlış Kodlanıyor

Çocuk 0–6 yaş arasında bilgiyi sorgulamadan kabul eder. Bu yüzden verilen her bilgi, zihne mutlak doğru olarak yerleşir.

Bu yaşta öğretilen:“Allah seni her an izliyor”“Yanlış yaparsan cehenneme gidersin”

gibi kavramlar, çocuğun iç denetim mekanizmasını sağlıksız biçimde şekillendirir. Çocuk doğruyu içselleştirmez, sadece cezadan kaçmak için iyi davranır.

Bu durum, Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramına göre en ilkel ahlaki düzeydir:

 Ceza – ödül odaklı ahlak.

Sosyolojik Açıdan: İtaat Eden Birey Yetişir.

Sosyolojik açıdan erken yaşta verilen katı dini eğitim:Eleştirel düşünmeyi törpüler,

otoriteye sorgusuz itaati besler, toplumsal uyumu değil, itaati öğretir.Bu da demokratik toplum yerine itaatkâr kitleler üretir.

Bilimsel literatürde bu durum:

“Dini sosyalizasyonun erken yaşta başlamasının, bireysel özerkliği zayıflattığı”şeklinde ifade edilmektedir.

Peki,bu yaşta hiç mi değer eğitimi olmamalı?

Elbette olmalı. Ama bu:Din öğretimi değil, evrensel ahlak eğitimi olmalıdır.

Yani:Paylaşmak, merhamet, empati, yardımlaşma, doğruluk gibi…

Bu değerler dini kavramlar kullanılmadan, oyunla, masalla, örnek davranışla öğretilmelidir.

Araştırmalar, ahlaki gelişimin sağlıklı biçimde ancak somut yaşantılarla geliştiğini göstermektedir.

Sonuç: İman Öğretilmez, Olgunlaşınca İnşa Edilir.

Din, çocuğun zihnine kazınacak bir bilgi değil; bireyin kendi iradesiyle şekillendireceği kişisel bir anlam dünyasıdır.

0–6 yaş:İnanç öğretme değil, insan yetiştirme yaşıdır.Ve belki de en çarpıcı gerçek şudur:

Erken yaşta verilen korku temelli din eğitimi, dindar birey değil, kaygılı birey yetiştirir.

Peki, şimdi siz çocuğunuzun Allah’tan korkmasını mı istersiniz, yoksa Allah’a sonsuz sevgiyle bağlanmasını mı? Cevap sizlerde… Ancak evrensel olan bir gerçeği nasıl görmezden gelerek sistemle ve geleceğimizle bu derce oynanıyor? İşte bunu anlamış değil…

Şimdilik her zaman olduğu gibi hoşça kalın, akıl ve beden sağlığınızı korumaya çalışın!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve cukurovapress.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.